Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA

5. Hukuk Dairesi         2025/4587 E.  ,  2025/16383 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Van Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2024/737 Esas, 2025/211 Karar
KARAR: Esastan ret

İLK DERECE MAHKEMESİ : Özalp 1. Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI: 2022/1262 Esas, 2023/974 Karar

Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin ve ecrimisilin tahsili istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı idare vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; dava konusu .. ili, ..., .. Mahallesi 1 04... parsel sayılı taşınmaza davalı idarece fiilen el atıldığını belirterek taşınmazın bedelinin davalı idareden tahsiline ve ecrimisile karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın süresinde açılmadığını, zamanaşımı definde bulunduklarını, görev itirazları olduğunu, davanın Kadastro Genel Müdürlüğüne yöneltilmesi gerektiğini, derenin taşınmazdan tescil tarihi itibariyle geçip geçmediğinin araştırılması gerektiğini, dere yatağında bulunması nedeniyle tapulama harici tutulması gereken parselde tamamen doğal sebeplerle aşınma ve kıyı oyulmaları sonucu oluşan toprak kayıplarından dolayı müvekkili idarenin sorumlu görülerek kamulaştırma yapılması talebinin haksız kazanç sağlamaya yönelik olduğunu, kamulaştırmasız el atma davasının şartlarının oluşmadığını, davanın reddini, yargılama gideri ve vekillik ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri

Davalı idare vekili istinaf dilekçisinde özetle; bedelin yüksek hesaplandığını, dere ve akarsuların özel mülkiyete konu olamayacağını, parselin gerçek niteliğinin göz ardı edilerek dere yatağının davacı yan adına tapulandığını, doğal dere yatağında bulunan taşınmaz için müvekkili idarenin kamulaştırmaya zorlanmasının hukuka aykırı olduğunu, idarenin taşınmaza herhangi bir müdahalesinin olmadığını, davacının taleplerini Kadastro Genel Müdürlüğüne yöneltmesi gerektiğini, müvekkil idare açısından husumet yokluğundan davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, bilirkişi raporunun hatalı olduğunu, hükme esas alınan bilirkişi raporunda su kaynağının tespit edilmediğini, dava konusu taşınmazın kuru tarım arazisi olduğunu, dava konusu taşınmazda dere yatağının etkisinden önce üretim yapılıp yapılmadığının ispatlanamadığını belirterek istinaf yoluna başvurmuştur.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile sulu tarım arazisi niteliğindeki dava konusu taşınmaza, bir kısım alanının davalı idarece kuru dere yatağı içinde bırakılmak suretiyle kuru derenin taşkın sınırları içinde bırakıldığı, fiili durumunun kalıcı olarak dere yatağı haline geldiği, ıslah edilemeyeceği ve tekrar tarım arazisi olarak kullanılamayacağı belirtilerek 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca o yörede mutad olarak ekilen münavebe ürünleri buğday ve yonca verileri esas alınarak olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net geliri üzerinden bilimsel yolla değer biçilerek, dava konusu taşınmazın m2 birim fiyatının değerlendirme ve dava tarihi olan 2022 yılı itibariyle 56,70 TL olarak belirlenerek, fiilen el atılan alana yönelik tazminat ve ecrimisil bedeli hesaplanmasında davacının tapudaki hissesi oranında hükmedilen tazminat ve ecrimisil alacaklarına talep gibi dava tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesinde ve yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesinde, istinaf edenin sıfatı ve istinaf nedenlerine göre bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davalı idare vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri

Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; dere ve akarsuların özel mülkiyete konu olamayacağını, parselin gerçek niteliğinin göz ardı edilerek dere yatağının davacı yan adına tapulandığını, taşınmazın tapulanma sırasında dere yatağı halinde olup olmadığının tespit edilmesi gerektiğini, doğal dere yatağında bulunan taşınmaz için müvekkili idarenin kamulaştırmaya zorlanmasının hukuka aykırı olduğunu, idarenin taşınmaza herhangi bir müdahalesinin olmadığını, davacının taleplerini Kadastro Genel Müdürlüğüne yöneltmesi gerektiğini, müvekkil idare açısından husumet yokluğundan davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, dava konusu taşınmazın evveliyattan beri dere yatağında olduğunu, kamulaştırmasız el atmadan söz edilemeyeceği, idari yargının görevli olduğunu ileri sürmüştür.

C. Gerekçe

1.Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili ve ecrimisil istemine ilişkindir.

2.Değerlendirme

1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Arazi niteliğindeki taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca gelir metodu esas alınarak değer biçilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.

3.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle; Davalı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Davalı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

08.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Karar Etiketleri
ONANMASINA ISTINAFHUKUK
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog