Esas No
E. 2024/849
Karar No
K. 2025/188
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE

T.C. ADANA BAM 17. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/188 - 2026/531

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ : 07/11/2024

NUMARASI : 2020/695 Esas 2024/849 Karar

DAVACI: ... SU VE KANALİZASYON İDARESİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ
VEKİLİ: Av.
DAVALI: ... ... ELEKTRİK PERAKENDE SATIŞ ANONİM ŞİRKETİ
VEKİLLERİ: Av.
DAVANIN KONUSU: Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ: 12/03/2026

GEREKÇELİ KARARIN

YAZILDIĞI TARİH: 17/03/2026

....Asliye Ticaret Mahkemesinin 07/11/2024 tarih ve 2020/695 Esas - 2024/849 Karar sayılı kararı aleyhine istinaf başvurusunda bulunulmuş ve mahkemece dosya Dairemize gönderilmiş olmakla; HMK'nın 352. maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ.

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:

DAVA:

DAVACI VEKİLİ DAVA DİLEKÇESİNDE ÖZETLE: Davacı idare ile davalı şirket arasında elektrik abonelikleri bulunduğunu, belirtilen aboneliklerin “Ticarethane” aboneliği olarak yapıldığını ve davalı şirket tarafından bu tarife üzerinden tahakkuk ettirilen fatura bedellerinin davacı idare tarafından ödendiğini, davacı idarenin yerine getirmekle mükellef olduğunu, tekel niteliğinde bir hizmet olan içme suyu sağlama ve kanalizasyon hizmetleri ile ilgili tüm iş ve işlemlerini bu kanun hükümlerine göre yerine getirdiğini, davacı kurumda, 2560 sayılı İSKİ Kanunu hükümleri uyarınca çalışan resmi bir kamu kurum olduğunu, ... sınırları içerisinde bulunan herkese arıtılmış içme suyu temin ettiğini ve kullanılmış atık sularını bertaraf ettiğini, bu amaçla içme suyu arıtma tesislerini, içme suyu terfi merkezlerini, atık su arıtma tesislerini, atık su terfi merkezi vb. tesislerini yapmak ve işletmek davacının başlıca faaliyetleri olduğunu, 14.03.2019 tarih ve 30714 Sayılı Resmi Gazetede yayınlanan Kurul Kararında “Dağıtım Lisansı Sahibi Tüzel Kişiler ve Görevli Tedarik Şirketlerinin Tarife Uygulamalarına İlişkin Usul ve Esaslarda Değişiklik Yapılması Hakkında” başlığı altında yer alan düzenlemenin 1. maddesinin 2. fıkrasında “Gerekli ölçü düzenini sağlamaları ve belgelemeleri halinde, çevre ve insan sağlığını korumak üzere içme suyu ve/veya alıcı ortama verilen sıvı, gaz ve katı zehirli ve zararlı atıkların arıtılması amacıyla kurulan her türlü arıtma tesisi sanayi abone grubu kapsamındadır.” hükmü mevcut olduğunu, EPDK tarafından yapılan bu düzenleme gereği, davalı şirketin davacı idarenin ticarethane olan abone grubunu sanayi grubu aboneliğine dönüştürmesi gerekmekte iken davalı şirket tarafından geçiş gerçekleştirilmediğini, bunun üzerine davacı tarafça davalı şirkete 04/12/2019 tarih ve 18064 sayılı yazı ile abone grubunun değiştirilmesi hususunda yazı gönderildiğini, ancak davalı şirket tarafından 14/03/2019 tarihinden itibaren davacı kurumun sanayi aboneliğine geçişi yapılmadığını ve yanlış abone grubu tarifesi uygulamak sureti ile fatura bedelleri fazladan tahsil edildiğini, davalı şirkete geçmişe dönük olarak tarife farkından kaynaklı tutarların davacı tarafına iadesi için yazışmalar yapıldığını, ancak sonuç alınamadığını, anlaşma sağlanabilmesi hususunda arabuluculuk kurumuna başvurulduğunu ve anlaşmanın sağlanamadığını, ilin genelinde içme suyu ve atıkların arıtılması amacıyla kurulacak her türlü arıtma tesisini kurma yetkisine sahip tek kurum/tüzel kişinin davacı idare olduğunu bilebilecek durumda olan davalı şirketin tüketime ilişkin faturaları ilgili tarifeye göre düzenlemesi gerekmekte iken bu işlemi gerçekleştirmemiş olması dolayısıyla davacı şirketten fatura bedelleri fazla şekilde tahsil edildiğini, 14.03.2019 tarihinden itibaren sanayi aboneliğine geçişi yapılması gerekirken yapılmadığını veya 14.03.2019 tarihinden itibaren farklı tarihlerde sanayi aboneliğine geçişi yapılmış aboneliklerimizin 14.03.2019 tarih ve 30714 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kurul Kararına istinaden geçmişe dönük ticarethane-sanayi abone grubu tarife farkından dolayı oluşan davacı kurumdan yapılan fazla tahsilatın ve ticari faizinin iş bu dava ile hesaplanarak tarafına iadesini talep etme zorunluluğunun hâsıl olduğunu, tüm bu nedenlerle ticarethane-sanayi abone grubu tarife farkı sebebiyle fazladan ödemiş olduğu fatura bedellerinin tahkikat sonucunda tam ve kesin olarak belirlenebilmesinin mümkün olduğu anda arttırılmak üzere ödeme tarihlerinden itibaren ticari faiziyle birlikte davacıya ödenmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesini dava ve talep etmiştir.

CEVAP

DAVALI VEKİLİ CEVAP DİLEKÇESİNDE ÖZETLE: Ticari davalarda başvurulması zorunlu olan arabuluculuk başvurusunda bulunulmadığını, bu nedenle öncelikle dava şartı yokluğundan reddinin gerektiğini, davanın belirsiz alacak davası olarak açılamayacağını, davacının davalı şirketten 08.06.2020 tarih, 8712 sayılı yazı ile faiz hariç 10.455.008,57 TL talep ettiğini, davacının belirsiz alacak davası açmasının mümkün olmadığını, Yargıtay kararları uyarınca herhangi bir süre verilmeksizin usul yönünden davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, mahkeme aksi kanaatte ise, öncelikle eksik harcın tamamlatılması için davacıya süre verilmesini, harcın verilen sürede tamamlanmaması halinde davanın reddine karar verilmesini talep ettiğini, davalı şirketin ... bölgesinde görevli tedarik şirketi olarak faaliyette bulunduğunu, Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK) denetim ve gözetimine bağlı olan davalı şirketin elektrik piyasasına ilişkin EPDK’nın çıkardığı yönetmelik tebliğ ve kurul kararlarına uymakla yükümlü olduğunu, aksi halde lisans iptaline kadar giden bir takım yaptırımlara maruz kalacağını, davacı tarafın 04.12.2019 tarihli başvurusu ile, başvuru dilekçesine ekli listedeki 803 adet tesisatının sanayi aboneliğine geçirilmesini talep ettiğini, daha sonra da 08.06.2020 tarihli yazısı ile de geriye dönük olarak da 14.03.2019 tarihinden itibaren kendi başvurusu olmadan resen ... tarafından tarife değişikliği yapılması gerektiği iddiası ile 10.455.008,57 TL tarife farkı talep ettiğini, davacı tarafın belirtilen işlemleri talep ettiği 14.03.2019 tarihinde yapmadığını, bu başvuruları yapmadığını, gerekli belgeleri ibraz etmediğini, davalı şirketle herhangi bir ek sözleşme/anlaşma imzalamadığını, tarife değişikliğinin abonenin başvurusu üzerine yapılan bir işlem olduğunu, görevli tedarik şirketi tarafından resen yapılan bir işlem olmadığını, görevli tedarik şirketine tarife değişikliğini resen yapması gerektiği yönünde yükümlülük yükleyen herhangi bir mevzuat bulunmadığını, davalı şirketin davacının tesisatlarının arıtma olup olmadığını bilme imkanı ve böyle bir yükümlülüğünün de bulunmadığını, arıtma türü adı altında bir abonelik türü olmadığını, davalı şirketin görevinin olmadığını, davacı tarafın 04.12.2019 tarihinde yapmış olduğu başvuru ile davalıdan 10.455.008,57 TL tarife farkı iadesi talep ettiğini, davalı şirket ilk hesaplamada 381 tesisat üzerinden yaptığı hesaplamada 770.120,43 TL +KDV olarak iade bedeli çıkardığını, sonraki kontrollerde raporlara eksik veri geldiği tespit edildiğinden final hesaplama yapılarak 774 tesisat hesaplandığını ve davacıya 1.167.718,04 TL +KDV tutarında iade yapılacağı tespit edildiği, talep edilen yazı ekindeki listede 29 adetinin ise sanayi abonesi olduğunun tespit edildiğini, bundan dolayı bir fark oluşmadığını, davalı şirketin bu bedeli ödemeyi kabul etmiş olmasına rağmen davacının bu bedeli kabul etmediğini ve dava yoluna gittiğini, davalı şirketin davacının başvurusu tarihinde verdiği 803 adet listenin içindeki 774 adet tesisatın fark bedelini ödemeye hazır olduğunu, dava dilekçesi ekinde sunulan ve davada talep edilen fazladan 120 tesisat içinde dava açma tarihini esas alarak iade bedelini ödemeye hazır olduğunu uyuşmazlığı bu şekilde sulh ile çözülmesini istediğini, ve tüm bu nedenlerle davanın reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yüklenmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece"....

Yapılan incelemede, davacı ile davalı arasında ticarethane aboneliklerinin bulunduğu, 14.03.2019 tarih ve 30714 sayılı Resmi Gazete' de yayınlanan karar ile belli şartlara sahip tüzel kişilerin sanayi abone grubu kapsamına alınacağının belirtildiği, davacı kurumun da bu konuda davalı şirkete 04.12.2019 tarihli yazı ile başvurduğunu, başvuruya rağmen 14.03.2019 tarihinden itibaren sanayi abone grubuna alınmadığını, bu nedenle fazladan fatura bedellerinin tahsil edildiği iddia ederek tahsil edilen bedellerin iadesini istediği dosya kapsamında yapılan değerlendirmede gerek dağıtım lisansı sahibi tüzel kişiler ve görevli tedarik şirketlerinin tarife uygulamalarına ilişkin usul ve esaslar madde hükümleri gerekse bu konuda alınan EPDK görüş yazısından anlaşıldığı üzere davalı kurumun kendiliğinden davacı kurumun başvurusu olmadan abone değişikliği yapma yetkisinin bulunmadığı, davacı kurum tarafından abone değişikliği başvuru talebinin davalı kuruma 04.12.2019 tarihinde yapıldığı, haliyle davacı kurumun 14.03.2019 tarihi ile 04.12.2019 başvuru tarihi arasındaki ticarethane abone grubu üzerinden tahsil edilen fatura bedellerinin iadesini talep edemeyeceği, davacının yalnızca başvuru dönemi sonrasına ilişkin ticarethane abone grubu üzerinden tahsil edilen fatura bedellerinin iadesini isteyebileceği anlaşılmış, bu konuda alınan bilirkişi raporu ile bu şekilde tahsil edilen abone grupları arasındaki fiyat farkının 1.167.718,04 TL olduğunun tespit edildiği, davacı kurum tarafından bu miktar üzerinden ıslah dilekçesi sunulduğu anlaşılmakla davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. Davanın kabulü ile 1.167.718,04 TL alacağın 16.12.2020 tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,...." karar verilmiştir.

DAVACI VEKİLİ TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF NEDENLERİ: Müvekkili idarenin davalı şirkette işbu dosyada mevcut bulunan elektrik abonelikleri bulunduğunu, belirtilen abonelikler “Ticarethane” aboneliği olarak yapıldığı ve davalı şirket tarafından bu tarife üzerinden tahakkuk ettirilen fatura bedelleri de müvekkili idare tarafından ödendiğini, 14.03.2019 tarih ve 30714 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Enerji Piyasası Düzenleme Kurulunun “Dağıtım Lisansı Sahibi Tüzel Kişiler ve Görevli Tedarik Şirketlerinin Tarife Uygulamalarına İlişkin Usul ve Esaslarda Değişiklik Yapılması Hakkında Karar”ı ile “Gerekli ölçü düzenini sağlamaları ve belgelemeleri halinde çevre ve insan sağlığını korumak üzere içme suyu veya alıcı ortama verilen sıvı, gaz ve katı zehirli ve zararlı atıkların arıtılması amacıyla kurulan her türlü arıtma tesisi sanayi abone grubu kapsamında olduğu, bu tesislere entegre olan ve bağımsız olarak faaliyet göstermesi mümkün olmayan diğer tesisler de arıtma tesisleriyle aynı şekilde sanayi abone grubu kapsamına alındığını, müvekkili idare de belirtilen madde hükmü kapsamına dâhil olduğu, 2560 sayılı “İstanbul Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanun” hükümlerine göre kurulduğu, kamu tüzel kişiliğini haiz bir kuruluş olduğu, müvekkili idarenin yerine getirmekle mükellef olduğunu, tekel niteliğinde bir hizmet olan içme suyu sağlama, arıtma ve kanalizasyon hizmetleri ile ilgili tüm iş ve işlemlerini bu kanun hükümlerine göre yerine getirdiğini, müvekkili kurum 2560 sayılı İSKİ Kanunu hükümleri uyarınca çalışan ... ili sınırları içerisinde bulunan herkese arıtılmış içme suyu temin etmekte ve kullanılmış atık sularını bertaraf ettiğini, bu amaçla içme suyu arıtma tesisleri, içme suyu terfi merkezleri, atık su arıtma tesisleri, atık su terfi merkezi vb. tesislerini yapmak ve işletmek kurumun başlıca faaliyetlerinden olduğunu, dolayısıyla içme suyu arıtma tesislerinin ve bu tesislerden bağımsız olarak faaliyet göstermesi mümkün olmayan tesislerinin elektrik aboneliklerinin sanayi tipi aboneliğe uygun olduğunu, taleplerinin 14/03/2019 tarihinden itibaren yapılan fazla tahsilatın iadesine ilişkin olduğunu, yerel mahkeme tarafından tarafça başvuru yapılan 04/12/2019 tarihi sonrasında fazla tahsil edilen tutarın kabulüne karar verildiğini, karara öncelikle bu yönü ile itiraz ettiğini, hükme esas alınan bilirkişi raporunda eksik inceleme söz konusu olduğunu, dava dilekçesi ile 14.03.2019 tarihinden itibaren sanayi aboneliğine geçişi yapılması gerekirken yapılmayan veya 14.03.2019 tarihinden itibaren farklı tarihlerde sanayi aboneliğine geçişi yapılan aboneliklerinin 14.03.2019 tarih ve 30714 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kurul Kararına istinaden geçmişe dönük ticarethane-sanayi abone grubu tarife farkından dolayı oluşan ve kurumlarından yapılan fazla tahsilatın ticari faizi ile iadesi talep edildiğini, müvekkili kurumun abone grubunu değiştirmek isteyen bir tüketici olarak ilgili şirkete yazılı olarak başvurmak zorunluluğunun oluşması için öncelikle davalı şirketin Dağıtım Lisansı Sahibi Tüzel Kişiler ve Görevli Tedarik Şirketlerinin Tarife Uygulamalarına İlişkin Usul ve Esaslar Yönetmeliğinin “ Tarife Uygulamaları kapsamında abonelerin bilgilendirilmesi” başlıklı 23. Maddesinde belirtilen ön şartı gerçekleştirmesi gerektiğini, davalı şirket tarafından yazılı bildirim ile ilgili değişiklikler ve abone tarafından (müvekkil kurum tarafından) yerine getirilmesi gerekli hususların müvekkili kuruma bildirmesi gerektiğini, davalı şirket ilgili yasal düzenlemeye göre üzerine düşen sorumluluğu yerine getirdikten sonra müvekkili kurumun davalı şirkete yazılı başvurusu yükümlülüğü ortaya çıkacağını, müvekkili kurumun söz konusu değişiklikten haberi yokken kendisine bildirimde bulunulmamışken tarife değişikliği için abonenin yazılı başvuruda bulunması gerektiğini, şeklinde tespitte bulunularak başvuru tarihinden önceki mağduriyetinin görmezden gelinmesini, o dönemler için hesaplama yapılmaması ilgili mevzuat hükmüne aykırı olduğu gibi iyi niyet ve dürüstlük kuralına hakkaniyete aykırılık teşkil ettiğini, hukuk mantığına aykırı olduğu, kaldı ki bilirkişi raporunda dayanılan ve davalı şirket tarafından savunmada belirtilen EPDK’nın 20/03/2019 tarihli görüş yazısında belirtilen “Abone Grubunun Tespiti” başlıklı 8. maddesinin 5. bendinde de “Bir tüketicinin dahil olduğu abone grubunun herhangi bir sebeple Şirket tarafından değiştirilebilmesi için öncelikle bu durum ilgili tüketiciye yazılı olarak bildirilir ve tüketicinin gerekli bilgi ve belgeleri sunabilmesi için tebliğ tarihi itibariyle 30 gün süre verildiği, ilgili tüketicinin durumunu gösterir belgeleri bu süre içerisinde sunmaması halinde bu tüketici şirket tarafından öngörülen abone grubuna dahil edildiği, tüm bu hususlar göz önünde bulundurulduğunda davalı şirket tarafından gerekli bildirim yükümlülüğü göz ardı edilerek bu ön koşul değerlendirmeye alınmaksızın direkt müvekkili kuruma yazılı başvurma zorunluluğunu yerine getirmediğinden bahisle, başvuru öncesini de kapsar şekilde hesaplama yapılamayacağı, başvuru sonrası dönem için hesaplama yapılacağı yönündeki gerek bilirkişi raporundaki değerlendirmeye, gerekse bu rapora dayanak alınarak kurulan mahkeme kararına itiraz ettiklerini, Kararın kaldırılarak 14.03.2019 tarihinden itibaren sanayi aboneliğine geçişi yapılması gerekirken yapılmayan veya 14.03.2019 tarihinden itibaren farklı tarihlerde sanayi aboneliğine geçişi yapılan aboneliklerimizin, 14.03.2019 tarih ve 30714 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kurul Kararına istinaden bu tarihte hak kazandıkları gözetilerek geçmişe dönük ticarethane-sanayi abone grubu tarife farkından dolayı oluşan ve kurumumuzdan yapılan fazla tahsilatın ticari faizi ile iadesine karar verilmesini, bunun yanı sıra davalı tarafça cevap dilekçesinde 1.167.718,04 TL + KDV tutarında fazla tahsilatın yapılmış olduğu beyan edildiğini, oysa bilirkişiler tarafından bu hususta da rapor düzenlenmediği gibi söz konusu mahkeme kararında da KDV hususu gözetilmediğini, izah edilen nedenlerin dosyada mevcut belgelere tüm beyanlarının ve ayrıca HMK 355. madde gereğince resen gözetilecek nedenler ile mahkeme kararının kaldırılmasını ve talepleri doğrultusunda davanın kabulüne karar verilmesini arz ve talep etmiştir.

DAVALI VEKİLİ TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF NEDENLERİ: Yerel Mahkemenin davacı tarafın müvekkili şirkete karşı açmış olduğu alacak davasında davanın kabulüne, 1.167.718,04 TL alacağın 16.12.2020 tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine dair kararının hukuka aykırı olduğunu, bu kararı istinaf ettiklerini, öncelikle ticari davalarda zorunlu olan arabuluculuk başvurusu ön şartının yerine getirilmediğini, 803 tesisat için görüşmeler yapıldığı halde işbu davada 913 adet tesisat için talepte bulunulduğunu, arabuluculuk konusu edilmemiş tesisatlar için arabuluculuk görüşmesi yapılması gerektiği hususu dikkate alınarak davanın dava şartı sebebiyle reddi gerektiğini, işbu davanın belirsiz alacak davası olarak açılmasının HMK m. 107 uyarınca mümkün olmadığını, davacının 08.06.2020 tarih, 8712 sayılı yazı ile faiz hariç 10.455.008,57 TL talep ettiğini ve arabuluculuk görüşmelerinde bu tutarı faiziyle şirketlerinden talep ettiğini, dolayısıyla dava değerini belirleyebilecek konumda olduğunu, bu sebeple usul yönünden davanın reddi gerektiğini, davanın esasına ilişkin olarak da davacının 04.12.2019 tarihli yazısı ile abone grubunun değiştirilerek 14.03.2019 tarihinden itibaren ticarethane-sanayi abone grubu tarife farkı sebebiyle fazla ödediği bedelin iadesi talebini içeren başvurusuna olumsuz cevap verildiği iddiasıyla alacak talebinde bulunduğunu, bu talebini 14.03.2019 tarih ve 30714 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan Kurul Kararındaki "Gerekli ölçü düzenini sağlamaları ve belgelemeleri halinde, çevre ve insan sağlığını korumak üzere içme suyu ve/veya alıcı ortama verilen sıvı, gaz ve katı zehirli ve zararlı atıkların arıtılması amacıyla kurulan her türlü arıtma tesisi sanayi abone grubu kapsamında olduğunu, bu tesislere entegre olan ve bağımsız olarak faaliyet göstermesi mümkün olmayan diğer tesislerde arıtma tesisleri ile aynı şekilde "Sanayi abone grubu kapsamındadır" hükmüne dayandırdığını, davacı tarafın 04.12.2019 tarihli başvurusu ile 803 adet tesisatının sanayi aboneliğine geçirilmesini talep ettiğini, daha sonra 08.06.2020 tarihli yazısı ile de geriye dönük olarak 14.03.2019 tarihinden itibaren resen ... tarafından tarife değişikliği yapılması gerektiği iddiasıyla 10.455.008,57 TL tarife farkı talep ettiğini, 07.03.2019 tarih ve 8468 sayılı kurul (EPDK) kararı ile Usul ve Esaslarda Değişiklik Yapılması Hakkındaki Kararın 14.03.2019 tarih ve 30714 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe girdiğini, EPDK tarafından gönderilen 20.03.2019 tarih ve 14986 sayılı yazıda abone grubunda değişiklik yapılmasının abonenin ilgili şirkete yazılı başvurusu, gerekli bilgi ve belgelerin ibrazı, talebin şirketçe uygun görülmesi ve ek sözleşme/anlaşma imzalanması ile mümkün olduğunun belirtildiğini, davacı tarafın belirtilen bu işlemleri talep ettiği 14.03.2019 tarihinde yapmadığını, başvuru yapmadığını, gerekli belgeleri ibraz etmediğini, müvekkili şirketle herhangi bir ek sözleşme/anlaşma imzalamadığını, buna rağmen geriye dönük olarak müvekkili şirketin kendiliğinden abone değişikliği yapmasının talep edilmesinin ilgili mevzuata açıkça aykırı olduğunu, tarife değişikliğinin abonenin başvurusu üzerine yapılan bir işlem olduğunu, görevli tedarik şirketi tarafından resen yapılan bir işlem olmadığını, müvekkili şirketin davacının tesisatlarının arıtma olup olmadığını bilme imkanı ve yükümlülüğü bulunmadığını, davacının bile başvuru yaparken 803 tesisat, dava açarken 913 tesisat belirttiğini, dava dilekçesi kendilerine tebliğ edildiğinde 120 tesisatı yeni öğrendiklerini, arabuluculuk esnasında bile bu tesisatların belirtilmediğini, davacının 04.12.2019 tarihinde yapmış olduğu başvuru ile 10.455.008,57 TL tarife farkı iadesi talep ettiğini, müvekkili şirketin ilk hesaplamada 381 tesisat üzerinden 770.120,43 TL +KDV, sonraki kontrollerde raporlara eksik veri geldiği tespit edildiğinden final hesaplama yapılarak 774 tesisat hesaplandığını ve davacıya 1.167.718,04 TL +KDV tutarında iade yapılacağının tespit edildiğini, talep edilen yazı ekindeki listede 29 adetinin ise zaten sanayi abonesi olduğunun tespit edildiğini, müvekkili şirketin bu bedeli ödemeyi kabul etmiş olmasına rağmen davacının bu bedeli kabul etmeyerek dava yoluna gittiğini, müvekkili şirketin cevap dilekçesinde, davacının başvuru tarihinde verdiği 803 adet listenin içindeki 774 adet tesisatın fark bedelini ödemeye hazır olduğunu, dava dilekçesi ekinde sunulan ve davada talep edilen fazladan 120 tesisat için de dava açma tarihini esas alarak iade bedelini ödemeye hazır olduğunu, uyuşmazlığı bu şekilde sulh ile çözülmesini istediğini dile getirdiğini, davacının davasını 24.09.2024 tarihinde ıslah ettiğini, ıslah edilen miktarın zamanaşımına uğradığını, zamanaşımı itirazında bulunulduğu halde davanın kabulüne karar verilmesinin hatalı olduğunu, yerel mahkeme kararında kabul edilen bedele 16.12.2020 tarihinden itibaren ticari faiz işletilmesinin de hatalı olduğunu, faiz talebinin reddi gerektiğini, ıslah edilen miktara ıslah tarihinden itibaren faiz hükmedilmemesi, alacağın tamamı için 16.12.2020 tarihinden itibaren faiz hükmedilmesi ve ticari faize hükmedilmesinin de hatalı olduğunu belirterek istinaf taleplerinin kabulü ile hukuka ve mevzuata aykırı yerel mahkeme kararının ortadan kaldırılmasını, davacı tarafın davasının reddine karar verilmesini, istinaf incelemesi sonuçlanıncaya kadar yerel mahkeme kararının icrasının ... İcra Müdürlüğünün 2025/402 sayılı icra dosyası ile başlatılan takip sebebiyle geri bırakılmasına karar verilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşıya yüklenmesini talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE

Dava, davalı kurumca hatalı tarife hükümlerine göre fazladan tahsil edilen fatura bedellerinin iadesine ilişkindir. İnceleme 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 355.maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve re'sen kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.

Davacı vekilince, 14.03.2019 tarihinden itibaren sanayi aboneliğine geçişi yapılması gerekirken yapılmayan veya 14.03.2019 tarihinden itibaren farklı tarihlerde sanayi aboneliğine geçişi yapılan aboneliklerin, 14.03.2019 tarih ve 30714 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kurul Kararına istinaden geçmişe dönük ticarethane-sanayi abone grubu tarife farkından dolayı oluşan ve davacı kurumdan yapılan fazla tahsilatın ticari faizi ile iadesi istemiyle açılan davanın mahkemece yapılan yargılaması neticesinde 07/11/2024 Tarih, 2020/695 Esas ve 2024/849 Karar sayılı karar ile "Davanın kabulü ile 1.167.718,04 TL alacağın 16.12.2020 tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, " karar verildiği, karara karşı davacı vekili ve davalı vekili tarafından süresi içinde ayrı ayrı istinaf kanun yoluna müracaat edilerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılması isteminde bulunulduğu anlaşılmıştır. DAĞITIM LİSANSI SAHİBİ TÜZEL KİŞİLER VE GÖREVLİ TEDARİK ŞİRKETLERİNİN TARİFE UYGULAMALARINA İLİŞKİN USUL VE ESASLAR Sanayi abone grubu

MADDE 3 /(7) Gerekli ölçü düzenini sağlamaları ve belgelemeleri halinde, çevre ve insan sağlığını korumak üzere içme suyu ve/veya alıcı ortama verilen sıvı, gaz ve katı zehirli ve zararlı atıkların arıtılması amacıyla kurulan her türlü arıtma tesisi sanayi abone grubu kapsamındadır. Bu tesislere entegre olan ve bağımsız olarak faaliyet göstermesi mümkün olmayan diğer tesisler de arıtma tesisleri ile aynı şekilde sanayi abone grubu kapsamındadır. Abone grubunun tespiti

MADDE 8 /(4) Abone grubunda değişiklik yapmak isteyen müşteri talebini yazılı olarak beyan eder ve talebi uygun bulunduğu takdirde, bu değişiklik yeni abone grubundan sözleşme/ek sözleşme veya anlaşma/ek anlaşmanın imzalandığı tarihin içinde bulunduğu fatura döneminden sonraki fatura döneminde yerine getirilir.

Dosyanın incelenmesinde; davacı ile davalı arasında ticarethane aboneliklerinin bulunduğu, 14.03.2019 tarih ve 30714 sayılı Resmi Gazete' de yayımlanan karar ile belli şartlara sahip tüzel kişilerin sanayi abone grubu kapsamına alınacağının belirtildiği, davacı kurumun da bu konuda davalı şirkete 04.12.2019 tarihli yazı ile başvurduğu, başvuruya rağmen 14.03.2019 tarihinden itibaren sanayi abone grubuna alınmadığını, bu nedenle fazladan fatura bedellerinin tahsil edildiği iddiası ile tahsil edilen bedellerin iadesini istediği, dosya kapsamında dağıtım lisansı sahibi tüzel kişiler ve görevli tedarik şirketlerinin tarife uygulamalarına ilişkin usul ve esaslar madde hükümleri ile bu konuda davalı tarafça alınan EPDK görüş yazısından anlaşıldığı üzere davalı kurumun kendiliğinden davacı kurumun başvurusu olmadan abone değişikliği yapma yetkisinin bulunmadığı, davacı kurum tarafından abone değişikliği başvuru talebinin davalı kuruma 04.12.2019 tarihinde yapıldığı, bu nedenle davacı kurumun 14.03.2019 tarihi ile 04.12.2019 başvuru tarihi arasındaki ticarethane abone grubu üzerinden tahsil edilen fatura bedellerinin iadesini talep edemeyeceği, mahkemece aynı gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla davacı ve davalı vekilinin istinaf itirazlarına itibar edilmemiştir.

Mahkemece, hukuki nitelendirmenin, davadaki ileri sürülüş ve dosya kapsamına uygun olarak belirlendiği, taraflarca ileri sürülen delillerin toplanarak usulüne uygun olarak değerlendirildiği, delillerin değerlendirilmesinin dosya kapsamına uygun bulunduğu, taraflarca ileri sürülen iddia ve savunmaların tartışılarak gerekçeli kararın oluşturulduğu, ihtilafa uygulanması gereken yasal mevzuatın doğru olarak tespit edildiği, mahkemenin karar gerekçesiyle hüküm fıkrasının birbiriyle uyumlu olduğu ve mahkeme hükmünün yasal unsurları taşıdığı, istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan incelemede; ilk derece mahkemesi kararının ûsul ve esas bakımından hukuka uygun bulunduğu anlaşılmakla, davacı ve davalı vekillerinin istinaf isteminin HMK'nin 353/1-b.1 maddesi gereğince ayrı ayrı esastan reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;

1.Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,

2.Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,

3.Harçlar Kanunu gereğince davacıdan tahsili gereken 732,00 TL İstinaf maktu karar harcından başlangıçta alınan 615,40 TL'nin mahsubu ile bakiye 116,60 TL İstinaf karar harcının davacıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,

4.Harçlar Kanunu gereğince davalıdan tahsili gereken 79.766,82 TL İstinaf karar harcından başlangıçta alınan 19.941,70 TL'nin mahsubu ile bakiye 59.825,12 TL İstinaf karar harcının davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,

5.İstinaf yargılama giderlerinin istinaf edenler üzerinde bırakılmasına,

6.İstinaf incelemesi duruşma açılmaksızın dosya üzerinden yapıldığından taraflar lehine istinaf vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,

7.Kullanılmayan gider avansının kararın kesinleşmesinden sonra HMK'nın 333. maddesi uyarınca ilgililerine iadesine,

8.Temyizi kabil olan bu kararın, 6100 sayılı Kanunun 359/4. maddesi gereğince Dairemiz tarafından tebliğe çıkartılmasına,

Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361.maddesi gereğince; Dairemizin kararının taraflara tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde kararı veren Adana Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesine yahut temyiz edenin bulunduğu yer Bölge Adliye Mahkemesi ilgili Hukuk Dairesine veya Dairemize gönderilmek üzere İlk derece Mahkemesine verilebilecek bir dilekçe ile Yargıtay ilgili Hukuk Dairesi nezdinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.12/03/2026

Başkan

(e-imzalıdır)

Üye

(e-imzalıdır)

Üye

(e-imzalıdır)

Katip

(e-imzalıdır)

Karar Etiketleri
REDDİNE YARGITAYKARARI
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog