T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
13. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2026/354 Esas
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi
İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; "Müvekkil Tasfiye Halinde .... Ltd. Şirketi, fiilen inşaat piyasasında faaliyet yürütmek amacıyla kurulmuştur. Ancak şirket, yaşamış olduğu ekonomik krizler, pay sahiplerinin yaşlanmış olmaları ve hastalıkları nedeniyle şirketin işleyişini takip edememelerinden dolayı önce Küçükyalı vergi dairesi tarafından 30.09.2011 tarihinde vergi mükellefliğinden (Ek-1), sonrasında ise İstanbul Ticaret Odası tarafından 09.10.2015 tarihinde ticaret sicilinden resen terk edilmiştir. Müvekkil şirketin, daha sonra tespit edilen alacağının tahsil edilebilmesi ve adına kayıtlı bulunan aracın devir işleminin gerçekleştirilebilmesi için İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesi'nde açmış olduğumuz "şirketin ihyası" davası sonrasında 05.02.2025 Tarih 2024/709 Esas ve 2025/108 sayılı Kararla mahkeme tarafından dava kabul edilerek ek tasfiye kararı ...04.2025 tarihli Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi'nde ilan edilmiştir. Faaliyetinin sonlanması nedeniyle müvekkil, eşyalarla birlikte davaya konu ticari defterleri ve diğer belgeleri bulunduğu adresten başka bir depoya taşımıştır. Ancak on yılı aşkın süre boyunca bir çok defa yer değiştiren, rutubete maruz kalıp ıslanan şirket karar defteri ve ortaklar pay defteri ek tasfiye işlemlerinin yürütülebilmesi için gerekli olduklarından dolayı yapılan tüm aramalara rağmen bulunamamıştır. Müvekkil şirkete ait karar defteri ve ortaklar pay defteri zayi olduklarından Türk Ticaret Kanunu m.82/7 uyarınca sayın mahkemenizden ilgili defterlerin zayi olduğuna dair tarafımıza zayi belgesi verilmesini talep etme zarureti hasıl olmuştur." denmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ:
İlk Derece Mahkemesi 15/01/2026 tarih ve 2025/370 Esas - 2026/27 Karar sayılı kararında; ".......Tüm dosya ve deliller birlikte değerlendirildiğinde; Her ne kadar davacı tarafça zayi belgesi verilmesi talebi ile dava açılmış ise de; TTK md. 82/7'de zayi belgesi verilmesi için "yangın, su baskını veya yer sarsıntısı gibi bir afet veya hırsızlık" sebebi gibi bir sebebin bulunması gerektiğinin belirtilmesi karşısında, dava konusu olayda bu sınırlı sebeplerden hiçbirisinin gerçekleşmediği, rutubete maruz kalıp ıslandığı belirtilmiş ise de bu hususun soyut beyandan öteye gidemediği, davacı tarafın dilekçesinde belirtiği kaybolma nedeniyle defterlere ulaşılamamasının ise TTK md. 82/7 gereğince zayi belgesi verilmesini gerektiren sebepler arasında yer almadığı, talep konusu tüm evrak ve defterin muhafazasında davacı tarafından gerekli dikkat ve özenin gösterilmediği, zayi durumunun davacının iradesi dışında bir nedenle meydana gelmediği ya da mücbir sebep halinin bulunmadığı anlaşılmakla, davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
" gerekçesi ile, ''1-Davanın REDDİNE,'' karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; somut olayda ziya olgusunun değerlendirilmesinde belirleyici olanın; şirketin 2015 yılında resen terkin edilmiş olması, yıllar sonra ihya edilerek ek tasfiye sürecine alınması ve defterlere ihtiyaç doğmasının bu ek tasfiye sürecinde ortaya çıkması olduğunu, defterlere ulaşılamadığı hususunun da fiilen bu süreçte anlaşıldığını, yerel mahkemenin ise bu kronolojik gerçekliği ve ziya olgusunun öğrenilme zamanını somut olayın kendi dinamikleri içinde değerlendirmeden, genel nitelikteki şablon gerekçelerle sonuca gittiğini, olayı derinleştirecek tamamlayıcı araştırmayı yapmadan davayı reddettiğini, bu haliyle kararın somut olayın gerçekliğine uygun araştırma yapılmaksızın verilen eksik incelemeye dayalı, usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek kararı kaldırılmasını talep etmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ:
HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır.
Dava, Türk Ticaret Kanunu'nun 82/7. maddesi gereğince zayi belgesi verilmesi talebine ilişkindir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
TTK'nın 82/7. maddesinde; "Bir tacirin saklamakla yükümlü olduğu defterler ve belgeler; yangın, su baskını veya yer sarsıntısı gibi bir afet veya hırsızlık sebebiyle ve kanuni saklama süresi içinde zıyaa uğrarsa tacir zıyaı öğrendiği tarihten itibaren otuz gün (01/07/2022 Tarihli 7417 sayılı Kanun ile değişik) içinde ticari işletmesinin bulunduğu yer yetkili mahkemesinden kendisine bir belge verilmesini isteyebilir. Bu dava hasımsız açılır. Mahkeme gerekli gördüğü delillerin toplanmasını da emredebilir." hükmü düzenlenmiştir. Yukarıdaki düzenleme uyarınca tacirin saklamakla yükümlü olduğu defterler ve belgeler için zayi belgesi verilebilmesi, defter ve belgelerinin korunması amacıyla gereken dikkat ve ihtimamı göstermiş bulunmasına, ayrıca zıyanın, tacirin iradesi dışında bir durum nedeniyle meydana gelmiş olmasına bağlıdır.
Somut uyuşmazlıkta davacı vekili, davacı şirketin davaya konu ticari defterleri ve diğer belgeleri bulunduğu adresten başka bir depoya taşıdığını, ancak on yılı aşkın süre boyunca bir çok defa yer değiştiren, rutubete maruz kalıp ıslanan şirket karar defteri ve ortaklar pay defterinin kaybolduğunu ve bulunamadığını ileri sürerek zayi belgesi verilmesi talebinde bulunmuş ise de, zıyaa durumunun maddede sayılan veya benzeri sebeplerden ileri geldiği iddia edilmediği gibi, Mahkemece de isabetli bir şekilde açılandığı üzere basiretli bir tacir gibi davranma yükümlülüğü bulunan davacının ticari defter ve belgelerini muhafaza etmek için gerekli dikkat ve özeni göstermediği, kontrol etmediği ve tüm özeni göstermesine rağmen kaçınılmaz sebeplerle zayii olgusunun gerçekleştiğini ispat edemediği, şirketin faal olmaması ve bu sebeple ticari defterlere ihtiyaç duyulmamasının ve ihya ve ek tasfiye sırasında bu durumun ortaya çıkmasının tacirin dikkate ve özen yükümlülüğünü ortadan kaldırmadığı dikkate alınarak Mahkemece davanın reddine karar verilmesi isabetli olup, davacının istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-b1 maddesi uyarınca esastan reddine karar vermek gerekmiştir.
1.Davacının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK' nın 353/1-b1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2.Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına,
3.Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00 TL istinaf karar harcı istinaf eden davacı tarafından peşin olarak yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,
4.İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep eden üzerinde bırakılmasına,
5.Artan gider avansı bulunması halinde yatıran tarafa iadesine,
6.Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 02/03/2026 tarihinde HMK'nın 362/1-ç maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.