Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA

5. Hukuk Dairesi         2025/1566 E.  ,  2025/15585 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2024/2147 Esas, 2024/2374 Karar
KARAR: Esastan ret/ Düzeltilerek yeniden esas hakkında verilen karar

İLK DERECE MAHKEMESİ : Kahta 3. Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI: 2023/201 Esas, 2024/86 Karar

Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın yol olarak tapudan terkini davasında yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle;

Adıyaman ili, ... ilçesi, ... köyü, 13 07... parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespitini ve kamulaştırılan taşınmazın yol olarak tapudan terkinini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın kamulaştırma bedelinin emsal karşılaştırması yoluyla Mahkeme tarafından tespitine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne, kamulaştırma bedelinin tespiti ile davalıya ödenmesine, dava konusu taşınmazın davalı adına olan tapu kaydının iptali ile yol olarak terkinine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri

1.Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; bilirkişi raporunda bedelin yüksek hesaplandığını, Mahkemece eksik inceleme ile karar verildiğini, hazırlanan bilirkişi raporunun objektif kriterlerden uzak olduğunu, kendisini vekil ile temsil ettirmesine karşın müvekkil kurum lehine vekâlet ücreti verilmemesinin hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek istinaf yoluna başvurmuştur.

2.Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın normal bir tarım arazisi olarak değerlendirilemeyeceğini, taşınmazın Kahta ilçe merkezine çok yakın olup, imar alanına çok yakın olduğunu, emsal taşınmazların birim fiyatlarına bakıldığında bilirkişi ek raporunda belirlenen miktarın çok üzerinde olduğunu, dava konusu taşınmazın gerçek değerinin çok altında değer biçilmesinin sebebinin bilirkişi heyetine emlakçı bilirkişi alınmamasından kaynaklandığını, dosya arasında birbiri ile çelişen iki ayrı bilirkişi raporu bulunmakta olup raporlar arasındaki çelişki giderilmeden ilk bilirkişi raporuna göre karar verilmesinin kanuna aykırı olduğunu ileri sürerek istinaf yoluna başvurmuştur.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davaya konu taşınmazın dava tarihi itibarıyla kuru arazi vasfında kabul edilmesinde, buğday, nohut ve kavun münavebesinin uygulanmasında, taşınmazın konumu dikkate alınarak %750 objektif değer artışı uygulanarak sonuç metrekare birim değerinin 103,49 TL olarak hesaplanmasında, bu metrekare birim değeri üzerinden bedelin tespit edilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı, her ne kadar davalı taraf davaya konu taşınmazın arsa vasfında olduğunu iddia etmiş ise de İlk Derece Mahkemesince verilen ilk kararın yalnızca davacı idare tarafından istinaf edilmesi ve ilk kararda davaya konu taşınmazın arazi olarak değerlendirilmesi nedeni ile istinaf eden davacının aleyhine olaçak şekilde davaya konu taşınmazın arsa olarak değerlendirilmesinin yasal olarak mümkün olmadığını, ancak fark kamulaştırma bedeline 2942 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesinin dokuzuncu fıkrası gereğince "davanın açıldığı tarihten 4 ay sonrasından başlamak üzere karar tarihine kadar yasal faiz uygulanması gerekirken" yanlış değerlendirme ile faiz yönünden yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmediğinden davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davacı idare vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri

1.Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki hususları tekrar ederek kararı temyiz etmiştir.

2.Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; İstinaf dilekçesindeki hususları tekrar ederek kararı temyiz etmiştir. C. Gerekçe

1.Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, ... olarak davacı idare ile davalı arasındaki kamulaştırma bedelinin tespiti istemine ilişkindir.

2.Değerlendirme

1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Arazi niteliğindeki dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kanun’un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net gelir esas alınarak değer biçilmesi yerindedir.

3.Dava konusu taşınmazın hükme esas alınan bilirkişi kurulu raporunda belirtilen özelliklerine ve dosya kapsamına göre uygulanan kapitalizasyon faiz oranı ve objektif değer artış oranı uygun görülmüştür.

4.Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin ... numaralı başvuru sonucu verilen 23.10.2018 tarihli kararı ve Anayasa Mahkemesinin 2016/9364 başvuru numaralı, 01.06.2019 tarihli ve 30791 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan kararı da göz önüne alınarak, davanın niteliği gereği davacı idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesinde hukuka aykırı bir yön görülmemiştir.

5.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukukî ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle; Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Davacı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, davalıdan peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

27.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Karar Etiketleri
ONANMASINA ISTINAFHUKUK
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog