T.C.
İSTANBUL
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile davalı şirket arasında 01.03.2024 başlangıç tarihli Elektrik Enerjisi Satış Sözleşmesi akdedildiğini, davalının 1 adet büyük ve 7 adet küçük sayacı bulunduğunu, ödeme tarihi olarak ön ödeme; tüketimin gerçekleştiği aydan önceki ayın 15.günü kararlaştırıldığını, bu kapsamda davalı şirketçe ön ödeme olarak; 19.02.2024 tarihinde 293.720,00 TL, 18.03.2024 tarihinde 313.305,57 TL, 19.04.2024 tarihinde 200.000,00 TL, 30.04.2024 tarihinde 70.000,00 TL olmak üzere toplam 877.025,57 TL ödeme yapıldığını, müvekkili şirket tarafından davalı şirketin elektrik tüketimine ilişkin olarak 23 adet toplam 1.397.459,03 TL fatura düzenlendiğini, davalı şirketin müvekkili şirkete 520.433.446 TL borcu bulunduğunu, alacağın tahsili amacıyla ...
7.İcra Müdürlüğü ...E. Sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalı itirazı üzerine takibin durduğunu, icra takibinde asıl alacak ile birlikte davalının temerrüde düştüğü 15.06.2024 tarihinden itibaren takip tarihi itibarıyla 93.474,84 TL işlemiş faiz talep edildiğini, açıklanan nedenlerle; davalı şirket hakkında ihtiyati haciz kararı verilmesine, davalı itirazının iptaline ve takibin devamına, davalı aleyhine 9420 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin davalı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı şirketin tahakkuk eden faturaları incelendiğinde yüksek miktarlı ön ödemelere rağmen herhangi bir indirim yapılmadığının ve faturalara dağıtım bedeli ve gecikme bildirim bedeli ve Elektrik Tüketim Vergisi ücretlerinin yansıtıldığını, Fatura oluşturulmadan önce hesaplanacak elektrik tüketim tutarı için fiziki sayaç okuma yapılmadığını tüketim bedeli 7 adet sayaç için tahmini yapıldığını, Bir sayacın Trafoya bağlı olması nedeniyle online tüketim bedeli öğrenilebilecekken oluşturulan faturadaki son endeks ile tüketilen enerjiye ait son endeksler arasında yüksek fiyatlandırma oluşturacak farklar olduğunu, 31.03.2024 tarihinde oluşturulan 419.072,94TL tutarındaki faturada son endeks ve ilk endeks yazılmadığı için denetlenemediğini, daha uygun elektrik satın almak maksadıyla yapılan bu sözleşme sonucu müvekkilinin zarara uğratıldığını, enflasyonun oldukça yüksek seyrettiği ve faizlerin durumu ortada olduğu bir dönemde ön ödeme adı altında alınan yüksek bedellerin yaklaşık 3(üç) ay gibi bir süre davacının hesaplarında bekletilmiş ve yeteri kadar ön ödeme olmadığı gerekçesi ile herhangi bir indirim yapılmadığını, İndirimli enerji satın alabilmek için yapılan sözleşmede, tahakkuk ettirilen faturalar incelendiğinde normal fiyat endeksinin üzerinde bedelle, tüketimin ücretlendirildiği ve son endekslerin gerçek tüketim bedelinden yüksek tutularak fahiş faturaların oluşturulduğunun görüleceğini, alanında uzman bir bilirkişinin yapacağı hesaplama sonrası oluşacak bir bakiye borç varsa müvekkiil şirketin bu borcu ödemeye hazır olduğunu, borcun varlığı noktasında taraflar arasında sorun varken bir ihtar çekilerek müvekkilinin temerrüde düşürülmediğini, cari hesap başlığı altında denetimden yoksun listeler dışında müvekkiline herhangi bir bildirim yapılmadan icra takibine konu edildiğini, bu nedenle oluşacak faizin kabul edilmedi bağdaşmadığını, ihtiyati haciz talep edilerek müvekkili şirkete zarar verme kastı ile hareket edildiğini, açıklanan nedenlerle davanın reddine, ihtiyati haciz talebinin reddine, yargılama giderleri ile ücreti vekaletin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesi talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE Davanın, itirazın iptali istemine ilişkindir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, taraflar arasında imzalanan 01.03.2024 tarihli elektrik enerjisi satış sözleşmesi uyarınca davacı tarafından davalı adına tanzim edilen fatura bedellerinin ödenmediği iddiası ile davacı tarafından davalı aleyhine ...
7.İcra Dairesinin ... Esas sayılı takip dosyasında başlatmış olduğu icra takibine davalının yapmış olduğu itirazın haklı olup olmadığı, takibe dayanak faturalardan dolayı varsa talep edebileceği alacak miktarının faizi ile birlikte ne kadar olduğu hususlarından kaynaklandığı anlaşıldı. Tarafların delilleri toplanarak dosya arasına alınmıştır. Taraflara ticari defterlerini dosyaya ibraz etmek üzere kesin süre verilmişse de davalı tarafından ticari defterler sunulmadığı gibi, ticari defterlerin bulunduğu açık adresi dahi bildirmemiştir. Davacının ticari defterleri üzerinde mali müşavir bilirkişisi ve sektör uzmanından oluşan bilirkişi heyeti marifetiyle inceleme yapılmıştır.,
Bilirkişi heyetinin 05.08.2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle; davacı şirkete ait ticari defterlerin usulüne uygun olarak tutulmuş olduğunun tespit edildiği, taraflar arasında akdedilen Elektrik Enerji Satış Sözleşmesinde, davacı şirketin tedarikçi olduğu ve davalı şirketin tüketici olduğu, tedarik başlangıç tarihinin 01.03.2024 ve bitiş tarihinin 01.03.2025 olduğu, ödeme şeklinin, ön ödeme, tüketimin gerçekleştiği aydan önceki ayın 15. Günü olduğu, aktif enerji birim satış fiyatı modelinin; (...+ ... Bedeli)x (1+ Komisyon Oranı), Komisyon Oranı; -3,2% olarak belirlenmiş olduğu, davalı şirkete ait 2024 yılı karşılaştırmalı alış-satış analizi formuna göre; davacı şirket tarafından tanzim edilen 23 adet faturanın, taraf şirketlerin ticari defterlerinden kayıtlı olduğunun anlaşıldığı, davacı şirket tarafından tanzim edilen e-faturalar muhatabının davalı şirket olduğu, faturaların davalı şirkete elektronik ortamda iletilmiş olduğu, söz konusu faturalara karşı yasal itiraz süresi içerisinde davalı şirket tarafından yapılan herhangi bir itiraza dosya kapsamında rastlanılmadığı, davacı şirketin kendi ticari defterlerinde, icra takip tarihi itibarıyla davalı şirket cari hesabının 520.433,46 TL borçlu durumda olduğu, davacı şirketin cari hesap alacağında haklı olduğunun kabulü halinde, dava konusu icra takip tarihi itibarıyla davalıdan toplam (520.433,46 TL + 93.474,84 TL =) 613.908,30 TL tutarının talep edilebileceği yönünde görüş bildirildiği anlaşılmıştır.
HMK 222.(1) madde hükmü gereği " Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir. (3) İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut....deliller ile ispatlanmamış olması gerekir. (Ek cümle:22/7/2020-7251/23 md.)
Mahkememizce,
HMK 222 gereği tarafların ticari defter ve kayıtlarında inceleme yapılmasına karar verilmiş olup; davacının ticari defterlerinin kanuna uygun tutulduğundan sahibi lehine delil niteliği taşıdığı belirlenmiştir.Davacının delil niteliğinde bulunan ticari defter lerinde uyuşmazlığa konu faturanın yer aldığı, davacının asıl alacak yönünden talebi kadar alacağı olduğu belirlenmiştir. Davalı ise yapılan ihtarata rağmen ticari defterlerini ibrazdan kaçınmıştır. Davalıya usulen yapılan ihtara rağmen ticari defterlerini ibrazdan kaçındığından davacının lehine delil vasfından olan ticari defter ve kayıtlarına göre karar verilmesi gerekir.
Yapılan yargılama, toplanan deliller, alınan bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında akdedilen Elektrik Enerji Satış Sözleşmesinde, davacı şirketin tedarikçi olduğu ve davalı şirketin tüketici olduğu, tedarik başlangıç tarihinin 01.03.2024 ve bitiş tarihinin 01.03.2025 olduğu, ödeme şeklinin, ön ödeme, tüketimin gerçekleştiği aydan önceki ayın 15. Günü olduğu, aktif enerji birim satış fiyatı modelinin; (...+ ... Bedeli)x (1+ Komisyon Oranı), Komisyon Oranı; -3,2% olarak belirlenmiş olduğu, davalı şirkete ait 2024 yılı karşılaştırmalı alış-satış analizi formuna göre; davacı şirket tarafından tanzim edilen 23 adet faturanın, taraf şirketlerin ticari defterlerinden kayıtlı olduğunun anlaşıldığı, davacı şirket tarafından tanzim edilen e-faturalar muhatabının davalı şirket olduğu, faturaların davalı şirkete elektronik ortamda iletilmiş olduğu, söz konusu faturalara karşı yasal itiraz süresi içerisinde davalı şirket tarafından yapılan herhangi bir itiraza dosya kapsamında rastlanılmadığı, davacı şirketin kendi ticari defterlerinde, icra takip tarihi itibarıyla davalı şirket cari hesabının 520.433,46 TL borçlu durumda olduğu, davacı şirketin cari hesap alacağında haklı olduğunun kabulü halinde, dava konusu icra takip tarihi itibarıyla davalıdan toplam (520.433,46 TL + 93.474,84 TL =) 613.908,30 TL tutarının talep edilebileceği anlaşılmakla, davacının davasının kabulüne, itiraz haksız ve alacak likit olduğundan asıl alacağın %20'sine karşılık gelen 104.086,70-TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM/ Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; Davacının davasının KABULÜNE, Davanın ...
7.İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasına vaki itirazının iptaline, Takip kaldığı yerden devamına, Alacak likit ve itiraz haksız olduğundan asıl alacağın %20'sine karşılık gelen 104.086,70-TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan 41.936,08- TL nispi karar harcının, 7.414,48-TL peşin harçtan mahsubu ile noksan kalan 34.521,60- TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına, Davacı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan 98.086,25- TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
Davacı tarafından yapılan toplam 12.443,00- TL yargılama gideri ile 7.414,48-TL peşin harç, 615,40- TL başvuru harcı toplamı 20.472,88-TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesi gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, tahsilat ve gereği için Mahkeme Yazı İşleri Müdürlüğünce ilgili vergi dairesine müzekkere yazılmasına,
Davacı tarafından yatırılan bakiye gider avansının kararın kesinleşmesi üzerine davacıya iadesine, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi'nde İSTİNAF yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 20/02/2026
Katip
(e-imzalıdır)
Hakim
(e-imzalıdır)