Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA

5. Hukuk Dairesi         2024/9289 E.  ,  2025/7519 K.

"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI: 2022/674 Esas, 2023/654 Karar
DAVA TARİHİ: 02.05.2013
KARAR: Kabul

Taraflar arasındaki 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 12 nci maddesine dayanan baraj için yapılan kamulaştırma sonucu çevrenin sosyal, ekonomik ve yerleşme düzeninin bozulması nedeniyle, taşınmazdan ekonomik ve sosyal yönden yararlanma olanağı kalmadığı iddiasına dayanan taşınmaz bedelinin tahsili davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; taleple bağlı kalarak davanın kabulüne karar verilmiştir.

Mahkeme kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verilmiştir.

Davacı vekilince temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasının istenilmesi üzerine, işin duruşmaya tâbi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 13.05.2025 günü tayin edilerek taraflara tebligat gönderilmiştir. Duruşma günü davacı vekili Avukat ... ve davalı idare vekili Avukat ... ... gelmişlerdir. Duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verildi. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; dava konusu Şanlıurfa ili, ..., ... Mahallesi, 84... parsel sayılı taşınmazın .... Barajı ve .... inşaatı için yapılan kamulaştırma nedeniyle çevrenin sosyal, ekonomik ve yerleşme düzeninin bozulduğunu, taşınmazdan ekonomik ve sosyal yönden yararlanma olanağı kalmadığından taşınmazın bedelinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı idareden tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddini talep etmiştir.

III. MAHKEME KARARI

Mahkemenin 17.01.2014 tarihli ve 2013/360 Esas,2014/26 Karar sayılı kararı ile davanın reddine karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

A. Birinci Bozma Kararı

1.Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2.Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; 2942 sayılı Kanun'un 12 nci maddesinin altıncı fıkrası 27.03.2018 tarihli ve 30373/2 mükerrer sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 7103 sayılı Kanun uyarınca değiştirilmiştir. 7103 sayılı Kanun'un 27 nci maddesinde; “Baraj inşası için yapılan kamulaştırmalar sonunda kamulaştırma sahasına mücavir taşınmaz mallar, kamulaştırma işleminin tamamlandığına ilişkin ilanın indirildiği tarihten itibaren bir yıl içinde sahiplerinin yazılı başvurusu üzerine çevrenin sosyal, ekonomik veya yerleşme düzeninin bozulup bozulmadığı, ekonomik veya sosyal yönden yararlanılmasının mümkün olup olmadığı yönlerinden ilgili valilikte kurulan komisyon tarafından incelenir. Komisyonca yapılan inceleme sonucunda çevrenin sosyal, ekonomik veya yerleşme düzeninin bozulduğuna ve taşınmaz maldan yararlanılmasının mümkün olmadığına karar verilmesi halinde taşınmaz mal kamulaştırmaya tabi tutulur. Taşınmaz mal sahibinin bu kapsamda açacağı davalarda ilgili valilik komisyonuna başvurulması dava şartıdır.” hükmü getirilmiş, 2942 sayılı Kanuna geçici 13 üncü madde olarak aşağıdaki hüküm eklenmiştir. “Bu Kanunun 12. maddesinin altıncı fıkrası hükümleri, görülmekte olan davalarda da uygulanır ve dava, dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddedilerek, dava açanların dosyalarının mahkeme tarafından ilgili valilik komisyonuna gönderilmesine karar verilir. Reddedilen davalarda yargılama gideri kamu üzerine bırakılır ve davalı idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmez.” Bu durumda davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddedilmesi, yargılama giderinin davalı idare üzerinde bırakılması ve davalı idare lehine vekalet ücretine hükmedilmemesi gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.,

B. Mahkemece Birinci Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin 12.06.2019 tarihli ve 2019/143 Esas, 2019/209 Karar sayılı kararı ile bozma kararı gereğince inceleme ve işlem yapılarak davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmiştir.
C. İkinci Bozma Kararı

1.Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2.Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; Mahkemenin kararı, davacı vekilinin temyizi üzerine; Dairemizin 27/03/2019 tarihli ve 2017/27887 Esas, 2019/5784 Karar sayılı kararı ile 27.03.2018 tarihli ve 30373/2 mükerrer sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 7103 sayılı Kanun uyarınca değiştirilen 2942 sayılı Kanun'un 12 nci maddesinin altıncı fıkrası ve aynı Kanun'a eklenen geçici 13 üncü maddesi uyarınca işlem yapılarak, davanın dava şartı yokluğundan usulden reddedilmesi gerektiğinden bahisle bozulmuş ve mahkemece bozma kararına uyularak davanın dava şartı yokluğundan reddine karar verilmiş ise de 07.05.2021 tarihli ve 31477 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 03.03.2021 tarihli ve 2018/99 Esas, 2021/14 Karar sayılı kararı ile 27.03.2018 tarihli ve 7103 sayılı Kanun'un 28 inci maddesiyle 2942 sayılı Kanun'a eklenen geçici 13 üncü maddenin Anayasaya aykırı olduğuna ve iptaline karar verildiği nazara alındığında, 7103 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kanun'un 12/6 ncı maddesinin 02.05.2013 tarihinde açılan eldeki davaya uygulama imkanı kalmadığından işbu davanın esasına girilerek karar verilmesi gerektiğinden hükmün bozulmasına karar verilmiştir.

D. Mahkemece İkinci Bozmaya Uyularak Verilen Karar

Mahkemenin yukarıda tarih ve sayılı belirtilen kararı ile bozma kararı gereğince inceleme ve işlem yapılarak taşınmazın tamamının bedeline hükmedilmek suretiyle taleple bağlı kalınarak 1.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek olan yasal faizi ile birlikte davalı idareden alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri

1.

Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; taşınmazın arsa vasfında değerlendirilmesi gerektiğini, örnek dosyalanrda arsa olarak değerlendirme yapıldığını, ilk raporda arsa olarak değerlendirildiğini, somut dosyada baraja mücavir taşınmazda, sosyal, ekonomik ve yerleşme düzeninin bozulduğunu, ... Mahallesine belediyece tüm hizmetler verilmekte iken barajın su tutması nedeniyle meskun mahal olmaktan çıktığını, fıstıklık olarak ortalama verim ve fiyatın uygulanması gerektiğini, kapitalizasyon faiz oranının hatalı alındığını, objektif değer artışının düşük alınmış olduğunu, Anayasa Mahkemesi kararı gereği gerçek karşılığın verilmesi ve enflasyon oranları altında olmayan faiz ödenmesine karar verilmesi gerektiğini ileri sürerek temyiz yoluna başvurmuştur.

2.Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; yönetmelik hükümleri gereğince yazılı olarak başvuruda bulunulmadığını, bakanlıkça ilan edilmiş mutlak koruma bandının bulunmadığnı, dava konusu taşınmazın kullanılmasına yönelik yasaklardan ve mutlak koruma bandından davalı Bakanlığın sorumlu olmadığını, ayrıca davacı tarafın herhangi bir kamulaştırma başvuru dilekçesi olmadığından baraş inşaatı için yapılan kamulaştırmalarda Kamulaştırma Sahasına Mücavir Taşınmaz Malların Kamulaştırması Hakkındaki Yönetmelik hükümlerine göre valilikçe kurulacak olan komisyonca reddedilmesi gerektiğinden davanın da reddi gerektiğini ileri sürerek temyiz yoluna başvurmuştur.

C. Gerekçe

1.Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme

Uyuşmazlık, 2942 sayılı Kanun'un 12 nci maddesine dayanan baraj için yapılan kamulaştırma sonucu çevrenin sosyal, ekonomik ve yerleşme düzeninin bozulması nedeniyle, taşınmazdan ekonomik ve sosyal yönden yararlanma olanağı kalmaması nedeniyle kamulaştırmasız el atıldığı iddiasına dayanan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkindir.

2.Değerlendirme

1.Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3 üncü maddesinin atfıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikten önceki 428 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Dosyadaki bilgi ve belgelere göre; kapama fındık bahçesi niteliğindeki dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kanun’un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca net geliri esas alınarak değer biçilmesinde yöntem olarak bir isabetsizlik görülmemiştir.

3.Dava konusu taşınmazın mutlak koruma alanı sınırları içerisinde kalan ve yararlanma imkanı bulunmayan 8.457,74 m²lik kısmının Hazine adına tesciline karar verilmesi doğrudur.

4.Dava konusu taşınmaza ilişkin olarak Halfeti Asliye Hukuk Mahkemesinin 19.04.2007 tarihli, 2006/281 Esas, 2007/73 Karar sayılı kararı ile taşınmazın tamamında değer düşüklüğü oluştuğunun kabulü ile taleple bağlı kalınarak bedele hükmedildiği, saklı tutulan bölüme ilişkin açılan davanın da Halfeti Asliye Hukuk Mahkemesinin 18.09.2008 tarihli ve 2008/142 Esas ve 2008/150 Karar sayılı kararı ile kabulüne karar verilmiş olduğu anlaşılmakla; mutlak koruma alanında kaldığı için bedeline hükmedilen taşınmazın 8.457,94 m²lik kısmı için yukarıda belirtilen dosyalarda hüküm altına alınan bu alana ilişkin değer kaybı bedelinin, bu bölüme ilişkin bedelden düşülerek karar verilmesi gerekmekte ise de taleple bağlı kalınarak hüküm kurulduğundan bu husus bozma nedeni yapılmamıştır.

5.Baraj İçin Yapılan Kamulaştırmalarda Kamulaştırma Sahasına Mücavir Taşınmaz Malların Kamulaştırılması Hakkında Yönetmelik 24.10.2019 tarihinde Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe girmiş ise de dava konusu taşınmazında aralarında bulunduğu taşınmazlar yönünden kamulaştırmanın bittiğine dair ilanın 15.12.2000 tarihli gazete ile yapıldığı gözetildiğinde iş bu Yönetmeliğin somut olayda uygulama yeri bulunmadığı gibi kamulaştırmanın kesinleştiği tarihte yürürlükte bulunan Yönetmeliğin 5 inci maddesi Danıştay 6. Dairenin 2011/8916 Esas, 2014/2351Karar sayılı kararı ile iptal edildiği de gözetildiğinde 16.12 2000 tarihinde sona eren ilan süresinden sonra 1 yıl içinde davacı tarafça dava konusu taşınmazın kamulaştırılması yönünde başvuru yapılmadığı itirazı dikkate alınmamıştır.

6.Temyizen incelenen kararın bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkan bulunmadığı anlaşılmakla; taraf vekillerinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

7......Tarımsal Araştırma Enstitüsü Müdürlüğü ve... Ticaret Borsası'ndan kuru kabuklu antep fıstığının yaşlarına göre 1. , 2. ve 3. sınıf tarım arazilerinde kapama fıstık bahçesi olarak ortalama 1 yıllık verim miktarının periyodisite özelliği de nazara alınarak sorularak, bilirkişi kurulu raporu denetlenmeden eksik inceleme ile hüküm kurulması hatalıdır.

8.Hükme esas alınan fen raporunda dava konusu taşınmazın kısa mesafeli koruma alanında kalan 10.347,39 m²lik bölümü yönünden, fiili kısıtlanma durumunun söz konusu olduğu ve değer kaybı verilmesi gerektiği ve ancak yukarıda (4) numaralı bentte yazılan mahkeme kararları gereği değer kaybı bedeli verilmiş olduğu anlaşıldığından, bu kısma ilişkin davanın reddine karar verilmesi gerektiğinin düşünülmemesi bozmayı gerektirmiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

1.Taraf vekillerinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,

2.Taraf vekillerinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile temyiz olunan Mahkeme kararının BOZULMASINA,

Taraflar kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden 03.10.2024 tarihinde yürürlüğe giren Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince 28.000,00 TL vekâlet ücretinin davalıdan alınarak davacıya, 28.000,00 TL vekâlet ücretinin de davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, Davacıdan peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde iadesine, 13.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verilmiştir.

Karar Etiketleri
BOZULMASINA DANISTAYKARAR
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog