Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA

3. Hukuk Dairesi         2025/3230 E.  ,  2026/241 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2025/53 E., 2025/695 K.

İLK DERECE MAHKEMESİ : Antalya 16. Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI: 2024/104 E., 2024/509 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA

Davacı vekili; müvekkilinin, davalı ...'tan 2020 yılı Mart ayında 161 paket hibrit bonus f1 tohumluk soğan satın alarak tarlasına ektiğini, davalı ...'in tohumları diğer davalı ... Dan. Tic. A.Ş. (... A.Ş.)'den satın aldığını, soğanın harmanı yapılırken veriminin çok düşük olduğunu fark etmesi üzerine elinde kalan soğan tohumlarını incelediğinde paketlerin üzerinde yer alan bonus F1 etiketinin başka bir etiketi kapatacak şekilde yapıştırıldığını, alttaki etiketin verdon cinsi soğan tohumuna ait olduğunu fark ettiğini, dolayısıyla tohum paketi üzerinde yer alan etiketin yanıltıcı bilgiler içerdiğini, paket üzerindeki her iki etiketin de davalı .....'ye ait olduğunu ve karekodunun bulunduğunu, tarlasına ekili soğandan 8 ile 10 ton arasında verim elde etmeyi beklerken dekardan 2 ton civarı verim alabildiğini, müvekkilinin Yunak Asliye Hukuk Mahkemesinin 2022/82 D. İş sayılı dosyasıyla zarara uğradığını tespit ettirdiğini, davalıların uğranılan zarardan müteselsilen sorumlu olduğunu, müvekkilinin bu tohumlar için ödediği bedel, yetiştirmek için harcadığı gübre, ilaç ve işçilik gelirleriyle ürün elde edememesi sonucu mahrum kaldığı kazancının davalılarca tazmini gerektiğini ileri sürerek; şimdilik 30.000,00 TL tazminatın belirsiz alacak kapsamında ticari faiziyle birlikte davalılardan tahsilini talep etmiştir.

II. CEVAP

1.Davalı ... A.Ş. vekili; taraflar arasında satış ilişkisi olmadığını, müvekkilinin davalı ...'e iki ayrı tarihte tohum satışı yaptığını, Verdon cinsi tohum satmadığını, davalı ...'e satış yapılan tarihler gözetildiğinde söz konusu tohumların müvekkili tarafından satılan tohumlar olmadığının anlaşılacağını, davanın Tohumculuk Kanunu'nda öngörülen hak düşürücü sürede açılmadığını, yokluklarında yapılan delil tespiti dosyası ve içeriğindeki raporu kabul etmediklerini, davacının tohum satın almasına ilişkin bir fatura da ibraz etmediğini savunarak, davanın reddini istemiştir.

2.Davalı .... vekili; müvekkili şirketin çok sayıda soğan tohumu sattığını ve bu yönde bir şikayet almadığını, davanın belirsiz alacak davası olarak açılamayacağını, Tohumculuk Kanunu'nda öngörülen hak düşürücü sürede davanın açılmadığını, oluşan zararın davacının soğan üretimine dair deneyimsizliğinden kaynaklanabileceğini, delil tespiti dosyasındaki bilirkişi raporunu kabul etmediklerini, zarar ile etiket arasındaki illiyet bağının da ortaya konulmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.

3.Davalı ... vekili; davanın Tohumculuk Kanunu'nda öngörülen hak düşürücü sürede açılmadığını, davacının Verdon cinsi bir tohum alışverişinin bulunmadığını, delil tespitindeki bilirkişi raporunun varsayımlar üzerinden eksik hazırlandığını savunarak, davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; 5553 sayılı Tohumculuk Kanunu'nun (5553 sayılı Kanun) 11. maddesi gereğince davanın, zarara uğrayanın zarara uğradığının tespit edilmesinden itibaren altı ay içinde, her hâlde zararın meydana gelmesinden itibaren iki yıl içinde açılabileceği,bu sürenin hak düşürücü süre niteliğinde olduğu, davacının açtığı Yunak Asliye Hukuk Mahkemesinin 2022/82 Diş. sayılı delil tespiti dosyasında zararına ilişkin tespit talebinde bulunduğu, 27.03.2023 tarihli bilirkişi ek raporu ile zarar konusunda hesaplama yapılarak zararının tespit edildiği, bu ek raporun davacı tarafa 02.04.2023 tarihinde tebliğ edilmesine rağmen, eldeki davanın 28.02.2024 tarihinde açıldığı, dolayısıyla 5553 sayılı Kanun'un 11. maddesinde öngörülen 6 aylık hak düşürücü sürede davanın açılmadığı gerekçesiyle davanın hak düşürücü sürede açılmadığından reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

IV. İSTİNAF

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davanın 5553 sayılı Kanun'da öngörülen 6 aylık hak düşürücü sürenin dolmasından sonra açıldığı gerekçesiyle başvurunun esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili; müvekkilinin davalılarca bilinçli olarak yanıltıldığını ve bu eylemin suç teşkil ettiğini, 5553 sayılı Kanun'da hak düşürücü süre düzenlenirken "Fiillerinin ayrıca suç sayılma hali saklı kalmak üzere" istisnası getirildiğini, bu sebeple davanın hak düşürücü süre geçtikten sonra açıldığından bahsedilemeyeceğini, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 223. maddesi uyarınca ağır kusurlu olan satıcının sorumluluktan kısmen de olsa kurtulamayacağını ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davacının yanıltılarak satın almak istediği tohumdan başka bir cins soğan tohumunun kendisine satılması neticesinde uğranılan zararın tazmini istemine ilişkindir. 5553 sayılı Kanun'un 11. maddesi;“Fiillerinin ayrıca suç sayılma hâli saklı kalmak üzere, zarara neden olan kusurlu tohumluğu üreten, satan, dağıtan, ithal eden veya başka şekilde piyasaya süren gerçek veya tüzel kişiler, meydana gelen zararı müteselsilen tazmin etmekle yükümlüdür. Bunlar zararı, kusurları oranında birbirlerine rücu edebilirler.Dava, zarara uğrayanın zarara uğradığının tespit edilmesinden itibaren altı ay içinde, her hâlde zararın meydana gelmesinden itibaren iki yıl içinde açılabilir.” düzenlemesini içermektedir.

Uyuşmazlık konusu olaya öncelikle özel kanun niteliğinde bulunan 5553 sayılı Kanun hükümlerinin uygulanması gerektiği, ilgili Kanun'un yukarıda yer verilen 11. maddesinde davanın açılması için gerekli hak düşürücü süre yönünden bir istisna getirilmediği, davacının hak düşürücü süre içerisinde eldeki davayı açmadığı anlaşılmakla davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan kararın onanmasına karar verilmiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı bakiye temyiz karar harcının temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,20.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Karar Etiketleri
ONANMASINA ISTINAFHUKUK
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog