Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA

6. Hukuk Dairesi         2025/154 E.  ,  2025/4160 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI: 2024/321 E., 2024/250 K.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen kararı davacı vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyize konu edilen kararın niteliğinin duruşma istenebilecek davalardan olmadığı anlaşılmıştır. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin ikinci fıkrası uyarınca duruşma isteğinin reddine, temyiz dilekçesinin kabulü ile incelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile davalı arasında 13.04.2015 tarihli sözleşme akdedildiğini, davalının sözleşmeye riayet etmediğini, taahhüt ettiği işleri yerine getirmediğini, asansörlerin tamamının devreye alınıp çalıştırılması için 31.05.2015 tarihinde eksiksiz ve noksansız olarak tamamlanmış olmasının kararlaştırıldığını ancak taahhütlerini yerine getirmediği için davalıya 12.06.2015 tarihli ihtarname ile durumun ihbar ve ihtar edildiğini, ancak gereğinin yerine getirilmediği gibi kötüniyetli olarak karşı ihtarname keşide edildiğini, müvekkiline zaman kaybettirildiğinin açık olduğunu, asansör yapımı için 50.000,00 TL daha yüksek bedelle sözleşme yapmak zorunda kaldığını, ayrıca iskele ücreti ödemek durumunda kaldığını, 10.000,00 TL daha zararının oluştuğunu, bu nedenle sözleşmenin ihlal edilmiş olmasından dolayı doğmuş maliyet farkları ve muaccel hale gelmiş cezai şartlar uyarınca, bilirkişi raporu doğrultusunda ileride arttırılmak üzere 1.000,00 TL tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap delikçesinde; taraflar arasında asansör yapım işine dair sözleşme olduğunu, müvekkilinin edimini yerine getirebilmesi için öncelikle asansör yerinin kendisine tutanakla teslim edilmesi gerektiğini, asansör montajının yapılabilmesi için makine mühendisleri odasından onay alınabilmesi için asansör A3 Yönetmeliğine uyulması gerektiğini, 12.06.2015 tarihili noter tespitinde ve Edirne 2. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin tespitinde, yerin asansör imalâtı için hazır olmadığının görüldüğünü, 23.04.2015 tarihinde asansörlerin projelerinin çizildiğini ve davacıya elden teslim edildiğini, davacının sürekli olarak tadilat değişikliklerinden kaynaklanan tutumları sonucunda inşaatın uzadığını ve yerin davalıya teslim edilemediğini, halen de asansör montajına uygun olmadığını, müvekkilinin yaptırdığı tespite dayanarak 13.04.2015 tarihli sözleşmeyi kalan sürede işi tamamlaması imkanı olmadığı için 15.06.2015 tarihinde feshettiğini, inşaatın 10.09.2015 tarihi itibari ile de asansör montajına uygun olmadığını, asansörün kuyuya sığmadığını, davacının eksiklikleri tamamlamadığı gibi iş yerinin davalının montaj sırasında çalıştıracağı işçilerin iş güvenlikleri açısından da uygun olmadığını, bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin 22.03.2022 tarihli kararı ile davalı yüklenicinin işin uzmanı olup, basiretli bir tacir gibi davranarak davacıya ihtar gönderip sözleşmede belirtilen edimleri yerine getirmesini ihtar etmesi gerekirken, sözleşme tarihinden davacının ihtarname gönderdiği tarihe kadar bu konuda davacıya her hangi bir ihtarda bulunmayıp aksine, davacının işin 15 gün içinde tamamlanması hususundaki ihtarı üzerine mahallinde noter aracılığı ile tespit yaptırarak ve ihtar göndererek, çekilen fotoğraflarda davacının yapması gereken betonarme işlerin henüz yapılmadığı gerekçesiyle sözleşmeyi feshettiğini bildirmiş olup yüklenici bu tarihe kadar iş sahibini uyarmayarak beklemiş olduğundan sözleşmeyi feshetmekte haksız olduğunun belirlendiği, dosyada yaptırılan bilirkişi incelemesi ile davacının zararının 111.058,60 TL olarak hesaplandığı, bilirkişi raporunun dosya kapsamına uygun ve denetlemeye elverişli bulunduğu, davacı tarafça 20.12.2021 tarihinde davanın ıslah edildiği, her ne kadar davalı tarafça ıslaha karşı zamanaşımı itirazında bulunulmuş ise de davacının eldeki davayı belirsiz alacak davası olarak açtığı, bu bağlamda belirli hale geldikten sonra arttırılan kısma ilişkin zamanaşımı hükümlerinin işlemeyeceği dikkate alınarak davacının davasının kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

İlk Derece Mahkemesinin 22.03.2022 tarihli kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 19.10.2022 tarihli kararı ile davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

Bölge Adliye Mahkemesinin 19.10.2022 tarihli kararının süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizce; eser sözleşmelerinde eserin yapılacağı yerin hukuki ve fiili ayıplardan ari olarak iş sahibi tarafından yükleniciye teslim edilmesi gerektiği, davalı yükleniciye süresinde fiili ayıptan ari yer teslimi yapılmadığı için sözleşmeyi 15.06.2015 tarihli noter ihtarı ile feshettiği, bu durumda iş sahibi sözleşmeyi süresinde işin yapılabileceği şekilde teslim etmediğinden ve kalan 1 ay içinde de işin başlama ve tamamlanması yükleniciden beklenemeyeceğinden sözleşmenin davalı yüklenici tarafından feshedilmesinin haklı olduğu, dolayısıyla davacının davasının reddi gerekirken, kabulüne karar verilmesi doğru olmadığı gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile eser sözleşmelerinde eserin yapılacağı yerin hukuki ve fiili ayıplardan ari olarak iş sahibi tarafından yükleniciye teslim edilmesi gerektiği, davalı yükleniciye süresinde fiili ayıptan ari yer teslimi yapılmadığı için sözleşmeyi 15.06.2015 tarihli noter ihtarı ile feshettiği, bu durumda iş sahibi sözleşmeyi süresinde işin yapılabileceği şekilde teslim etmediğinden ve kalan 1 ay içinde de işin başlama ve tamamlanması yükleniciden beklenemeyeceğinden sözleşmenin davalı yüklenici tarafından feshedilmesinin haklı olduğu, her ne kadar akdin gereği gibi ve zamanında ifasını tehlikeye sokan her hali yüklenici TBK'nın 472. maddesi uyarınca iş sahibine derhal haber vermeye mecbur ise de bu uyarı borcunu dar bir çerçevede ifade etmemek gerektiği, uyarı borcunu yerine getirmeyen yüklenicinin iş sahibinin zararlarından kendisine hiç bir kusurun yüklenemeyeceğini ispat etmedikçe TBK'nın 112. maddesi uyarınca sorumlu olacağı, ancak yüklenici bu madde uyarınca kendisine hiç bir kusurun yüklenilemeyeceğini ispat ederse yüklenicinin sorumluluğundan bahsedilemeyeceği, 12.06.2015 tarihli tutanakla taşınmazda asansör montajı ve imalâtı yapılmasına engel durumların söz konusu olduğunun tartışmasız bir şekilde ortaya konulduğu ve davalının edimini ifa edememesinde kusursuz olduğunu ispat ettiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde; bilirkişi raporları arasındaki çelişki giderilmeden karar verilmesinin hatalı olduğunu, 23.11.2017 tarihli rapor tespitlerinin sözleşmenin 8. maddesinde işyeri tesliminin yapıldığına dair düzenlemeyi gözetmeksizin hatalı tespitler içerdiğini, yine ihtarnamede ... müddeti tanındığının dikkate alınmadığını, hükme esas alınamayacağını, 16.01.20 17... .04.2017 tarihli bilirkişi tespitleri ile montaj için inşaat mahallinin hazır olduğunun tespit edildiğini, 12.06.2015 tarihli noterlik tespit tutanağının aksinin bu raporlar ile ispat edildiğini, davalının malzemeleri inşaat sahasına getirmediğini, inşaat mahallinin durumunun iş sahibine bildirilmediğini, davalının sözleşmeyi feshinin haksız olduğunu, davalının 3 aylık süreçte yerine getirmeyeceği taahhütler ile müvekkilini oyaladığı ve yapılmak zorunda kalınan yeni sözleşme hükümleri gereği zarara uğramasına neden olduğunu, 16.01.20 17... .04.2017 tarihli bilirkişi raporlarında davalının basiretli tacir olarak yükümlülüklerini yerine getirmediğinin tespit edildiğini, kararın hatalı olduğunu beyan etmektedir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, eser sözleşmesinden kaynaklanan maddi tazminat ve cezai şart istemine ilişkindir. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.

Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkan bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Davacı vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Alınması gereken temyiz karar harcı peşin olarak yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,

03.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Karar Etiketleri
BOZULMASINA ISTINAFHUKUK
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog