Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA

8. Hukuk Dairesi         2023/3150 E.  ,  2025/7325 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

SAYISI: 2018/3 E., 2023/2 K.

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince verilen karar, Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince bozulmuştur İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; asıl davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine, birleşen davanın reddine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı birleşen dosya davacıları vekili, asli müdahil ... İdaresi vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R Kadastro sırasında, Bingöl ili ... ilçesi ... köyü çalışma alanında bulunan 1 39... parsel sayılı 141.823,05 m² yüzölçümündeki taşınmaz, mera vasfıyla sınırlandırılmıştır.

Davacılar vekili dava dilekçesinde; 1 39... parselde kayıtlı olan taşınmazın babalarından kaldığını ve 50 yılı aşkın süredir çayır olarak zilyetliklerinde bulunduğunu, taşınmazın mera olmadığını ileri sürerek, taşınmazın kadastro tespitinin iptali ile müvekkilleri adına tescilini talep etmiştir.

... İdaresi vekili 30.09.2015 tarihli müdahale dilekçesinde; taşınmazın ... vasfında olduğunu ileri sürerek, ... vasfıyla ... adına tescilini talep etmiştir.

Birleşen 2022/5 Esas sayılı dosyada davacılar vekili Asliye Hukuk Mahkemesine sunduğu 10.11.2016 tarihli dava dilekçesinde; 1 39... parsel sayılı taşınmazın krokide (A) harfi ile belirtilen bölümünün uzun yıllardan beri müvekkilerinin zilyetliğinde olduğunu, ayrıca dava konusu yere ait 1937 tarihli arazi tahrir kaydı bulunduğunu belirterek, taşınmazın hisseli olarak müvekkilleri adına tescilini talep etmiş, Asliye Hukuk Mahkemesince davanın reddine karar verilmiş; kararın istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince 1 39... parsel sayılı taşınmazın Kadastro Mahkemesinde davalı olduğu için dosyanın Kadastro Mahkemesine devredilmesi gerektiğinden bahisle kaldırma kararı verilmiş, dosya Asliye Hukuk Mahkemesince Kadastro Mahkemesine devredilip 2022/5 Esasını aldıktan sonra işbu dosya ile birleştirilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonunda; davanın reddine, dava konusu taşınmazın mera niteliğiyle sınırlandırılarak özel siciline yazılmasına karar verilmiş; hükmün, davacılar vekili ve asli müdahil ... İdaresi vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 21.01.2015 tarihli ve 2014/7712 Esas, 2015/200 Karar sayılı ilamıyla; “...... İdaresinin temyiz itirazları yönünden; gerçek kişiler ile ... ve köy tüzel kişiliği arasında görülen davada, İlk Derece Mahkemesince re'sen ... bilirkişi raporunun tebliğine karar verilmiş ise de ... İdaresinin yapılan yargılamada 3402 sayılı Kadastro Kanun'un 26/D maddesi bağlamında müdahil davacı sıfatı ile davaya harçlı bir katılımı bulunmadığından, temyiz dilekçesinin reddine, davacılar vekilinin temyiz itirazları yönünden İlk Derece Mahkemesince yapılan inceleme ve araştırma hükme yeterli olmadığı, dava konusu taşınmazla ilgili ..., mera, imar-ihya-zilyetlik araştırması yapılması gerektiği...” gerekçesiyle hüküm bozulmuştur.

İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda; "...dava konusu edilen kısmın dört tarafının da mera olduğu dosyadan anlaşılmakla tüm bu hususlar kül halinde değerlendirildiğinde dava konusu parselin ayrı bir parsel verilmek suretiyle davacılar adına kaydına karar verilmesi durumunda 1 39... sayılı parselin bütünlüğünün bozulacağı..." gerekçesiyle davanın reddine, dava konusu taşınmazın mera olarak sınırlandırılmasına ve özel sicile kaydedilmesine karar verilmiş; hüküm, davacılar vekili ve asli müdahil ... İdaresi tarafından temyiz edilmiştir.

Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 28.05.2018 tarihli ve 2016/8739 Esas, 2018/3991 Karar sayılı ilamıyla: "...İlk Derece Mahkemesince Dairemizin bozma kararına uyulmasına rağmen bozma kararının gerekleri tam olarak yerine getirilmemiş, taşınmazın en eski memleket haritası ve hava fotoğrafları ile tespit tarihinden 20 yıl önceki hava fotoğraflarındaki durumu incelenmemiş, yörede yapılan mera tahsisine ilişkin evraklar eksiksiz olarak getirtilip incelenmemiş, taşınmazın kullanımına yönelik mahalli bilirkişiler ile tespit bilirkişileri ve tanık beyanları arasındaki çelişki giderilmeden hüküm kurulduğu..." gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda; "...İcra edilen keşifler aşamasında dava konusu taşınmazın baraj suları altında kaldığı, taşınmazın mera ve ... vasfının bulunmadığının düzenlenen bilirkişi raporları ile sabit hale geldiği, devamında ise asıl davada davacıların dava konusu taşınmazın zilliyetlik iddialarına konu kısmının özel mülkiyete konu olabileceği ancak birleşen dava davacılarının iddialarına konu kısmının ise konu olamayacağı, asıl dava davacılarının kazandırıcı zamanaşımına yönelik zilyetlik sürelerinin dolup dolmadığı hususunda keşif mahallinde dinlenen mahalli bilirkişiler ile taraf tanıklarının asıl dava davacıları olan ... ve ...'in ve murislerinin 20 yıldan fazla bir sürede taşınmazın zilyedi olduklarını beyan ettikleri, bu kabule göre asıl dava davacılarının zilyetlik durumu ve süresini ispat ettikleri, dava konusu taşınmazın vasfı, miktarı, asıl dava davacılarının senetsizden iktisaplarının bulunmayışı ve ispat edilen zilyetlik durumları ile süresi dikkate alınarak Kadastro Kanunu'nun 14. maddesinde yazılı şartlarının gerçekleştiği..." gerekçesiyle asıl davanın kısmen kabulüne, 1 39... parsel sayılı taşınmazın kadastro tespitinin kısmen iptaline, 02.01.2023 tarihli fen bilirkişi raporu ekinde yer alan krokide (A) harfi ile gösterilen (A1, A2 ve A3'ün birleşiminden ibaret) toplam 39.414,54 m² yüzölçümlü kısmın 2 hisse kabul edilerek tarla vasfıyla 1 hissesinin ... ve 1 hissesinin ... adına tesciline, taşınmazın geri kalan kısmının tespit gibi tesciline, fazlaya ilişkin istemin reddine, birleşen davanın reddine karar verilmiş; hüküm, birleşen dosya davacıları vekili, asli müdahil ... İdaresi vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.

1.Birleşen davacılar vekilinin dava konusu taşınmazın teknik bilirkişi raorunda (A), (B) ve (C) harfleriyle gösterilen bölümlerine, asli müdahil ... İdaresi vekilinin taşınmazın tamamına ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesinde; yapılan yargılama neticesinde dava konusu taşınmazın ... olmadığı, öte yandan zilyetlikle edinilebilecek yerlerden de olmayıp mera vasfında olduğu anlaşıldığından temyiz itirazları yerinde değildir.

2.Davalı ... vekilinin dava konusu taşınmazın teknik bilirkişi raporunda (A1), (A2) ve (A3) harfleriyle gösterilen bölümlerine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; İlk Derece Mahkemesince her ne kadar yazılı şekilde asıl dava yönünden kısmen kabul kararı verilmiş ise de davacının 27.05.2011 tarihli keşifte taşınmazı 5-6 yıldır kullandığını beyan ettiği, aynı keşifte davacı tanığının ve mahalli bilirkişisinin dava konusu taşınmazın davacı tarafından ekilip biçildiğini görmediğini, herhangi bir tarımsal faaliyetinin olmadığını, köylülerin burada cirit oynadıklarını beyan ettiği, taşınmaz sular altında kalmadan alınan 25.01.2016 tarihli ziraat bilirkişi raporunda, dava konusu taşınmazın mera ile çevrili olduğu ve mera bütünlüğünü bozduğunun ifade edildiği, 20.10.2020 havale tarihli ... bilirkişi raporunda, taşınmazın hava fotoğraflarında mera vasıflı tek yıllık otsu bitkilerle kaplı olduğu, bozma öncesi keşiflerde dava konusu olmayan (A3) bölümünün dava devam ederken davacı vekilinin talebi üzerine davalı hale getirildiği ancak bu durumun iddianın değiştirilmesi ve genişletilmesi yasağına aykırı olduğu, mevcut delil durumuna göre dava konusu taşınmazın evveliyatının mera olduğu, taşınmazın 16.09.2020 tarihli keşifte tamamının sular altında kaldığının tespit edildiği anlaşılmakla; davanın reddine ve dava konusu taşınmazın kadastro tutanağının iptali ile taşınmazın tespit harici bırakılmasına karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve kanuna aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir.

SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle; birleşen dosya davacıları vekili ve asli müdahil ... İdaresi vekilinin temyiz itirazlarının REDDİNE;

(2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle; davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile dava konusu taşınmazın (A1), (A2) ve (A3) bölümlerine yönelik hükmün BOZULMASINA, 7139 sayılı Kanun'un 33. maddesi uyarınca ... İdaresinden harç alınmasına yer olmadığına, 179,90 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 435,50 TL nin temyiz eden birleşen dosya davacılarından alınmasına, 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 08.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Karar Etiketleri
BOZULMASINA YARGITAYKARARI
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog