Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA

6. Hukuk Dairesi         2024/3207 E.  ,  2025/4153 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

SAYISI: 2020/357 E., 2024/380 K.

Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar asıl ve birleşen dava yönünden asıl davada davacı - birleşen davada davalı ... vekili, birleşen dava yönünden asıl davada davalı - birleşen davada davacı ... vekili, davalı ... vekili, davalı ... vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.

I. DAVA

1.Asıl davada davacı yüklenici ... vekili dava dilekçesinde; davacı yüklenici ile davalı iş sahibi arasında uluslararası ihtisas fuarı inşaatı yapım işi sözleşmesinin imzalandığını, davalı iş sahibi tarafından zamanında yer tesliminin yapılmadığını, 24.03.2004 tarihinde işin geçici kabule hazır olduğunun bildirildiğini, 07.07.2004 tarihinde davalının hazır olunmasını talep ettiğini, işin % 6,17 kısmının bitirilmemesi nedeniyle komisyonun geçici kabulü yapmadığını, 28.07.2004 tarihinde verilen 25 gün ek süre içerisinde davalı tarafından sözleşmenin feshine ve teminatın gelir kaydedilmesine karar verildiğini, sözleşme dışı fazla ve farklı imalât yapıldığını, davacı yüklenicinin bağlantı bulunmamasına rağmen başka bir binada imalât yapmak zorunda kaldığını, işin % 98,50 oranında tamamlandığını, 4735 sayılı Kanun'un 20/a. maddesi uyarınca gecikme cezası uygulamak suretiyle davalı iş sahibinin işi kabul etmesinin gerektiğini, fazla yapılan işler ile birlikte ödenmesi gereken miktarın KDV hariç 8.966.339,00 TL olmasına rağmen yapılan ödeme miktarının 8.412.153,00 TL olduğunu, sözleşmenin feshi sonucunda 150.000,00 TL bedelli malzemelerin davalıya ait iş yerinde kaldığını belirterek sözleşmenin haksız olarak feshedildiğinin tespitine, 554.186,00 TL eksik iş bedeli ile 150.000,00 TL fesih nedeniyle davalıya ait iş yerinde kalan malzeme bedeli olmak üzere toplam 704.186,00 TL'nin 24.08.2004 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınmasına, 5.000,00 TL ve 472.000,00 TL bedelli teminat mektuplarının iadesine karar verilmesini talep etmiştir.

2.Birleşen İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2017/1340 Esas sayılı dosyasında davacı iş sahibi ... vekili dava dilekçesinde; davacı iş sahibi ile davalı yüklenici ... arasında uluslararası ihtisas fuarı inşaatı yapım işi sözleşmesinin imzalandığını, davalılar ..., ..., ..., ..., ...'in davacı şirketin genel müdürü, yönetim kurulu üyesi, muhasebe müdürü, finansman yönetmeni olarak görev yaptıklarını, davalılar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ...'in davacı şirket ile sözleşme konusu iş nedeniyle hizmet sözleşmesi ilişkilerinin bulunduğunu, davalı ... ile 4735 sayılı Kanun kapsamında 11.11.2003 tarihinde sözleşme imzalandığını, davalı yüklenicinin diğer davalılar ile birlikte hareket ederek işin sonuna doğru sözleşme eklerine uygun olmayan işler yaptıklarını, inşaatı yarım bıraktıklarını ve sözleşmenin feshine sebebiyet verdiklerini, eksik ve hatalı imalâtları belirtmeksizin hakediş düzenlediklerini ve davacının zararına neden olduklarını, davalı yüklenici şirkete fazladan ödeme yapıldığını, uygulanması gereken cezaların uygulanmadığını belirterek davalıların eylemleri ile vermiş oldukları zarardan şimdilik 1.500.000,00 TL'nin davalılardan alınmasına karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

1.Asıl davada davalı yüklenici ... vekili cevap dilekçesinde; davalı iş sahibi ile davacı yüklenici arasında sözleşme imzalandığını, usulüne uygun tutanak ile yer tesliminin yapıldığını ancak yüklenici tarafından işin süresinde bitirilmediğini ve davalı iş sahibi tarafından sözleşmenin feshedildiğini, yer tesliminin usulüne uygun olmadığına ilişkin itiraz bulunmadığını, 20.02.2004 tarihinde işin bitirilememesi nedeniyle davacıya işi süresinde bitirmemesi halinde gecikme cezası uygulanmak üzere 20 gün süreli ihtarname gönderildiğini ve sonrasında ise sözleşmenin feshedilerek kesin teminat ve ek teminatların gelir kaydedildiğini, geçici kabul tespit işlemleri sırasında işin kabule hazır olmadığının anlaşılması üzerine tespitten kaçtıklarını, işin kısım kısım kabulünün ön görülmediğini, geçici kabul tespiti sırasında eksikliğin % 6,17 olarak tespit edildiğini, işin tamamlanmaması nedeniyle geçici kabulün yapılmadığını, sonrasında davacıya ek süre verildiğini, sözleşmenin feshine davacının sebebiyet verdiğini, yaptırılan tespiti kabul etmediklerini, davacıya fazladan ödeme yapıldığını belirterek davanın reddini istemiştir.

2.1. Birleşen İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2017/1340 Esas sayılı dosyasında davalı ... vekili cevap dilekçesinde; dava konusu sözleşmenin yönetim kurulu üyesi olarak görev yaptığı sırada imzalandığını, sözleşme konusu işin üçte birlik kısmının 22.12.2003 tarihinde teslim edildiğini, yüklenicinin ek imalâtlar ve sözleşme dışı işler yapması nedeniyle bitiş tarihinin 25.03.2004 olarak belirlendiğini, 24.03.2004 tarihinde işin geçici kabule hazır hale getirildiğini, davacının zarara uğratılmadığını, eksik iş miktarına ilişkin tespit nedeniyle sözleşmenin feshedildiğini, feshin henüz tamamlanmadığını, kesin hesap çıkarma yükümlülüğünün bulunmadığını, yükleniciye ceza uygulanması ile ilgili sorumluluğunun bulunmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.

2.2. Birleşen İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2017/1340 Esas sayılı dosyasında davalılar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... vekili cevap dilekçesinde; davalılar ..., ..., ..., ... ve ... ile davacı şirket arasında sözleşme konusu işe ilişkin geçici süreli iş sözleşmesi ilişkisinin bulunduğunu, davalılar ..., ... ve ...'nun davacı şirkette iş sözleşmesi ile çalıştığını, ...'in davacı şirketin muhasebe personeli olduğunu, davalıların üzerine düşen azami dikkat ve özeni gösterdiklerini, davacının zararına sebep olmadıklarını, 6 adet hakedişin geçici ya da ara hakediş olduğunu, kesin ödeme niteliği taşımadığını, kesin hesapta miktarın değişebileceğini belirterek davanın reddini istemiştir.

2.3. Birleşen İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2017/1340 Esas sayılı dosyasında davalı ... vekili cevap dilekçesinde; 07.04.2004 - 24.08.2004 tarihleri arasında davacı şirkette yönetim kurulu başkanı olduğunu, toplam ödeme miktarının 120.000,00 TL olduğunu, henüz kesin hesabın yapılmadığını, yükleniciye fazladan yapılan ödeme bulunmadığını, ceza uygulanmasının gerekmediğini, yükleniciye bazı ek işlerin yaptırıldığını, işin eksikliğinin % 5'den fazla olduğunun geçici kabulde tespit edildiğini ve bunun sonucunda sözleşmenin feshedildiğini, yükleniciye ait inşaat alanında kalan malzeme bedelinin 500.000,00 TL'den fazla olduğunu, sözleşme dışı ek işlerin yüklenici tarafından yerine getirildiğini, yükleniciye ek süre verildiğini belirterek davanın reddini istemiştir.

2.4. Birleşen İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2017/1340 Esas sayılı dosyasında davalı ... vekili cevap dilekçesinde; sözleşmenin dava dışı ... Anonim Şirketi tarafından hazırlandığını ve uygulandığını, davalının dava dışı şirket çalışanı olmadığını, sorumluluğuna gidilemeyeceğini, davalı yüklenici şirket tarafından düzenlenen faturaların mali işler direktörü, idari işler direktörü, teknik servis direktörü, genel müdür yardımcısının kontrolünden geçtikten sonra genel müdür sıfatı ile davalıya geldiğini, faturaları kontrol etmesinin mümkün olmadığını, basiretli bir yönetici olarak sözleşme kapsamındaki işler için görevlendirmeler yaptığını, haftalık ve aylık raporlar ile ödeme yapılacağının bildirildiğini, ödemelerin ... Belediye Başkanlığı tarafından yapıldığını, ödenmesi gereken miktarlara ilişkin talimatların görevli kişiler tarafından kontrol edilerek genel müdür ve yönetim kurulu başkanının imzası ile ödendiğini, davalı yüklenicinin davacı iş sahibinden alacağının bulunduğunun belirlendiğini belirterek davanın reddini istemiştir.

2.5. Birleşen İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2017/1340 Esas sayılı dosyasında davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davacı iş sahibi tarafından yer tesliminin süresinde yapılmadığını, projelerin usulüne uygun olarak verilmediğini, geçici kabule hazır olunduğunun bildirildiği tarihten çok sonra cevap verildiğini, eksik olarak tespit edilen iş miktarının hatalı olduğunu, sözleşmenin feshinin hukuka aykırı olduğunu, davacı şirketten haksız fesih nedeniyle alacaklarının bulunduğunu, buna yönelik dava açtıklarını belirterek davanın reddini istemiştir.

III. MAHKEME KARARI

1.İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2005/49 Esas sayılı dosyasında mahkemenin 18.05.2016 tarihli kararı ile davalı iş sahibi tarafından yer tesliminin 13.11.2003 tarihinde yapıldığı, davacı yüklenicinin 20.03.2004 tarihinde geçici kabule davet yazısını davalı iş sahibine sunduğu ancak davalı iş sahibinin 25.03.2004 tarihinde iş alanında stant kurduğu, 01.04.2004 tarihinde açılış yaptığı, fuarın bitişinden sonra 09.07.2004 tarihinde geçici kabul heyetinin çalışmaya başladığı, 15.07.2004 tarihinde eksik ve kusurlu işlerin tespit edildiği, eksik işin % 6,17 olarak belirlendiği, geçici kabulün yapılmadığı, sonrasında verilen 25 günlük ek sürede işin tamamlanmaması nedeniyle davacı yükleniciye 24.08.2004 tarihine kadar eksiklikleri tamamlaması hususunda fesih ihtarnamesi gönderildiği, tespit bilirkişi raporunda 15.07.2004 - 26.08.2004 tarihleri arasında davacı yüklenicinin 115.166.28 TL'lik iş yaptığının tespit edildiği, bu hali ile eksik iş oranının % 1,734 olduğu, sözleşmede ön görülen % 5 eksik iş oranının altında kaldığı, davalı iş sahibi tarafından yapılan feshin haklı olmadığı, davacı yüklenicinin bakiye alacak miktarının 314.142,99 TL olduğu, davacı yüklenici tarafından sözleşmenin feshi nedeniyle iş alanında kalan malzeme ve bedelinin ispatlanamadığı, şartnameye göre malzemenin davalı iş sahibi tarafından satın alınacağının belirlendiği gerekçesiyle asıl davanın kısmen kabulü ile KDV hariç belirlenen 266.222,87 TL alacağın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınmasına karar verilmiştir.

2.Asıl davada yapılan yargılamada verilen ara karar ile ayrılmasına karar verilen İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2016/806 Esas sayılı dosyasında mahkemenin 13.07.2016 tarihli kararı ile davalı gerçek kişiler yönünden davacı ile aralarındaki ilişkinin iş sözleşmesi kapsamında kaldığı, 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu'na göre işçi sayılan kimselerle işveren veya işveren vekilleri arasındaki uyuşmazlıkların çözümünde iş mahkemelerinin görevli olduğu, davalılardan ..., ... ve ... yönünden şirket yöneticilerinin sorumluluğuna ilişkin hükümlerin uygulanmasının gerektiği gerekçesiyle iş mahkemelerinin görevli olduğu belirtilerek görevsizlik kararı verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

1.1. Mahkemenin 2005/49 Esas sayılı dosyasında verilen 18.05.2016 tarihli kararının süresi içinde davalı ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 15. Hukuk Dairesi'nin 07.07.2017 tarihli kararı ile asıl dava ile ayrılan davadaki davaların davacı yüklenici ile davalı iş sahibi arasında imzalanan 11.11.2003 tarihli sözleşmeden kaynaklandığı, davaların biri hakkında verilecek kararın diğerini etkileyeceği, davalar arasında hukuki ve fiili irtibat bulunduğu, birlikte görülmelerinin zorunlu olduğu, ayırma kararının yerinde olmadığı gerekçesiyle ayırma kararı verilen dosyanın birleştirilmesi ile davaların birlikte görülmesi, ayırma kararı verilen dosyada verilen karar kesinleşmiş ise sonucuna göre karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.

1.2. Mahkemenin ayrılarak 2016/806 Esas sırasına kaydedilen dosyasında verilen 13.07.2016 tarihli kararının davacı ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 15. Hukuk Dairesi'nin 23.10.2017 tarihli kararı ile mahkemece ayrılmasına karar verilen dava ile asıl davanın birleştirilerek görülmesi gerektiği gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.

2.Mahkemenin 18.04.2018 tarihli kararı ile asıl davada davacı - birleşen davada davalı yüklenici ...'ne fazla ödeme yapılmadığı, eksik ödeme yapıldığı, asıl davada davacı - birleşen davada davalı yüklenicinin asıl davada davalı - birleşen davada davacı iş sahibi ...'nden bakiye alacağının bulunduğu, birleşen davada davalı gerçek kişilerin ise asıl davada davalı - birleşen davada davacı iş sahibini zarara uğratan herhangi bir kusurlarının bulunduğu hususu ile kasten veya ihmal suretiyle ya da özen yükümlülüğünü yerine getirmemeleri nedeniyle zarara uğrattıkları hususunun ispat edilemediği, asıl davada davacı - birleşen davada davalı yüklenicinin asıl davada davalı - birleşen davada davacı iş sahibinden alacağını alamamış olması nedeniyle doğmuş bir zarardan da söz edilemeyeceği gerekçesiyle asıl davanın kısmen kabulüne, 266.222,87 TL alacağın asıl davada davalı - birleşen davada davacı iş sahibinden alınmasına; birleşen davanın reddine karar verilmiştir.

2.1. Mahkemenin 18.04.2018 tarihli kararının süresi içinde asıl davada davalı - birleşen davada davacı ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 15. Hukuk Dairesi'nin 06.02.2020 tarihli kararı ile taraflar arasında imzalanan sözleşmenin ekleri arasında Yapım İşleri Genel Şartnamesi'nin de bulunduğu, delil sözleşmesi niteliğinde olduğu, şartnamenin 21. maddesinde götürü bedelli işlerde sözleşme kapsamında kalması halinde % 10 fazla imalâtın sözleşme fiyatlarıyla yaptırılacağının düzenlendiği, sözleşme dışı imalâtlar incelenirken sözleşme hükümleri ile şartname hükümlerinin dikkate alınmasının gerektiği, % 10'u aşan imalâtın tespiti halinde ise iş sahibi yararına olması koşuluyla yapıldığı yıl mahalli piyasa rayiçleriyle iş bedelinin belirlenmesinin gerektiği, taraflar arasındaki sözleşmenin götürü bedelli olduğu, bilirkişi raporlarında şartname hükümlerine göre değerlendirme yapılmadığı, ödeme miktarı hususundaki itirazların cevaplandırılmadığı gerekçesiyle konusunda uzman yeni bir bilirkişi kurulu oluşturularak davacı yüklenicinin sözleşme kapsamında yaptığı imalâtların ve sözleşme dışı imalâtların belirlenmesi, fazla ödeme yapıldığının tespiti halinde birleşen davada davalı gerçek kişiler hakkında açılan ceza davasının sonucunun beklenilmesi ve ceza dosyasında kesinleşecek olgulara göre gerektiğinde birleşen davada davalı gerçek kişilerin sorumlu tutulabileceği miktarın belirlenmesi ile sonucuna göre karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.

3.Mahkemenin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ceza dosyasında sanıklar hakkında düşme kararı verildiği, asıl davada davacı - birleşen davada davalı yüklenici ile asıl davada davalı - birleşen davada davacı iş sahibi arasında imzalanan sözleşmenin götürü bedelli eser sözleşmesi olduğu, Yargıtay bozma ilamında belirlenen usule göre yapılan tespitlere göre usulüne uygun hazırlanmış hakediş raporlarından farklı olarak asıl davada davacı - birleşen davada davalı yükleniciye fazla ödeme yapıldığı, fazla ödeme yapılmış olması nedeniyle yüklenicinin iş sahibinden alacağının bulunmadığı, fazla yapılan ödemelere ilişkin sorumluluğun ise iş sahibi şirketin yönetim kurulu üyeleri ve muhasebe çalışanı olan birleşen dosyada davalılar ..., ..., ..., ... ve ...'de olduğu, birleşen dosyadaki diğer davalıların herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığı, oluşan gerçek zararın 1.254.403,77 TL olarak belirlendiği gerekçesiyle asıl davanın reddine, birleşen davanın davalılar ..., ..., ..., ..., ... ve ... yönünden kısmen kabulüne, 1.254.403,77 TL zararın bu davalılardan avans faizi ile birlikte alınmasına, diğer davalılar yönünden reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

1.Asıl davada davacı - birleşen davada davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; asıl davada davacı yüklenici ile iş sahibi arasında imzalanan sözleşmenin feshedilmesi sonrasında yüklenicinin 2004 yılı Ağustos ayı ve sonrasında iş sahasına giremediğini, malzemelerine erişim imkanının bulunmadığını, yüklenici tarafından sözleşme kapsamında bir kısım işlerin yapıldığını, ayrıca sözleşme dışı işlerin de yapıldığını, bu hususa ilişkin olarak dava öncesinde tespit yaptırıldığını, tespit raporunda eksikliklerin % 5 oranından az olduğunun tespit edildiğini, geçici kabulde ise eksik iş oranının % 6'nın üzerinde olduğunun tespit edildiğini, yapılan işlere ilişkin 6 hakediş ile takip eden işlere ilişkin 7 no'lu hakedişin incelenmeden sözleşmenin feshedildiğini, Yargıtay bozma kararı sonrasında düzenlenen bilirkişi raporlarında sanki kararın tümden bozulduğu sonucuna göre hesaplamalar yapıldığını, Yargıtay bozma kararına göre sözleşme dışı imalâtlar yönünden inceleme yapılmasının gerektiğini, hükme esas bilirkişi raporlarında tespit sonrası düzenlenen raporların dikkate alınmadığını, geçici kabul başvurusu sonrasında yapılan işlerin değerlendirilmediğini, iş sahibi tarafından işin geçici kabulünün yapılmamasına ve geçici kabul eksikliklerine rağmen sözleşme konusu işin yapılacağı yerde uluslararası fuar düzenlendiğini, geçici kabul işlemlerinin ise fuar bitiminde yapıldığını, eksikliklere ilişkin tespitin yerinde olmadığını, hükme esas alınan bilirkişi raporlarının yetersiz olduğunu, raporlarda eksik iş bedeli oranının yer almadığını, haksız fesih nedeniyle teminat mektuplarının nakde çevrildiğini ve yüklenicinin mallarının satıldığını, zarara uğradığını, sözleşme konusu işin fiilen teslim alındığı tarihin 24.03.2004 olduğunu, bu tarih itibari ile işin tamamlanmış olduğunu, aksi takdirde fuar düzenlenmesinin mümkün olmadığını, dava konusu edilen alacağın KDV hariç olarak talep edildiğini, iş sahibinin eksiklikleri bulunduğu belirttiği iş yerini kiraya vererek buradan gelir elde ettiğini, teminatları haksız olarak paraya çevirdiğini, Yargıtay bozma ilamında yer alan sebeplere uyulmaksızın yeniden karar verildiğini beyan etmektedir.

2.Asıl davada davalı - birleşen davada davacı ... vekili birleşen dava yönünden temyiz dilekçesinde; Yapım İşleri Genel Şartnamesi'nin taraflar arasında imzalanan sözleşmenin eki niteliğinde bulunduğunu, şartnamenin 1, 2, 3 ve 4. maddelerinde amacının, 20. maddesinde yüklenicinin sorumluluğunun, 40. maddesinde hakediş raporlarının nasıl düzenleneceğinin, 42. maddesinde ise geçici kabul işlemlerinin ne şekilde yapılacağının belirlendiğini, şartnamenin 42. maddesi uyarınca geçici kabul işleminin yapılması için eksik ve kusurlu kısımların bedellerinin sözleşme bedelinin % 5'inden fazla olmamasının gerektiğini, davalı yüklenicinin başvurusu üzerine oluşturulan geçici kabul komisyonu tarafından işin % 6,17 oranında eksik olduğunun tespit edildiğini, bunun üzerine kabul işleminin yapılmadığını, yüklenicinin 25 günlük ek sürede de işi tamamlamadığını ve sonrasında sözleşmenin feshedildiğini, dosya kapsamında alınan 01.04.2021 tarihli bilirkişi raporunda talep edilebilecek fazla ödeme miktarının 837.190,23 TL olduğunun ve yüklenici şirket ile iş sahibi şirket yönetim kurulu üyeleri ve muhasebe sorumlusunun fazla ödemeden sorumlu olduğunun tespit edildiğini, 29.04.2022 tarihli bilirkişi raporunda talep edilebilecek fazla ödeme miktarının 1.254.403,78 TL olduğunun ve yüklenici şirket ile iş sahibi şirket yönetim kurulu üyeleri ve muhasebe sorumlusunun fazla ödemeden sorumlu olduğunun tespit edildiğini, 12.01.2024 tarihli bilirkişi raporunda da aynı yönde tespitlerin bulunduğunu, davalılar inşaat mühendisi ... ve ..., makine mühendisi ... ve mimar ... tarafından 6 adet hakediş raporunun, inşaat mühendisi ... tarafından 5 adet hakediş raporunun, elektrik mühendisi ..., elektrik teknisyeni ... ve inşaat formeni ... tarafından ise 3 adet hakediş raporunun imzalandığını, bu raporlar ile yüklenicinin yaptığı işlerin tam ve doğru olduğu kabul edilerek ödemeler yapıldığını, belirtilen davalılardan yapı denetim ve kontrol elemanlarının da oluşan zarardan sorumlu olduklarını, mahkemece kararda faizin başlangıç tarihinin belirtilmediğini, taleplerinin zarar tarihinden itibaren avans faizi olduğunu beyan etmektedir.

3.Birleşen dosyada davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; Yargıtay bozma ilamı sonrasında alınan bilirkişi raporlarının bozma ilamına uygun olmadığını, 01.04.2021 tarihli raporun eski tarihli raporlar üzerinden kıyaslama yapılarak hazırlandığını, 12.01.2024 tarihli raporun eski tarihli raporlar ile bakanlık müfettişleri tarafından hazırlanan rapor dikkate alınarak hazırlandığını, bu raporun da bozma ilamında belirtilen usule ve bozmaya uygun olmadığını, dosyada en kapsamlı raporun 2009/67 talimat sayılı dosyada hazırlanan rapor olduğunu, hükme esas alınan raporun eksik inceleme ile hazırlandığının bu rapor içeriğine göre belli olduğunu, davalının genel müdür olarak görev yaptığı dönemde mali konular ile ilgili işlemleri yapmak üzere görevlendirmeler yaptığını, görevinin gerektirdiği özen borcunu bu şekilde yerine getirdiğini, ödemelerden muhasebe müdürünün sorunluluğunun bulunduğunu, şirket içi ödeme prosedürüne göre davanın haksız ve yersiz açıldığını, ödemelerin mali işler direktörlüğünün kontrolünde yapıldığını, tüm ödemelerin başkanlığa bildirildiğini, yazılı ödeme onaylarının alındığını, başkanlık tarafından ödemelerin yükleniciye yapıldığını, davacı şirketin zararına hareket edilmediğini, kanunda yazılı kusur izafesinin mümkün olmadığını, 05.06.2004 - 25.02.2005 tarihleri arasında raporlu olması nedeniyle herhangi bir resmi sorumluluğunun bulunmadığını, kesin hesabın yapılmaması nedeniyle de fazla ödeme yapılıp yapılmadığının tespit edilmediğini beyan etmektedir.

4.Birleşen dosyada davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; kesin hakediş yapılmadan eksik veya fazla ödemenin tespit edilemeyeceğini, dava konusu sözleşme kapsamında kesin hakediş yapılmadığını, davalının 07.04.2004 - 24.08.2004 tarihleri arasında iş sahibi şirkette yönetim kurulu başkanı olarak görev yaptığını, kesin hesap işleminin yapılmaması nedeniyle doğmuş bir zarardan söz edilemeyeceğini, bakanlık müfettişi raporunun hükme esas alınmasının hatalı olduğunu, davalının görev süresi dışındaki işlemlerden sorumlu olmadığını, genel kurul başkanlığı yaptığı dönemin de genel kurulda ibra edildiğini, sözleşmenin feshinin haksız olduğunu, eksik iş bulunmadığını, fazla iş yapılmasına rağmen eksik iş için iç hesap - dış hesap yapılmaksızın yanlış hesaplama yapıldığını, eksik iş miktarının % 5'in altında olduğunun ispat edildiğini, hükme esas alınan rapor ile daha önce düzenlenen raporlar arasında çelişki bulunduğunu, ilave ... ve fazla imalâtların dikkate alınmadığını, ek sürede yapılan imalâtların da dikkate alınmadığını, davalının basiretli bir tacir gibi hareket ettiğini, zarara sebebiyet vermediğini, gelir kaydedilen teminatların hesaplamaya alınmadığını, önceki raporlarda yer alan tespitlerin dikkate alınmadığını, raporda esas alındığı belirtilen oranların da hakedişlere göre eksik hesaplandığını, mahkemenin farklı ve çelişkili raporlara rağmen hükme neden raporu esas aldığını açıklamadığını, ceza mahkemesinin beraat kararının dikkate alınmadığını, sorumluluğa başvurulması için gerekli şartların mevcut olmadığını, sorumluluk davası açılması için gerekli genel kurul kararının alınmadığını, genel kurul tarafından yönetimde olduğu dönemin ibra edildiğini, ilk hakedişe ilişkin KDV eksiğinin yüklenici alacağı olarak hesaba dahil edilmesinin gerektiğini, ödemelerin belediye başkanlığı koordinatörlüğünün talimatı ile yapıldığı hususunun dikkate alınmadığını beyan etmektedir.

5.Birleşen dosyada davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; kesin hakediş yapılmadan eksik veya fazla ödemenin tespit edilemeyeceğini, dava konusu sözleşme kapsamında kesin hakediş yapılmadığını, kesin hesap işleminin yapılmaması nedeniyle doğmuş bir zarardan söz edilemeyeceğini, bakanlık müfettişi raporunun hükme esas alınmasının hatalı olduğunu, davalının görev süresi dışındaki işlemlerden sorumlu olmadığını, görev süresine ilişkin işlemlerin de genel kurulda ibra edildiğini, sözleşmenin feshinin haksız olduğunu, eksik iş bulunmadığını, fazla iş yapılmasına rağmen eksik iş için iç hesap - dış hesap yapılmaksızın yanlış hesaplama yapıldığını, eksik iş miktarının % 5'in altında olduğunun ispat edildiğini, hükme esas alınan rapor ile daha önce düzenlenen raporlar arasında çelişki bulunduğunu, ilave ... ve fazla imalâtların dikkate alınmadığını, ek sürede yapılan imalâtların da dikkate alınmadığını, davalının basiretli bir tacir gibi hareket ettiğini, zarara sebebiyet vermediğini, gelir kaydedilen teminatların hesaplamaya alınmadığını, önceki raporlarda yer alan tespitlerin dikkate alınmadığını, raporda esas alındığı belirtilen oranların da hakedişlere göre eksik hesaplandığını, mahkemenin farklı ve çelişkili raporlara rağmen hükme neden raporu esas aldığını açıklamadığını, ceza mahkemesinin beraat kararının dikkate alınmadığını, sorumluluğa başvurulması için gerekli şartların mevcut olmadığını, sorumluluk davası açılması için gerekli genel kurul kararının alınmadığını, genel kurul tarafından yönetimde olduğu dönemin ibra edildiğini, ilk hakedişe ilişkin KDV eksiğinin yüklenici alacağı olarak hesaba dahil edilmesinin gerektiğini, ödemelerin belediye başkanlığı koordinatörlüğünün talimatı ile yapıldığı hususunun dikkate alınmadığını beyan etmektedir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, asıl davada yüklenicinin eser sözleşmesinin haksız feshi nedeniyle eksik iş bedelinin ve fesih nedeniyle iş sahasında kalan malzeme bedelinin ödenmesine ilişkin alacak, birleşen davada sözleşme konusu iş nedeniyle hatalı olarak yükleniciye fazladan ödeme yapılması sebebine davalı yüklenici ile iş sahibi şirket yöneticilerine ve yetkililerine karşı şirket yöneticilerinin sorumluluğuna dayalı tazminat istemine ilişkindir.

1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hakim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre asıl dava yönünden asıl davada davacı - birleşen davada davalı yüklenici vekilinin tüm, birleşen dava yönünden asıl davada davalı - birleşen davada davacı iş sahibi vekili ve asıl davada davacı - birleşen davada davalı yüklenici vekilinin tüm, birleşen davada davalılar ..., ... ve ... vekillerinin ise aşağıdaki bendin dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.

2.Dava tarihinde yürürlükte bulunan 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 341/1. maddesi "Umumi heyet; idare meclisi azaları aleyhine dava açılmasına karar verirse yahut dava açılmamasına karar verilip de esas sermayenin en az onda birini temsil eden pay sahipleri dava açılması reyinde bulunursa, şirket, bu karar veya talep tarihinden itibaren bir ay içinde dava açmaya mecburdur. Bu müddet geçirilmesiyle dava hakkı düşmez. Murakıpların ve alacaklıların vekilinin mesuliyeti hakkındaki hükümler mahfuzdur." hükmünü içermektedir.

Birleşen davada davacı iş sahibi şirkette davalı ... yönetim kurulu üyesi ve genel müdür, davalı ... yönetim kurulu murahhas üyesi ve başkanı, davalı ... yönetim kurulu murahhas üyesi ve başkan vekili olarak görevde bulunmuşlardır. Birleşen davada davacı iş sahibi tarafından davalılar ..., ... ve ... hakkında şirket yöneticilerinin sorumluluğuna ilişkin hükümler kapsamında dava açılmıştır. Dava tarihinde yürürlükte bulunan 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 341. maddesi uyarınca haklarında dava açılabilmesi için genel kurul kararına ihtiyaç bulunmaktadır. Ancak aşamalarda sorumluluk davası açılmasına ilişkin alınan genel kurul kararının ya da davaya muvafakatlerinin sağlanması hususunda gerekli işlemlerin yapılması hususunda birleşen dosyada davacı vekiline süre verilmemiştir.

Mahkemece, birleşen dosyada davacı vekiline, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 52, 53, 54. maddeleri uyarınca davalılar ..., ... ve ... hakkında eylemin kişi, konu ve kapsamını somut olarak gösteren sorumluluk kararı alınmasına ya da iş bu davaya muvafakat verilmesine ilişkin genel kurul kararının ibrazı için makul süre verilmesi, eksik olan usuli işlemlerin yerine getirilmesinden sonra davalılar ..., ... ve ... yönünden davaya devam edilerek esas hakkında karar verilmesi, verilen makul süre içinde eksikliklerin tamamlanmaması halinde ise davanın açıklanan nedenlerle usul yönünden reddedilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.

VI. KARAR

1.Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle asıl dava yönünden asıl davada davacı - birleşen davada davalı yüklenici vekilinin tüm, birleşen dava yönünden asıl davada davalı - birleşen davada davacı iş sahibi vekili ve asıl davada davacı - birleşen davada davalı yüklenici vekilinin tüm, birleşen davada davalılar ..., ... ve ... vekillerinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,

2.Yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalılar ..., ... ve ... vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalılar ..., ... ve ... yararına BOZULMASINA,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgililere iadesine, Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,

03.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Karar Etiketleri
BOZULMASINA YARGITAYKARARI
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog