8. Hukuk Dairesi 2025/2646 E. , 2025/7352 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
İLK DERECE MAHKEMESİ : Eskişehir Kadastro Mahkemesi
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ... vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA
1.Kullanım kadastrosu sırasında, Bilecik ili ... ilçesi .... Mahallesi çalışma alanında bulunan 1 59... parsel sayılı 2.886,99 m² yüzölçümündeki taşınmaz, kadastro tutanağının beyanlar hanesine, 6831 sayılı Orman Kanunu'nun 2/B maddesi uyarınca "... adına orman sınırları dışına çıkarıldığı, taşınmazın ...'in 31.12.2011 tarihinden önce ve 1980 yılından beri kullanımında olduğu" şerhi yazılarak, tarla vasfıyla ... adına tespit edilmiştir.
2.Davacı ... vekili dava dilekçesinde; dava konusu 1 01... parsel (1 59... parsel) sayılı taşınmazın kadastro tutanağının beyanlar hanesine ... adına orman sınırı dışına çıkarıldığı ve ...’in kullanımında olduğu şerhi yazılarak tarla vasfıyla ... adına tespit edildiğini, dava konusu taşınmazı müvekkili davacının 20 seneye yakın bir süredir kullandığını, davacının dava konusu taşınmaz ve dava konusu taşınmaza komşu olan 577 parsel sayılı taşınmazda hayvancılık ve çiftçilikle uğraştığını, taşınmaz üzerinde ahırlarının, müştemilatlarının, tarım aletlerinin, traktörlerinin, balya makinelerinin, hayvanlarının bulunduğunu, müvekkilinin bu taşınmazları tel örgü ile çevirdiğini, 20 seneye yakın bir süredir burada tarım ve hayvancılık yaptığını, dava konusu parselin orman sınırı dışına çıkarılmasının tek sebebinin müvekkili olduğunu, müvekkilinin bu köyde doğup büyüdüğünü, emekli olduğu 2001 senesinden sonra köyüne yerleşerek tarım ve hayvancılıkla uğraşmaya başladığını, davalı ...'in Bursa ilinde ikamet ettiğini, kullanıcı hanesine adının yazılmasının kabul edilemeyeceğini, dava konusu parsele komşu olan 577 parsel sayılı taşınmazın müvekkili tarafından izale-i şüyu satış memurluğundan satın alındığını, burayı satın almadan icar yoluyla ekerken kendisine bu yerin sınırının, dava konusu alanı da kapsar şekilde söylendiğini, davacının izale-i şüyudan alırken dava konusu alanı da aldığını sandığını, itiraza konu kullanım kadastrosu tutanaklarının askı cetvelini görünce yerin kendisinin olmadığını anladığını belirterek, dava konusu 1 59... parsel sayılı taşınmazın şerh ve beyanlar hanesindeki “ ... T.C. Kimlik numaralı ...’in” ibaresinin, “ ... T.C. Kimlik numaralı ...’ın” şeklinde düzeltilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davaya konu taşınmazın 31.12.2011 tarihinden önce ve 1980 yılından beri ...'in kullanımında olduğunu, zeminde muhtar ve bilirkişi beyanları ile tespit edildiğini, 20.12.2017 tarihli orman kadastro komisyon tutanağında da 1 59... numaralı parselin ...'in işgalinde olduğunun belirtildiğini, davanın süresinde olmadığını, davanın süre yönünden de reddine karar verilmesini talep ettiklerini, davanın haksız ve yersiz olduğunu belirterek, davanın öncelikle husumetten, Mahkeme aksi kanaatte ise esastan reddine karar verilmesini savunmuştur.
2.Davalı ... cevap dilekçesinde; davaya konu taşınmazı davacının 20 senedir kullandığını beyan ettiğini, bunun doğru olmadığını, taşınmazı davacıya satmaya kalkmadığını, kendisinin 2013 yılından beri Ulupınar köyünde ikamet etmekte olduğunu, bazen Bursa'ya gittiğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ''davacının dava konusu taşınmaza komşu 1 59... parsel sayılı taşınmazı (eski 577 parsel) Bilecik Sulh Hukuk Mahkemesinin 2016/763 Esas ve 2018/80 Karar sayılı ortaklığın satış suretiyle giderilmesine ilişkin kararının 22.05.2018 tarihinde kesinleşmesinin akabinde Bilecik Sulh Hukuk Mahkemesi satış memurluğunun 2018/7 ortaklığın giderilmesi satış dosyasında yapılan açık arttırma usulü satış ile edindiği, harita mühendisleri bilirkişi heyetinin bilirkişi raporunda dava konusu taşınmazı ve komşularını gösterir 1997, 20 11... tarihli hava fotoğraflarında dava konusu 1 59... parsel sayılı taşınmazın, davacının ihaleden satış yöntemiyle mülk edindiği 1 59... parsel sayılı komşu taşınmaz ile birlikte bir bütün halinde kullanıldığının belirtildiği, ziraat mühendisinin düzenlediği bilirkişi raporunda dava konusu 1 59... parsel sayılı taşınmazın, davacının ihaleden satış yöntemiyle mülk edindiği 1 59... parsel sayılı komşu taşınmaz ile birlikte bir bütün halinde kullanıldığının, tarımsal bakımdan yetiştirilen ürünler, toprak yapısı, toprak özellikleri, toprak tekstürü yönünden bütünlük arzettiğinin, uzun yıllardır tarımsal amaçla kullanıldığının bildirildiği, orman mühendisi tarafından tanzim edilen bilirkişi raporunda dava konusu taşınmazın 31.12.1981 tarihinden önce .... tarafından tarla olarak kullanılması ve yapılan tespitler neticesinde alanın bilim ve fen bakımından orman vasfını yitirmesi sebebiyle ormanlık alandan çıkarıldığı, dava konusu alanın birlikte kullanıldığı 1 59... parsel sayılı taşınmazın mütemmim cüz şeklinde birlikte kullanıldığı, iki parseli ayıran herhangi bir sınırın olmadığı, 1997, 2003, 20 11... yıllarına ait hava fotoğraflarına göre alanın orman sınırları dışına çıkarılmasının doğru olduğu, komşu 1 59... parsel sayılı taşınmazın içerisinde yapılan yapıların 2017 yılı sonrasında yapıldığının belirlendiğinin belirtildiği, dava konusu 1 59... parsel sayılı taşınmaz ile davacının ortaklığın giderilmesi satış dosyası neticesinde edindiği komşu 1 59... parsel taşınmazların evveliyattan beri birlikte zilyetliğe konu edildiği hususu bilimsel verilere dayalı bilirkişi raporlarında yapılan tespitlerle belirlendiği, bu yöndeki mahalli bilirkişi, tespit bilirkişileri, tanık beyanlarının bilirkişi raporlarındaki tespitlerle örtüştüğü, dava konusu 1 59... parsel sayılı taşınmaz ile dava dışı komşu 1 59... parsel sayılı taşınmazın evveliyatının davalı ...'nin babası....'a dayandığı, evveliyattan günümüze dek bu iki taşınmazın tarla olarak tasarrufa konu edildiğinin keşifte taşınmazlar başında beyanları alınanlarca ifade edildiği, dava konusu taşınmazın ilk maliki ve ....'ın vefatından sonra mirasçılarına intikal ettiği, mirasçılarından ...'nin bu yeri davacıya işlemesi için icar olarak kiraya verdiğinin beyan edildiği, davalının dava konusu taşınmazın kiraya verildiğine ilişkin iddiası keşifte beyanları alınanlarca doğrulandığı, davacının dava konusu taşınmazı icar olarak kullanım şekline göre dava konusu yerdeki zilyetliğinin davalı adına feri zilyetlik olduğu, davacının kullanım kadastrosunda kanunun lafzında belirtilen kadastro tespiti sırasında dava konusu taşınmazı ekonomik amacına uygun olarak fiilen asli zilyet olarak kullanan kişi olmadığı'' gerekçesiyle davanın reddine, taşınmazın tespit gibi tapuya tesciline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı ... vekili ve davalı ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ''mahallinde yapılan keşif, uygulama, yerel bilirkişi, tespit bilirkişi ve tanık beyanlarına göre, dava konusu taşınmazın öncesinde...'ın zilyetliğinde iken vefatından sonra mirasçılarına intikal ettiği, mirasçılarından ...'nin bu yeri davacıya kiraya verdiği, davacının kullanımının davalı adına feri zilyetlik olduğu, davacının kullanım kadastrosunda kanunun lafzında belirtilen kadastro tespiti sırasında dava konusu taşınmazı ekonomik amacına uygun olarak fiilen asli zilyet olarak kullanan kişi olmadığı, davalı ... vekilinin vekalet ücreti yönünden istinaf talebine ilişkin; Kadastro Mahkemelerinde Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi yerine 3402 sayılı Kanun’un 31/3. maddesi uyarınca vekalet ücreti takdir edileceğine, İlk Derece Mahkemesince 3402 sayılı Kanun’un 31/3. maddesi gözetilerek davalı taraf lehine 1.000,00 TL vekalet ücreti takdir edilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı, kararının usul ve kanuna uygun olduğu'' belirtilerek, davacı ... vekilinin ve davalı ... vekilinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1.Davacı ... vekili temyiz dilekçesinde; davalının taşınmazın yerini dahi bilmediğini, dava konusu taşınmazı 2018 senesinde ortaklığın giderilmesi satışından aldıktan sonra ve öncesinde de senelerce müvekkili ... tarafından icar yoluyla kullanıldığını, hem davalının beyanları hem de dosya kapsamında dinlenen mahalli bilirkişiler ve tanık beyanlarıyla dava konusu taşınmazı senelerdir kullanan kişinin müvekkilinin olduğunun anlaşıldığını, dava konusu parseli ve komşu 577 sayılı parseli bir bütün olarak bilen ve bu yerleri müvekkilinin kullanımına veren davalının 577 sayılı parselin satışa çıkacağı zaman müvekkiline burayı satın almasını söylediğini, davacının ...'in söylemesi ile her iki parseli de satın aldığını düşünerek aslında sadece 577 parseli satın aldığını, her iki parsele masraf yaptığını, tel örgüler çekip tek parça gibi kullanmaya devam ettiğini, davacının dava konusu taşınmazı senelerdir kullandığını, ormanlık alan vasfından çıkmasını sağladığını, ekip biçtiğini, kullanıcı hanesine davalının adının yazılmasının, müvekkilinin senelerce uğraşını boşa çıkaracağını, köydeki yerine sahip çıkmayan vatandaşı mükafatlandırmak, köyde tarım yapan köylüyü ise cezalandırmaktan başka bir şey olmadığını beyan ederek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
2.Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiş olmakla birlikte İdare lehine Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinde belirlenmiş olan vekalet ücreti verilmesi gerekirken, 1.000,00 TL olarak eksik vekalet ücretine takdir edilmiş olmasının usul ve kanuna aykırı olduğunu, bu konuda Yargıtay içtihatlarının nazara alınmasını, vekalet ücreti yönünden yeniden inceleme yapılarak Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, dava konusu taşınmazın üzerinde davacının kullanım hakkının bulunup bulunmadığı hususuna ilişkindir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve Kanuna uygun olup davacı ... vekili ve davalı ... vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesi uyarınca ONANMASINA,
615,40 TL davacı ... tarafından yatırılan peşin harcın onama harcına mahsubuna, Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,08.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.