T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 23. HUKUK DAİRESİ
T.C.
A N K A R A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ
23. H U K U K D A İ R E S İ (E S A S I İ N C E L E M E D E N
K A R A R I N K A L D I R I L M A S I)
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
MAHKEMESİ : Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
TARİHİ : 28/04/2021
ESAS-KARAR NUMARASI : 2019/588E., 2021/351K.
Davacı vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla, istinaf incelemesinin dosya üzerinde yapılmasına karar verilerek dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili özetle: Davalının, davalı kooperatifin aktif üyesi olduğunu, kooperatife olan aidat borçlarını faiziyle birlikte yazılı ve sözlü ikazlara rağmen ödememesi nedeniyle icra takibi başlatıldığını, davalının borca ve takibe haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek, itirazın iptali ile % 20 inkar tazminatının tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili özetle: Alacağın zamanaşımına uğradığını, icra takibinin usule uygun olmadığını, talep edilen alacakların detayı, hangi döneme ilişkin ne kadar talep edildiği hususlarının belirsiz olduğunu, davacının muhatabının müvekkili olmadığını, müvekkilinin kooperatif üyeliğinden kendisine isabet eden taşınmazı 23/11/2011 tarihinde satmış olduğunu, buna ilişkin tapu kaydını dilekçe ekinde sunduklarını, davalının 30/05/2013 tarihli istifaname ile üyelikten ayrılmış olduğunu, istifa tarihine kadar tahakkuk etmiş borçlarını ödediğini, kooperatife borcunun bulunmadığını, talep edilen faizin fahiş olduğunu savunarak, davanın reddini talep etmiştir.
İlk derece mahkemesince; "... davacı tarafından aidat alacağı ve bu alacağa ilişkin faiz talepli başlatılan Ankara 19. İcra Müdürlüğünün 2019/11005 Esas sayılı dosyasına yapılan itiraz neticesinde açılan iş bu davada davalının 2011 yılında tapusunu üçüncü kişiye devrettiği aynı zamanda kooperatiften Ankara 43. Noterliğinin 30/05/2013 tarih ve 12937 yevmiye no ile istifasını bildirdiği, kooperatif ana sözleşmesinin 13.maddesi uyarınca bildirim tarihi itibari ile üyelikten ayrılmanın gerçekleştiği, davalının 31/05/2015 tarihinde kooperatiften ayrıldığı gözetildiğinde davalının bu tarihten sonraki aidatlardan sorumlu olamayacağı önceki döneme ait aidat borcundan kaynaklı takip tarihi itibariyle 375,00-TL asıl alacak, 457,23-TL işlemiş faiz alacağının bulunduğu anlaşıldığından davanın kısmen kabulüne, ..." karar verilmiştir.
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle:
Davalı tarafın, davacı kooperatif aktif halde iken, henüz tasfiye aşamasına girmeden istifa etmiş olduğundan, kooperatiften edindiği konutunu da davacı kooperatife iade etmediğinden, istifasını Kooperatifler Kanunu'nun 13. Maddesinde öngörülen şekilde noter kanalıyla göndermiş olsa dahi, istifasının geçerli bulunmadığını, aidat ve gecikmesi halinde işlemiş faiz borcunu ödeme yükümlülüğünün devam edeceğini, davacı kooperatiften konutunun tapusunu alan her ortağın istifa ettiğinde kooperatifin öncesinden gelen borçlarından, sonrasında ise tasfiye borçlarından hissesine düşeni ödememesi halinde ortaklığını devam ettirenin, diğer ortaklar aleyhine sebepsiz zenginleşmiş olacağını beyan ederek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle: Davaya konu icra takibinin mükerrer takip olduğunu, davacı tarafın aynı sebep ve taleplerle, müvekkili aleyhine Ankara 20. İcra Dairesi'nin 2017/8974 Esas sayılı dosyasıyla daha önce de icra takibi başlattığını, açılan ilk takibe de süresinde itiraz edildiğini, her iki icra takibinin birebir aynı olduğunu, ilk derece mahkemesince kısmen kabulüne karar verilen alacağın da, ilk icra takibine konu alacak olduğunu, ayrıca ilk icra takibine yaptıkları itiraz dilekçesinin de davacıya tebliğ edilmediğini, geçerli bir icra takibi bulunmadığı sürece itirazın iptali davası açılamayacağını, geçerli bir takibin bulunmasının dava şartı olduğunu, kabul anlamına gelmemekle birlikte alacağın zamanaşımına uğradığını, kısmen kabul edilen alacağa takip tarihinden önce faiz işletilmesinin de usul ve kanuna aykırı olduğunu, müvekkili yararına (kötü niyet) tazminatına hükmedilmediğini beyan ederek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE
Dava, kooperatif ortaklığı nedeniyle parasal yükümlülüklerin tahsili için yapılan icra takibine yönelik itirazın iptali istemine ilişkindir.
1.1163 sayılı Kooperatifler Kanununun 1. maddesi uyarınca, yapı kooperatiflerinin amacı karşılıklı yardım ve dayanışma içinde ortaklarını konut veya işyeri sahibi yapmaktır. Kooperatifler giderlerini ortaklarından topladıkları aidatlar ile karşılamak zorunda olduklarından, ortağın da konut isteyebilmesi için yükümlülüklerini tam olarak yerine getirmesi ve kooperatife borcu olmaması gerekir. Ortaklıktan çıkan veya çıkarılan ortağın, kooperatif ortaklığı nedeniyle edindiği hakları da kooperatife iadesi gerekir. Somut olayda; davalının üyelikten istifa ettiği ancak taşınmazı iade etmediği ve hatta dava dışı üçüncü kişiye sattığı, kooperatif üyeliğini devretmediği açıktır. 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 81/2 maddesindeki 'amacına ulaşılarak dağılma sürecine girmiş olan kooperatiflerde çıkan veya çıkarılan ortağın konutu veya işyeri çıkma veya çıkarılma sebebiyle geri alınamaz, ancak bu eski ortaklar daha sonra oluşabilecek tasfiye masraflarına katılırlar' şeklindedir. Bu hüküm karşısında, somut olayda kooperatifin tasfiye durumunun, diğer ortakların konut edinme durumlarının araştırılmadığı anlaşılmaktadır. Davalının istifası ancak kooperatiften edindiği konutun kooperatife iade edilmesi yahut üçüncü kişiye devri halinde ise rayiç bedelini kooperatife iade etmesi ile mümkün olabilecektir. İade yapılmadığı takdirde davalının aidat yükümlülüğünden kurtulduğundan bahsedilemeyecektir.
İlk derece Mahkemesince bu hususların tartışılmadığı emsal dosyalar ile farklı tespitler içeren bilirkişi raporuna göre karar verilmesi doğru görülmediğinden, Dairemizce, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüyle,
HMK'nın 353/1,a,6 maddesi uyarınca İlk derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve açıklanan hususlar kapsamında emsal dosyalar, tasfiye durumu da gözetilerek yeniden inceleme yapılması ile davanın görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmiştir.
2.Kararın niteliğine göre bu aşamada davalı vekilinin istinaf itirazlarının incelemesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
1.) Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK m. 353/1.a.6 gereğince kabulü ile:
Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019/226E., 2020/207K. sayılı 08/07/2020 tarihli kararın kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine,
Davalı vekilinin istinaf itirazlarının incelemesine yer olmadığına,
2.) Peşin alınan istinaf karar harcının iadesine,
3.) İstinaf yasa yoluna başvuranlar tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin İlk Derece Mahkemesi tarafından hükümle birlikte değerlendirilmesine,
4.) HMK m. 359/4 gereğince kararın tebliği, harç tahsil müzekkeresi yazılması ve gider avansı iadesi işlemleri ile m. 302/5 gereğince kesinleşme kaydı ve kesinleşme kaydı yapılan kararların yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK m. 353/1.a ve 362/1.g gereğince KESİN olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ...