9. Hukuk Dairesi 2025/8884 E. , 2026/122 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 33. Hukuk Dairesi
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin günde 7,5 saat ya da daha az çalıştırılması gerekirken 8,5 saat çalıştırıldığını, işverenden bu durumun düzeltilmesi ve son 5 yıl içindeki fazla çalışma ücretlerinin ödenmesini istendiklerini, davalı işverenin 11.09.2023 tarihli işlemi işlem ile çalışma şartlarını daha da ağırlaştırdığını, müvekkilinin onayı alınmadan çalışma saatlerinde esaslı değişiklik yaptığını, müvekkilinin itirazına bir cevap verilmediğini ileri sürerek 11.09.2023 tarihli idari işlemin iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; öncelikle hak düşürücü süre ve zamanaşımı def'inde bulunduklarını, davacının Sağlık Kuralları Bakımından Günde Azami Yedi Buçuk Saat veya Daha Az Çalışılması Gereken İşler Hakkında Yönetmelik (Yönetmelik) kapsamında çalıştığı, işyerinde yürürlükte bulunan toplu iş sözleşmesinin 47. maddesine göre günde yedi buçuk saatten fazla çalışılmayacak işlerde mevzuat hükümlerinin uygulanması gerektiğini, bu kapsamda haftalık çalışma saatlerinde düzenlemeye gidildiğini, çalışma saatlerinin Yönetmelik'e ve toplu iş sözleşmesi hükümlerine uygun olarak düzenlendiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; öncelikle işverenin çalışma gün ve saatlerini düzenlemeye yönelik dava konusu işleminin yönetim hakkı kapsamında olduğu, dava konusu işlemde mevzuata ve hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının davalı işveren yanında toplu iş sözleşmesi kapsamında işçi olarak çalıştığı, davacının yaptığı işin Yönetmelik kapsamında kaldığı, işyerinde uygulanan toplu iş sözleşmesinin 47. maddesine göre haftalık çalışma süresinin 45 saat olduğu, hafta içi 5 güne bölünebilen işlerde haftanın 5 günü çalışıldığı, pazar gününün hafta tatili ve cumartesi günün akdi tatil olduğu, günlük çalışma süresinin başlangıç ve bitiş saatlerinin işveren vekili tarafından düzenleneceğinin kararlaştırıldığı, yine aynı maddenin diğer bendinde mevzuata göre günde 7,5 saatten fazla çalıştırılamayacak işlerde mevzuat hükümlerinin uygulanacağının kararlaştırıldığı, davacının söz konusu Yönetmelik kapsamında olan bir işte çalıştığı, çalışma saatlerinin Yönetmelik'e uygun olarak değiştirildiği, haftalık 45 saatlik çalışmanın 5 güne bölünen çalışmalar bakımından cumartesi gününün akdi tatil olduğu, 5 güne bölünemeyen çalışmalar bakımından ise cumartesi gününün toplu iş sözleşmesinde akdi tatil olarak düzenlenmediği, davalı tarafça yapılan düzenlemenin 4857 sayılı İş Kanunu'nun 63. maddesi ile Yönetmelik ve toplu iş sözleşmesinin 47. maddesine uygun olduğu, İlk Derece Mahkemesi kararının yerinde olduğu gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde;
1.Kararın eksik inceleme ve hatalı değerlendirmeye dayandığını,
2.İşverence yapılan değişikliğin hukuka aykırı olduğunu ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık;
işverence yapılan değişikliğin hukuka aykırı olup olmadığının tespitine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
14.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.