Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA

1. Ceza Dairesi         2024/7213 E.  ,  2025/9819 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI: 2023/3392 E., 2024/1423 K.
SUÇ: Neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama
HÜKÜM: İstinaf başvurularının esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükümlerin onanması

İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1.Bakırköy 22. Ağır Ceza Mahkemesinin 03.10.2023 tarihli ve 2023/97 Esas, 2023/345 Karar sayılı kararı ile; sanıklar hakkında mağdura karşı neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 37/1, 86/1, 86/3-e, 87/1-d, 62/1 ve 53. maddeleri uyarınca ayrı ayrı 5 yıl 7 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

2.İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesinin, 07.05.2024 tarihli ve 2023/3392 Esas, 2024/1423 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik sanık ... ve sanıklar müdafilerinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun'un 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ

1.Sanık ... ve müdafiinin temyiz sebepleri özetle; eksik inceleme bulunduğuna, suçun unsurlarının oluşmadığına, sanığın yaralama kastının olmadığına, suçu işlediğine dair somut delil bulunmadığına, meşru savunma, meşru savunmada sınırın aşılması ve haksız tahrik hükümleri ile lehe olan hükümlerin uygulanması, sanığın beraatine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir.

2.Sanık ... ve müdafiinin temyiz sebepleri özetle; tarafsızlık ilkesinin ihlal edildiğine, sanığın atılı suçu işlediğine dair somut delil bulunmadığına, mağduru bıçaklayan kişinin sanık olmadığının ortaya çıktığına, eksik inceleme bulunduğuna, suçun unsurlarının oluşmadığına, sanığın yaralama kastının bulunmadığına, meşru savunma, meşru savunmada sınırın aşılması ve haksız tahrik hükümleri ile lehe olan hükümlerin uygulanması, sanığın beraatine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir.

3.Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle; eksik inceleme ve araştırma bulunduğuna, suçun kasten işlenmediğine, mağduru bıçaklayan kişinin sanık olmadığının ve sanığın suçu işlemediğinin ortaya çıktığına, sanığın cezalandırılmasına yeter delil bulunmadığına, meşru savunma, zorunluluk hali ve haksız tahrik hükümleri ile lehe olan hükümlerin uygulanması, sanığın beraatine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir.

III. GEREKÇE

1.Sanıkların yanlarında kimlikleri tespit edilemeyen 1-2 kişi ile birlikte, arkadaşları olan ... ve ... arasında olaydan bir gün önce yaşanan ...'in kendilerine anlatması üzerine öğrendikleri kavga olayının sebebini konuşmak için ...'un çalıştığı ve kaldığı otele gittikleri, sanıklar ve kimlikleri tespit edilemeyen 1-2 kişi ile ...'un otel personel yatakhanesinin koridorunda buluşarak daha önce ... ve ... arasında yaşanan kavga meselesini konuştukları, bu sırada yanlarına ...'un arkadaşları olan mağdur ve ...'un da geldiği, konuşma sırasında aralarında tartışma yaşandığı, tartışmanın devamında sanık ...'ın ...'a bir anda yumruk atması üzerine sanıklar ve yanlarında kimlikleri tespit edilemeyen 1-2 kişi ile mağdur, ... ve ... arasında arbede oluştuğu, tarafların kavga etmeye başladıkları, yaşanan kavga sırasında sanık ...'ın elinde bulunan bıçakla mağduru sağ 7. ika ön aksiller hat ve sağ orta-arka aksiller hat 7. ika bölgesinden olmak üzere 2 defa bıçakladığı, olay sırasında bir kişinin de elinde muşta ile mağdur ve arkadaşlarına saldırdığı ancak bu kişinin tespit edilemediği, sanık ...'ın mağduru bıçakla yaralaması sonucunda mağdurun sağ hemitoraks bölgesinde pnömotoraks ve karaciğer bölgesinde laserasyon oluşmasına sebebiyet veren yaralanmasının basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek nitelikte ve mağdurun yaşamını tehlikeye sokan bir duruma neden olduğu anlaşılmıştır.

2.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, dosya kapsamında eksik incelemenin söz konusu olmadığı, tarafsızlık ilkesinin ihlal edilmediği, meşru savunma, meşru savunmada sınırın aşılması, zorunluluk hali ve haksız tahrik hükümlerinin uygulanma koşullarının oluşmadığı, uygulanması mümkün başkaca lehe hükmün bulunmadığı anlaşıldığından, ileri sürülen temyiz sebeplerinin incelenmesinde hükümlerde bozma nedenleri dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır.

3.Suçta kullanılan aletlerin nitelik ve elverişliliği, hedef alınan vücut bölgeleri ile meydana gelen zararın ağırlığı, mağdurdaki darbe sayısı ile yaraların yerleri ve niteliği birlikte değerlendirildiğinde, sanıkların eylemlere bağlı ortaya çıkan kastlarının öldürmeye yönelik olduğu ve eylemlerinin kasten öldürmeye teşebbüs suçunu oluşturduğu anlaşılmakla, suç vasfında yanılgıya düşülerek, yazılı biçimde neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçundan cezalandırılmaları hukuka aykırı bulunmuştur.

4.Sanıklar ve kimlikleri tespit edilemeyen 1-2 kişi ile mağdur ve arkadaşları arasında yaşanan kavga sırasında sanık ...'ın mağduru bıçakladığının ve diğer sanıkların da olay yerinde bulunduğunun, mağdur ve arkadaşlarına muşta ile saldıran kişinin kim olduğunun tespit edilemediğinin anlaşılması karşısında; mağduru bıçaklama eylemini gerçekleştirdiği sabit olan sanık ...'ın eyleme asli fail olarak; suça katkılarının müşterek faillik boyutuna ulaştığına dair delil bulunmamakta ise de suçun işlenmesi sırasında yardımda bulunarak icrasını kolaylaştıran sanıklar ... ve ...'in ise eyleme 5237 sayılı Kanun'un 39. maddesi uyarınca yardım eden sıfatı ile katıldıkları kabul edilmek suretiyle hükümler kurulması gerekirken, iştirak derecesinin tespitinde yanılgılı değerlendirme sonucu tüm sanıkların 5237 sayılı Kanun'un 37. maddesi delaletiyle cezalandırılmalarına karar verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.

IV. KARAR

Gerekçe bölümünün (3) ve (4) numaralı paragraflarında açıklanan nedenlerle sanıklar ... ve ... ile sanıklar müdafilerinin temyiz istemleri "suç vasfı ve iştirakin derecesi" yönünden yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesinin, 07.05.2024 tarihli ve 2023/3392 Esas, 2024/1423 Karar sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

5271 sayılı Kanun'un 307/5. maddesi uyarınca aleyhe temyiz bulunmadığından ceza miktarları yönünden sanıkların kazanılmış haklarının korunmasına, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-a. maddesi uyarınca Bakırköy 22. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 31.12.2025 tarihinde karar verildi.

Karar Etiketleri
BOZULMASINA YARGITAYKARARI
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog