3. Hukuk Dairesi 2025/3037 E. , 2026/109 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
İLK DERECE MAHKEMESİ : Manavgat 1. Asliye Hukuk (Tüketici) Mahkemesi
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA
Davacı vekili; müvekkilinin davalı şirkete ait olan ve diğer davalı ...'in müdür olarak çalıştığı otelin havuzunda kaydıraktan kaydığı sırada gözlüğünü düşürdüğünü, gözlüğünü bulmak için dalarak ararken kaydıraktan kayan dava dışı bir kişinin çarpması sonucu ağır şekilde yaralandığını ve bir müddet su üzerinde hareketsiz olarak kaldığını, dava dışı kardeşi ve otelin diğer müşterilerince çıkarıldığını, kardeşinin ilk müdahaleyi yaparak ölümden dönmesini sağladığını, yirmi dakika boyunca ambulans gelmesini beklediğini, otelin hemşiresi olduğu beyan eden dava dışı kişinin otelde sedye ve hasta taşıma aracı olmadığından şezlonga yatırarak götürmek istendiğini, müvekkilinin ailesinin karşı çıkması üzerine golf arabası getirildiğini, ailesinin boyunluk takılması ikazı üzerine boyunluk takılarak golf arabası ile otelin dava dışı doktoruna götürüldüğünü, doktorun hiç bir müdahalede bulunmadığını ve ardından ambulans ile hastaneye kaldırıldığını, ilk raporda hayati tehlikenin devam ettiği ve basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek derecede yaralandığının belirtildiğini, kaza sonucunda müvekkilinin bir süre hayati tehlike altında komada kaldığını, birçok kemik kırığı meydana geldiğini ve tedavi sürecinin devam ettiğini, olay nedeniyle şikayetçi olmaları üzerine Manavgat Cumhuriyet Başsavcılığının 2018/12152 sayılı soruşturma dosyasının açıldığını, davaya konu olayın gerçekleşmesinde müvekkilinin kusurunun olmadığını, olaya kusurlu ve ihmali davranışları ile sebebiyet veren davalı şirketin ve diğer davalı şirket müdürünün kazadan sonraki ilk yardım hususunda da açık eksiklikleri ve kusurlarının bulunduğunu ileri sürerek; belirsiz alacak davası olarak şimdilik 2.500,00 TL kazanç kaybı, 5.000,00 TL maddi tazminat, 8.500,00 TL tedavi giderleri ve 50.000,00 TL manevi tazminatın haksız fiil tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiş, 15.04.2023 tarihli bedel arttırım dilekçesi ile kazanç kaybı talebini 598.003,97 TL'ye yükseltmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı şirket vekili; davanın yetki, görev ve zamanaşımı yönünden reddi gerektiğini, kaydıraktan kayan insanları kontrol etmek için hem kaydırağın tepesinde hem de havuz kenarlarında görevli personellerin bulunduğunu ve kaza esnasında da görevlerinin başında bulunduklarını, kaydıraktan kayıldıktan sonra kişilerin içine düştükleri havuzdan hızla çıkmaları ve bir sonraki kişinin kayması için havuzu boşaltmaları gerektiğini, davacının müvekkiline ait otelde tatil yapmakta iken aqua park bölümündeki en yüksek kaydıraktan havuza kaydığını, kaydıktan sonra havuzdan çıkmadığı gibi sorununu aqua parkdan sorumlu görevliye bildirmediğini, sıradaki kişinin kayacağını işaret eden görevliye herhangi bir bildirim yapmadığını, görevli personelin sıradaki kişinin kayacağını işaret eden düdüğü çalmasına rağmen tekrar havuza daldığını ve bir müddet çıkmadığını, en yüksek kaydırağın başında bulunan kaymak için sırada bekleyen diğer insanlar ile de ilgilenen ve tahminen 15 metre yükseklikte bulunan görevliden havuzun dibinde bulunan davacıyı görmesini beklemenin olağan dışı olduğunu, kazanın meydana gelmesinde otel personelinin hiçbir kusuru yada ihmalinin olmadığını, kazanın ardından sağlık personeline haber verildiğini, sağlık personelin kısa sürede geldiğini, otelde sedye ve türevi sağlık araç ve gereçleri olmadığını iddialarının mesnetsiz ve gerçek dışı olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
2.Davalı ... vekili; davaya cevap vermemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; 28.10.2021 tarihli bilirkişi heyeti raporunda davalıların yükümlülüklerini yerine getirilmemesi, asgari cankurtaran sertifikasına sahip cankurtaran görevlendirilmesi yapmaması, kayan kişilerin güvenliği açısından karşılayan olarak cankurtaran görevlendirmesi yapılmaması nedeniyle %70 oranında kusurlu oldukları, davacının ise havuz bölgesindeki tesis görevlilerinden yardım talep etmeksizin ve kaydırak üst kısmında bulunan görevliye bildirmeksizin, tedbirsiz ve dikkatsiz davranarak kendi can ve beden sağlığını tehlikeye düşürdüğünden %30 oranında kusurlu olduğu, ... Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığınca düzenlenen 12.08.2022 tarihli raporda davacının %9 oranında malul kaldığı ve 3 ay süre ile iş göremezlik halinde kaldığının tespit edildiği, 02.04.2023 tarihli aktüerya bilirkişisi raporuna itibar edilerek davacının sürekli ve geçici iş göremezlik tazminatına hak kazandığı, hastane ve tedavi kayıtlarından da 8.500,00 TL olduğu anlaşılan tedavi giderinin %70 oranında davalıların sorumlu olduğu, manevi tazminatın şartlarının oluştuğu gerekçesiyle; davanın kısmen kabul kısmen reddiyle; 1.433,52 TL geçici iş göremezlik tazminatının, 521.819,96 TL sürekli iş göremezlik tazminatının, 5.950,00 TL tedavi giderinin ve 15.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihi 01.08.2018'den itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davalı ...'e çıkarılan ön inceleme duruşma çağrısının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 139. maddesinin birinci fıkrası uyarınca düzenlenip davalıya usulüne uygun olarak tebliğ edildiği, aynı fıkra uyarınca davalının yokluğunda yapılan işlemlere itiraz etmesinin mümkün olmadığı, bu sebeple bilirkişi raporunun tebliğ edilmemesi nedeniyle kararın kaldırılması yönündeki istinaf itirazının yerinde bulunmadığı, hükme esas alınan bilirkişi raporlarının denetime ve hüküm kurmaya elverişli bulunduğu, İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle istinaf istemlerinin reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde taraf vekilleri temyiz başvurusunda bulunmuştur.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1.
Davacı vekili; müvekkilinin %20, davalıların %80 oranında kusurlu olduklarının tespit edildiği bilirkişi raporunun olayın meydana gelişine daha uygun olması nedeniyle bu rapor esas alınarak yapılan hesaplamaya göre karar verilmesi gerektiğini, manevi tazminat miktarının olayın oluş şekli, meydana gelen yaralanma, davacıda yarattığı psikolojik durum ve kusur oranları dikkate alındığında az olduğunu ileri sürerek, kararın bozulmasını talep etmiştir.
2.
Davalılar vekili; müvekkili ...'in 15.08.2023 tarihli vekaletnamesi ile vekil olarak atandıklarını, ancak 02.04.2023 tarihli aktüerya bilirkişi raporunun müvekkili ...'ye tebliğ edilmemesi nedeniyle savunma hakkının ihlal edildiğini, dava dilekçesinde geçici iş göremezlik tazminatı talep edilmediği halde iddiayı genişletme yasağına aykırı olarak geçici iş göremezlik tazminatının da hüküm altına alındığını, olayın meydana gelmesinde müvekkillerinin herhangi bir kusurunun bulunmadığını, alınan bilirkişi raporlarının denetime ve hüküm kurmaya elverişli olmadığını, raporlar arasındaki çelişkinin giderilmediğini, davaya konu olay nedeniyle davacının şikayeti üzerine Manavgat Cumhuriyet Başsavcılığının 2018/12152 sayılı soruşturma dosyasında olayın davacının kusuruyla meydana geldiğinden kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiğini, davacının karara itirazının Manavgat 2. Sulh Ceza Hakimliliğinin 16.09.2019 tarihli kararı reddedildiğini, her ne kadar hukuk hakimi ceza mahkemesinde verilen kusur oranları ile bağlı değil ise de, hukuk hakiminin kesinleşmiş ceza ilamı ile saptanmış maddi olgular ile bağlı olduğunu, olayın meydana geldiği havuzda misafirlerin güvenliğini sağlamak adına yerleştirilmiş uyarı ve ikaz levhalarının bulunduğunu, müvekkili şirket tarafından gerekli güvenlik önlemlerinin alındığını, gerekli personel görevlendirilmesi ve denetlemesi yapılarak 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanununa ve Türkiye Sualtı Sporları Federasyonu Can Kurtarma Talimatından kaynaklanan tüm yükümlülüklerin yerine getirildiğini, olay esnasında görevli bulunan üç personelin de gerekli eğitime sahip olduğunu ve gerekli belge ve cankurtaran lisanslarının bilirkişi raporuna itiraz dilekçesinde dosyaya sunulduğunu, bilirkişi raporlarına itirazları değerlendirilmeden eksik araştırma ve inceleme ile karar verildiğini, tedavi giderlerine ilişkin kabul kararının gerekçesiz olduğunu, hükme esas alınan hesap bilirkişisi raporunun 1931 PMF yaşam tablosuna göre yapılması gerekirken TRH 2010 yaşam tablosuna göre yapılmasının da doğru olmadığını, manevi tazminat miktarının da yüksek olduğunu ileri sürerek, kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, otel havuzunda meydana gelen yaralanma nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Temyiz edilen kararda belirtilen gerekçeye ve özellikle Mahkeme tarafından hükme esas alınan raporların denetime ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, kusur raporunda belirlenen oranların ilgili mevzuat ve olayın oluş şekline, aktüerya raporunda TRH 2010 yaşam tablosunun dikkate alınmasının ise Dairemiz yerleşik içtihatlarına uygun olduğunun anlaşılmasına göre, taraf vekillerinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın onanmasına karar vermiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanunun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı bakiye temyiz karar harcının temyiz eden davalıya yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,14.01.2026 tarihinde oy çokluğula karar verildi.