Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA

8. Hukuk Dairesi         2023/5015 E.  ,  2025/6559 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

SAYISI: 2019/13 E., 2021/13 K.

Taraflar arasındaki orman kadastrosuna itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen karar, temyiz incelemesi sonunda Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince bozulmuştur.

İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiş olup, hükmün Yargıtayca duruşmalı olarak incelenmesi davalı ... vekili, ... vekili, ..., ..., ..., ... ve ... vekili, ... ve ... vekili, ... vekili, ... vekili, duruşma talepli olmaksızın davalılar ... Müdürlüğü vekili, ... vekili, ... vekili, ..., ..., ... ve ... vekili, ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... vekili, ... ve ... vekili, ... ve ... vekili, ... vekili, ... vekili, ... vekili, ... ve ... vekili, ..., ..., ... ve ... vekili, ... vekili, ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... tarafından istenilmiştir. Dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 17.06.2025 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmiştir.Duruşma için tayin edilen günde ... vekili Avukat ..., temyiz eden Hazine vekili Avukat ..., ... vekili Avukat ..., ... ve arkadaşları vekili Avukat ..., ... vekili Avukat ..., davalı ... vekili Avukat ... , davalı ... vekili Avukat ..., davalı ... ve arkadaşları vekili Avukat ..., davalı ... ve arkadaşları vekili Avukat ... ile davalılardan ..., ..., ... ve ...'un katılımlarıyla duruşmaya başlanarak temyiz isteğinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan ve hazır bulunanların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen günde Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R

Davacı ... İdaresi vekili 06.10.1998 tarihli dava dilekçesi ile, Kayseri ili Melikgazi ilçesi ... beldesinde bulunan 2 12... , 2 20... , 2 21... , 2 22... , 2 23... , 2 24... , 2 25... , 2 28... , 2 29... , 2 30... , 2 31... , 2 32... , 2 33... , 2 34... , 2 35... , 2 36... , 2 40... , 2 48... , 2 50... , 2 56... , 2 57... , 2 58... , 2 59... , 2 60... , 2 61... ve 2 62... parsel sayılı taşınmazların, Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden iken, ... Belediyesince 15.12.1989 tarihinde imar planına alınmasına karar verildiğini, 20.04.1990 tarihinde 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 22. maddesi gereğince kadastrosu yapılarak 5863 parsel olarak ham toprak niteliğiyle Hazine adına tescil edildiğini, tescilden sonra taşınmazın ...

Genel Müdürlüğüne satıldığını ve ifraz edilerek yukarıda belirtilen parsellerin oluşturulduğunu, ancak davalı taşınmazların meşe ağaçları ile kaplı ormanlık sahalardan olduğunu belirterek, Mahkemenin hakem sıfatıyla taşınmazların mülkiyetlerini belirlemesini talep etmiştir.

Davacı ... İdaresi vekili, birleşen 2006/72 Esas sayılı dosyada ise, yukarıda belirtilen 5863 sayılı parselden ifraz edilen 250, 2 56... sayılı parsellerin orman niteliğinde olduğunu belirterek tapu kayıtlarının iptali ile orman vasfıyla Hazine adına tescilini talep etmiştir.

Davacı ... İdaresi vekili birleşen 1998/27 Esas sayılı dosyada ise 06.01.1998 tarihli dava dilekçesinde; Kayseri ili Melikgazi ilçesi ... beldesinde bulunan 2 12... , 2 20... , 2 21... , 2 22... , 2 23... , 2 24... , 2 25... , 2 28... , 2 29... , 2 30... , 2 31... , 2 32... , 2 33... , 2 34... , 2 35... , 2 36... , 2 40... , 2 48... , 2 50... , 2 56... , 2 57... , 2 58... , 2 59... , 2 60... , 2 61... ve 2 62... parsel sayılı taşınmazların orman niteliğinde olduğunu belirterek, tapu kayıtlarının iptali ile orman niteliğiyle Hazine adına tescilini talep etmiştir.

Taşınmazların aynına ilişkin davaların hakemde görülemeyeceği gerekçesiyle verilen görevsizlik kararından sonra İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne, dava konusu taşınmazlardan 2 24... , 2 25... ve 2 36... sayılı parsellerin tamamı ile, 01.06.2007 tarihli fen bilirkişi raporuna ekli krokide 2 29... parselin (A) ile işaretli 4.960,67 m², 2 30... parselin (A) ile işaretli 3.644,32 m², 2 31... parselin (A) ile işaretli 2.072,21 m²lik kısımların tapu kayıtlarının iptali ile orman niteliğiyle Hazine adına tapuya tesciline, fazlaya ilişkin talebin reddine, ... aleyhine açılan davanın husumetten reddine karar verilmiş; hüküm, davacı ... İdaresi vekili, davalı ... vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle, Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 23.03.2012 tarihli ve 2012/2579 Esas, 2012/4271 Karar sayılı ilamıyla bozulmasına karar verilmiştir.

Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 23.03.2012 tarihli ve 2012/2579 Esas, 2012/4271 sayılı ilamında özetle; "Dosya içeriğinden, yargılamanın devamı sırasında, taşınmazın bulunduğu bölgede orman sınırlandırılmasına başlanıldığı ve dava konusu taşınmazlardan 2 62... sayılı parselin orman sınırları içine alındığının anlaşıldığı, davanın varlığının tahdidin kesinleşmesini önleyeceği, bu durumda; davanın sınırlandırmaya itiraz niteliğine dönüştüğünün kabulünün gerekeceği, o halde, 6831 sayılı Orman Kanunun değişik 11. madde hükmü gözetilerek, uyuşmazlığın çözümünde Kadastro Mahkemesinin görevli olduğu açıklanarak, davanın tapu iptali ve tescil bölümünü elde tutarak orman kadastrosuna itiraz bölümü yönünden Kadastro Mahkemesinin görevli olduğundan söz edilerek görevsizlik kararı verilmesi ve dava konusu taşınmazın orman niteliğinin saptanması bakımından Kadastro Mahkemesinin vereceği kesinleşen kararını bekleyerek ondan sonra tescil istemi yönünden doğacak sonuca göre bir karar verilmesi” gereğine değinilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyulup, orman kadastrosuna itirazla ilgili dosya tefrik edilerek 2012/656 Esas numarasını aldıktan sonra Mahkemenin görevsizliğine, karar kesinleştiğinde dosyanın görevli ve yetkili Kayseri Kadastro Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiş; hüküm, davacı ... İdaresi ve davalı ... tarafından temyiz edilmiş, Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 16.05.2013 tarihli ve 2013/3423 Esas, 2013/ 5597 Karar sayılı ilamı ile onanmakla kesinleşerek Kadastro Mahkemesine gönderilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince, yapılan yargılama sonunda; dava konusu taşınmazların orman bütünlüğünü bozduğu ve orman tahdidinin mevcut parselleri de kapsaması gerektiği gerekçesi ile davanın kabulüne, Kayseri ili Melikgazi ilçesi ... Mahallesi 2 12... , 2 20... , 2 21... , 2 22... , 2 23... , 2 24... , 2 25... , 2 28... , 2 29... , 2 30... , 2 31... , 2 32... , 2 33... , 2 34... , 2 35... , 2 36... , 2 40... , 2 48... , 2 50... , 2 56... , 2 57... , 2 58... , 2 59... , 2 60... , 2 61... ve 2 62... parsel sayılı taşınmazların orman vasfıyla orman sınırları içerisine alınmasına karar verilmiş; hüküm, davalılar ... vekili, Hazine vekili ve Toplu Konut İdaresi vekili tarafından temyiz edilmekle, Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 11.04.2019 tarihli ve 2019/1217 Esas, 2019/2573 Karar sayılı ilamıyla bozulmasına karar verilmiştir.

Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 11.04.2019 tarihli ve 2019/1217 Esas, 2019/2573 Karar sayılı ilamında özetle; " 6831 sayılı Kanun'un 11. maddesinin üçüncü fıkrasında, “Orman Genel Müdürlüğünce açılacak davalarda hasım, hak sahibi gerçek ve tüzel kişilerdir.” hükmünün düzenlendiği, bu maddedeki “hak sahipliği” kavramının yerleşmiş Yargıtay uygulaması ile, tapulu taşınmazlarda tapu sahipliği, tapusuz yerlerde ise 3402 sayılı Kanun'un 17. maddesinde öngörülen 20 yıllık kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği bulunan gerçek ve tüzel kişiler olarak kabul edildiği, somut olayda; davacı ... İdaresinin, davanın açıldığı tarihte tapu maliklerini davalı olarak göstermiş ise de davanın devamı sırasında, davaya konu taşınmazların büyük kısmının ifraz edilerek çok sayıda parselin oluştuğu ve dava dışı 3. kişilere devredildiği böylece kendilerine husumet yöneltilenler dışında, başka hak sahiplerinin bulunduğu ve husumet yaygınlaştırılmadan, davanın yokluklarında görülüp sonuçlandırıldığının anlaşıldığı, taraf teşkilinin, davanın görülebilme koşullarından olup; Mahkemece re'sen (kendiliğinden) yapılması gereken işlemlerden olduğu, Mahkemece, taşınmazların tapu maliklerinin savunma hakkını kısıtlayacak biçimde, yokluklarında yazılı biçimde hüküm kurulmasının usul ve kanuna aykırı olduğu açıklanarak, dava konusu parsellerin ifrazı ile oluşan taşınmazların, güncel tapu maliklerinin davaya katılımı sağlanarak husumetin yaygınlaştırılması, oluşacak sonuca göre karar verilmesi" gereğine değinilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda; hükme esas alınan bilirkişi raporları uyarınca, dava konusu taşınmazların orman sayılan yerlerden olduğu, orman sayılan yerlerin tapu ve zilyetlikle iktisap edilemeyeceği gerekçesi ile, davanın kabulü ile, 2 12... , 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9, 10 parsel, 2 20... parsel, 2 21... , 3 , 4 , 5, 6 , 7 parsel, 2 22... , 3 , 4, 5 , 6, 7 , 8, 9, 10, 11, 12, 13 parsel, 2 23... , 3 , 4, 5 , 6, 7 , 8, 9, 10, 11, 12, 13,14 15, 16, 17, 18, 19 parsel, 2 24... parsel, 2 25... parsel, 2 29... parsel, 2 30... , 2 31... , 2 35... , 2 60... , 2 61... , 2 62... , 2 28... , 3, 4, 5, 6, 7 parsel, 2 32... , 3 , 4, 5 , 6, 7 , 8, 9 parsel, 2 33... , 3 , 4, 5 , 6, 7 parsel, 2 34... , 3 , 4, 5 , 6, 7 , 8, 9, 10, 11, 12, 13 parsel, 2 36... , 3 , 4, 5 , 6, 7 , 8, 9, 10, 11 parsel, 2 40... , 3 , 4, 5 , 6, 7 , 8, 9, 10, 11, 12, 13,14, 15, 16, 17, 18, 19, 20, 21, 22, 23, 24, 25, 26 parsel, 2 48... , 3 , 4, 5 , 6, 7 , 8, 9, 10, 11, 12, 13 parsel 2 58... , 3 , 4, 5 , 6, 7 , 8, 9, 10, 11, 12, 13,14, 15 parsel, 2 59... , 3 , 4, 5 , 6, 7 , 8, 9 parsel, 121 74... , 2, 3 , 4, 5 , 6 parsel, 2 50... , 3 , 4, 5 , 6, 7 , 8 parsel, 2 56... , 3 , 4, 5 , 6, 7 , 8, 9, 10, 11, 12, 13 parsel, 2 57... , 3 , 4, 5 , 6, 7, 8 parsel sayılı taşınmazların orman tahdidi içine alınmasına karar verilmiş; hüküm, davalar ... vekili, ... Belediyesi Başkanlığı vekili, ..., ..., ..., ... ve ... vekili, ... ve ... vekili, ... vekili, ... vekili, ... Müdürlüğü vekili, ... vekili, ... vekili, ..., ..., ... ve ... vekili, ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... vekili, ... ve ... vekili, ... ve ... vekili, ... vekili, ... vekili, ... vekili, ... ve ... vekili, ..., ..., ... ve ... vekili, ... vekili, ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... tarafından temyiz edilmiştir. Dava orman kadastrosuna itiraza ilişkindir. Dava konusu taşınmazların bulunduğu yerde orman kadastrosu davanın devamı sırasında 2006 yılında yapılmıştır. Genel arazi kadastrosu, 1964 yılında yapılmış, taşınmazlar taşlık niteliği ile tescil harici bırakılmıştır. 1998 yılında imar uygulamasına tabi tutulmuştur.

1.Davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde;

Hemen belirtmek gerekir ki; usuli kazanılmış hak kavramı, anlam itibarıyla bir davada Mahkemenin ya da tarafların yapmış olduğu bir usul işlemi ile taraflardan biri lehine doğmuş ve kendisine uyulması zorunlu olan hakkı ifade etmektedir. Usuli müktesep hak müessesesi, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nda (6100 sayılı Kanun) düzenlenmiş olmamakla beraber davaların uzamasını önlemek, hukuki alanda istikrar sağlamak ve kararlara karşı genel güvenin sarsılmasını önlemek amacıyla Yargıtay uygulamaları ile geliştirilmiş, öğretide kabul görmüş ve usul hukukunun vazgeçilmez ana ilkelerinden biri hâline gelmiştir. Usuli kazanılmış hak ilkesi kamu düzeniyle ilgilidir. (Yargıtay İçtihadı Birleştirme Hukuk Genel Kurulunun 09.05.1960 tarihli ve 1960/21 Esas, 1960/9 Karar; 04.02.1959 tarihli ve 1959/13 Esas, 1959/5 Karar sayılı içtihadı birleştirme ilamları)

Usuli kazanılmış hakkın hukuki sonuç doğurabilmesi için; bir davada ya taraflar ya Mahkeme ya da Yargıtay tarafından açık biçimde yapılmış olan ve istisnalar arasında sayılmayan bir usul işlemi ile taraflardan biri lehine doğmuş ve kendisine uyulması zorunlu olan bir hakkın varlığından söz edilebilmesi gerekir. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 12.07.2006 tarihli ve 2006/4-519 Esas, 2006/527 Karar sayılı, 03.12.2008 tarihli ve 2008/10-730 Esas, 2008/732 Karar sayılı ilamları)

Bazı konuların bozma kararının kapsamı dışında kalarak kesinleşmesi durumunda da usuli kazanılmış hak doğmuş olur. Yargıtay tarafından bozulan bir hükmün, bozma kararının kapsamı dışında kalmış olan kısımları kesinleşir. Bozma kararına uyan Mahkeme, kesinleşen bu kısımlar hakkında yeniden inceleme yaparak karar veremez.Yani kesinleşmiş bu kısımlar o kısımlar lehine olan taraf yararına bir usuli müktesep hak teşkil eder.

Somut olaya gelince; İlk Derece Mahkemesince verilen ilk kararda davalı ... aleyhine açılan davanın husumetten reddine karar verilmiş, davacı ... İdaresi tarafından anılan karar temyiz konusu edilmemiştir. Bu durumda az yukarıda da açıklandığı üzere davalı ... lehine usuli kazanılmış hak oluştuğundan İlk Derece Mahkemesince davanın husumetten reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçelerle davanın bu davalı aleyhine de kabul edilmiş olması doğru görülmemiş ve hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.

2.Davalılar ... vekili, ... Belediyesi Başkanlığı vekili, ..., ..., ..., ... ve ... vekili, ... ve ... vekili, ... vekili, ... vekili, ... Müdürlüğü vekili, ... vekili, ..., ..., ... ve ... vekili, ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... vekili, ... ve ... vekili, ... ve ... vekili, ... vekili, ... vekili, ... vekili, ... ve ... vekili, ..., ..., ... ve ... vekili, ... vekili, ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ...'ın temyiz itirazlarının incelenmesinde;

Hemen belirtmek gerekir ki, bozmaya uyulmakla tarafların leh ve aleyhine usuli kazanılmış hak doğar. Ayrıca, Mahkemece bozma kapsamı çerçevesinde araştırma ve inceleme yapılarak hüküm kurma yükümlülüğü ortaya çıkar. İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyulduğu halde taraf teşkilinin sağlanmasına değinen bozma gerekleri tam olarak yerine getirilmemiştir.

Dosya arasında bulunan tapu kayıtlarının incelenmesinde, kabul kararı verilen bir kısım parsellerin pasif durumda olduğu (örneğin 2 40... ,19,20, 2 23... , 14 vs.), yine Tapu Müdürlüğü ile Kadastro Müdürlüğü'nden tevhit ve ifraz işlemlerine ilişkin olarak gelen yazı cevapları ile İlk Derece Mahkemesince hüküm kurulan bir kısım parseller arasında uyumsuzluk olduğu, (örneğin 2 23... parsel sayılı taşınmazın 2 ila 17 parsellere ifraz edildiği bildirilmiş iken 2 23... ve 19 parsele ilişkin de hüküm kurulduğu) tevhit ve ifraz işlemlerine ilişkin tüm belgeler eksiksiz getirilmediği için taraf teşkilinin tam olarak denetlenemediği, bunun yanı sıra 2 40... ada 9 ve 2 32... parsellerde .... Esnaf ve Sanatkarlar Kredi ve Kefalet Kooperatifi'nin, 7 parselde ... T.A.Ş.'nin, 2 40... , 2 58... , 2 56... ve 2 56... parsellerde ...

Bankası A.Ş.'nin, 2 50... parselde ... A.Ş.'nin, 2 48... ve 12 parsellerde ... Tarım Kredi Kooperatifi'nin ipotek rehni alacaklısı konumunda olduğu anlaşılmaktadır. İlk Derece Mahkemesince, bahsi geçen ipoteklerin devam edip etmediği araştırılarak, devam etmesi durumunda husumet yaygınlaştırılarak ipotek rehni alacaklılarının da davaya dahil edilmesi ve açılan dava hakkında diyeceklerinin sorulması varsa delillerinin toplanması gerekirken, bu yönde inceleme yapılmadan karar verilmesi doğru görülmemiştir. Öte yandan, İlk Derece Mahkemesince her ne kadar hükme esas alınan bilirkişi raporları uyarınca davanın kabulüne karar verilmiş ise de, yapılan araştırma ve inceleme hüküm kurmaya yeterli değildir.

Şöyle ki, davanın devamı sırasında 2006 yılında dava konusu yapılan orman tahdidine ilişkin ilişkin işe başlama, çalışma, işi bitirme ve sonuçlarının askı ilan tutanakları ile taşınmazların bulunduğu yeri orman tahdit sınır noktalarıyla birlikte gösterir onaylı orman tahdit harita örnekleri getirtilerek dava konusu taşınmazların orman kadastrosu haritalarına göre konumu tespit edilmemiş, Asliye Hukuk Mahkemesinde icra edilen keşif neticesinde tanzim edilen bilirkişisi raporlarında taşınmazların bir kısmının dava konusu orman kadastro çalışmalarında orman olarak sınırlandırıldığı, hükme esas alınan orman mühendisi bilirkişi raporunda ise taşınmazın kesinleşen orman kadastro çalışmalarında orman sayılmayan alanlar içerisinde kaldığı bildirilmiş olmasına rağmen bilirkişi raporları arasındaki çelişki giderilmemiş, yine hükme esas alınan orman mühendisi bilirkişi raporunda taşınmazlar ayrı ayrı ele alınıp değerlendirilmemiş, soyut olarak 1957 tarihli memleket haritası ile tarihi belirtilmeyen ve dava konusu taşınmazların üzerinde denetime elverişli şekilde gösterilmediği hava fotoğrafı uyarınca dava konusu taşınmaların tümünün orman sayılan alanlar içerisinde olduğu bildirilmiş, yine rapor içeriğinde önceki bilirkişi raporlarından ayrılma gerekçelerine yer verilmemiştir. Bu hali ile İlk Derece Mahkemesince yapılan araştırma ve hükme dayanak alınan bilirkişi raporları taşınmazların niteliğini belirlemede yetersiz olup, eksik inceleme ve araştırmaya dayalı olarak hüküm kurulamaz.

Hal böyle olunca; doğru sonuca ulaşabilmesi için İlk Derece Mahkemesince öncelikle, dava konusu taşınmazlar üzerinde yer aldığı anlaşılan ipoteklerin devam edip etmediği araştırılarak, devam etmesi durumunda davacıya, davasını ... Bankası A.Ş., ... Esnaf ve Sanatkarlar Kredi ve Kefalet Kooperatifi, ... T.A.Ş., ... A.Ş. ve ... Tarım Kredi Kooperatifi'ne yönelterek taraf teşkilin sağlanması için süre ve imkan tanınmalı; daha sonra dava konusu taşınmazların ifrazı ve tevhidi ile oluşan parsellerin güncel tapu kayıtları eksiksiz getirtilerek dava konusu taşınmazların ve maliklerin eksiksiz olarak saptanması, bu şekilde taraf teşkilinin sağlanması halinde dahili davalılardan davaya karşı savunma ve delilleri sorulup saptanmalı; bildirdikleri takdirde delilleri toplanmalı; bulunduğu yörede yapıldığı anlaşılan orman tahdidine ilişkin işe başlama, çalışma, işi bitirme ve sonuçlarının askı ilan tutanakları ile taşınmaların bulunduğu yeri orman tahdit sınır noktalarıyla birlikte gösterir onaylı orman tahdit harita örneği, yöreye ait en eski tarihliden başlamak üzere tüm memleket haritası ve hava fotoğrafları ile varsa amenajman planı, Kayseri 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2012/510 Esas sayılı dosyası içerisinde bulunan tüm keşif tutanakları ve bilirkişi raporlarından birer örnek (denetime elverişli olması açısından okunaklı, gerekirse renkli fotokopi ile çoğaltılmak suretiyle), komşu parsellere ait kadastro tutanakları, tutanaklar kesinleşmiş ise tapu kayıt örnekleri ve tapu kayıtları Mahkeme kararı sonucu oluşmuş ise Mahkeme karar örnekleri ilgili yerlerden getirtilip, yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan aynı köyde ve komşu köylerde ikamet eden şahıslar arasından seçilecek ayrı ayrı 3’er kişilik yerel bilirkişi kurulu ve taraf tanıkları ile önceki bilirkişiler dışında halen Tarım ve Orman Bakanlığı ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman orman mühendisleri arasından seçilecek üç yüksek orman mühendisi, üç jeodezi ve fotogrametri mühendisi, bir ziraat mühendisi, bir inşaat mühendisi ve bir fen bilirkişisinin katılımıyla yeniden yapılacak inceleme ve keşifte,orman sınır noktaları tutanak ve haritalarda yazılı mevki, yer, kişi isimleri ile açı ve mesafelere göre, orman kadastrosu tutanak ve haritalarının düzenlenmesinde kullanılan hava fotoğrafları ve memleket haritalarından yararlanılarak, değişik açı ve uzaklıklardaki en az 6-7 adet orman sınır noktası bulunup röperlenmeli, orman kadastrosu ile ilgili sınır noktaları aynı ölçeğe çevrilerek, dava konusu taşınmazların orman kadastro haritasına göre konumu genel kadastro paftası üzerinde ve aynı ya da yakın orman sınır hatlarında dava konusu edilen parseller varsa, bunların tümü birleşik harita üzerinde gösterilmeli; tutanaklardaki anlatımlar değerlendirilmeli; tutanaklarla tahdit haritası arasında çelişki bulunup bulunmadığı belirlenmeli; çelişki bulunmakta ise dava konusu parseller yönünden tahdit tutanakları ile haritalar arasındaki çelişki tahdit tutanaklarına değer verilmek suretiyle giderilecek şekilde müşterek imzalı, tereddüte mahal bırakmayacak, açıklamalı, varsa önceki bilirkişi raporlarından ayrılma gerekçelerini de içerir krokili rapor alınmalı, bundan sonra keşifte getirtilen belgeler dava konusu taşınmazlar ile birlikte çevre araziye de uygulanmak suretiyle taşınmazların öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; 3116, 47 85... sayılı Kanunlar karşısındaki durumları saptanmalı; zilyetlikle veya hukuki değeri kalmamış olan tapu kayıtlarıyla ormandan yer kazanılamayacağı, öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yokedilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli; toprak yapısı, bitki örtüsü ve çevresi incelenmeli; keşifte, hakim gözetiminde, taşınmazların dört yönden renkli fotoğrafları çektirilip, onaylanarak dosyaya eklenmeli; yukarıda değinilen diğer belgeler fen, jeodezi ve fotogrametri ile uzman orman bilirkişiler eliyle yerine uygulattırılıp; orijinal-renkli (renkli fotokopi) hava fotoğrafları ve memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de hava fotoğrafları ve memleket haritası ölçeğine (Net-Cad veya benzeri programlar kullanılarak) denetime elverişli olacak şekilde çevrildikten sonra komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine aplike edilmek suretiyle dava konusu taşınmazlar, çevre parsellerle birlikte memleket haritası ve hava fotoğrafları üzerinde gösterilmeli; taşınmazların gerçek eğimi klizimetre aletiyle ölçülerek memleket haritalarındaki münhanilerden (yükseklik eğrilerinden) de faydalanılmak suretiyle belirlenmeli; stereoskopik hava fotoğraflarının stereoskop vasıtasıyla üç boyutlu incelemesi yapılarak, temyize konu taşınmazların niteliği, üzerindeki bitki örtüsünün cinsi, yaşı, dağılımı ve dava konusu taşınmazların 6831 sayılı Orman Kanunu'nun 17/2. maddesinde belirtilen orman içi açıklık vasfında olup olmadığını belirten müşterek imzalı, tereddüte mahal bırakmayacak şekilde, yalnız büro incelemesine değil, uygulamaya ve araştırmaya dayalı, bilirkişilerin onayını taşıyan krokili bilimsel verileri bulunan yeterli ve dosyadaki belgeler ile karşılaştırıldığında denetime elverişli, varsa önceki raporlardan ayrılma gerekçelerini de içerir rapor alınmalıdır.

Ayrıca keşifte dinlenecek yerel bilirkişi ve tanıklardan, taşınmazların öncesinin ne olduğu, kim veya kimler tarafından, hangi tarihten beri ve ne şekilde kullanıldığı hususları etraflıca sorulup maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılmalı, komşu parsellerin tutanak ve dayanakları uygulanmalı; dava konusu taşınmazları sınır olarak nasıl nitelendirdikleri araştırılmalı; yerel bilirkişiler ve tanıkların sözleri arasında doğabilecek çelişkiler gerektiğinde yüzleştirme yapılarak giderilmeye çalışılmalı; ziraat ve inşaat mühendisi bilirkişilerinden taşınmazların evveliyatını, toprak yapısını, niteliğini komşu taşınmazlarla karşılaştırmalı şekilde açıklayan, bilimsel esaslara ve somut verilere dayalı, ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmalı; fen bilirkişisinden ise, keşfi takibe ve denetlemeye olanak verir rapor ve kroki alınmalı, tanık ve yerel bilirkişi ifadeleri bilimsel esaslara ve maddi bulgulara dayanılarak hazırlanan söz konusu bilirkişi raporlarıyla denetlenmeli, toplanacak tüm kanıtlar birlikte değerlendirilip, ulaşılacak sonuca göre usuli kazanılmış haklara riayet edilerek bir hüküm kurulmalıdır. İlk Derece Mahkemesince, belirtilen hususlar gözardı edilerek, eksik araştırma ve incelemeye dayalı olarak karar verilmesi isabetsiz olduğundan, hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ: Yukarıda açıklanan sebeplerle; davalılar ... vekili, ... Belediyesi Başkanlığı vekili, ..., ..., ..., ... ve ... vekili, ... ve ... vekili, ... vekili, ... vekili, ... Müdürlüğü vekili, ... vekili, ... vekili, ..., ..., ... ve ... vekili, ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... vekili, ... ve ... vekili, ... ve ... vekili, ... vekili, davalı ... vekili, ... vekili, ... ve ... vekili, ..., ..., ... ve ... vekili, ... vekili, ..., ..., davalı ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ...'ın temyiz itirazlarının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un geçici 3. maddesi yollaması ile 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428. maddesi gereğince BOZULMASINA,

1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 23.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Karar Etiketleri
BOZULMASINA YARGITAYKARARI
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog