8. Hukuk Dairesi 2025/4836 E. , 2025/7359 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
İLK DERECE MAHKEMESİ : Çarşamba 3. Asliye Hukuk Mahkemesi
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA
1.Kullanım kadastrosu sonucunda, Samsun ili ... ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında bulunan 1 03... parsel sayılı 16.177,18 m² yüzölçümündeki taşınmaz kadastro tutanağının beyanlar hanesine 6831 sayılı Orman Kanunu'nun 2/B maddesi uyarınca ... adına orman sınırları dışına çıkarıldığı 2003 yılındandan beri oğlu ...'ün kullanımında olduğu şerhi yazılarak Hazine adına tespit ve tescil edildikten sonra 6292 sayılı (Orman Kanunu) uyarınca 06.02.2018 tarihinde davalı ...'e, onun tarafından da diğer davalı ... ....'a satılarak tapuda kaydın intikal ettirilmiştir.
2.
Davacı vekili dava dilekçesinde; Samsun ili ... ilçesi .... Mahallesinde bulunan 1 03... parsel numaralı taşınmazın yaklaşık 7.160,41 metrekaresinin zilyedi olduğunu, taşınmazın orman vasfında iken 2/B uygulaması sonucu Hazine adına tescil edildiğini ve 2/B uygulaması sırasında zilyet olarak ...'ün belirtildiğini ancak dava konusu taşınmazın davacının kullanımında olduğunu, davacı tarafından kavak ağaçları dikildiğini, ecrimisillerini davacının ödediğini, davalı Hazine tarafından görevin kötüye kullanılması suretiyle dava konusu taşınmazın davalıya satışının yapıldığını, bu kişiler hakkında Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunduğunu, davalı ...'in dava konusu taşınmazı bedel ödemeden muvazaalı olarak edindiğini, taşınmazda kullanımının olmadığını, 2/B çalışması sırasında düzenlenen tutanakta muhtar olarak imzası bulunan ....'un davalının akrabası olduğunu, yapılan tespit ve tescil işlemlerinin hukuki dayanağı olmadığını belirterek, dava konusu taşınmazın tapu kaydının iptaliyle Hazine adına tesciline ve taşınmazın zilyedinin davacı olduğunun tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı .... vekili cevap dilekçesinde; davanın yasal süre içerisinde açılmadığını, davalı idareye husumet yöneltilemeyeceğini, davanın görevsiz Mahkemede açıldığını, dava konusu taşınmazın askı ilanında belirtilen hak sahibi ...'e taksitli olarak satıldığını belirterek, davanın reddini savunmuştur.
2.Davalılar ... ve ... vekili cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmazın davalılardan İsmail'in dedesinden intikal ettiğini ve 2/B arazisi olarak tescili akabinde satışa çıkmasıyla 08.02.2016 tarihinde Hazineden satın alındığını ve sonrasında da diğer davalı ...'e 06.02.2018 tarihinde satıldığını, davacı tarafından Çarşamba 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2018/197 Esas ve 2021/242 Karar sayılı dosyasıyla açılan tapu iptali ve tescil davasının usulden reddine karar verilerek kesinleştiğini, davacının aynı sebebe dayanarak yeniden dava açmasında hukuki yararının bulunmadığını, davalı ve ailesinin taşınmazı 50 yıldır kullandığını, diğer davalı ...'inde taşınmazın bedelini ödeyerek satın aldığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; "Dava konusu taşınmaz 2/B kadastrosunda Hazine lehine 2/B kapsamına çıkarılmış, kullanım kadastrosu sırasında davalı lehine kullanıcı şerhi verilerek Hazine adına tespit görmüş, tespitin kesinleşmesinden sonra davalı ... tarafından yasal süresi içinde idareye müracaat ederek 6292 sayılı Kanun uyarınca taşınmazı satın almış, sonrasında da diğer davalı ... 'a satmış, davacı bu satış işleminden sonra tapu iptal tescil isteminde bulunmuştur. Kullanım kadastrosu kesinleşerek tapuya tescil edilen taşınmazın beyanlar hanesindeki şerhe yönelik davanın dinlenebilmesi için davanın, 6292 sayılı Kanun uyarınca taşınmazın satış işleminden önceki bir tarihte, Hazine ile şerh sahiplerine yöneltilerek açılması gerekir. Dava tarihinden önce maliki Hazine tarafından 6292 sayılı Kanun uyarınca tapu yoluyla davalıya satıldığı anlaşılan taşınmazda artık 6292 sayılı Kanun'un uygulanma olasılığı kalmadığından davacının kullanıma dayanarak açtığı davanın artık dinlenme olanağı bulunmamakta olup dolayısıyla bu nitelikte açılan davalarda davacının hukuki yararının bulunmadığı" gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı vekili tarafından süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve kanuna uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353/(1)-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve kanuna aykırı olduğunu, dava konusu taşınmazın davacının kullanımında olduğunu, bu durumun Hazine kayıtlarından açıkça anlaşıldığını, yapılan tescil ve satış işlemlerinin geçerliliğinin olmadığını, davalı ...'in taşınmazı muvazaalı olarak edindiğini, taşınmazda herhangi bir kullanımının olmadığını, tanık ve mahalli bilirkişi beyanlarıyla bu durumun ispat edildiğini, davalılar yararına vekalet ücretine hükmedilmesinin de hatalı olduğunu belirterek, kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanunu’un 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Davacının yatırmış olduğu 615,40 TL peşin harcın onama harcına mahsubuna, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,08.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.