Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA

2. Ceza Dairesi         2025/8754 E.  ,  2025/22506 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

SAYISI: 2006/869 E., 2006/1427 K.
SUÇ: Hırsızlık
HÜKÜM: Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Ret

I. Sanık

Müdafii Av. ...'ın Temyiz İstemi Yönünden

Sanık müdafii Av. ...'ın 05.05.2016 tarihli dilekçesindeki anlatımından temyiz başvurusu ile birlikte eski hâle getirme isteminde de bulunduğunun anlaşılmasına, eski hâle getirme isteği hakkındaki karar verme yetkisinin, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 42/1. maddesi uyarınca Yargıtayın ilgili dairesine ait olmasına göre, Mahkemenin 06.06.2016 tarihli, 2006/869 Esas, 2006/1427 Karar sayılı ek kararının kaldırılmasına karar verilerek yapılan incelemede;

Sanık müdafii Av. ...'ın 05.05.2016 tarihli dilekçesiyle temyiz ve eski hâle getirme isteminde bulunulmuş ise de, anılan müdafiin dosyada vekaletnamesine rastlanmadığı, kovuşturmada sanık ile birlikte duruşmaya girmediği gibi sanık ...'un en geç temyiz istem tarihi olan 11.11.2015 tarihi itibarıyla öğrendiği karara karşı yasal süresinden sonra sanık müdafiinin 05.05.2016 tarihinde temyiz ve eski hâle getirme isteminde bulunduğu anlaşılmakla, temyiz yetkisi bulunmayan sanık müdafii Av. ...'ın temyiz ve eski hâle getirme istemlerinin 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 317. maddesi gereğince Tebliğname'ye uygun olarak REDDİNE,

II. Sanık

Vasisi ...'nın Temyiz İstemi Yönünden

Sanık ...'un en geç temyiz istem tarihi olan 11.11.2015 tarihi itibarıyla öğrendiği kararı, 1412 sayılı Kanun'un 310. maddesinde öngörülen bir haftalık yasal süreden sonra 05.09.2023 tarihinde temyiz ve eski hâle getirme isteminde bulunan sanık vasisinin temyiz ve eski hâle getirme istemlerinin aynı Kanun'un 317. maddesi gereğince Tebliğname'ye uygun olarak REDDİNE,

III. Sanığın

Temyiz İstemi Yönünden

13.12.2006 tarihli kararın, sanık ve sanığın vekaletnameli müdafii olan Av. ...'in yokluğunda verildiği, bunun yerine mahkemece sanığa barodan re'sen atanan müdafii Av. ...'ın yüzüne karşı kararın tefhim edildiği ve kararın barodan atanan müdafii tarafından temyiz edilmediği belirlenmiş ise de, anılan baro müdafiinin, sanık ile birlikte duruşmaya girmediği, sanığın baro müdafiinden haberinin olmadığı, sanığın başka vekaletnameli müdafiinin bulunduğu ve sanığa gerekçeli kararın tebliğ edilmediği anlaşıldığından, sanığın öğrenme üzerine 11.11.2015 tarihinde sunduğu temyiz ve eski hâle getirme istemlerinin süresinde olduğu kabul edilerek yapılan incelemede;

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Kanun’un 305. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun'un 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi uyarınca ve yukarıda izah edilen gerekçeyle temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

Sanığın yargılama konusu eylemine uyan 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 492/1-son, 65/3, 522. maddelerinde belirtilen suç için öngörülen cezanın türü ve üst sınırına göre, aynı Kanun'un 102/4, 104/2. maddeleri ile 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun aynı suça uyan 142/1-b, 143, 66/1-d, 67/4. maddelerinin ayrı ayrı ve bir bütün olarak uygulanması sonucu, anılan Kanun'un 7/2, 5252 sayılı Kanun'un 9/3. maddeleri ışığında, dava zamanaşımı bakımından 765 sayılı Kanun hükümlerinin sanık yararına olması ve aynı Kanun'un 102/4, 104/2. maddeleri uyarınca hesaplanan 7 yıl 6 aylık dava zamanaşımının, suçun işlendiği 05.08.2001 tarihinden itibaren inceleme tarihine kadar geçmiş bulunması,

Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz nedenleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi uyarınca hâlen yürürlükte bulunan, 1412 sayılı Kanun'un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanık hakkında açılan kamu davasının 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddesi gereğince zamanaşımı nedeniyle DÜŞÜRÜLMESİNE, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 10.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Karar Etiketleri
BOZULMASINA YARGITAYKARARI
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog