Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2024/5363 E. , 2025/53 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:...sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem:
Davacı tarafından, ... plakalı aracı Beyoğlu 45. Noterliği'nin 18/05/2015 tarihli satış sözleşmesi ile alarak adına tescil ettirdiği aracın trafik tescile ilişkin ilk kaydının yolsuz olduğundan bahisle aracına el konulması nedeniyle uğranıldığı iddia edilen 135.778,00-TL maddi zararın el konulma tarihi olan 22/06/2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tazminine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ...İdare Mahkemesince verilen ...tarih ve E:..., K:...sayılı kararında; uyuşmazlığa konu olayda, Emniyet Genel Müdürlüğü'nce tutulan kayıt ve belgelere güvenerek noter satış sözleşmesi ile satın aldığı araca kendi adına ruhsat çıkartarak tescil işlemini yaptıran davacının, aracın ilk tescilinin yapıldığı yer olan Almanya'dan güveni su istimal suçu işlenerek çıkarıldığı, Türkiye'de 05/04/2011 tarihinde yeni kaydının yapılması sonrasında, davacı adına tesciline kadar geçen sürede birden fazla kez satım sözleşmesine ve idarece gerçekleştirilen tescil işlemlerine konu olduğu bu bağlamda idarece işlem tesis eden makamların aracın Türkiye'de ilk kaydının oluşturulması ve devamında araca yönelik satış ve tescil işlemleri sırasında düzenlenen belgelerin gerçeğe uygun olup olmadığını inceleme ve denetleme yetkilerinin bulunduğunun açık olduğu, güveni suistimal suçu işlenmek suretiyle dolaşıma çıkarılan araç için interpol aracılığı ile çalıntı olduğunun bildirildiği ve bu hususunun tespit edilebilir nitelikte olduğu halde hukuka uygun olarak hareket etmekle yükümlü idarece dava konusu aracın ilk tescilinin yolsuz olup olmadığı hususunun en kısa sürede tespitinin sağlanması gerekirken bu kuralı yerine getirmeyerek kusurlu davrandığı, bununla birlikte davacının uğradığı gerçek zararın tesbitinin gerekliliği açık olduğundan Mahkemelerince aracın satış sözleşmesinin gerçekleştirildiği 2015 yılındaki rayiç bedelinin tespiti amacıyla yapılan 18/05/2017 tarihli ara kararıyla İzmir Oto Galericileri Oto Alım Satım İş Takip Yıkama ve Yağlamacılar Odası'ndan sorulduğu, gönderilen cevabi yazıda aracın 2015 yılındaki rayiç bedelinin 110.000,00-TL olduğunun bildirildiği, bu durumda ... model ... marka...tipi aracın 2015 yılındaki rayiç bedeli olarak belirlenen 110.000,00-TL'lik tutarın idareye başvuru tarihi olan 08/02/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tazminen davacıya ödenmesi gerektiği sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle, davacının tazminat isteminin kısmen kabulü ile 110.000,00 TL'nin idareye yapılan başvuru tarihinden (08/02/2016) itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin kısmın reddine karar verilmiştir.
Anılan kararın istinaf isteminin reddine dair ... Bölge İdare Mahkemesinin ...tarih, E:..., K:... sayılı kararının temyiz istemi üzerine Danıştay Sekizinci Dairesince verilen 06/02/2024 tarih, E:2019/2942, K:2024/382 sayılı kararın bozulmasına karar verildiği anlaşılmıştır.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince verilen... tarih, E:..., K:... sayılı kararda; Beyoğlu 45. Noterliği'nin 18/05/2015 tarihli satış sözleşmesi ile davacı tarafından satın alınan ... plakalı aracın, yurtdışından 05/04/2011 tarihinde yeni kayıt olarak ... plakasına tescil edildiği, ilk tescil tarihinden itibaren davacı adına tesciline kadar geçen süreçte aracın birden fazla kez el değiştirdiği ve plaka değişikliği geçirdiği, aracın Gürcistan makamlarınca ilk tescil yeri olan Almanya'dan güveni suistimal suçu işlenerek çıkarıldığının ve Türkiye'de gerçekleştirilen ilk tescil kaydının yolsuz olduğundan bahisle 22/06/2015 tarihinde araca el konulması nedeniyle uğranıldığı ileri sürülen 135.778,00-TL maddi zararın el konulma tarihi olan 22/06/2015 tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte tazminine karar verilmesi istemiyle bakılmakta olan davanın açıldığı, davalı idarenin kusurlu olduğu açık olmakla birlikte, davacı vekili tarafından dava dosyasına sunulan ve 26/10/2021 tarihinde kayda giren dilekçe ile, davaya konu aracı davacıya satan müdahil ...aleyhine adli yargıda açılan tazminat davası neticesinde, ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla zararın tazminine karar verildiği ve anılan yargı kararının kesinleştiğinin anlaşıldığı, davacının söz konusu zararının giderilmiş olması nedeniyle tazminata hükmedilmesine hukuken olanak bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle, istinaf başvurusunun kabulü ile ...İdare Mahkemesi'nin ... gün ve E:..., K:... sayılı kararının kabule ilişkin kısmının kaldırılmasına, davanın bu kısmının da reddine karar varilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI :
Davacı tarafından, dava konusu ... plakalı aracın ilk tescilinin yolsuz olması ve bu yolsuz tescilden dolayı davalı idarenin kusursuz sorumluluğu olduğu, davacının zararının karşılanması maksadıyla huzurdaki davayı açtığı, huzurdaki dava devam ederken zararının tahsil edildiği, her davanın açıldığı zamandaki durum ve şartlara göre değerlendirilmesi gerektiği, yargılama giderlerinin davacıdan tahsiline ilişkin kısmının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Bölge İdare Mahkemesi kararının yargılama giderlerine ilişkin kısmının düzeltilerek onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Temyize Konu Kararın Esasının İncelenmesi: Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. Temyize konu Kararın yargılama giderlerine yönelik kısmının incelenmesi:
Anayasanın 125. maddesinde; idare, kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlüdür hükmüne yer verilerek, kamu hizmetlerinin sunulmasında görevli olan idarelerin sundukları hizmetin kusurlu işlemesinden diğer bir ifadeyle hizmetin geç işlemesi, kötü işlemesi ya da hiç işlememesinden doğan zararların, bu hizmetin kurulup işletilmesinden sorumlu olan idareler tarafından tazmin edilmesi anayasal bir hükümle güvence altına alınmıştır. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun "Emniyet Genel Müdürlüğü'nün, Merkez, Bölge, il ve İlçe Trafik Kuruluşları, Görev ve Yetkileri " başlıklı 5. maddesinin (a) bendinin 2. fıkrasında, "araçlara ve sürücülere ait işlemleri yapmak, plaka ve belgelerini vermek ve bu amaca yönelik hizmetleri yürütmek üzere her ilde ve gerekli görülen ilçelerde tescil şube veya büroları kurulur," hükmüne yer verilmiş, b/9 bendinde ise, ülke çapında taşıtların ve sürücülerin sicillerini tutmak, teknik ve hukuki değişikliklerini işlemek, istatistiki bilgileri toplamak ve değerlendirmek, Emniyet Genel Müdürlüğü'nün görevleri arasında sayılmıştır. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun ''Kararlarda bulunacak hususlar'' başlığını taşıyan 24/f maddesinde; kararlarda, yargılama giderleri ve hangi tarafa yükletildiğinin belirtileceği; ''Temyiz incelemesi üzerine verilecek kararlar'' başlığını taşıyan 49. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde; temyiz incelemesi sonunda kararda yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan maddi hatalar ile düzeltilmesi mümkün eksiklik veya yanlışlıklar varsa Danıştay'ın kararı düzelterek onayacağı, kuralları yer almıştır. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 323. maddesinde, vekille takip edilen davalarda kanun gereğince takdir olunacak vekâlet ücretinin yargılama ücreti kapsamında olduğu;
326.maddesinde, kanunda yazılı hâller dışında, yargılama giderlerinin, aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasına karar verileceği;
330.maddesinde, vekil ile takip edilen davalarda mahkemece, kanuna göre takdir olunacak vekâlet ücretinin, taraf lehine hükmedileceği ''Esastan sonuçlanmayan davada yargılama gideri'' başlığını taşıyan 331. maddesinde; davanın konusuz kalması sebebiyle davanın esası hakkında bir karar verilmesine gerek bulunmayan hâllerde, hâkimin, davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumuna göre yargılama giderlerini takdir ve hükmedeceği kurala bağlanmıştır.
Bu kapsamda; söz konusu dava devam ederken, davacının aracı satın aldığı dava dışı üçüncü kişi aleyhinde adli yargıda açılan tazminat davasının neticelendiği, uğramış olduğu zararının tahsil edildiği, söz konusu davanın ise davalı idarenin sorumluluğu kapsamında değerlendirilmesi amacıyla devam etmesinin davacı tarafından talep edildiği, davanın açıldığı zamana göre koşulların değerlendirilmesinde, aracın trafik siciline tesciline güvenerek satın alan davacının uğramış olduğu zararın oluşmasında idarenin kusurlu olduğu ve el konulan araç nedeniyle zarara uğrayan davacının dava açmasına sebebiyet verdiği anlaşılmış olup, temyize konu Kararın hüküm fıkrasındaki; "....davacı tarafından yapılan ve aşağıda dökümü gösterilen 202,70-TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, davalı idare tarafından yapılan ve aşağıda dökümü gösterilen 535,00-TL yargılama gideri ile Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 10.500,00-TL vekalet ücretinin davacı tarafından davalı idareye verilmesine, istinaf ve temyiz aşamasında 492 sayılı Yasanın 13/j maddesi uyarınca davalı idareden tahsil edilmeyen harç miktarının (98,10+176,60+74,80=349,50-TL) hükmün kesinleşmesinden sonra davacıdan tahsili için ilgili merciye Mahkemesince müzekkere yazılmasına..." şeklindeki hükmün, "....davacı tarafından yapılan ve aşağıda dökümü gösterilen 202,70-TL yargılama giderinin davalı idareden alınarak davacıya ödenmesine, davalı idare tarafından yapılan ve aşağıda dökümü gösterilen 535,00-TL yargılama giderinin davalı idare üzerine bırakılmasına, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 10.500,00-TL vekalet ücretinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine, istinaf ve temyiz aşamasında 492 sayılı Yasanın 13/j maddesi uyarınca davalı idareden tahsil edilmeyen harç miktarının (98,10+176,60+74,80=349,50-TL) hükmün kesinleşmesinden sonra davalı idareden tahsili için ilgili merciye Mahkemesince müzekkere yazılmasına..." şeklinde düzeltilerek onanması gerektiği sonucuna ulaşılmaktadır. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle,
1.Temyiz isteminin reddine,
2.... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
3.Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, posta gideri avansından artan tutarın Mahkeme tarafından iadesine,
4.2577 sayılı Kanunun 50. maddesi uyarınca düzeltilerek onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine,
5.Kesin olarak, 23/01/2025 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi. KARŞI OY : (X)- Davanın kısmen kabulüne kısmen de reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılmasına, davanın reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının aynen onanmasına karar verilmesi gerektiği düşüncesiyle karara katılmıyorum.