T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
17. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2026/381 Esas
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 13/01/2026
NUMARASI : 2025/266 Esas, 2026/14 Karar
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesi ile; müvekkilinin davalıya danışmanlık hizmeti verdiğini ve verilen hizmet nedeniyle 30.000,00 TL fatura düzenlediğini, fatura bedelinin ödenmediğini, bunun üzerine asıl alacak ve işlemiş faizin tahsili için İstanbul 29. İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyasında takip başlattıklarını, davalının takipte borca ve yetkiye itiraz ettiğini, itirazın haksız olduğunu, davadan önce arabulucuya başvurmuşlarsa da anlaşma sağlanamadığını ileri sürerek davalının takibe itirazının iptaline ve % 20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevabında; davanın öncelikle usulden, aksi halde esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece; davacının 30.000,00 TL asıl alacağı bulunduğu, ancak takipten önce davalının temerrüde düştüğüne dair dosyada bilgi ve belge bulunmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalının takibe itirazının kısmen iptali ile takibin 30.000,00 TL asıl alacak üzerinden devamına, asıl alacağın % 20'si tutarında 6.000,00 TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiş, taraflar hükmü istinaf etmiştir. 6100 sayılı HMK'nun 341. maddesinde istinaf yoluna başvurulabilen kararlar gösterilmiştir. Buna göre maddenin 2. fıkrasında, miktar veya değeri üç bin Türk Lirasını geçmeyen malvarlığı davalarına ilişkin kararların kesin olduğu, 3. fıkrasında, alacağın bir kısmının dava edilmiş olması durumunda üç bin Türk Liralık kesinlik sınırının alacağın tamamına göre belirleneceği, 4. fıkrasında ise, alacağın tamamının dava edilmiş olması durumunda, kararda asıl talebinin kabul edilmeyen bölümü üç bin Türk Lirasını geçmeyen tarafın, istinaf yoluna başvuramayacağı düzenlenmiştir.02/12/2016 tarihinde yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun'un 41. maddesi ile HMK'nun 341. maddesinin 2. fıkrası değiştirilmek suretiyle 3.000,00 TL'yi geçmeyen mal varlığı davalarına ilişkin kararlar kesin hale getirilmiş ve aynı yasanın 44. maddesi ile HMK'ya eklenen ek madde 1 ile de kesinlik sınırı olan 3.000,00 TL'nin her yıl yeniden değerleme oranında artışa tabi olduğu kabul edilmiştir. HMK'nun Ek 1. maddesinin 2. fıkrası "200 üncü ve 201 inci maddelerdeki parasal sınırların uygulanmasında hukuki işlemin yapıldığı, 341 inci, 362 nci ve 369 uncu maddelerdeki parasal sınırların uygulanmasında hükmün verildiği tarihteki miktar esas alınır." şeklinde düzenlenmişken 04/06/2025 tarihli Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe giren 7550 sayılı Kanunun 20. maddesi ile "200 üncü ve 201 inci maddelerdeki parasal sınırların uygulanmasında hukuki işlemin yapıldığı, 341 inci, 362 nci ve 369 uncu maddelerdeki parasal sınırların uygulanmasında davanın açıldığı tarihteki miktar esas alınır." şeklinde değiştirilmiştir. Somut davada, kararın verildiği 13.01.2026 tarihi itibariyle yürürlükte olan HMK'nun Ek 1. maddesinin 2. fıkrası gereğince parasal sınırların uygulanmasında davanın açıldığı tarihteki miktar esas alınacaktır. Buna göre, yeniden değerleme sonucunda dava tarihi olan 2025 yılı için kesinlik sınırı 40.000,00 TL olmuştur.
HMK'nın 352. maddesinde, Bölge Adliye Mahkemesi hukuk dairesince dosya üzerinde yapılacak ön inceleme sonunda karar verilecek haller sayılmış olup bu hallerden birisi de kararın kesin olması olarak gösterilmiştir. İstinaf kanun yoluna başvuru olanağı bulunmayan kesin nitelikteki kararlara ilişkin olarak HMK'nun 346/1 maddesi uyarınca mahkemesince bir karar verilebileceği gibi Bölge Adliye Mahkemeleri tarafından da istinaf isteminin reddine karar verilebileceği belirtilmiştir.Bu açıklamalar ve yasal düzenlemelere göre, somut olayda davacının 30.000,00 TL asıl alacak, 16.478,00 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 46.478.00 TL alacağın tahsili için davalı aleyhine takip başlattığı, davalının takibe itirazı üzerine dava değeri 46.478,00 TL gösterilerek takibe itirazın iptalinin talep edildiği, mahkemece davanın kısmen kabulü ile 30.000,00 TL asıl alacak yönünden takibe itirazın iptaline, 16.478,00 TL işlemiş faiz yönünden davanın reddine karar verildiği anlaşılmaktadır. Dava tarihi itibariyle kesinlik sınırının 40.000,00 TL olduğu nazara alındığında, davada kabul ve reddedilen tutar kesinlik sınırının altında kalmaktadır. Bu nedenle ortada istinafı kabil bir karar bulunmadığı ve tarafların istinaf hakkının olmadığı anlaşılmakla karara yönelik istinaf başvurusunun HMK'nun 341. ve 352/1-c maddeleri uyarınca ayrı ayrı usulden reddine karar verilmesine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;
1.Taraf vekillerinin istinaf kanun yoluna başvuru talebinin, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 341. ve 352/1-c bentleri gereğince miktar yönünden ayrı ayrı REDDİNE,
2.İstinaf harçları peşin alındığından yeniden harç alınmasına YER OLMADIĞINA,
3.Taraflarca yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinden yapılan ön inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 352 ve 362/1a Maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.