8. Hukuk Dairesi 2025/3716 E. , 2025/7334 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasında verilen ve kesinleşen hükmün eski hale getirilmesinin istenilmesi üzerine İlk Derece Mahkemesinin 30.04.2025 tarihli ek kararıyla, eski hale getirme talebinin reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince verilen ek karar bir kısım davalılar vekili Avukat ... tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R
Davacı ... İdaresi dava dilekçesinde özetle; dava konusu 10 29... parsel no.lu taşınmazın tapuda davalılar adına kayıtlı olduğunu, dava konusu yerin orman vasfında olduğunu ileri sürerek, davalarının kabulü ile dava konusu taşınmazın tapu kaydının iptali ile orman vasfıyla Hazine adına tapuya tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne, Ordu ili .... ilçesi ... Mahallesi 10 29... parsel sayılı taşınmazın harita mühendisi ... tarafından düzenlenen 11.01.2010 havale tarihli rapor ve krokisinde (A1) harfi ile gösterilen 11855,56 m²lik kısmın, (A2) harfi ile gösterilen 1209.24 m²lik kısmın, (A3) harfi ile gösterilen 4787.34 m²lik kısmın, (A5) harfi ile gösterilen 4316.17 m²lik kısmın ve (A6) harfi ile gösterilen 869,38 m²lik kısmın davalılar adına olan tapu kaydının iptali ile aynı adanın ard arda gelen son parsel numaraları verilerek orman vasfında Hazine adına tapuya tesciline, davacının fazlaya ilişkin talebinin reddine karar verilmiş ve bu karar, Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 28.02.2011 tarihli ve 2011/1384 Esas, 2011/1818 Karar sayılı ilamıyla onanarak kesinleşmiştir.
Hükmün kesinleşmesinden sonra, bir kısım davalılar vekili 13.05.2025 tarihli eski hale getirme ve temyiz dilekçesi ile; davalılardan ...,...., ..., ... ve ...'e yapılan tebligatların usulsüz olduğunu, davalıların davanın sona erdiğinden ve kararın kesinleştiğinden bazı hissedarların tapunun iptali nedeniyle tazminat davası açtıkları 18.04.2025 tarihinde haberdar olduklarını öne sürerek, dosyanın eski hale getirilmesini, taraf teşkilinin sağlanmaması, yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak eksik inceleme ve araştırma sonunda karar verilmesi nedeniyle de kararın temyizen incelenerek bozulmasını talep etmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin 30.04.2025 tarihli ek kararıyla; "Mahkemenin 31.05.2011 tarihli ve 2006/173 Esas, 2010/133 Karar sayılı kararının taraflara tebliğ edildiğini, tarafların kararı temyiz etmesi üzerine kararın Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 28.02.2011 tarihli ve 2011/1384 Esas, 2011/1818 Kararı ile onandığını, onama kararının taraflara en son 28.04.2011 tarihinde tebliğ edildiğini, süresi içerisinde taraflarca tashihi karar talebi olmadığından onama durumunda karar düzeltme süresi sonunda 14.05.2011 tarihinde kesinleştirildiği, kararın kesinleşmesinden sonra davalılar vekili Avukat ... tarafından temyiz talebinde bulunulduğu" gerekçesiyle davalılar vekilinin eski hale getirme talebine yönelik temyiz dilekçesinin 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 346/1. maddesi gereği reddine karar verilmiş; 30.04.2025 tarihli ek karar, bir kısım davalılar vekili Avukat ... tarafından temyiz edilmiştir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, 6100 sayılı Kanun’un geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de bulunmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararındaki gerekçe dikkate alındığında temyizen incelenen 30.04.2025 tarihli ek karar usul ve kanuna uygun olup bir kısım davalılar vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Temyiz olunan 30.04.2025 tarihli ek kararın ONANMASINA, 3.197,20 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 7.920,20 TL'nin temyiz eden bir kısım davalılardan alınmasına, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 08.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.