Karar No
K. 2026/245
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE

T.C.

İSTANBUL

ASLİYE 2.TİCARET MAHKEMESİ

DOSYA NO : 2026/210

KARAR NO: 2026/245
DAVA: TAZMİNAT (Ticari Nitelikteki Haksız Fiilden Kaynaklanan (2918 S.K.Hariç))
DAVA TARİHİ: 10.03.2026
KARAR TARİHİ: 23.03.2026

Yukarıda açık kimliği yazılı taraflar arasında görülen ALACAK davasının mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda:

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

DAVA;

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ...

6.İcra Müdürlüğünün... Esas sayılı dosyasında davacının adresinde haksız haciz işlemleri yapıldığını, 27.01.2025 tarihinde dosyaya "...

6.İcra ...E. Sayılı dosyada haciz baskısı altında daha sonra istirdat davası açmak kaydıyla yapılan ödeme" ihtirazi kaydı ile 1.287.000,00TL yatırmak zorunda kaldıklarını, davalının (Temlik Alan) parayı tahsil ettiğini, ...

13.İcra Hukuk Mahkemesinin... Esas ... Karar sayılı dosyasında istihkak davası açtıklarını, mahkemenin kendilerini haklı bularak davalarını kabul ettiğini, böylece ödemenin sebebinin ortadan kalktığını, davalının sebepsiz zenginleştiğini (Emsal; Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun ...E. ...K.), arabuluculuk görüşmelerinde anlaşma sağlanamadığını belirterek öncelikle: Ödemenin yapıldığı tarih olan 27.01.2025 ile iş bu dava tarihine kadar geçen süre içerisinde ulaşabileceği tutarın denkleştirici adalet ilkesine göre hesaplanarak hesaplanacak miktarın dava tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte tahsilini, aksi halde 1.287.000,00TL'nin 27/01/2025 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE HUKUKİ NİTELENDİRME: Dava, haksız haciz nedeniyle icra dosyasına icra baskısı altında ihtirazi kayıtla yatırılan bedelin iadesi istemine ilişkin olarak, sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre açılan alacak davasıdır.

Her ne kadar tensibin (20) nolu ara kararı ile "Arabuluculuk Nihai Tutanağı"nın dosyaya sunulduğu yönünde ara karar kurulmuş ise de davacı vekilinin 18.03.2026 tarihli dilekçesi ile arabuluculuğa başvurmadıklarını, davalarının arabuluculuk dava şartı yokluğundan reddine karar verilmesini istemesi üzerine durum fark edilmiştir. Dava dilekçesine davalı ile ilgili "Arabuluculuk Nihai Tutanağı"nı eklememiştir. Eklenen arabuluculuk nihai tutanağı davalı tarafa ait değildir. 7155 sayılı Kanun ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’na eklenen ve 01/01/2019 tarihinde yürürlüğe giren (28/3/2023 tarih ve 7445 sayılı Kanunun 31.maddesiyle değişik) 5/A maddesi ile getirilen "Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır. ...” hükmü mevcuttur. 6325 sayılı Kanunun m.18/A.2 maddesinde; "Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması hâlinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir.Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir." denilmiştir.

Davanın açıldığı tarih itibariyle zorunlu arabuluculuğa başvurulmamış durumdadır. Bu dava şartının yasanın emredici düzenlemesi karşısında sonradan tamamlanabilir bir eksiklik olarak kabulü de mümkün değildir. Aksinin kabulü durumunda, zorunlu arabuluculuk dava şartını dolanabilmek için bu şartın aranmadığı asliye hukuk mahkemelerinde dava açıp, görevsizlikle ticaret mahkemelerine dosyanın gönderilmesini sağlamak mümkün hale gelebilir. Bu nedenle dava öncesi dava öncesi arabuluculuk nihai tutanağı mevcut olmadığından dava şartı eksikliğinin bu aşamada giderilmesi mümkün değildir (Emsal;Yargıtay 17. HD ... E.... K.) Yukarıda açıklanan kanun hükümlerinde de belirtilmiş olduğu üzere belirtilen eksiklik, dava şartı yokluğu nedeniyle davanın herhangi bir işlem yapılmaksızın usulden reddini gerektirmektedir. 6100 sayılı HMK m.114/f.2 hükmü ve 6325 sayılı HUAK m.18/A.2 hükmü dikkate alındığında HMK m.115/f.1 hükmü gereği ise bu eksikliğin taraf teşkili olmasa dahi "her aşamada" ele alınması yasal olarak gerekli ve mümkündür. Yapılan açıklamalar karşısında, davacının arabulucuya başvurmaksızın bu ticari davayı açmış olması karşısında 6102 sayılı TTK.m.5/A hükmüne atfen ve 6325 sayılı Kanuna eklenen m.18/A hükmü nedeni ile dava şartı yokluğundan dolayı davanın usulden reddine karar vermek gerekmiştir. H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan gerekçelerle; Davacının arabulucuya başvurmaksızın bu ticari davayı açmış olması karşısında 6102 sayılı TTK.m.5/A hükmüne atfen ve 6325 sayılı Kanuna eklenen m.18/A hükmü nedeni ile dava şartı yokluğundan dolayı davanın usulden reddine REDDİNE,

Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK.nun 345.maddesi gereğince, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ilgili hukuk dairesinde İstinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. KATİP - HAKİM -

(e-imzalıdır)

Karar Etiketleri
REDDİNE YARGITAYKARARI
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog