2. Ceza Dairesi 2023/15790 E. , 2025/22581 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
I- Sanık ... hakkında konut dokunulmazlığının ihlâli suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde
Sanığın konut dokunulmazlığının ihlâli suçlarından mahkûmiyetlerine dair ilk derece mahkemesi kararının istinaf edilmesi üzerine İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin 13.06.2022 tarihli ve 2022/717 Esas, 2022/2340 Karar sayılı kararının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü;
Hükmolunan cezanın miktar ve türü gözetildiğinde, 5271 sayılı CMK'nın 286/2-a maddesi uyarınca, "ilk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları"nın temyizi mümkün olmadığından, sanık müdafiinin temyiz isteminin 5271 sayılı CMK'nın 298. maddesi uyarınca Tebliğname'ye uygun olarak REDDİNE,
II- Sanıklar ..., ... hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümlere yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde
İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Kanun'un 286/1. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi uyarınca temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi uyarınca temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek; sanık ... müdafiinin temyiz isteminin "Sanığın suçu işlemediği, sanığın sadece kiraladığı araca diğer sanıkları aldığı, sanığın diğer sanıkları bıraktıktan sonra oradan ayrıldığı, sanığın suça iştirak ettiğine dair başkaca hiçbir delil bulunmadığı, diğer sanıkların suç atmadan öteye gitmeyen, tüm aşamalardaki çelişkili beyanları dışında ...’nın suça iştirak ettiğine dair mahkûmiyete yeter, her türlü şüpheden uzak kesin ve inandırıcı hiçbir delil bulunmadığı, sanığın diğer sanıkların yakalanmalarını sağlamış olmasının samimi ve iyi niyetli olduğunu gösterdiği, hırsızlık eylemine karışmış olsa kendi ismini de verecekleri ihtimali olan diğer sanıkların kimliklerini söylemeyeceği, bilirkişi raporundaki değerlendirmelerin oluşa ve dosya kapsamına da uygun olmadığı, şüpheden sanığın yararlanması gerektiği, suça karıştığı kabul edilse dahi aracı ile oradan ayrılmasının TCK’nın 36. maddesindeki ihtiyarı ile vazgeçme olarak değerlendirilmesi gerektiği, sanığın TCK’nın 39/2-c maddesi kapsamında yardım eden konumunda kabul edilmesi gerektiği, evin balkon kapısının kilitli olmaması nedeniyle bina içinde muhafaza altına alınmış eşya olarak kabul edilemeyeceği, geceleyin açıktan hırsızlık olarak değerlendirilmesi gerektiği, sanık hakkında fazla ceza tayin edildiği"; sanık ... müdafiinin temyiz isteminin "Sanığın suçunu kısmen ikrar ettiği ve samimi bir şekilde diğer sanıklar hakkında bildiklerini anlatarak yargılamaya katkı sağladığı, sanığın, diğer sanık ...’ın eve girebilmesi için balkon kapısından içeri girerek kapıyı ...’a açtığı, bu nedenle TCK’nın 39. maddesinin uygulanması gerektiğine" ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
Sanıklar hakkında katılana yönelik eylemleri sebebiyle hırsızlık suçundan kurulan hükümlerde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, ilk derece mahkemesi kararlarına yönelik istinaf başvurularının esastan reddine dair kararlar hukuka uygun bulunduğundan, sanıklar müdafiilerinin yerinde görülmeyen temyiz nedenlerinin reddiyle, 5271 sayılı Kanun'un 302/1. maddesi uyarınca, Tebliğname'ye uygun olarak usul ve yasaya uygun olan İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesi'nin kararına yönelik TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ ile HÜKÜMLERİN ONANMASINA, dava dosyasının, aynı Kanun'un 304/1. maddesi uyarınca İzmir 45. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 10.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.