T.C. İstanbul Anadolu 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 04/07/2025 tarihinde davalı müvekkilimizin alacağını talep ettiği, Söz konusu takipte davalı borca ve yetkiye 09/07/2025 tarihinde itiraz ettiği ve takip durduğu, ---- Arabuluculuk Bürosu'na ----- büro dosya numarasıyla kayıtlı arabuluculuk dosyasında davalı taraf ile anlaşamadığımız için 22/09/2025 tarihinde anlaşamama tutanağı düzenlendiği, Müvekkilimiz ve davalı anonim şirkettir ve aralarında yapılmış sözleşmelerle ----- adliyesinin ve icra dairelerinin yetkili olduğu konusunda anlaşıldığı, Her ne kadar borçlu borca ve yetkiye itiraz etmiş olsa da icra açtığımız dairenin ve mahkemenizin yetkili olduğu aşikar olduğu, Davanın tarafları anonim şirket ve tacir durumunda olduklarından davanın mahkemenizin görev alanında olduğu, Davalı borca ve yetkiye itirazları tamamen kötüniyetli olup ödemeyi geciktirme maksatlı olduğu, davacının danışmanlık şirketi olup, danışmanlık verdiği şirketlere yatırım teşvik belgesi, devlet destekli kredi ve hibe alınması, yabancı ve yerli personel temini ve desteği gibi konularda hizmet verdiği, Davalı müvekkilimizden yabancı personel temini konusunda destek talep etmiştir.
Müvekkilimiz de 10 adet yabancı personelin iş ve işlemlerini tamamlayarak çalışma izinlerini çıkarmış ve davalı şirket bünyesinde çalışabilecek şekilde hazır ettiği, Bu konuda yapılması gereken tüm iş ve işlemler müvekkilimizce takip edilerek sözleşmenin yükümlülükleri yerine getirildiği, ancak tüm bunlara rağmen verilen hizmetin bedeli davalı şirketçe ödenmediği, verilen hizmetin bedeli yabancı personel başına 32.500 TL olup 10 yabancının izinlerinin çıkarılması ve davalı şirkette çalışmak üzere hazır edilmesi üzerine davalı şirketin müvekkilimize ödemesi gereken miktar 325.000 TL olduğu, Bu borç bakiyesinden bugüne kadar herhangi bir ödeme yapılmadığı, Davalı şirket ile davacının arasında 07/03/2025 günü gönderilen mail ile danışmanlık ve gizlilik sözleşmeleri davalı şirkete iletildiği, Danışmanlık sözleşmesinin son sayfasında personel temini ve kota kaldırma yazısının alınması adlı işlemler davalıya hizmet olarak sunulduğu, Davalı bu hizmeti almayı kabul ederek personel temini için gerekli olan evraklardan şirketin imza sirkülerini, ---- gazetesini, vergi levhasını ve faaliyet belgesini 20/03/2025 tarihinde yolladıkları mail ile müvekkilimize iletildiği, Müvekkilimiz ise gerekli yabancı personel sözleşmelerini hazırladıktan sonra imza ve kaşe için davalıya göndermiş davalı da bu sözleşmeleri 26/03/2025 tarihinde imzaladığı, Davalı tüm bu hareketlerle davacı ile arasında sözleşme kurulmasına fiili olarak onay verdiği, Tüm bu iş ve işlemlerden sonra borcu olmadığını iddia eden davalının kötüniyetli olduğu ve ödemesi gereken paranın değer kaybederek kendisi için kolay ödenebilecek bir duruma gelene kadar ödemeyi erteleme adına itirazda bulunduğu, Davalının ayrıca %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatı ödemesini, tüm bu nedenlerle davalının mübrez icra dosyasındaki itirazının iptaline ve icranın kaldığı yerden devamına, davalının icra inkar tazminatı ödemesine, davamızın kabulüne ve dava harç ve masraflarının davalı üzerinde bırakılmasına, davalının vekalet ücreti ödemesine karar verilmesini talep ve dava ederiz.
Davalı vekili cevap dilekçesi özetle: Davalı şirketin adresi ---- ili, ----- ilçesinde olup, bu nedenle yetkili icra dairesi --- İcra Daireleri olduğu,
Davacı tarafından başlatılan haksız icra takibi, -----. İcra Dairesi nezdinde yapıldığı, davalı şirket, 09.07.2025 tarihli itiraz dilekçesiyle yetki borca ve yetkiye itirazlarını açıkça ileri sürdüğü, 09.07.2025 tarihinde yapılan davalıya ait borca itiraz dilekçesinde de belirtildiği üzere, davalı şirketin adresi ---- ili, ----- ilçesi olup, İcra ve İflas Kanunu’nun 50. maddesi gereğince icra takipleri borçlunun yerleşim yerinde açılması gerektiğinden, yetkili icra dairesi ---- İcra Daireleri olup, -----. İcra Dairesi yetkisizdir denildiği, Bu doğrultuda, icra takibi yetkisiz dairede yapıldığından, takibe dayalı açılan itirazın iptali davasının da aynı şekilde yetkisiz mahkemede açıldığı, HMK m.6 ve m.10 gereğince genel yetkili mahkeme, davalının yerleşim yeri mahkemesi olduğu,
Davacı taraf, dava dilekçesinde taraflar arasında yetki şartı içeren sözleşme bulunduğunu ileri sürmüşse de, taraflar arasında imzalanmış herhangi bir sözleşme mevcut olduğu, Yetki şartı, ancak imzalı bir sözleşmede açık ve kesin şekilde kararlaştırılmışsa geçerli olduğu, sözleşme bulunmadığından böyle bir hükümden bahsedilmesi mümkün olduğu, Kaldı ki davacı, varlığını iddia ettiği sözleşmeyi sunamadığı, sonuç olarak Dava, yetkisiz mahkemede açılmış olup usulden reddi gerektiği,
Davacı taraf, hizmet sözleşmesinin akdedildiğini iddia etmişse de, dava dilekçesi ekinde böyle bir sözleşme sunmadığı, taraflar arasında yazılı sözleşme bulunmadığı, müvekkil tarafından hiçbir zaman imzalanmamış veya onaylanmadığı, HMK m.200 uyarınca, miktarı HMK’nın parasal sınırlarını aşan hukuki işlemler yazılı delille ispatlanmadığı, davacı, personel temini ve çalışma izni alınmadan, davalıya karşılık doğuracak herhangi bir işlem yapmadan 325.000 TL bedelli danışmanlık faturası düzenlemiş, bu faturalar müvekkil tarafından hizmet ifa edilmediği ve sözleşme bulunmadığı gerekçesiyle iade edildiği, Bu nedenle, ispat yükünü yerine getiremeyen davacının davasının reddi gerektiği, Davacının davalı şirkete düzenlemiş olduğu faturalar, haksız bir biçimde düzenlendiği, Davacı, davalı şirketin 10 yabancı işçinin temini konusunda kendisinden danışmanlık hizmeti aldığını iddia etmekte, oysa herhangi bir imzalı hizmet sözleşmesi mevcut olduğu, Davacının sunduğu belgelerin hiçbirine muvafakatimiz bulunmadığı, Dolayısıyla, davalı şirketin yalnızca bilgi paylaşımı yapmış olması sözleşme kurulmuş sayılmasına yeterli olmadığı, Davacının haksız ve dayanaksız davasının tamamen reddine, davalı şirketin borçlu olmadığının tespitine,
Davacı tarafın %20 oranından az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesi talebinin reddine, Yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına, karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, Danışmanlık hizmet bedelinden kaynaklı alacağın tahsili için ----. İcra Dairesinin ----- Esas sayılı dosyasından girişilen icra takibine İtirazın iptali talebine ilişkindir.Davalı vekilince yetki itirazında bulunularak yetkili icra dairesinin ----- İcra dairesi olduğu belirtilmiştir.
Davalı vekilince süresi içerisinde yetki itirazında bulunulmuştur.Yargıtay'ın istikrar kazanmış uygulamasına göre, itirazın iptali davasını gören mahkemenin, icra takibinin yapıldığı icra dairesinin yetkisine yönelik itirazı öncelikle incelemesi gerekir. Mahkemenin yetkisine yönelik bir itirazın var olup olmaması, bu sonuca etkili değildir. Eş söyleyişle, itirazın iptali davasında, mahkemenin yetkisine itiraz edilmiş olsun veya olmasın mahkeme öncelikle icra dairesinin yetkisine yönelik itirazı inceleyerek kesin olarak sonuçlandırmalıdır.Kaldı ki, itirazın iptali davasını görme yetkisi, icra takibinin yapıldığı yer mahkemesine aittir. O nedenle, mahkemenin, icra dairesinin yetkisine yönelik itirazı incelenmesi sonucunda, mahkeme, kendisinin yetkili olup olmadığını da belirlemiş olacaktır. Yetki itirazının incelenmesi neticesinde, tacir olan taraflar arası karşılıklı imzalanmış sözleşme bulunmadığı dolayısıyla yetki sözleşmesinin de geçerli olmadığı,
İcra takibinin İlamsız icra takibi olduğu, genel yetkili icra dairesinin borçlunun takip tarihindeki yerleşim yeri icra dairesi olduğu, borçlu şirketin merkezinin bulunduğu icra dairesinin yetkili olduğu. Davalı şirket merkez adresinin ---- olduğu anlaşılmakla Yetkili yerde yapılmış geçerli bir icra takibi bulunmadığından HMK'nın 114/2 ve İİK 67.maddesi uyarınca dava şartı yokluğu nedeniyle Davanın Usulden Reddine, dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
1.Yetkili yerde yapılmış geçerli bir icra takibi bulunmadığından HMK'nın 114/2 ve İİK 67.maddesi uyarınca dava şartı yokluğu nedeniyle DAVANIN USULDEN REDDİNE,
2.Harçlar Kanunu Uyarınca alınması gereken 732,00 TL'nin başlangıçta alınan 5.983,39 TL'den mahsubu ile artan 5.251,39 TL'nin talep halinede davacıya iadesine,
3.Yargılama sırasında davacı tarafın yapmış olduğu masrafların üzerinde bırakılmasına,
4.Yargılama sırasında davalı taraf kendini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T gereğince hesaplanan 45.000,00TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, Karar kesinleştiğinde, HMK Gider Avansı Tarifesinin 5. maddesi uyarınca, artan gider avansının yatıran tarafa iadesine,Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde ------ Bölge Adliye Mahkemesi'nde İstinaf yolu açık olmak üzere karar verildi.