1. Ceza Dairesi 2025/5481 E. , 2025/9506 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
Mersin 8. Ağır Ceza Mahkemesinin 04.02.2025 tarihli ve 2024/476 Esas, 2025/44 Karar sayılı kararı ile Yargıtay 1. Ceza Dairesinin, 19.09.2024 tarihli ve 2023/4747 Esas, 2024/5738 Karar sayılı bozma kararına karşı verilen direnme kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 307/4. maddesi uyarınca Dairemize gönderildiği belirlenmekle;
Mahkemece verilen direnme kararının; 5271 sayılı Kanun’un 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin direnme kararını temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Mersin 8. Ağır Ceza Mahkemesinin, 10.01.2023 tarihli ve 2022/200 Esas, 2023/4 Karar sayılı kararı ile; Sanık hakkında maktule yönelik kasten öldürme suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 81/1, 29/1, 62/1, 53/1. maddeleri gereği 13... ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına,
2.Adana Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 30.03.2023 tarihli ve 2023/541 Esas, 2023/331 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafii ile katılan vekilinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine,
3.Hükmün katılan vekili ve sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 1. Ceza Dairesinin, 19.09.2024 tarihli ve 2023/4747 Esas, 2024/5738 Karar sayılı kararı ile özetle "sanığın hukuka uygunluk sınırını kast olmaksızın aştığı, eylemi nedeniyle 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 27/1, 85/1, 22/3. maddeleri gereğince cezalandırılması gerektiği" nedenleriyle bozulmasına, dosyanın 5271 sayılı Kanun'un 304/2-a maddesi gereği Mersin 8. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmesine,
4.Mersin 8. Ağır Ceza Mahkemesinin, 04.02.2025 tarihli ve 2024/476 Esas, 2025/44 Karar sayılı kararıyla önceki hükümde direnilmesi ile sanık hakkında maktule yönelik kasten öldürme suçundan 5237 sayılı Kanun'un 81/1, 29/1, 62/1, 53/1. maddeleri gereği 13... ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1.Cumhuriyet savcısının temyiz sebepleri özetle; sanığın olası kastla öldürme suçundan cezalandırılması gerektiğine,
2.Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle; bozma ilamına uygun karar verilmesi gerektiğine, sanığın 5237 sayılı Kanun'un 25... . Maddesinden yararlandırılmadığına ilişkindir. III.ÖN SORUN VE OYLARIN KULLANILMASI (5271 sayılı Kanun'un 229. maddesi)
İnceleme konusu dosyada yapılan müzakere neticesinde Başkan vekili ... tarafından 5271 sayılı Kanun'un 229/1. maddesi uyarınca oyların toplanmasına geçilmiş, sanığın üzerine atılı suçun sabit olduğu oy birliği ile kabul edildikten sonra suçun vasfı hususunda kıdem sırasına göre yapılan oylamada Üye ... eylemin 5237 sayılı Kanun'un 81/1, 21/2. maddesindeki olası kastla öldürme suçunu, Üye ... eylemin aynı Kanun'un 87/4. maddesinde düzenlenen kasten yaralama sonucu ölüme neden olma suçunu, Üye ... eylemin aynı Kanun'un 27/1, 85/1, 22/3. maddelerindeki bilinçli taksirle öldürme suçunu, Üye ... eylemin aynı Kanun'un 87/4. maddesindeki kasten yaralama sonucu ölüme neden olma suçunu, Başkan vekili ... ise aynı Kanun'un 81/1, 21/2. maddelerindeki olası kastla öldürme suçunu oluşturduğu görüşüyle oy kullanmışlardır. Bu oylama sonucunda herhangi bir görüşün Kanun'un aradığı şekilde oy çokluğunu sağlayamadığı anlaşılmakla 5271 sayılı Kanun'un 229/3. maddesi uyarınca sanığın en aleyhine olan 5237 sayılı Kanun'un 81/1 ve 21/2. maddeleri kapsamında olası kastla öldürme suçuna ilişkin kullanılan oylar suç vasfı ve yasada öngörülen ceza miktarına göre kendisine daha yakın olan aynı Kanun'un 87/4. maddesindeki kasten yaralama sonucu ölüme neden olma suçundan yana kullanılan oya eklenmek suretiyle çoğunluk sağlanmış ve sanığın eyleminin 5237 sayılı Kanun'un 87/4. maddesi uyarınca kasten yaralama sonucu ölüme neden olma suçunu oluşturduğu kabul edilmiştir.
III. GEREKÇE
1.Sanık ile tanık ...'ın ortak olup malzemelerini sanığın amcasına ait ... fabrikası bahçesine emaneten bıraktıkları, daha önce de hırsızlık olayı meydana geldiği için fabrikanın üst katında bulunan binada uyudukları, olay tarihinde sabaha karşı 04.30 sıralarında bahçeye hırsızlık için gelen şahıslar bulunduğunu, motosiklete malzemelere yüklediklerini fark etmeleri üzerine bina önüne çıktıkları, bağırdıkları, hırsızlığa gelen maktul ve tanık ...'nin kaçmaya başladığı, sanığın da üzerinde bulunan ruhsatsız tabancası ile kaçan şahıslara rastgele birden fazla el ateş ettiği, tanık ...'nin kaçıp eve gittiği, maktulün ise vurulduğu, ertesi gün olay yerine yakın bahçede ateşli silahla vurulmuş halde ölü olarak bulunduğu, maktulün sağ kalça orta bölgesinden giren kurşunun mesane ve iliak damarlarında yırtıklara yol açtığı, ölümün ateşli silah mermi çekirdeği yaralanmasına bağlı iç organ ve büyük damar yaralanmalarından gelişen iç kanama sonucu meydana geldiği, sanığın eylemi nedeniyle kasten öldürme suçundan mahkumiyetine karar verildiği anlaşılmıştır.
2.Sanığın bulunduğu binadan çıktığında maktul ve arkadaşının çaldıkları eşyaları motosiklete yükleyip götürmekte oldukları, sanığın önce havaya bir kaç el ateş ettiği, sonrasında etrafa bir kaç el daha ateş ettiği, maktulün sağ kalça orta kısmından aldığı isabet sonucu iç organ ve büyük damar yaralanmalarından gelişen iç kanama nedeniyle öldüğü, sanığın öldürme kastıyla hareket etmesi durumunda görülebilir durumda olduğu yargılama aşamasında tespit edilen maktulün gövdesi, kafası gibi hayati bölgelerini hedef almak suretiyle etkili mesafeden ateş etmesinin ve öldürme eylemini gerçekleştirmesinin mümkün olduğu, oysa sanığın, ölenin hayati bölgeleri olmayan bel altı bölgesinin hedef alarak ateş ettiği, otopsi raporunda belirtildiği üzere ölenin, sağ kalça bölgesinden isabet aldığı ve başkaca isabet eden bulunmadığı anlaşılmakla sanığın eyleminin kasten yaralama neticesinde ölüme sebep olma suçunun kanunî unsurlarını taşıdığı gözetilerek 5237 sayılı Kanun'un 87/4-2. cümlesi uyarınca hüküm kurulması gerekirken, sanığın kastının öldürmeye yönelik olduğunun kabulü ile eylemin kasten öldürme suçu olarak nitelendirilmesi suretiyle suç vasfında hataya düşülmesi, hukuka aykırı bulunmuş, açıklanan nedenlerle Mahkemenin direnme kararı yerinde görülmemiştir.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle direnme kararı yerinde görülmediğinden Yargıtay 1. Ceza Dairesinin, 19.09.2024 tarihli ve 2023/4747 Esas, 2024/5738 Karar sayılı bozma kararının, Tebliğname'ye kısmen uygun olarak, oy çokluğuyla DÜZELTİLMESİNE YER OLMADIĞINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 307/4. maddesi gereği direnme kararını incelemek üzere Yargıtay Ceza Genel Kuruluna GÖNDERİLMESİNE,25.12.2025 tarihinde karar verildi. K A R Ş I O Y
Yapılan yargılama ve incelenen dosya kapsamına göre sanığın amcasına ait zeytinyağı fabrikasında gerçekleşen hırsızlık olayları nedeniyle arkadaşı tanık ... ile birlikte burada nöbet tutmaya başladığı, olay günü sabaha karşı 04.30 sıralarında fabrika bahçesine giren iki şahsın burada bulunan dinamoları motosiklete yüklediğini fark ettikleri, durumu jandarmaya haber vermekle birlikte kaçan şahısları durdurmak amacıyla sanığın yanında bulunan tabancasıyla bir kısmı havaya olmak üzere toplam yedi el ateş ettiği, sanığın yaptığı atışlardan birinin kaçmakta olan maktule aşağıdan yukarı, sağdan sola, arkadan öne seyirli olarak isabetiyle maktulün ateşli silah mermi çekirdeği yaralanmasına bağlı iç organ ve büyük damar yaralanmasından gelişen iç kanama sonucunda hayatını kaybettiği, olayın gerçekleştiği yer ve zamana uygun şekilde gerçekleştirilen keşifte sanığın atışlarını gerçekleştirdiği noktalardan kaçan şahısların ve bu bağlamda maktulün belirgin bir şekilde görüldüğünün tespit edildiği, görüşe engel bir durum bulunmadığı ve sanık ile maktul arasında 61 metre mesafe olduğunun belirlendiği,
Sanığın olaydan hemen sonra kolluk tarafından müdafi eşliğinde alınan 27.03.2022 tarihli ilk savunmasında ve 28.03.2022 tarihli Cumhuriyet savcısının sorgusunda ruhsatsız tabancasıyla kaçan şahısları korkutmak maksadıyla ters yöne doğru yatay şekilde ve rastgele 7 el ateş ettiğini, kimseyi hedef almadığını, daha sonra boş kovanları topladığını, yaralı veya ölü görmediğini, ses de duymadığını belirttiği anlaşılan olayda;
Maktulün kaçtığı sırada arkadan isabet eden tek mermi çekirdeği yaralanmasına bağlı olarak hayatını kaybetmesi karşısında sanığın kaçan şahısları korkutmak amacıyla ters yöne doğru ateş ettiğine ilişkin savunmasının itibar edilebilir nitelikte olmadığı, öte yandan maktul ve tanık ...'nin işlemeyi kast ettikleri hırsızlık eyleminde fark edilmeleri üzerine kaçtıkları sırada maktulün arka taraftan yapılan atışla hayatını kaybettiği gözetildiğinde sanık lehine meşru savunmanın yasal koşullarının bulunmadığı, bu itibarla ölçülülük- orantılılık sınırlarını aşma halinde dahi meşru savunmanın diğer koşullarını arayan TCK'nın 27/1. maddesine bağlı olarak sınırın taksirle aşıldığını kabulün olanaklı bulunmadığı, sanığın hırsızlık yapmak isteyen ancak eylemi tamamlayamadığı için kaçan şahıslardan maktulü doğrudan doğruya hedef aldığını gösteren yeterli somut kanıtlar bulunmamakla birlikte, yatay şekilde gerçekleştirdiğini bizzat ifade ettiği çok sayıda atıştan birinin maktule isabet edebileceğini ve buna bağlı olarak yaralanmasına ya da ölümüne neden olabileceğini genel hayat tecrübelerine ve olayın özelliklerine göre bilmesinin gerektiği, bu bağlamda maktulün ölümcül isabet bölgesine isabet eden mermi çekirdeğiyle hayatını kaybettiği olayda, eylemin olası neticelerini öngörerek bunları kabullendiği anlaşılan sanığın TCK'nın 81/1 ve 21/2. maddeleri uyarınca olası kastla öldürme suçundan sorumlu tutulması gerektiği görüş ve kanaatiyle, dosya kapsamına uygun düşmeyen nitelikteki suç vasıflandırmasıyla eylemin yaralama kastıyla gerçekleştirildiği ve TCK'nın 87/4-2. maddesindeki neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçunu oluşturduğuna ilişkin Daire bozma düşüncesine katılmıyoruz. K A R Ş I O Y
Sanık ... ile tanık ...'ın iş ortağı olup satın aldıkları malzemelerini sanığın amcasına ait ... fabrikası bahçesine emaneten bıraktıkları, daha önce de hırsızlık yaşanan fabrikanın üst katında bulunan binada nöbet tuttukları, olay günü saat 04.30 sıralarında fabrikaya hırsız geldiğini ve motosiklete malzeme yüklediklerini fark etmeleri üzerine fabrikanın 2. katındaki balkona çıktıkları hırsızlara bağırdıkları, hırsızlığa gelen maktul ve suç ortağı ...'nin sanığa ait dinamoların bir kısmını motosikletin sepetine yükleyerek kaçmaya başladıklarını gören sanığın ruhsatsız tabancası ile kaçan şahıslara doğru birden fazla kez rastgele ateş ettiği, ateş üzerine tanık ...'nin motosikleti ve çaldıkları malzemeleri bırakıp oradan kaçtığı maktulün ise olay yerinde vurulduğu, cesedinin ertesi gün olay yerine yakın mesafe de ateşli silahla vurulmuş halde ölü olarak bulunduğu, maktulün sağ kalça orta bölgesinden giren kurşunun mesane ve iliak damarlarında yırtıklara yol açtığı, kalça bölgesinden vücuda giren merminin vücutta önden arkaya, aşağıdan yukarıya, sağdan sola şeklinde hareket ettiği ölümün ateşli silah mermi çekirdeği yaralanmasına bağlı iç organ ve büyük damar yaralanmalarından gelişen iç kanama sonucu meydana geldiği anlaşılmıştır.
Olayın gece vakti sanığın mallarının bulunduğu fabrika bahçesinde gerçekleşmesi, olaydan bir kaç gün önce de aynı yerde yaşanan hırsızlık nedeniyle sanık ile tanık ...'ın fabrikada mallarının çalınmasını engellemek amacıyla nöbet tuttukları sırada sabaha karşı 04:30 civarında motosikletle hırsızlığa gelen iki kişinin sanığa ait dinamo parçalarını sepetli motosiklete yükleyip götürdüklerini fark etmeleri üzerine sanığın malvarlığına yönelen haksız ve devam eden saldırıyı önlemeye yönelik kaçmaya çalışan hırsızlara doğru panikleyerek 7 el ateş ettiği, mermilerden hiçbirinin doğrudan isabet etmediği ancak bir mermi çekirdeğinin alınan kriminal rapor ve otopsi tutanağına göre sert zemine çarpıp ezilen mermi çekirdeğinin vücuda alttan girerek yukarıya doğru seyrettiği ve kemik dokuya gelmeksizin vücutta kaldığı ve maktulü öldürdüğü olayda; sanığın maktule hedef gözeterek öldürme kastı ile doğrudan ateş etmemesi devam eden saldırıya karşı sanığın görüş alanı içinde olup olmadığı tereddütsüz belirlenemeyen maktulün vücuduna doğrudan bir mermi çekirdeği isabet etmeyip yerden seken bir merminin maktulü öldürmesi dikkate alındığında TCK 25. madde de düzenlenen meşru müdafaa da sınırın kast olmaksızın taksirle aşıldığı, sanığın maktulün ölmesini istemese de bunu öngörebilecek durumda olduğu, yere çarparak ezildiği kriminal raporla sabit olan ve buradan seken merminin maktulü öldürdüğü olayda sanığın bilinçli taksirle hareket ettiği ve böylece hukuka uygunluk sınırını aştığı kabul edilerek 5237 sayılı Kanun'un 27/1, 85/1, 22/3. maddeleri kapsamında cezalandırılması yerine suçun nitelendirmesinde ve delillerin takdirinde hataya düşülmek suretiyle kasten öldürme suçundan hüküm kurulmuş olması hukuka tarafımızca aykırı bulunmuştur.