Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA

11. Hukuk Dairesi         2025/3692 E.  ,  2026/569 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2023/524 Esas, 2025/729 Karar
HÜKÜM: Esastan ret

İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi

SAYISI: 2021/371 E., 2022/327 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

KARAR

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 33. sınıfta tescilli 2019/37450 sayılı "... ..." ibareli markasında geçen "..." ibaresinin müvekkilinin çatı markası olması sebebiyle markada korunan asıl unsurun "..." ibaresi olduğunu, "..." ibaresinin "alkollü içecekler" bakımından vasıf bildirici, tanımlayıcı, jenerik ya da anonim kullanımı olan bir kelime niteliği taşımadığını, "demlemek" ibaresinin "çayın renk ve koku vermesi için kaynar suda bekletilmesi" anlamına geldiğini, davalı şirketin 2020/85391 sayılı "... ..." ibareli marka başvurusuna yaptıkları itirazın Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararıyla nihai olarak reddedildiğini, söz konusu markada "..." ibaresinin asli unsur olarak kullanıldığını, davalı markasının müvekkilinin tescilli markasıyla karıştırılma ihtimali bulunduğunu, taraf markalarının birbirine benzediğini ve aynı emtialarda kullanılacağını, benzer marka başvurusunda kötüniyetinin göstergesi olduğunu ileri sürerek YİDK kararının iptaline, dava konusu markanın hükümsüzlüğünü karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde, Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. 2.Davalı Şirket vekili cevap dilekçesinde, davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraf markalarında ortak olarak yer alan "..." ibaresinin, “alkollü içecekler” açısından da belli bir üretim işlemini ifade ettiği, markasal hüviyette ayırt ediciliği zayıf bir ibare niteliği taşıdığı, ayırt edici niteliği zayıf olan ibareleri marka olarak seçen kişilerin bunun sonuçlarına katlanmak, o tanıtma işaretinin bazı tedbirler alınmak ve ilaveler yapılmak suretiyle hafifçe değiştirilmiş şeklinin başkaları tarafından kullanılmasına tahammül etmek zorunda olduğu, davacının, ayırt ediciliği düşük/zayıf olan bu ibareye "rakı" emtiasında ayırt edicilik kazandırdığını ispatlayamadığı, dava konusu edilen markadaki gibi çatı markasıyla birlikte kullanılmış olması nedeniyle "ticari dürüstlük kuralları" içerisinde kalan bir şekilde kullanılan " ..." ibaresinin, bu markayı davacının mesnet markasıyla görsel açıdan benzer kılmaya yetmediği, markaların işitsel bakımdan da farklı olduğu, somut uyuşmazlıkta emtia benzerliği şartının gerçekleştiği, ancak markalardaki farklılıklar nedeniyle dikkat/özen/bilinç seviyesi "18 yaş üstü genel" olan tüketici kesiminin bu markalar altında sunulan "rakı" emtialarının aynı şirketten veya ekonomik olarak bağlantılı şirketlerden geldiği düşüncesine kapılma tehlikesinin bulunmadığı, dava konusu markanın kötüniyetli tescil edildiğinin ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince istinaf edilmiştir.

IV. İSTİNAF

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve esas yönden hukuka uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe

Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.

VI. SONUÇ:

Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 29.01.2026 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.

Karar Etiketleri
ONANMASINA ISTINAFHUKUK
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog