11. Hukuk Dairesi 2025/2569 E. , 2025/7199 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin tekstil sanayinde, tasarım faaliyetinde bulunduğunu, Türk Patent ve Marka Kurumu (TÜRKPATENT) nezdinde ... tescil numarası ile endüstriyel tasarım tescilinin mevcut olduğunu, müvekkiline ait ...- tescil numaralı tasarımı ve diğer başkaca tescilli ve tescilsiz tasarımlarının taklitlerinin, davalı tarafından ... markasıyla üretilip satıldığının tespit edildiğini, müvekkiline ait orijinal ürün ile davalı ürünü karşılaştırıldığında, çıplak göz ile dahi davalı ürününün müvekkiline ait orijinal tasarımın birebir aynısı olduğunun, davalının müvekkilinin tasarım hakkını ihlal ettiğinin görüldüğünü, davalının bu eyleminin 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'na (6769 sayılı SMK) göre tasarım hakkına tecavüz oluşturduğu gibi haksız rekabete ilişkin hükümlere de aykırılık teşkil ettiğini ileri sürerek davalının müvekkiline ait tasarım hakkına tecavüzünün tespitini, durdurulmasını, önlenmesini, hükmün ilanına, karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde; müvekkili şirketin yıllardır bayan tesettür, manto ve pardösü alanında faaliyet gösterdiğini, müvekkili aleyhine ikame edilen tespit davasının haksız, kötüniyetli ve hukuka aykırı olduğunu, davacı tarafça davaya konu ürün ile ilgili olarak hem müvekkili şirket merkezinde, hem de müvekkilinin ürünleri satmaya yetkili olan "satış noktası" konumundaki ...'da mukim bir iş yerine gidildiğini, söz konusu ...'da bulunan iş yerinin müvekkiline ait bir iş yeri olmayıp birçok markaların ürünlerini bir arada sattığını, söz konusu iş yerinde ürün bulunamadığını, müvekkili şirket merkezinde yapılan tespit neticesinde de söz konusu ürüne rastlanmadığını, davacının kötüniyetli bir şekilde müvekkiline husumet yönelttiğini, davacı tarafın satın aldığını beyan ettiği ürünün üzerinde hiçbir şekilde müvekkili şirket ile ilişkilendirilecek marka etiketine sahip olmadığını, ... markasının TÜRKPATENT nezdinde ... Tekstil adına kayıtlı ve tescilli olduğunu, davaya konu ürün hakkında müvekkili şirketin ...'da bulunan satış noktasındaki mağazadan ürün hakkında bilgi istendiğini, ürünün ... ense etiketli bir ürün olduğunu, ayrıca davacı tarafça davaya konu ürünün müvekkili ile ilişkilendirilme gerekçesi olarak ileri sürülen ... isimli instagram hesabının müvekkili şirket işletmesi ile hiçbir ilişkisinin bulunmadığını, söz konusu işletme hesabının müvekkilinin sevk ve idaresinde olmayan bir hesap olduğunu, müvekkili ürünlerinin belli başlılarını satmak üzere müvekkilinden ürün tedarik etmesi sebebiyle ... mağazasının müvekkilinin marka ibaresini kullandığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mahkemece dava dilekçesindeki talep doğrultusunda, karşı yana tebligat yapılmaksızın 04.06.2020 tarihinde delil tespiti gerçekleştirildiği, bu tespit sonucu davalının adresinde tecavüz teşkil eden herhangi bir ürüne rastlanmadığı, yine davalıya ait instagram.com/zuhre.official hesabında da davacı tasarımlarına benzer ve tecavüz teşkil eden bir ürün tespit edilmediği, davacı tasarımlarına benzer olduğu tespit edilen ürünler yalnızca "...." isimli sosyal medya hesabında bulunduğu, ne var ki davalı yan söz konusu hesabın kendilerine ait olduğu hususunu kabul etmediği, yapılan tüm araştırmalar ve toplanan delillere göre söz konusu hesapta yer alan iletişim bilgilerinin dava dışı ... isimli bir kişiye ait olduğu, dosyada bu kişinin davalı şirketin çalışanı olduğuna dair herhangi bir delil bulunmadığı, söz konusu instagram adresinde ve davalı yanın ... hesabında karşılıklı linklere yer verilmiş ve tanıtımları yer alsa da, söz konusu hesabın davalı yana ait ve onun tarafından doğrudan ya da dolaylı oluşturulup yönetilen bir hesap olduğunu ispata yetmediği, davaya konu olayda davacının, davalının tecavüz fiilini somut deliller ile ispatlayamadığı, mevcut delil durumuna göre davalı ile hukuki ve ticari bağlantısı davalı iddialarının ötesinde olduğu ispatlanamayan sosyal medya hesabındaki paylaşımlardan davalının sorumlu tutulamayacağı gerekçesiyle davacının davasının reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ileavacı tarafından endüstriyel tasarım hakkına tecavüz edildiği belirtilmek sureti ile endüstriyel tasarıma tecavüzün tespiti ve önlenmesi talep edilmiş ise de, davalının adresinde ürünlerin tespit edilemediği, ... isimli Instagram hesabının davalıya ait olduğunun ispat edilemediği, davacının iddiaları sübut bulmadığından mahkemece davanın reddine dair verilen kararın dosya kapsamına uygun görüldüğü gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karar, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, endüstriyel tasarıma tecavüzün tespiti ve önlenmesi istemlerine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. SONUÇ:
Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 02.12.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi