Esas No
E. 2026/105
Karar No
K. 2026/266
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE

T.C. İstanbul Anadolu 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO: 2026/105 Esas
KARAR NO: 2026/266
DAVA: Menfi Tespit (Ticari İlişkiden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 02/02/2026
KARAR TARİHİ: 23/03/2026

Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Ticari İlişkiden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı yanın müvekkili firma hakkında----- sayılı dosyası üzerinden ----- takip miktarı üzerinden alacak takibi yaptığını, icra takibi, halen devam ettiğini, icra Dosyasından borçlunun 3. Şahıslardaki hak ve alacaklarına, borçlu adına kayıtlı taşınır ve taşınmazlara ve banka hesaplarına haciz işlemleri uygulanmış ve davacı müvekkilinin telafisi zor mağduriyete uğratıldığını, öncelikli olarak takip dayanağı çekteki imzaya ve yazılara itiraz ettiklerini, takip dayanağı çekteki imza ve yazılar, müvekkiline ait olmadığını, takibe konu çekin, müvekkilin rızası ve bilgisi dışında tanımadığı kişi ya da kişilerce müvekkile ait yazılar ve imzalar taklit edilerek düzenlendiğini, takip dayanağı çekteki müvekkili firma ismini taşıyan kaşe sahte yapılmış kaşe olup bu kaşe altındaki imza ve yazıların müvekkiline ait olmadığını beyanla; menfi tespit davasının kabulü ile; davacı müvekkilin, davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesine, davaya konu icra takibinde, davalının haksız ve ağır kusurlu ve kötüniyetli olması nedeniyle alacağın %20 sinden daha aşağı olmamak üzere davalının kötüniyet tazminatı ödemeye mahkum edilmesine karar verilmesine, Yargılama giderinin ve ücreti vekaletin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini, 1136 Sayılı Avukatlık Kanunun 4667 Sayılı Kanunla değişik 164/son fıkrası uyarınca karşı taraf vekalet ücretinin Avukat olarak adıma hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

SAVUNMA

Dilekçeler teatisi ve ön inceleme tamamlanmadan dosya üzerinden karar verilmiştir.

İNCELEME VE GEREKÇE

Dava hukuki niteliği itibariyle, çeke dayalı olarak yapılan icra takibi nedeni ile borçlu olunmadığının tespitine yönelik olarak açılan menfi tespit davasıdır.

Tüm dosya kapsamının degerlendirilmesinde özetle; ödenen senet bedeli nedeni ile yapılan İhtiyati haciz talebinden dolayı borçlu olunmadığının tespitinin talep edildiği anlaşılmış olup, 7445 Sayılı Kanunun 31. Maddesi ile yapılan değişiklikle 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'na eklenen 5/A maddesinin birinci fıkrasında yer alan " paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında " ibaresi "para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında" olarak değiştirilmiş olup ilgili değişikle beraber -------tarihinden itibaren açılacak menfi tespit davalarında arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı haline getirilmiştir. 6325 Sayılı Hukuk Uyusmazlıkların Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddesinin 2. Fıkrasında "Davacı arabuluculuk faaliyeti sonunda anlasmaya varılamadığına iliskin tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması halinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. Arabulucuya başvurmadan dava açıldığının anlasılması halinde herhangi bir islem yapılmaksızın davanın, dava sartı yoklugu sebebiyle usulden reddine karar verilir." düzenlemesi yer almaktadır.Bu durumda somut olayda: davacı tarafça, davalı tarafından çeke dayalı olarak başlatılan icra takibi nedeni ile borçlu olmadığının iddiasına dayalı olarak borçlu olunmadığının tespitine karar verilmesi istenmiştir. Taraflar arasındaki dava menfi tespit davası olup, uyuşmazlık TTK 4/1-a maddesi gereğince mutlak ticari dava olup, TTK' nın 5/A maddesi gereğince ve yukarıda belirtilen gerekçelerle dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır.Bu kapsamda somut olaya bakıldığında;

Mahkememizce ---- tarihinde davacı vekiline arabulculuk son tutanağını sunmak üzere davacı tarafa bir haftalık süre verilmiş olup, verilen ara karar davacı vekiline, ------- tarihinde tebliğ edilmiş, davacı vekili tarafından verilen süre içinde arabulucuya başvurulduğuna dair herhangi bir ve tutanak aslının sunulmadığı anlaşılmış olup, davacı taraf, arabulucuya başvurmadan, süreç tamamlanmadan eldeki davayı açmıştır. Bu durumda; davadan önce arabuluculuğa başvurulmadığının anlaşılmış bulunması sebebiyle davanın usulden reddi yolunda aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1.7155 Sayılı Kanunun 20'nci maddesi ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'na eklenen 5/A maddesi ve 7155 Sayılı Kanunun 23'üncü maddesi ile 6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'na eklenen 18/A-2 maddesi uyarınca arabulucuya başvurulmadan dava açılmış olması karşısında, davanın Türk Ticaret Kanunu'nun 5/A, 6325 sayılı Kanunun 18/A-2, Hukuk Mahkemeleri Kanunu'nun 114/2 ve 115/2 maddeleri uyarınca dava şartı yokluğu nedeni ile usulden REDDİNE,

2.Karar harcı 732,00-TL'nin davacı taraftan tahsil edilerek, hazineye irat kaydı yapılmasına,

3.Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,

4.Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,

5.Davacı tarafça dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine, Dair; dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu tarafların yokluğunda gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içinde------------ Adliye Mahkemesinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.23/03/2026

Karar Etiketleri
REDDİNE YERELHUKUK
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog