Esas No
E. 2025/452
Karar No
K. 2026/132
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE

T.C.

İSTANBUL

13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO: 2025/452 Esas
KARAR NO: 2026/132
DAVA: Alacak (Taşınır Kira Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 05/06/2024
KARAR TARİHİ: 24/02/2026

Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Taşınır Kira Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

DAVA:

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı şirket arasında taşıma işleri kapsamında ticari ilişki bulunduğunu, müvekkilinin kendisine ait araç ile davalının taşıma işlerini yaptığını ve taşıma hizmetleri karşılığında alacaklarını aylık faturalar düzenleyerek talep ettiğini, taraflar arasındaki iş ilişkisinin bu şekilde devam ettiğini ancak davalının 2023 yılı Haziran, Temmuz ve Ağustos aylarına ait taşıma hizmetlerinden kaynaklanan fatura bedellerinden kalan 45.556,40 TL bakiye borcu ödemediğini, bakiye borç ile işlemiş 11.469,00 TL faizin tahsili amacıyla arabuluculuğa başvurulduğunu ancak anlaşma sağlanamadığını, bunun üzerine .... İcra Dairesinin 2024/... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalının böyle bir borcu bulunmadığını ileri sürerek ödeme emrine haksız şekilde itiraz ettiğini ve takibin durduğunu, davalıya gönderilen faturalara süresinde itiraz edilmediğini ve tarafların ticari defter ve kayıtları incelendiğinde ödemelerin eksik yapıldığının görüleceğini, davalının icra takibine yaptığı itirazın haksız ve kötü niyetli olduğunu ve takibi uzatmaya yönelik bulunduğunu belirterek davalının .... İcra Dairesinin 2024/... Esas sayılı icra dosyasına yaptığı itirazın iptaline, takibin devamına, davalının haksız itirazı nedeniyle asıl alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın müvekkili şirket ile taşıma işleri kapsamında çalıştığını ve taşıma hizmeti karşılığında fatura düzenlediğini iddia ettiğini, 2023 yılı Haziran, Temmuz ve Ağustos aylarına ait 45.556,40 TL bakiye borcun ödenmediğini ileri sürdüğünü ancak davacının müvekkili şirket nezdinde herhangi bir alacağının bulunmadığını, davacıya ait taşıma hizmetlerinden doğan hak edişlerin taraflar arasındaki cari hesap ilişkisi kapsamında düzenli şekilde ödendiğini, taraflar arasında imzalanan sözleşme uyarınca araç sahibinin düzenlediği fatura karşılığı hizmet bedellerinin cari hesap bakiyesi üzerinden takip eden iki ay içerisinde elden makbuz karşılığı veya banka kanalıyla ödendiğini, bu nedenle asıl alacağın tamamen ödendiğini ve faiz gibi feri alacakların da doğmasının mümkün olmadığını, davacı tarafın cari hesap mutabakatı nedeniyle borcun bulunmadığını bilecek durumda olmasına rağmen haksız ve kötü niyetli şekilde dava açtığını, ayrıca taraflar arasındaki sözleşmede uyuşmazlıkların çözüm yeri olarak İstanbul (Çağlayan) Mahkemeleri ve İcra Dairelerinin yetkili kılındığını, bu nedenle davanın yetkisiz mahkemede açıldığını belirterek davanın öncelikle yetkisizlik nedeniyle usulden reddine, mahkeme aksi kanaatte ise esastan reddine ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE

.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... sayılı 09/04/2025 tarihli yetkisizlik kararının 11/06/2025 tarihinde kesinleşmesi üzerine dosyanın mahkememize gönderilmesi sonucu mahkememizin 2025/452 Esas numarasına kaydedildiği anlaşılmıştır. Dava , .... İcra Dairesi 2024/... Esas sayılı icra dosyası ile fatura alacağının tahsili için başlatılan takibe itiraz edilmesi üzerine açılan itirazın iptali davasıdır.

Tarafların iddia ve savunmaları, dosya kapsamında toplanan tüm deliller bir arada değerlendirildiğinde , 25/11/2025 tarihli celsede ; "davacının ve davalının ilişki dönemini kapsayan ticari defter ve dayanağı belgeler üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılarak davacının davalıdan talep edebileceği alacağı bulunup bulunmadığı, varsa miktarı ile (asıl alacak ve işlemiş faiz talepleri yönünden ayrı ayrı değerlendirme yapılarak) defterlerinin usulüne uygun düzenlenip düzenlenmediğinin belirlenmesi için dosyanın Mahkememizce resen seçilecek Mali Müşavir bilirkişiye tevdiine, bilirkişiye emek ve mesaisine karşılık 10.000,00-TL ücret takdirine, Bilirkişi ücretinin davacı tarafça karşılanmasına, dosyada yeterli delil avansı bulunmadığından takdir edilen bilirkişi ücretinin yatırılması için davacı vekiline 2 hafta kesin süre verilmesine, kesin süre içerisinde yatırılmadığı takdirde bilirkişi deliline dayanmaktan vazgeçmiş sayılacağı" şeklinde kurulan ara kararın davacı vekiline 01/12/2025 tarihinde usulune uygun tebliğ ancak davacı vekilince verilen ihtaratlı kesin süre içerisinde ücret yatırılmadığı , defterler üzerinde incelemenin 17.12.2025 günü saat 14:00'te icrasına karar verildiği, belirlenen gün ve saatte gelen olmadığı, ayrıca uyap üzerinden yapılan kontrolde bilirkişi ücretinin de yatırılmadığı anlaşılmakla,

İspat kuralına ilişkin TMK.m.6 hükmüne göre: "Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür". HMK.m.190/1 hükmüne göre: "İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukukî sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir". Bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran/iddia eden taraf o vakıayı ispat etmeye mecburdur. Dolayısıyla anılan hükümler uyarınca ve dosya kapsamında tüm delillerin değerlendirilmesi sonucunda, fatura alacağına yönelik açılan davada ispat yükünün davacı tarafta olduğu davacı yanın ihtaratlı kesin süreye rağmen bilirkişi ücretini yatırmadığı dosyadaki diğer delillerle de iddianın kanıtlanması mümkün olmadığından kanıtlanamayan davanın reddine karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmış ve aşagıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM

1.)Davanın REDDİNE,

2.)Harçlar yasası uyarınca alınması gerekli 732,00 TL maktu harçtan, 688,73 TL peşin harcın düşümü ile eksik kalan 43,27 TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,

3.)6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddesinin 13. fıkrası uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,

4.)Davalının karşıladığı davetiye ve yazışma masrafı olmak üzere toplam 150,00 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

5.)Davacının karşıladığı yargılama harç ve giderlerinin üzerinde bırakılmasına,

6.)Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 45.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

7.)Karar kesinleştiğinde taraflardan alınan avansın harcanmayan kısmının re'sen yatırana iadesine, Dair davacı vekilinin yüzünde, davalı/vekilinin yokluğunda; tarafların gerekçeli kararı tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize verecekleri bir dilekçe ile veya başka bir mahkeme aracılığı ile mahkememize gönderecekleri dilekçe ile HMK 341. madde uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yoluna başvurma hakları hatırlatılmak suretiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 24/02/2026 Katip ... (E-imzalı) Hakim ... (E-imzalı)

Karar Etiketleri
REDDİNE YERELHUKUK
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog