Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA

8. Hukuk Dairesi         2024/2827 E.  ,  2025/6206 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI: 2021/97 E., 2024/21 K.

İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda verilen karar, davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R

Davacılar vekili dava dilekçesinde; irsen intikal ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak, ... Mahallesinde bulunan ve 1979 yılında yapılan kadastro sırasında tespit harici bırakılan yaklaşık 11.000 metrekare yüzölçümündeki taşınmazın, veraset ilamında belirlenen hisseleri oranında müvekkilleri adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı Hazine vekili; davanın reddine ve 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 713/6. maddesine dayalı olarak davaya konu taşınmazın Hazine adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı ... vekili; davanın görev yönünden reddi gerektiğini, hak düşürücü süre içinde açılmadığını, taşınmazın niteliğinin belirlenerek, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 14... . maddelerinde öngörülen kazanma koşullarının davacı yararına gerçekleşip gerçekleşmediğinin araştırılması gerektiğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.

Davalı ... vekili; davanın husumet yönünden reddi gerektiğini, taşınmazın göl mutlak koruma alanında kaldığını, ayrıca orman sınırları içinde bulunduğundan tespit harici bırakıldığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.

... İdaresi vekili; taşınmazın ... Barajı mutlak koruma alanında bulunması nedeniyle zilyetlikle kazanılamayacağını ileri sürerek müdahale talebinde bulunmuş, taşınmazın ... (...) adına tescilini talep etmiştir.

İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabülüne, dava konusu İstanbul ili Çatalca ilçesi ... Mahallesi hudutlarında bulunan 14.04.2015 havale tarihli bilirkişi raporu ve krokilerinde sarı renkle (A) harfi ile gösterilen 9.554,12 m²lik taşınmaz bölümünün aynı adanın son parsel numarasından sonra gelmek kaydıyla tarla vasfıyla davacılar adına veraset ilamındaki payları oranında tapuya kayıt ve tesciline, (B) harfi ile gösterilen 6.807,38 metrekarelik yeşil renkli kısmının davalı Hazine adına orman vasfıyla tapuya tesciline, ... İşleri Genel Müdürlüğünün davasının (itirazının) reddine karar verilmiş; hüküm, fer'i müdahil ... Genel Müdürlüğü, davalılar Hazine, ... ve ... vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.

Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 06.11.2020 tarihli ve 2020/8547 Esas, 2020/5208 Karar sayılı ilamıyla; "İlk Derece Mahkemesince temyize konu (A) harfi ile gösterilen 9.554,12 metrekarelik bölüm üzerinde davacı taraf lehine zilyetlikle iktisap koşullarının oluştuğu gerekçesi ile yazılı şekilde karar verilmiş ise de, keşfi yapan hakimin taşınmazın konumu, toprak yapısı, üzerindeki bitki örtüsü ve çevre taşınmazlara göre arz ettiği özellikleri belirtir gözleminin keşif tutanağına yazılmadığı gibi, taşınmaz üzerindeki gerçek zilyetlik olgusunun yerel bilirkişi ve tanık beyanları dışında memleket haritası, hava fotoğrafı ve amenajman planındaki konumu da incelenerek belirlenmesi gerekirken, hava fotoğrafları ile bu fotoğraflardan elde edilmiş memleket haritaları ve topoğrafik fotogrametri yöntemiyle düzenlenmiş kadastro paftası örneği getirtilip uygulanmak suretiyle taşınmazların niteliği, konumu ve tasarruf edilen yerlerden olup olmadığının saptanmadığı, çekişmeli taşınmaza komşu bulunan ve tescil harici bırakılmış olan yerler hakkında da tescil istemli davalar açılıp açılmadığının araştırılmadığı, ... Barajı mutlak mesafeli koruma alanında ve imar planı kapsamında kaldığı bildirilen taşınmazın zilyetlikle iktisap edilebilecek yerlerden olup olmadığı, zilyetlikle iktisaba elverişli yerlerden ise imar planı içerisine alınma tarihine kadar en az 20 yıl süreyle malik sıfatı ile zilyetliğin bulunup bulunmadığı hususunda bir değerlendirme yapılmadığı, davacılar adına aynı çalışma alanında kayıt ve belgeye dayanılmaksızın zilyetlik yolu ile iktisap ettikleri taşınmaz olup olmadığının belirlenmediği, eksik araştırma ve incelemeye, yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak hüküm kurulamayacağı gerekçesiyle" hükmün bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda; "çekişmeli taşınmazın 1980 tarihli Metropolitan Nazım İmar Planı içerisinde yer aldığı, imar ihyanın ise 1970 tarihinde gerçekleştiğinin kabul edildiği, buna göre kanunun aradığı şartların somut olayda sağlanmadığı" gerekçesiyle ispatlanamayan davanın reddine, İstanbul ili Çatalca ilçesi ... Mahallesinde kain 06.02.2023 tarihli heyet raporunda yer alan krokide (A) harfiyle gösterilen 9.554,12 m²lik kısım ile (B) harfiyle gösterilen 6.807,38 m²lik kısmın tarım arazisi vasfıyla Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.

1.Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında, davacılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2.Dava konusu taşınmazın bilirkişi raporu ve krokisinde (B) harfi ile gösterilen 6.807,38 m²lik kısmının orman vasfıyla Hazine adına tesciline dair verilen ilk karar kesinleşmesine rağmen, İlk Derece Mahkemesince bu bölüm yönünden yeniden hüküm kurularak bu kez tarım arazisi vasfıyla Hazine adına tesciline karar verilmesi isabetsizdir.

Ne var ki; bu yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun'un geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan 1086 sayılı Kanun'un 438. maddesinin yedinci fıkrası hükmü uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kamu düzeni kuralları da gözetilmek suretiyle düzeltilerek onanması gerekmiştir.

SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacılar vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE,

(2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kamu düzenine ilişkin kurallar da gözetilerek kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının, hüküm fıkrasının 2 numaralı bendinde yer alan "ile (B) harfi ile gösterilen 6.807,38 m²lik kısmın" ibaresinin hükümden çıkarılmasına, kararın düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, Peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 06.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Karar Etiketleri
BOZULMASINA YARGITAYKARARI
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog