Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA

11. Hukuk Dairesi         2025/3221 E.  ,  2026/614 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2023/232 Esas, 2025/597 Karar
HÜKÜM: Davanın reddi

İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi

SAYISI: 2020/215 E., 2022/117 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

KARAR

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı tarafın 2018/93780 sayılı “..

. OKULLARI” başvurusuna karşı müvekkili ve onun ortağı olduğu ... Özel Eğitim Kurumları İnş. Tur. San. Tic. Ltd. Şti. tarafından yapılan itirazların dava konusu Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararı ile reddine karar verildiğini, oysa müvekkilinin büyük hissedarı olduğu Şirket'in 25.08.2017 tarihinde kurulduğunu, müvekkilinin 2017/00051 sayılı 41. sınıf hizmetleri kapsayan "... KOLEJİ" ibareli marka başvurusunun bulunduğunu, ... Özel Eğitim Kurumları İnş. Tur. San. Tic. Ltd. Şti. 'nin ticaret unvanının 25.08.2017 tarihinde tescil edildiğini, müvekkilinin davalı başvurusundan önce 02.01.2017 tarihinde 2017/00051 sayılı marka için başvuruda bulunduğunu, ancak dava dışı üçüncü kişi tarafından yapılan itiraz sonucunda başvurunun reddedildiğini, bu karara karşı Ankara 2. FSHHM’de 2018/375 E. sayısı ile dava açtıklarını, anılan dosya neticesinde müvekkili markasının reddine dair verilen kararın iptal edildiğini, dosyanın henüz istinaf aşamasında olduğunu, davalı tarafça gerçekleştirilen başvurunun da eğitim – öğretim hizmetlerini kapsadığını, bu nedenle tüketicinin taraf markaları arasında yanılgı yaşayabileceğini, her iki taraf markalarının asli unsurunun “...” kelimesi olduğunu, davalı tarafın 41. sınıfta hiçbir faaliyeti olmadığı halde dava konusu başvuruda bulunduğunu, dava konusu başvurunun kötüniyetli olduğunu ileri sürerek YİDK kararının iptali ile dava konusu başvurunun tescili halinde hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; Kurum kararının yerinde olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. 2.Davalı Şirket vekili cevap dilekçesinde; müvekkili şirketin 1957 yılında kurulduğunu, 1999 yılında ... Vakfı kurularak grup şirketlerinin eğitim, sosyal ve kültürel faaliyetlere olan katkısını daha ileri seviyelere götürüldüğünü, Vakfın ağırlıklı faaliyetlerinin eğitim alanında öğrenci bursları ve okul inşaatına yönelik olduğunu, her yıl 500 öğrenciye karşılıksız burs verdiğini, "..." markalarının ülkemizde tanınmış marka haline geldiğini, yurtiçi ve yurtdışında çok sayıda tescillerinin bulunduğunu", T/... sayısı ile tanınmış marka olarak da korunduğunu, müvekkilinin bağlı şirketlerinden ... İnşaat ve Tesisat A.Ş. tarafından davacı aleyhine açılan İzmir FSHHM’de 2018/124 E. sayısı ile derdest dava neticesinde, dosyanın davalısı şirketin ticaret unvanından "..." ibaresinin çıkartılmasına karar verildiğini, ayrıca yine işbu dosyadaki davacı şahıs aleyhinde devam eden İzmir FSHCM’nin 2020/35 E. sayılı ceza dosyasının da mevcut olduğunu, müvekkilinin tanınmış ... markaları üzerindeki gerçek hak sahibi olduğunu, davacının itirazına mesnet markalarının, müvekkili şirketin bağlı şirketleri tarafından yapılan itirazlar sonucunda reddedildiğini, bir kısım dayanak markanın ise müvekkilinin marka başvuru tarihinden sonraki tarihli olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının 2017/000 51... /43881 sayılı markalarının dava konusu marka başvurusundan önceki tarihli olduğu, bununla birlikte her iki markanın da YİDK karar tarihi itibariyle nihai olarak reddine karar verilmiş markalar oldukları, diğer markaların başvurudan sonraki tarihli olduğu ve nazara alınamayacağı, taraf markaları arasında karıştırılma ihtimaline dayalı ilk koşulun meydana gelmediği “...” markası altında eğitim – öğretim hizmeti faaliyetlerine başlamak için 2017 yılında Sabire Segah Yılmaz tarafından kurulduğu görülen “... Özel Eğitim Kurumları … Ltd. Şti.” ne davacının 19.01.2018 tarihinde hakim ortak olarak girdiği, dolayısıyla 2017 yılında “...” kılavuz unsuru ile eğitim – öğretim hizmetlerinde faaliyet göstermek adına kurulmuş bir şirketin mevcut olduğu, yine “...” adı altında gerçekleştirilecek eğitim – öğretim faaliyetleri için gerekli resmi izinlerin 2018 yılı Ağustos ayı içerisinde alındığı, 2018 Ekim ayında internet sitesinin açıldığı, işlem dosyasında yer aldığı görülen ve davacı yanın “ÖZEL ... KOLEJİ” ismiyle gerek sosyal medya hesaplarında gerekse de muhtelif zamanlarda kamuya açık yerlerde düzenlediği etkinliklerle tanıtım ve reklamını yaptığı, ayrıca “eğitim – öğretim hizmetleri” alanındaki faaliyetlerine ilişkin düzenlemiş olduğu faturaları da yine dosyaya sunarak “...” markaları ile aktif bir şekilde “eğitim – öğretim hizmeti” verdiğini ortaya koyduğu, ilgili faturalarda gerek davacının ticaret unvanını gerekse de markasal kullanımlarını gösterir logosunun yer aldığı, dolayısıyla ilgili faturalardaki kullanımların markasal nitelik arz ettiği, bu hizmetin dava konusu marka başvurusu tarihinden daha eski tarihlere dayandığı, dolayısıyla davacı yanın ortağı olduğu şirket üzerinden gerçekleştirdiği faaliyetleri neticesinde “...” ibaresi üzerinde önceye dayalı hak sahibi olduğu yönünde bir kanaate varılmasının mümkün olduğu, bu bağlamda davacı yanın “...” ibaresi üzerinde, dava konusu markanın başvuru tarihi olan 19.10.2018 tarihinden daha evvelki tarihlere uzanan fiili ve gerçek kullanımları sebebiyle, üstün hak sahibi olduğu, ancak bu üstün hak sahipliğinin yalnızca “eğitim – öğretim hizmetleri” ile sınırlı olduğu, davacının başvuru kapsamında yer alan sair hizmetler açısından ise herhangi bir faaliyetinin mevcut olmadığı, davacı gerçek kişinin, hakim ortağı olduğu ... Özel Eğitim Kurumları Ltd. Şti.’nin kılavuz unsuru “...” olmakla birlikte bu tüzel kişilik üzerinden “eğitim – öğretim hizmetleri” alanında aktif olarak faaliyet gösterdiği ve tüketiciye de ulaşmış olduğunun dosya kapsamındaki delillerden anlaşıldığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabul kısmen reddi ile YİDK kararının 41. sınıfta bulunan "eğitim ve öğretim hizmetleri" mal ve hizmet sınıfları yönünden iptaline, YİDK iptaline yönelik fazlaya dair talebin reddine, hükümsüzlük talebinin kısmen kabul kısmen reddi ile, davalı şirket adına tescilli 2018/93780 sayılı "... Okulları" ibareli markanın tescilli olduğu, 41. sınıfta bulunan "eğitim ve öğretim hizmetleri" mal ve hizmet sınıfları yönünden hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine, hükümsüzlüğe ilişkin fazlaya dair talebin reddine karar verilmiş, hüküm, taraf vekillerince istinaf edilmiştir.

IV. İSTİNAF

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davacı vekilinin tüm, davalılar vekillerinin sair istinaf itirazlarının reddinin gerektiği, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 20.06.2023 tarih, 2022/1029 E., 2023/3897 K. sayılı kararında, dava dışı ... Eğitim Sağlık Kültür Sanat ve Doğal Varlıkları Koruma Vakfı'nın kuruluş tarihinin davacının 02.01.2017 tarihli marka başvurusundan önce olduğu, iştigal alanının da eğitim ve öğretim hizmetlerini kapsadığı, bu nedenle davacının "..." ibareli marka başvurusunun dava dışı Vakfın iştigal alanını işaret ettiği ve markasal seçenek özgürlüğünün de kötüye kullanıldığı vurgulandığına göre, somut olayda davacının, dava konusu ibare üzerinde 41. sınıf "eğitim ve öğretim hizmetleri" yönünden önceye dayalı üstün hak sahipliğinin bulunduğu ve bu nedenle dava konusu başvurunun tesciline engel olabileceğine dair yerel mahkeme kabulüne iştirak edilmediği, davacının kötüniyetle hareket ettiği ve dava konusu marka üzerindeki öncelikli hakkın davacıya ait olmadığı gerekçeleriyle davanın tamamen reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde kısmen kabulüne karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin tüm, davalılar vekillerinin sair istinaf itirazlarının esastan reddine, davalılar TÜRKPATENT ile ... vekillerinin istinaf başvurularının kabulü ile kararın kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemlerine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe

İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi aynı Kanun'un 369/1 hükmü ve 371. maddesinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.

VI. SONUÇ:

Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 29.01.2026 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.

Karar Etiketleri
ONANMASINA YARGITAYKARARI
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog