5. Hukuk Dairesi 2025/1603 E. , 2025/15948 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 11. Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verilmiştir.
Davacılar vekilince temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasının istenilmesi üzerine, işin duruşmaya tâbi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 02.12.2025 günü tayin edilerek taraflara tebligat gönderilmiştir. Duruşma günü yetki belgesine istinaden davacılar vekili Avukat .. .. ve davalı idare vekili Avukat ... gelmişlerdir. Duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verildi. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; davacıların murisinin .. ili, .. ilçesi, .. köyü 158 parsel sayılı taşınmazın maliki iken bu taşınmazın parselasyon işlemine tabi tutularak muhtelif parsellere ifraz olduğunu; ancak bu ifraz işlemi esnasında kök parselden yol olarak müvekkillerin murisi tarafından bir alan bırakıldığını, bu işlemin daimi mürur hakkı olarak bırakıldığını, söz konusu oluşan parsellerin herhangi bir imar ya da bir kurum tarafından kamulaştırma nedeni ile kullanımının sona ermesi durumunda mürur hakkı sona ereceğinden dava konusu alanın müvekkillerine geri dönmesi gerektiğini, özel amaçlı ifraz işlemi ile kadastral yol olarak kullanımına izin verilen alanın imar ve parselasyon işlemi ile artık işlevini yitirdiğini, söz konusu alan için fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile kamulaştırmasız el atma bedeline hükmedilerek şimdilik 1.000,00 TL bedelin yargılama giderleri, faizi ve ücreti vekâlet ile birlikte alınarak müvekkillere ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir
II. CEVAP
Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; idari yargının görevli olduğunu, davanın zamanaşımına uğradığını, özel parselasyon sonrasında malikin muvafakati ile kamu hizmet ve tesisleri için ayrılmış bulunan yerler için eski malikleri tarafından mülkiyet iddiasında bulunulamayacağını, davaya konu alanın herhangi bir şahsa aidiyetinin söz konusu olmadığını, bu anlamda kök parsel olan 158 parsel sayılı taşınmazın parselasyonu neticesinde oluşan sair parsellerin kamulaştırma bedellerinin maliklerine ödendiğini ve tescillerinin yapıldığını, 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 35 nci maddesi uyarınca ister hukuki, ister fiili şekilde yapılmış olan özel parselasyonlar sonucu kamu hizmetine tahsis edilmiş olan yol, meydan, yeşil alan, otopark, park, çocuk bahçesi, okul gibi yerler üzerinde eski tapu maliklerinin hiçbir hakkı kalmadığının öngörüldüğünü, öncelikle görevsizlik ve süre yönünden davanın reddedilmesini, ayrıca 2942 sayılı Kanun'un 35 nci maddesi hükmü gereğince de davanın esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu alanda kamunun kullanımı için ayrılmış bir yol bulunmadığını, 06.08.1956 tarihinde yapılan özel parselasyon nedeniyle ifrazen oluşan parsellerden kalan 2957 m²lik kısmın ifraz edilen parsellerin kullanımına özgü kadastral yola terk edildiğini, bu alanın amacına uygun kullanılmadığını, kamulaştıran idare ve imar düzenlemesini yapan idarenin bu hususu dikkate almadığını ve bedelini ödemediğini, bir taşınmazın kamuya ait, yani kamunun kullanıma açık yol olması ile belirli taşınmazların müşterek yolu olmasının farklı hukuki statüler olduğunu, özel mülkiyete tabi olan 158 parsel sayılı taşınmazın ifrazı neticesinde oluşan davaya konu taşınmazın, kamunun kullanımına açık genel yol olmayıp, yalnızca ifraz neticesinde oluşan diğer parsellerin hususi kullanımında bulunan bir taşınmaz niteliğinde olduğunu, ifrazla oluşan 20 43... parsel sayılı taşınmazların hususi geçit alanı olarak tahsis edildiğini, ancak gelinen aşamada gerek imar uygulaması gerekse kamulaştırma işlemleri neticesinde tüm parsellerin malikinin tek bir kurum olması ile dava konusu parselin geçit amacıyla kullanılma özelliğinin kalmadığını, dava konusu taşınmazın "mülkiyet bedelinin" kök malikin varisi olan davacılara ödenmesi gerektiğini, dava konusu parselin kamulaştırılmadığını, 2942 sayılı Kanun'un 35 inci maddesinde düzenleme ortaklık payı için ayrılar yerler ile özel parselasyona tabi tutulan ve malikinin muvafakatı ile kamu hizmet ve tesisleri için ayrılmış bulunan yerler bakımından mülkiyet iddiasında bulunulamayacağının düzenlendiğini, dava konusu kök parselden ifraz olunan diğer parsellerin özel kullanımı için tahsis edilen, geçit mahalli nitelikli taşınmazın kamu kullanımına açık fiilen yol olmadığını, davanın kabulü gerektiğini ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazın öncesinde, kök 158 parsel sayılı 14000,00 m² senet alanlı olarak tescil edildiği, dava konusu edilen alanın davacılar murisi .. ... tarafından 06.08.1956 tarihinde .. yevmiye numarası ile Tapu Kanunu kapsamında yaptırılan özel ifraz parselasyon planıyla 2043 ilâ 2078 parsellere ifrazı sonucunda oluşan parsellerin yola cephe şartını sağlamak amacıyla oluşturulan kadastral yollara ilişkin terkin edilen kısım olduğu, ifrazen oluşan diğer parsellerin de kamulaştırma suretiyle önce .. adına, sonra da tahsisen .. adına tescil edildiği ve .. kampüs sınırları içinde kaldığı, kök 158 parsel sayılı taşınmazın, davacı tarafın da kabulünde olduğu üzere davacılar murisinin rıza ve muvafakati ile özel parselasyona tabi tutulması sonucu yol olarak ayrıldığı anlaşıldığından, 2942 sayılı Kanun'un 35 inci maddesi uyarınca özel parselasyon sırasında davacıların murisinin muvafakatiyle yol olarak ayrılmış olan yerlerin bedeli istenemeyeceğinden davanın reddine dair kararda, mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden bir isabetsizlik görülmediğinden davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiştir. C. Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, temel olarak kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkindir.
2.Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacılar vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aleyhine temyiz olunan davalı yararına 04.11.2025 tarihinde yürürlüğe giren Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince takdir olunan 40.000,00 TL vekâlet ücretinin temyiz edenden alınmasına, Davacılardan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
02.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.