T.C.
İSTANBUL
9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; müvekkili aleyhine davalı tarafından ...
18.İcra Müdürlüğünün... Esas sayılı dosyası ile kambiyo senetlerine özgü icra takibi başlatıldığını, söz konusu icra dosyası kapsamında haciz işlemleri yapılmak suretiyle müvekkilinin mal varlığına haciz konulduğunu, ancak söz konusu icra takiplerinin tümü haksız ve kötü niyetli olarak başlatıldığını, müvekkilinin davalıya böyle bir borcu bulunmadığını, senet üzerindeki yazı ve imzanın müvekkiline ait olmadığının ceza yargılaması ile de sabit olduğunu, yukarıda açıklanan nedenlerle; haklı davalarının kabulünü, müvekkilinin icra dosyasında alacaklı gözüken kişiye herhangi bir borcu olmadığından dolayı ve senet üzerindeki yazılar ve imzalar müvekkiline ait olmadığının ceza yargılaması ile sabit olduğundan dolayı takipteki borcun aslına, faize, faiz oranına, borcun tüm ferilerine, komisyonlara, ayrıca ve açıkça imzaya itiraz ettiklerini ve öncelikle takibin teminatsız olarak tedbiren durdurulmasını, teminatsız mümkün değilse uygun bir teminat karşılığında icra takibinin tedbiren durdurulmasını, müvekkiline karşı kötü niyetle haksız yere açılan takibin iptalini, adli yardım taleplerinin kabulünü, icra takibine konu edilen miktarın %20'sinden aşağı olmamak üzere müvekkili lehine ve davalı aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ile dava ettiği görüldü.
Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle; davacının, müvekkili ...'nin abisi olan ...'nin boşanmış olduğu eski eşi olduğunu, davacı ile müvekkilinin abisi ...'nin dava konusu alacağın doğumu sırasında ise evli olup, boşanma olayının çok sonraları gerçekleşmiş olduğunu, dava konusu bononun dayandığı temel ilişkisinin doğduğu sıralarda müvekkili ... ve ailesinin, davacı ... (...) ve ailesinin ve yine olaylara tanık olan komşuları ... ile eşi ... ve ailesinin, ...adresindeki aynı binada oturmakta olduklarını, bu cümleden olarak davacı ... (...) ve eşi ... diğer aile fertleri ile birlikte binanın birinci katındaki 2 nolu dairede, müvekkili ... ve eşi ... diğer aile fertleri ile birlikte binanın ikinci katındaki 4 nolu dairede ve en son olarak ... ve ... diğer aile fertleri ile birlikte binanın üçüncü katındaki 6 nolu dairede oturmakta olduklarını, bu üç ailenin o zamanlar samimiyetleri ve aynı binada oturmaları nedeni ile sık sık birbirlerine misafirliğe gitmekte ve yine o sırada müvekkili ... ve davacının eş...'ın sahibi olduğu ... A.Ş. isimli firmada birlikte çalışmakta olduklarıını, bu sırada davacı ... (...) ise ev hanımı olduğunu, bir gün davacı ... (...) ve eşi ... ile aile fertleri, komşuları olan ... ve eşi ... ile aile fertleri müvekkilinin evine misafirliğe geldiklerini ve bu misafirlik sırasında davacı ve eşi belli bir birikimi olduğunu bildikleri müvekkiline, müvekkili ve abisinin çalıştığı iş olan tel stand işi ile ilgili beraber iş yeri açma konusunda teklifte bulunduklarını, müvekkiline sormaları üzerine müvekkili davacı ve davacının abisi eşi olan abisine kendisinin şu anda 200 gram bilezik, 7 cumhuriyet altını, 7 ata altını, 5 çeyrek altın ve 5.000,00 TL nakit şeklinde birikimi olduğunu söylemiş olduğunu, bu beyan ve teklif üzerine müvekkili ve ailesinin, davacı ve ailesi komşularının da bulunduğu ortamda iş yeri açma fikrini değerlendirilmiş olduklarını ve sonuç olarak beraberce iş yeri açma konusunda fikir birliğine vardıklarını, bunun üzerine davacı ... (...) ve eşi ...'nin, hemen o anda davacı ... (...)'nin yeğeni olan muhasebeci ...'yı aradıklarını ve iş yeri açmak istediklerini, ne yapmaları gerektiği konusunu danışmış olduklarını, bu muhasebeci ile olan görüşmeleri sonucunda müvekkilinin o anda çalışmakta olması nedeni ile açılacak iş yerini resmi olarak kendi damatları olan ... adına olacak şekilde açmaya karar verdiklerini, bu iki ailenin ortak kararı üzerine açılacak iş yeri ile ilgili iş yeri arayışına girişilmiş ve hemen oturdukları adrese yakın bir iş yeri bulunması üzerine davacı ve eşinin iş yerini açmak adına müvekkilinin birikimini istemiş olduklarını, müvekkilinin birikiminin bir kısmının daha önce ev alırken borç verdiği ...'de oturan baldızı ... ve onun eşi ...'de bulunmakta olduğunu, bir kısmının da ...'de oturan baldızı ... ve onun bankacı olan eşi ...'in evinde bulunan kasada bulunmakta olduğunu, açılacak iş yerinin yerinin bulunması ve davacı ve eşinin talep etmesi üzerine müvekkilinin birikiminin olduğu yerleri bildirmiş ve davacı ... (...), müvekkilin Eşi ..., komşuları ... ve ... hep beraber, ...'nin kullandığı araç ile müvekkilinin birikimlerinin bulunduğu baldızlarının evlerinin bulunduğu ... ve ...'ye gitmişler ve buralardan davacı ... (...) ve eşi ... müvekkilinin birikimi olan 200 gram bilezik, 7 cumhuriyet altını, 7 ata altını, 5 çeyrek altın ve 5.000,00 TL nakiti teslim almış olduklarını, davacının ve eşinin müvekkilinin aldıkları bu birikim ile iş yerini kiralamış olduklarını ve damatları ... adına davacının yeğeni olan muhasebeci ... vasıtası ... unvanı ile iş yerini açmış olduklarını, iş yerinin açılması ile davacının eşi ve müvekkilinin abisi olan ... çalıştığı iş yerinden ayrılmış ve burada çalışmaya başlamış ve yine açılan bu iş yerinde davacı ... (...), müvekkilinin eşi ... ve iş yeri açma kararı verdikleri sırada beraber oldukları komşuları ... ile eşi ... beraber çalışmaya başlamış olduklarını, müvekkilinin ise eski işinde çalışmaya devam etmiş ve en sonunda o da bir sene sonra çalıştığı eski iş yerinde ayrılarak ... unvanlı bu iş yerinde çalışmaya başlamış olduklarını, müvekkili ve eşinin, davacı ... (...)'nin damadı ... adına kendi birikimleri ile açılan bu iş yerinde çalıştıkları süre boyunca hiç bir ücret ve para almamış olduklarını, bu süreçte iş yerinin tüm mali kontrolünün de davacı ve eşinde bulunmuş olduğunu, durum bu halde iken müvekkilinin, ... unvanlı bu iş yerinde çalışmaya başladıktan yaklaşık bir sene sonra bir kaza geçirmiş, bu kazada yaralanarak 4 parmağı kırılmış ve bir parmağının da kopmuş ve bu nedenle doktor yasağı nedeni ile ve eli askıda olduğu için müvekkilinin ve ona bakmak zorunda olduğu için eşi ...'nin kazadan itibaren 1,5 yıl işe gidememiş olduklarını, bu durumu fırsat bilen davacı ... (...) ve eşi ...'nin, beraber açmış oldukları davacının damadı üzerine açılan ... isimli iş yerini müvekkiline haber vermeden taşımış olduklarını ve taşıdıkları yerde ... isimli firmayı kapatıp ...ünvanı ile davacı ... (...) adına yeni bir açılış yapmış olduklarını, müvekkilinden gizli yapılan bu durumu bir süre sonra iş yerinde çalışan komşuları ... ve ...'ın haber vermiş olduğunu, bunun üzerine müvekkilinin, davacı adına açılan yeni iş yerine gitmiş ve davacı ... (...) ve eşi ...'nin burada müvekkiline, aslında müvekkilinin birikimi ile açılan burada senin hiçbir hakkın yok ve buradan sana hiç para vermeyiz demiş olduklarını, bunun üzerine müvekkilinin iş yerini açarken vermiş olduğu altınları ve parayı istemiş olduğunu ve hesap konusunda taraflar arasında burada ortak bir mutabakata varılamaması nedeni ile hepsinin ortak tanıdıkları ''...'' sahibi olan ...'i aradıklarını ve ...'in tarafların hepsini mutabakat sağlamak ve hakemlik yapmak amacıyla Ümraniye'de bulunan kendi iş yerine çağırmış olduğunu, tarafların bu teklifi kabul etmiş olduğunu, bu şekilde tarafların mutabakat ve uzlaşma bakımından ortak güvendikleri ...'in ....'deki iş yerine gitmiş olduklarını, burada yapılan görüşmelerde ... tarafları anlaştırıldıklarını, yapılan anlaşmaya göre davacının ve eşinin, müvekkilinden aldıkları altınlar ve paralar kadar müştereken ve müteselsilen borçlu olduklarını ve bu miktarında o günkü tarih itibarıyla 35.000,00 TL olduğunu kabul etmiş olduğunu, hatta yapılan hesaba göre müvekkilinin alacağının daha fazla olmasına rağmen, ...'in talebi üzerine 35.000,00 TL rakam üzerinde uzlaşmaya varılmış olduğunu, üçüncü kişi ...'in arabuculuğunda ve iş yerinde tarafların 35.000,00 TL miktar üzerinde anlaşmasının sonrasında ve aynı anda bu miktarın nasıl ödenedeği konusunda görüşmelere başlanmış olduğunu, olaya arabuluculuk yapan ...davacının iş yerinin kendisine iş yapması nedeni ile 9.000,00 TL borcu olduğunu ve bunu davacı tarafın 35.000,000 TL borcundan ve müvekkilinin alacağından mahsup edilmek üzere müvekkiline vereceğini söylemiş ve tarafların bu konuda da uzlaşmış olduklarını, bunun üzerine ...'in müvekkiline 17.02.2013 tarihli makbuz karşılığı 9.000,00 TL tutarlı bir çek vermiş ve davacı tarafa bakiye 26.000,00 TL'nı nasıl ödeyeceğini sormuş olduğunu, bunun üzerine davacı tarafın, ...'e iş yerlerinde 26.000,00 TL tutarlı müşteri bonosu olduğunu ve bir sonraki gün gelmesi halinde bu bonoyu bakiye borç için müvekkiline vereceklerini söylemiş olduklarını, ...in telkini üzerine müvekkilinin bu hususu da kabul etmiş ve bu şekilde tarafların müvekkilinin verdiği birikimlerin bu şekilde ödenmesi konusunda ...'in halemliğinde anlaşmaya varmış olduklarını, bu nihai anlaşma uyarınca bilahare müvekkilince taahhüt edilen bonoyu almak üzere davacı adına olan ... isimli iş yerine gitmiş ve bu sırada iş yerinde davacı ... (...), ..., ... ve başkaca kişiler olduğunu, işte burada davacının ve eşinin önceden cirolanmış haldeki dava konusu bonoyu müvekkiline verdiklerini ve senedi verirken davacı ... (...)'in müvekkiline tehditler savurmuş, ...'nin de bonoyu verdikten sona müvekkiline "..." demiş olduğunu ve çalışanlar ile birlikte müvekkilinin üzerine yürümüş olduklarını, bunun üzerine müvekkilinin dava konusu bonoyu teslim alarak oradan acele ile ayrılmış olduğunu, müvekkilinin alacağına mahsuben aldığı 9.000,00 TL'lık çeki ve dava konusu bonoyu hesabının bulunduğu .... Bankası'na tahsil cirosu ile vermiş olduğunu, bilahare davacının ve eşinin borçlarına mahsuben vermiş olduğu çekin vadesinde ödenmiş olduğunu, bono ödenmeyerek protesto olduğunu, bunun üzerine Keşidecisi ...Şti., lehdarı ... (...) olan 03.09.2013 tanzim tarihli, 25.03.2014 vadeli 26.000,00 TL bedelli bono ile ilgili ...
49.Asliye Ticaret Mahkemesi’nin ...D.İş Esas,...D.İş Karar sayılı ve 02.05.2014 tarihli kararı ile ihtiyati haciz kararı alınmış olduğunu ve bilahare ....
18.İcra Dairesi’nin ... E. (Yeni Esas ... E.) sayılı dosyası ile ... Ltd.Şti. ve ... (...) aleyhine takibe geçilmiş olduğunu, ihtiyati haciz ve takip sonucu ...
2.İcra Dairesi’nin... tal. sayılı dosyası üzerinden Borçlu ... Ltd.Şti.’nin menkul malları haciz ve muhafaza altına alınmış olduğunu, fakat borçlu ... Ltd.Şti. tarafından ....
18.İcra Hukuk Mahkemesi’nin... E. sayılı dosyası ile imzaya itiraz edilmiş ve yapılan yargılama sonucunda takip dayanağı bono altındaki imzanın ...Ltd.Şti. yetkisiline ait çıkmaması nedeni ile bu borçlu yönünden takibin İİK.170/3 madde ve fıkra uyarınca durdurulmasına karar verilmiş, bu karara karşı yapılan temyiz başvurumuz üzerine Yargıtay 12. Hukuk Dairesi’nin ... E. sayılı dosyasından verilen karar ile yerel mahkeme kararı onanmış ve bilahare karar düzeltme taleplerinin de Yargıtay 12. Hukuk Dairesi’nin ...E. sayılı dosyasından verilen karar ile reddedilerek 18. İcra Hukuk Mahkemesi’nin ...E. sayılı dosyasından verilen kararın 15.12.2016 tarihinde kesinleşmiş olduğunu, bu şekilde ...
18.İcra Hukuk Mahkemesi’nin ...E. sayılı dosyasından verilen karar sonucu ...Ltd.Şti.’ne ait hacizli mallar üzerindeki hacizlerin kalktığını, ...
18.İcra Hukuk Mahkemesi’nin .... E. sayılı dosyasından müvekkili aleyhine hükmedilen vekalet ücreti ve yargılama gideri alacağının ...
12.İcra Dairesi’nin ... E. sayılı doyası ile takibe konu edilmiş ve müvekkili tarafından ödenmiş olduğunu, takip dayanağı bono altındaki imzanın lehdar borçlu ...Ltd.Şti’ne ait çıkmaması nedeni ile bono lehdarı davacı... Elden (...) ile eşi ... aleyhine resmi belgede sahtecilik suçundan suç duyurusunda bulunulmuş ve yapılan soruşturma sonucunda ... Cumhuriyet Başsavcılığı’nın ... Sor. sayılı dosyası üzerinden iddianame düzenlenerek ...
1.Asliye Ceza Mahkemesi’nin ...E. sayılı dosyası ile kamu davası açılmış olduğunu, bu davanın yargılaması sonucunda ...
1.Asliye Ceza Mahkemesi’nin ...E.,... K. sayılı ve 12.04.2023 tarihli kararı ile sanıklardan davacı ... (...)'in beaatine ve sanıklardan ...’nin neticeten 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş olduğunu, sanıklardan davacı ... (...) hakkındaki beraat kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş ve istinaf incelemesini yapan İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesi’nin ... E. sayılı dosyasından verilen karar ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş ve sonuç olarak bu sanık hakkındaki karar 25.09.2023 tarihinde kesinleşmiş olduğunu, Sanık ... hakkındaki mahkumiyet ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına karşı itiraz kanun yoluna başvurulmuş ve itiraz incelemesini yapan ...
18.Ağır Ceza Mahkemesi’nin... D.İş sayılı dosyasından verilen karar ile itirazın reddine karar verilmiş ve sonuç olarak bu sanık hakkındaki karar 04.09.2023 tarihinde kesinleşmiş olduğunu, ...
1.Asliye ceza Mahkemesi’nin...E. sayılı dosyasından verilen mahkumiyet kararı ile birlikte sanık ... aleyhine 9.200,00 TL karşı vekalet ücretine hükmedilmiş ve bu vekalet ücreti ile ilgili ...
19.İcra Dairesi’nin ... E. sayılı dosyası ile icra takibine girişilmiş olup, takibin halen devam etmekte olduğunu, borçlulardan ... Ltd.Şti. aleyhine başlatılan takibin imza itirazı nedeni ile durması karşısında ...
18.İcra Dairesi’nin ... E. sayılı dosyası üzerinden diğer borçlu davacı ... (...) aleyhine tadadi takip ve haciz işlemlerine devam edilmiş ve en sonunda yapılan hacizler sonucunda davacı borçludan dosya alacağının Ağustos 2024 ayında yıllar sonra tahsil edilebilmiş olduğunu, durum bu halde iken müvekkilini dolandıran davacı ... (...) ve eşi ... yıllar sonra boşanmış olduklarını ve senedin verildiği 2013 yılından tam 11 sene, dava konusu takibin başlatıldığı 2014 yılından tam on sene sonra 2024 yılında alacağını tahsil edebilen müvekkiline karşı davacı tarafından işbu menfi tespit davası açılmış olduğunu, yukarıda ayrıntılı olarak açıklandığı üzere davacı ... (...) ve eşi ... müvekkilinin tüm birikimi olan 200 gram bilezik, 7 cumhuriyet altını, 7 ata altını, 5 çeyrek altın ve 5.000,00 TL nakit parayı müştereken ve müteselsilen almış olduklarını ve bu konuda müvekkiline borçlu olduklarını yani gerek davacı ve gerekse eşi ...'nin dava konusu bononun dayandığı temel ilişki nedeni ile müvekkiline müştereken ve müteselsilen borçlu olduklarını, nitekim ...
1.Asliye Ceza Mahkemesi’nin ... E. sayılı dosyası ile ile yapılan yargılamada sanık ... kendilerinin iş yeri açarken müvekkilinden aldıkları altın ve paralar nedeni ile müvekkiline borçlu olduklarını ve dava konusu bononun bu borç nedeni ile verildiğini kabul ve beyan etmiş olduğunu ve yine dava konusu bono bizatihi davacı ve eşi tarafından aynı anda ve kendi iş yerlerinde verilmiş olduğunu, yukarıda açıklandığı üzere ve koşullarda müvekkiline bizatihi davacının kendisi ve eşi tarafından kendi iş yerlerinde önceden cirolanmış halde verilen dava konusu bono ile ilgili imzanın kendisine ait olmadığı iddiası ile davacı tarafından açılan bu davanın açıkça hakkın kötüye kullanılması olduğunu ve hakkın kötüye kullanılmasını hukuk düzeni korumayacağını, yine bu nedenlerle davacının bu davayı açmasında hukuki yararının da olmadığını, esasen müvekkilinin 2013 yılında alması gereken 200 gram bilezik, 7 cumhuriyet altını, 7 ata altını, 5 çeyrek altın ve 5.000,00 TL tutarındaki alacağını 11 yıl sonra ancak 2024 yılında 60.00,00 TL olarak alabilmesi karşısında, müvekkilinin zararının boyutunun ortada olduğunu, bu büyük mağduriyet karşısında gerek davacı aleyhine ayrıca hukuki yollara başvurulacak olup, müvekkilinin alacağının, zararları ile fer'ileri ile ilgili tüm talep hakları saklı tuttuklarını beyan ettiklerini, yine gerek davacının ve gerekse davacının eşinin müvekkiline yaşattıkları nedeni ile müvekkili ve ailesinin büyük acı ve ıstıraplara düçar olmuş olup, manevi tazminat davası haklarını da saklı tuttuklarını, yine davacının talep ve dava hakkının zamanaşımına uğramış olup, işbu dava ile ilgili zamanaşımı itirazları olduğunu, yine işbu dava hak düşürücü süre içerisinde açılmamış olup, hak düşürücü süre itirazların olduğunu, yukarıda açıklanan nedenlerle; haksız ve yersiz davanın reddini, davacının %20'den aşağı olmamak üzere tazmimata mahkum edilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ile cevap verdiği görüldü. DELİLLER VE GEREKÇE; Dava imza inkarına dayalı menfi tespit davasıdır. ...18. İcra Müdürlüğünün ...esas sayılı icra takip dosyasının incelenmesinde; davalı tarafından davacı aleyhine 26. 000,00 TL bedelli 03/09/2013 tanzim tarihli , keşidecisi dava dışı ...Ltd Şti olan lehtarı davacı olan senede dayalı olarak örnek 10 kambiyo takibi başlattığı görülmüştür.
Dava konusu senet aslı ve davacı asilin imza incelemesine emsal imza asılları ile istiktap tutanağı celp edildikten sonra bilirkişiden rapor alınmasına karar verilmiş, grafoloji konusunda uzman bilirkişi ...tarafından hazırlanan 24/10/2025 tarihli bilirkişi raporunda; "... İncelemeye konu olan bono arkasındaki ... adına atılı şüpheli ciro imzasıyla davacı ...’in imza örnekleri arasındaki tam ve açık benzemezlik nedeniyle, ...’in eli ürünü olmayıp taklit imza olduğu..." sonuç ve mütalaa edildiği görüldü.
Senetle ilgili ilk kural, kesin delille ispat zorunluluğu veya tanıkla ispat yasağı da denilen, kanun koyucunun bir hakkın doğumu, düşürülmesi, devri, değiştirilmesi, yenilenmesi, ertelenmesi, ikrarı ve itfası amacı ile yapılan hukuki işlemlerin değerinin belli bir miktarın üzerinde olması hâlinde ispatının ancak senetle yapılabileceği kuralıdır (HUMK, m.288/1; HMK, m. 200). Bu husus kısaca ispat sınırı olarak da anılabilir.
Senetle ispat hakkındaki ikinci kural ise senede karşı senetle ispat zorunluluğudur. Senede bağlı olan her çeşit iddiaya karşı defi (savunma) olarak ileri sürülen ve senedin hüküm ve kuvvetini ortadan kaldıracak veya azaltacak nitelikte bulunan hukuki işlemler, senetle ispat sınırından az bir miktara ilişkin olsa bile tanıkla ispat olunamaz, ancak ve ancak senet (kesin delil) ile ispat olunabilir (HUMK, m. 290; HMK, m. 201).
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davacının imza inkarına dayalı olarak borçlu olmadığının tespitini talep ettiği, dava konusu bono üzerindeki imzanın borçlu tarafa ait olduğunu ispat yükünün davalı tarafın üzerinde olup “imzanın sahte olması” iddiası senetteki taahhüdün geçersizliğine yönelik mutlak def'i niteliğinde olmakla imzasını inkar eden tarafından, iyi niyetli olsa dâhi herkese karşı ileri sürülebileceği, icra takip dosyasına dayanak senette davacıya atfen atılı imzanın davacıya ait olmadığının denetime ve hükme esas alınmaya elverişli bilirkişi raporuyla tespit edildiği, davalı ile davacı arasındaki akrabalık ilişkisinin senet düzenlenmeyecek kişiler yakınlığında olmadığı gibi, bu yakınlıkta olanlar arasında dahi senet düzenlenmiş ise aksinin de aynı şekilde senetle ispat edileceği bu nedenle davalının tanık dinletme talebinin yerinde olmadığı, davacı aleyhine yapılan icra takibinin haksız olduğu ,davalının bonoda davacıdan sonraki ciranta olduğu, davalının bonolardaki imzanın davacının eli ürünü olmadığını bilebilecek durumda olduğu ve bu hali ile kötü niyetli olduğu anlaşıldığından davanın reddine ve davalı aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1.Davanın kabulü ile .... 18. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı icra takip dosyasından dolayı davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine,
2.Davacının kötüniyet tazminatı talebinin kabulü ile takip çıkışının % 20'si olan 5.376,41-TL. Kötüniyet tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3.Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesine göre hesap edilen 1.836,31-TL. maktu karar ve ilam harcından peşin olarak alınan 1.129,64-TL. harcın mahsubu ile bakiye 706,67-TL. harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
4.Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13/2. Maddesi gereğince hesaplanan 26.882,07TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5.Davacı tarafından yapılan 427,60-TL. başvurma harcı + 1.129,64-TL. peşin harç + 6.000-TL. bilirkişi + 1.000-TL. tebligat-müzekkere giderleri olmak üzere toplam 8.557,24-TL. yargılama giderlerinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6.6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-(11)-(13) maddesi ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.600-TL. arabuluculuk ücretinin tamamının, davalıdan tahsiliyle hazineye irat kaydına,
7.Davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
8.Taraflarca yatırılan bakiye gider avansından arta kalan kısmın karar kesin olduğundan yatıran tarafa iadesine, Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı, miktar yönünden KESİN olarak karar verildi.17/02/2026 Katip ...
(e-imzalıdır)
Hakim ...
(e-imzalıdır)
¸Bu evrak 5070 sayılı Yasa gereğince elektronik olarak imzalanmıştır.