Esas No
E. 2025/761
Karar No
K. 2025/754
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE

T.C.

İZMİR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO: 2025/761 Esas
KARAR NO: 2025/754
DAVA: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ: 22/04/2024
KARAR TARİHİ: 05/08/2025

Mahkememizin...Esas sayılı dava dosyasında davacı vekilinin sunmuş olduğu 24/07/2025 tarihli dilekçesi ile davacı ...yönünden davadan feragat ettiklerini beyan etmiş olup, davalı ...yönünden dosyanın tefrikine karar verilerek yeni esas alan mahkememizin... Esas sayılı dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda:

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

DAVA:

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 25/07/2023 tarihinde davalı sigorta tarafından ZMM sigortası ile sigortalı ...sevk ve idaresindeki ... plakalı kamyonet ile müvekkili... sevk ve idaresindeki tescilsiz motorsikletin şeridine girerek çarpması neticesinde maddi hasarlı ve yaralamalı trafik kazası meydana geldiğini, meydana gelen kazada davacı...'ın sürücülüğünü yaptığı tescilsiz motorsiklette yolcu konumundaki eşi ...ile ...'ın ciddi şekilde yaralandığını ve malul kaldığını, kaza sonrasında tanzim edilen kaza tespit tutanağında, davalı... A.Ş. tarafından sigortalı bulunan ... plakalı aracın 2918 Sayılı KTK 84/G : ''g) Şeride tecavüz etme," kuralını ihlalden asli ve tam kusur atfedildiğini, meydana gelen kazada müvekkili... ve ...'ın kusursuz olduğunu, müvekkillerinin ilk müdahalesi ve tedavisinin Nevvar Salih İşgören Devlet Hastanesi'nde yapıldığını, daha sonra Nevvar Salih İşgören Devlet Hastanesi'nin yönlendirmesi üzerine Bozyaka Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ne sevk edildiklerini, kaza sebebiyle müvekkillerinin sağlığında bozulmalar meydana geldiğini, vücudunda kırıklar ve çeşitli yaralanmalar oluştuğunu, ameliyat olduğunu ve uzun süre hastanede yattığını, kazadan beri şiddetli ağrılar çekmekte, yaşadığı hareket kısıtlılığı sebebiyle yaşama uyum sağlayamamakta, çalışma hayatında ciddi aksamalar yaşamakta ve kazanın korkusu ile tedavi sürecinin travmasını atlatamadıklarını, maddi anlamda da önemli bir kayıp yaşadıklarını, arabuluculuk son oturum tutanaklarından da anlaşılacağı üzere taraflar arasında bir anlaşma sağlanamadığını, bu nedenlerle fazlaya ilişkin tüm dava ve tazminat talep hakları saklı kalmak kaydıyla, yasaca yapılacak tüm indirimlerden sonra; fazlaya ilişkin hak ve alacakları saklı kalmak kaydı ile müvekkilleri için ayrı ayrı 10,00-TL toplam 20,00-TL kalıcı işgöremezlik tazminatının kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı sigorta şirketinden tahsili ile müvekkillerine ödenmesine, dava masrafları ve vekalet ücretlerinin davalı üzerinde bırakılmasına, dava şartı olan arabuluculuk aşamasında davacı müvekkilleri temsil ettiğinden ötürü tarafları lehine arabuluculuk vekalet ücretine de hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP

Davalı... Anonim Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; huzurdaki davanın HMK md. 107 uyarınca belirsiz alacak davası olarak ikame edildiğini, kabul anlamına gelmemek kaydı ile dava değerinin davacı tarafça biliniyor olmakla belirsiz alacak davası açılarak talepte bulunulmasının hukuka uygun olmadığını, davanın usulden reddi gerektiğini, davacılar tarafından müvekkili şirkete usulüne uygun başvuru yapılmadığını, başvurunun müvekkili şirket tarafından değerlendirilebilmesi için her iki davacıdan ayrı ayrı 29.01.2024 tarihinde eksik evrak talep edildiğini, kaza tarihi dikkate alındığında davacıların iyileşme süresinin henüz dolmadığını, ayrıca yaralanmanın sekelsiz iyileşme potansiyeli olduğunu, davacılar tarafından müvekkili şirkete sunulan bir rapor olmadığını, maluliyet tespiti yapılmadan müvekkil şirketin hesaplama ve dolayısıyla ödeme yapması mümkün olmadığını, usule uygun olmayan başvuru yapılmış olması nedeniyle davanın ön şartı yokluğu nedeni ile reddine karar verilmesi gerektiğini, davacının eksik evrak ile başvuru yapıldığı sabit olup, davanın açılmasına müvekkili şirket sebebiyet vermediğinden müvekkili şirket aleyhine yargılama giderleri ve vekalet ücretine hüküm tesis edilmemesi gerektiğini, kaza tarihi dikkate alındığında, hak düşürücü süreler ve zamanaşımı süresinin dolduğunu, davanın sigortalı araç maliki ...'e ihbarını talep ettiklerini, dava sonucunda ödeme yapılması halinde Sigortalı araç maliki ...'e rücu edileceğinden davanın ihbarı gerektiğini, ... plakalı aracın... numaralı ZMMS poliçesi ile müvekkili şirkete sigortalı olduğunu, kusur oranlarının tespiti bakımından dosyanın adli tıp kurumu trafik ihtisas dairesine sevk edilmesi gerektiğini, müvekkili şirketin sorumluluğunun (davayı kabul anlamına gelmemek kaydı ile) poliçe limiti ile sınırlı olup müvekkili şirket sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında sorumlu olduğunu, kazanın meydana gelmesinde kusuru bulunmadığı düşünüldüğünden müvekkili şirketin poliçe kapsamında sorumluluğu bulunmadığını, davacıların kazadan kaynaklanan maluliyetinin tespiti bakımından dosyanın adli tıp kurumuna sevk edilerek erişkinler için engellilik değerlendirmesi hakkında yönetmelik hükümleri uyarınca sağlık kurul raporu tanzim edilmesi gerektiğini, davacıların sürekli iş göremezliği oluşmadığını, davacıların iddia ettiği maluliyetinin kaza ile ilgisinin ispatlanması gerektiğini, davacıların zararı doğuran kusurlarının, müterafik kusur indirimi olarak göz önünde bulundurulması gerektiğini, dava konusu kazada davacıların kask, dizlik vd. koruyucu ekipmanlarının takılı olmadığının anlaşıldığını, kaza tespit tutanağında "kask takılı değil" ibaresinin işaretlendiğini,...'ın hastane evrakları incelendiğinde sol dizde açık fraktür ve yırtık olduğu görüldüğünü, ...'ın hastane evraklarında ise diz dahil lateral/medial malleol kırığı görüldüğünü, belirtilen hususlar ışığında davacıların koruyucu ekipmanlarını kullanmadığının açık olduğunu, davacıların müterafik kusuru nedeniyle müvekkili şirketin herhangi bir sorumluluğunun doğması durumunda tazminat miktarından indirim yapılması gerektiğini, tazminat hesabı yapılırken; bilinen ücret, belirlenebilir bir ücret yoksa asgari ücretin baz alınması gerektiğini, davacılar tarafından gelire ilişkin belge sunulmadığını, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarında Değişiklik Yapılmasına Dair Genel Şartlar kapsamında 1,65 iskonto oranı esas alınarak hesaplama yapılmasını, davacıların kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi talebinin hukuka uygun olmadığını, bu nedenlerle; davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine, aksi halde bu eksikliğin giderilmesi için davacı tarafa kesin süre verilmesine, mahkeme aksi kanaatte ise haksız ve mesnetsiz davanın esastan reddine, Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinden kusur durumuna ilişkin rapor alınmasına, Adli Tıp Kurumu ... İhtisas dairesinden davacının maluliyeti ve kaza ile illiyetinin tespiti hususunda rapor alınmasına, aktüer bilirkişiden tazminat hesabına ilişkin rapor alınmasına, temerrüde düşmemiş ve dava açılmasına sebebiyet vermemiş müvekkili şirket aleyhine yargılama gideri, faiz ve vekalet ücretine hükmedilmemesine, yargılama gideri ve ve vekalet ücretinin karşı taraftan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLER

1.İzmir Arabuluculuk Bürosunun... Arabuluculuk numaralı Arabuluculuk Son Anlaşamama Tutanağı,

2.İzmir Nevvar Salih İşgören Devlet Hastanesi nezdinde 25/07/2023 tarihinde meydana gelen trafik kazasında yaralanan davacı ...'a ait olarak düzenlenen tedavi evraklarının ve raporları,

3.Davalı... Anonim Şirketi nezdinde, ... plaka sayılı araca ilişkin; 25/07/2023 tarihli trafik kazasından kaynaklı olarak davacı ...tarafından KTK 97 uyarınca zararın giderilmesi talebine ilişkin başvuru evrakları, sigorta şirketi nezdinde açılan hasar dosyası ile poliçe ve ödemelere ilişkin dekont örnekleri, örnekleri,

4.Dava konusu kazanın gerçekleştiği 25/07/2023 tarihi ve mevcut durum itibarıyla ... plaka sayılı araca ait olarak bulunan trafik tescil ve ruhsat belgeleri,

5.İzmir Bozyaka Eğitim ve Araştırma Hastanesi nezdinde 25/07/2023 tarihinde meydana gelen trafik kazasında yaralanan davacı ...'a ait olarak düzenlenen tedavi evraklarının ve raporları,

6.İzmir SGK İl Müdürlüğü nezdinde davacı ...'a ait iş yeri sicil dosyası ve hizmet döküm cetveli, davaya konu 25/07/2023 tarihli yaralamalı trafik kazası nedeniyle davacılara ödeme yapılıp yapılmadığı, yapılmış ise ödemenin rücuya tabi olup olmadığı, rücuya tabi ise peşin sermaye değerine ilişkin belgeler,

7.Trafik alanın uzman bilirkişinin 03/10/2024 havale tarihli raporu,

8.Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Adli Rapor Birimi tarafından 25/07/2023 tarihinde meydana gelen trafik kazasından dolayı davacılar ...ve...'ın vücut bütünlüklerinde sürekli işgöremezlik oluşup oluşmadığı, oluşmuş ise sürekli iş göremezlik oranlarının ne kadar olduğu hususlarının tespitine ilişkin olarak düzenlenen 19/02/2025 havale tarihli maluliyet raporu,

9.Davacı vekilinin 24/07/2025 tarihli feragat dilekçesi,

10.Sair deliller. DAVA KONUSU :

Açılan dava, 25/07/2023 tarihinde meydana gelen maddi hasarlı ve yaralamalı trafik kazası neticesinde tescilsiz motosiklette yolcu ve sürücü konumunda iken yaralanan ...ve...'ın vücut bütünlüklerinde kalıcı işgöremezlik oluşup oluşmadığının belirlenmesi ile davacılar ...ve...'ın varsa sürekli iş göremezlik oranları çerçevesinde mahrum kaldıkları ve kalacakları gelirlerinin hesaplanması neticesinde, belirlenecek sürekli iş göremezlik tazminatı bedellerinin kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı... Anonim Şirketinden tahsili ile davacılara verilmesi taleplerine ilişkindir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE

Haksız fiil, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49 maddesinde; ''Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür. Zarar verici fiili yasaklayan bir hukuk kuralı bulunmasa bile, ahlaka aykırı bir fiille başkasına kasten zarar veren de, bu zararı gidermekle yükümlüdür.'' şeklinde düzenlenmiştir. Aynı Kanun'un 50. maddesinde ise ''Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır. Uğranılan zararın miktarı tam olarak ispat edilemiyorsa hâkim, olayların olağan akışını ve zarar görenin aldığı önlemleri göz önünde tutarak, zararın miktarını hakkaniyete uygun olarak belirler.'' hükmü yer almaktadır.

Haksız fiil öğretide hukuka aykırı zarar verici fiil olarak tanımlanmakta ve unsurları; eylem, hukuka aykırılık, zarar, kusur ve illiyet bağı olarak belirlenmektedir. Buna göre haksız fiilden bahsedebilmek için hukuka aykırı bir eylem bulunmalı, bu eylemden bir zararın doğması zararlandırıcı eylemde bulunan kişinin kusurlu bulunması ve zarar ile kusur arasında illiyet bağının olması gerekmektedir.

Bu beş unsurun varlığı halinde zarar veren kişi eylemden dolayı zarara uğrayan kişi ya da kişileri maddi ve manevi zararlarını karşılamak durumundadır. Türk Medeni Kanunu’nun 6.maddesine göre haksız fiilin unsurlarını ispat etme yükü davacıdadır. Davacı zararı haksız eylemi ve zarar ile haksız eylem arasındaki illiyet bağını ispat etmek durumundadır. Hakim, kusurlu veya hukuka aykırı bir fiili ile başkasına zarar verenin kusur durumunu, zararın ağırlını ve oluşan durumun özelliklerini gözeterek uygun ve hakkaniyete uygun bir tazminat belirler.

Haksız fiiller meydana geldikleri anda hukuki sonuç doğurur ve zarara neden olanların zararı tazmin borcu haksız fiil tarihinde ortaya çıkar. Haksız fiilin unsuru olan zarar, zarar görenin malvarlığında rızası dışında meydana gelen azalma ile zarar verici fiil olmasa idi bulunacağı durum arasındaki farktır ve zarar haksız fiilin meydana gelmesi ile gerçekleşmiş sayılır. Zarar verenin ve diğer sorumluların zararı tazmin yükümlülüğü herhangi bir ihbara ve ihtara gerek kalmaksızın olay tarihinde doğar. Haksız fiile bağlanan hukuki sonuçlar haksız fiil tarihi esas alınarak belirlenir ve bu nedenle haksız fiillerde olay tarihinde yürürlükte bulunan hukuk kuralları uygulanır. Başka bir deyişle zararın belirlenmesinde olay tarihinde yürürlükte bulunan mevzuat hükümlerinin dikkate alınması gerekmektedir.

Sorumluluk sigortaları 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1473. ve devamı maddelerinde ''Sigortacı sorumluluk sigortası ile, sözleşmede aksine hüküm yoksa, sigortalının sözleşmede öngörülen ve zarar daha sonra doğsa bile, sigorta süresi içinde gerçekleşen bir olaydan kaynaklanan sorumluluğu nedeniyle zarar görene, sigorta sözleşmesinde öngörülen miktara kadar tazminat öder.'' şeklinde düzenlenmiştir. Sorumluluk sigortalarında sigorta şirketi tarafından zararı karşılanan kişi sigorta sözleşmesinin tarafı değildir. Sigorta ettiren kendisi ya da sorumluluğu altında bulunan kişiler tarafından üçüncü kişilere verilecek zararları sigorta şirketine ödediği prim karşılığında sigorta ettirmektedir. Sorumluluk sigortası, sigorta ettirenin üçüncü kişilere vereceği zararları teminat altına alırken hem üçüncü kişiyi hem de sigortalıyı koruma altına alan bir sigorta türüdür. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1473. ve 1486. maddelerinde yapılan düzenlemeye göre sorumluluk sigortalarını isteğe bağlı sigortalar ile zorunlu sigortalar olarak ikiye ayırmak gerekir.

Tehlike sorumluluklarında üçüncü kişilerin zararının karşılanması amacıyla bazı alanlarda kamu yararı ve zarar görenlerin korunması gerekçesi ile sorumluluk sigortası yaptırmak yasal zorunluluk haline getirilmiştir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun da 1483 ve 1484. maddelerinde de zorunlu sorumluluk sigortalarında uygulanacak hükümler ayrıca düzenlenmiştir. Bu düzenlemelere göre zorunlu sigortalarda sigorta şirketinin zarar gören üçüncü kişiye karşı olan sorumluluğu kanundan doğan bir sorumluluktur. 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 13. maddesi ile bazı hallerde Bakanlar Kurulu'na da zorunlu sigortalar ihdas etme yetkisi verilmiştir. Zorunlu sorumluluk sigortalarının kamu yararı taşıması ve yapılmasının yasa ile zorunlu kılınması nedeniyle zorunlu sigortalarda zarar görenlerin korunması amacıyla bazı düzenlemeler yapılmıştır. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1. maddesinde, ''İşletenlerin, bu kanunun 85/1. maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur.'' hükmüne, aynı Kanun'un 85/1. maddesinde, ''Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar.'' hükmüne, aynı Kanun'un 85/son. maddesinde ise, ''İşleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur.'' hükmüne yer verilmiş, Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın A-1. maddesinde de, ''sigortacı bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder.'' düzenlemesi yapılmıştır.

Yukarıda açıklanan madde hükümlerinden, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası; motorlu bir aracın karayolunda işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türü olduğu anlaşılmaktadır.

Motorlu araçların işletilme tehlikesine karşı, zarar gören üçüncü şahısları, korumak amacıyla getirilmiş olan bu düzenleme ile öngörülen sorumluluğunun bir kusur sorumluluğu olmayıp, sebep sorumluluğu olduğu; böylece araç işletenin sorumluluğunun sebep sorumluluğunun ikinci türü olan tehlike sorumluluğuna ilişkin bulunduğu, öğretide ve yargısal içtihatlarla kabul edilmektedir. (EREN Fikret, Borçlar Hukuku, 9. B, s. 631 vd.; KILIÇOĞLU Ahmet, Borçlar Hukuku, 10. B., s. 264 vd.). 2918 sayılı Kanunun 86. maddesinde ise, bu Kanun’un 85. maddesinde düzenlenen sorumluluktan kurtulma ve sorumluluğu azaltma koşullarına yer verilmiştir.

Bu düzenlemelere göre, araç işleteni veya araç işleteninin bağlı bulunduğu teşebbüs sahibi, kendisinin veya eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru bulunmaksızın ve araçtaki bozukluk kazayı etkilemiş olmaksızın kazanın bir mücbir sebepten veya zarar görenin veya üçüncü kişinin ağır kusurundan ileri geldiğini ispat ederse sorumluluktan kurtulabilecek; sorumluluktan kurtulamayan işleten veya araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibi ise kazanın oluşunda zarar görenin kusurunun bulunduğunu ispat ederse, hakim, durum ve şartlara göre tazminat miktarını indirebilecektir. Burada kanun koyucu zarar görenin kusuru nispetinde indirim yapılabileceğini öngörmüş ve indirimi zorunlu tutmayarak hâkimin taktirine bırakmıştır. Uygulama ve öğretide de (S. Ünan, “Ergün A. Çetingil ve Rayegan Kender’e 50. Birlikte Çalışma Yılı Armağanı 2007”, s.

1180.bu husus kabul edilmektedir.

Kanun koyucu, açıklanan düzenlemeler yanında 2918 sayılı KTK’nın 91. maddesiyle de; işletenin aynı Kanun’un 85. maddesinin birinci fıkrasına göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası (Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası) yaptırma zorunluluğunu getirmiştir.

Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin yerleşik içtihatları kapsamında değer kaybı, aracın trafik kazası sonucu hasarlanıp, onarılmasından sonraki değeri ile hiç hasarlanmamış haldeki değeri arasındaki farka ilişkin olup, araçtaki değer kaybı belirlenirken, aracın markası, yaşı, modeli ve hasar gördüğü kısımları dikkate alınarak aracın kaza tarihinden önceki ikinci el satış değerinin tespiti ile aracın tamir edildikten sonra ikinci el satış değerinin tespiti ve arasındaki fark göz önüne alınmaktadır. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 90. maddesinde; ''Zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamındaki tazminatlar bu Kanun ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda öngörülen usul ve esaslara tabidir. Söz konusu tazminatlar ve manevi tazminata ilişkin olarak bu Kanun ve genel şartlarda düzenlenmeyen hususlar hakkında 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun haksız fiillere ilişkin hükümleri uygulanır.'' hükmü düzenlenmiştir. Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları'nın A.5. Bölümünde belirtilen 'Kapsama Giren Teminat Türleri' başlığı altında bulunan (a) bendinde 'Maddi Zararlar Teminatı' kapsamında araçta meydana gelen değer kaybı da sayılmıştır. İlgili maddede Maddi Zararlar Teminatı; ''Hak sahibinin bu genel şartta tanımlanan ve zarar gören araçta meydana gelen değer kaybı dahil doğrudan malları üzerindeki azalmadır.'' olarak tanımlanmıştır.

Her ne kadar davalı vekilince iş bu davanın belirsiz alacak davası olarak açılmasında davacı tarafın hukuki yararının bulunmadığı iddiası ile davanın dava şartı yokluğunda usulden reddine karar verilmesi talep edilmiş ise de, yerleşik Yargıtay İçtihatları ve Bölge Adliye Mahkemesi kararları göz önünde bulundurulduğunda davaya konu trafik kazasının gerçekleşmesinde kazaya karışan araçların kusur oranlarının ve davacı yaralanması kapsamında talep edebileceği sürekli iş göremezlik tazminatı ile tedavi ve bakıcı gideri miktarlarının hesaplanmasının teknik bilirkişilerce yapılabileceği, tarafın teknik bilirkişiler vasıtasıyla belirlenebilecek hususları kendi başına belirleyerek dava açmasının kendisinden beklenemeyeceği, bu nedenle davanın belirsiz alacak davası olarak açılabileceği, ayrıca Anayasa Mahkemesinin 20/04/2022 tarihli ve 31815 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 2019/12190 Başvuru numaralı 22/02/2022 Karar tarihli kararında, belirlenebilir bir alacağın belirsiz alacak davası açılmak suretiyle talep edilmesi akabinde davanın hukuki yarar yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilmesinin davacının mahkemeye erişim hakkını kısıtlar mahiyette olduğuna ve mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiğine, hukuki yarar yokluğu sebebiyle davanın usulden reddine karar verilmesinin başvurulacak son çare olduğuna karar verildiği göz önünde bulundurularak, davalı vekilinin hukuki yarar yokluğu sebebiyle davanın usulden reddine karar verilmesi talebinin reddine karar verilerek yargılamaya devam olunmuştur.

Davacı tarafça dava açılmadan önce davalı sigorta şirketine başvuru yapıldığı, başvuru neticesinde hasar dosyası açıldığı anlaşılmakla, davalı vekilinin dava açılmadan önce davalı sigorta şirketine usulüne uygun şekilde başvuru yapılmadığından bahisle sigorta şirketine başvuru dava şartı yokluğu sebebiyle davanın usulden reddine karar verilmesi talebinin reddine karar verilmiştir.

Gerekli bilgi ve belgelerin temini akabinde dava konusu trafik kazasının oluşumundaki kusur durumunun tespiti amacıyla dosyanın trafik alanında uzman bilirkişiye tevdi ile dosya kapsamı, tarafların iddia ve savunmaları, dava dilekçesi ekinde sunulan 25/07/2023 tarihli Trafik Kazası Tespit Tutanağı, davalı... Şirketi nezdinde ... plakalı araca ait olarak düzenlenen Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası poliçesi, hasar dosyası, dava konusu trafik kazasına karışan araçlara ait tescil belgeleri, Menderes Cumhuriyet Başsavcılığının ...Soruşturma sayılı dosyası ile sair deliller göz önünde bulundurularak; dava konusu trafik kazasına karışan ... plakalı araç sürücüsü ile tescilsiz motosiklet araç sürücüsünün 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun hangi maddelerini ihlal etmek suretiyle dava konusu olan ve 25/07/2023 tarihinde meydana gelen trafik kazasının oluşumuna sebebiyet verdikleri hususu belirlenerek düzenlenecek raporun mahkememize sunulması istenilmiş olup, trafik uzmanı bilirkişi tarafından düzenlenen 02/10/2024 havale tarihli raporda sonuç olarak; Bilirkişi Daire Başkanlığı tarafından bilirkişinin uyacağı rehber ilkeler ve bilirkişi raporlarında bulunması gereken standartlar başlığında 07.09.2020 tarihinde 32 maddelik bir talimat yayımlandığını, bu talimatın 27. maddesinde açıkça belirtilen " Kusurun tespiti normatif bir değerlendirmesiyle mümkündür ve sadece hakimin yetkisindedir. Bilirkişi münhasıran hakimin yetkisinde olan kusurluluk konusunda (asli tali kusurlu kusursuz yüzdelik kusur oranı) herhangi bir değerlendirme yapamaz. Aksi yöndeki tutum bilirkişilik görevinin sınırlarını aşmayı ve hakimin yerine geçmeye ifade eder" denildiğini, yine bu hususun İzmir Bilirkişilik Bölge Kurulu tarafından da tarafına bildirildiğini, .bu gerekçe ile tebliğ gününden itibaren raporlarda kusur dağılımı yapılmadığını, bu hali ile; ... plakalı kamyonet sürücüsü... her iki şeridi birlikte kullanarak şerit tecavüzü yaparak çarptığından dolayı kazanın oluşumunda etken olduğunu, tescilsiz Motosiklet sürücüsü... atfı kabil kural ihlalinde bulunmadığından dolayı kazanın oluşumunda etken olmadığını, mağdur yolcu ...atfı kabil kural ihlalinde bulunmadığından dolayı kazanın oluşumunda etken olmadığını mütalaa etmiştir.

Davalı vekilinin trafik alanında uzman bilirkişinin 03/10/2024 havale tarihli raporuna karşı itirazlarının, kazanın 25.07.2023 günü saat 07.55 sıralarında Ataköy Mahallesi Kalabalık Sokak üzerinde sürücü ...sevk ve idaresindeki ... plakalı kamyonet ile Ataköy Mahallesi istikametinden Ataköy Baraj istikametine seyir halinde iken belirtilen yer ve noktaya geldiğinde yolun virajlı olmasından dolayı karşı şeride geçtiği esnada diğer istikametten gelen... sevk ve idaresindeki tescilsiz motorsiklete ön teker kısmından çarpması neticesinde vuku bulduğu, bu kapsamda ... plakalı araç sürücüsünün şerit ihlali yaptığı ve ihlalinin kazaya sebebiyet verdiği gözetildiğinde, kusur tespit ve belirlemesinin yerinde ve makul olduğu, davacı araç sürücüsünün hızını azaltmadığı iddiasının soyut beyandan ibaret olup kazanın oluşumuna bir etkisi de olmayacağı anlaşılmakla reddine karar verilmiştir.

MALULİYET RAPORU EKLENECEK

Vekaletnamesinde davadan ve kanun yollarından feragat etmeye yönelik olarak özel yetkisi bulunan davacı vekili 24/07/2025 havale tarihli dilekçesi ile davadan feragati kabul ettiklerini, masraf ve vekalet ücret talepleri bulunmadığını, ancak feragat beyanları davalı ile sulh olmaları neticesinde vuku bulduğundan arabuluculuk ücretinin davalılardan tahsiline karar verilmesini beyan etmiştir.

Feragat, Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 307. maddesinde; ''Feragat, davacının, talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesidir.'' şeklinde düzenlenmiştir. Feragat, hüküm kesinleşinceye kadar her zaman yapılabilir. Feragat, kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurur. İrade bozukluğu hâllerinde, feragat ve kabulün iptali istenebilir. Feragat beyanında bulunan taraf, davada aleyhine hüküm verilmiş gibi yargılama giderlerini ödemeye mahkûm edilir. Feragat, talep sonucunun sadece bir kısmına ilişkin ise yargılama giderlerine mahkûmiyet, ona göre belirlenir.

Feragat ve kabul, dilekçeyle veya yargılama sırasında sözlü olarak yapılır. Feragat ve kabulün hüküm ifade etmesi, karşı tarafın ve mahkemenin muvafakatine bağlı değildir. Kısmen feragat veya kabulde, feragat edilen veya kabul edilen kısmın, dilekçede yahut tutanakta açıkça gösterilmesi gerekir. Feragat ve kabul, kayıtsız ve şartsız olmalıdır. 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 22. maddesinde, davadan feragat veya davayı kabul veya sulh, muhakemenin ilk celsesinde vuku bulursa, karar ve ilam harcının üçte biri, daha sonra olursa üçte ikisi alınır, hükmü yer almaktadır.

Tüm dosya kapsamı, tarafların iddia ve savunmaları, İzmir Arabuluculuk Bürosunun ...Arabuluculuk numaralı Arabuluculuk Son Anlaşamama Tutanağı, İzmir Nevvar Salih İşgören Devlet Hastanesi nezdinde 25/07/2023 tarihinde meydana gelen trafik kazasında yaralanan davacı ...'a ait olarak düzenlenen tedavi evraklarının ve raporları, davalı... Anonim Şirketi nezdinde, ... plaka sayılı araca ilişkin;

25/07/2023 tarihli trafik kazasından kaynaklı olarak davacı ...tarafından KTK 97 uyarınca zararın giderilmesi talebine ilişkin başvuru evrakları, sigorta şirketi nezdinde açılan hasar dosyası ile poliçe ve ödemelere ilişkin dekont örnekleri, örnekleri, dava konusu kazanın gerçekleştiği 25/07/2023 tarihi ve mevcut durum itibarıyla ... plaka sayılı araca ait olarak bulunan trafik tescil ve ruhsat belgeleri, İzmir Bozyaka Eğitim ve Araştırma Hastanesi nezdinde 25/07/2023 tarihinde meydana gelen trafik kazasında yaralanan davacı ...'a ait olarak düzenlenen tedavi evraklarının ve raporları, İzmir SGK İl Müdürlüğü nezdinde davacı ...'a ait iş yeri sicil dosyası ve hizmet döküm cetveli, davaya konu 25/07/2023 tarihli yaralamalı trafik kazası nedeniyle davacılara ödeme yapılıp yapılmadığı, yapılmış ise ödemenin rücuya tabi olup olmadığı, rücuya tabi ise peşin sermaye değerine ilişkin belgeler, trafik alanın uzman bilirkişinin 03/10/2024 havale tarihli raporu, Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Adli Rapor Birimi tarafından 25/07/2023 tarihinde meydana gelen trafik kazasından dolayı davacılar ...ve...'ın vücut bütünlüklerinde sürekli işgöremezlik oluşup oluşmadığı, oluşmuş ise sürekli iş göremezlik oranlarının ne kadar olduğu hususlarının tespitine ilişkin olarak düzenlenen 19/02/2025 havale tarihli maluliyet raporu, davacı vekilinin 24/07/2025 tarihli feragat dilekçesi ile sair deliller birlikte değerlendirildiğinde; dava konusu uyuşmazlığın, 25/07/2023 tarihinde meydana gelen maddi hasarlı ve yaralamalı trafik kazası neticesinde tescilsiz motosiklette yolcu ve sürücü konumunda iken yaralanan ...ve...'ın vücut bütünlüklerinde kalıcı işgöremezlik oluşup oluşmadığının belirlenmesi ile davacılar ...ve...'ın varsa sürekli iş göremezlik oranları çerçevesinde mahrum kaldıkları ve kalacakları gelirlerinin hesaplanması neticesinde, belirlenecek sürekli iş göremezlik tazminatı bedellerinin kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı... Anonim Şirketinden tahsili ile davacılara verilmesi taleplerine ilişkin olduğu, vekaletnamesinde davadan ve kanun yollarından feragat etmeye yönelik olarak özel yetkisi bulunan davacı vekili 24/07/2025 tarihli dilekçesi ile davadan feragati kabul ettiklerini, masraf ve vekalet ücret talepleri bulunmadığını, ancak feragat beyanları davalı ile sulh olmaları neticesinde vuku bulduğundan arabuluculuk ücretinin davalılardan tahsiline karar verilmesini beyan ettiği anlaşılmakla, açılan davanın feragat nedeniyle reddine, feragat olgusunun taraflar arasındaki anlaşmaya binaen gerçekleşmesi çerçevesinde davalı tarafın davacı tarafın haklılığını kabul etmiş olduğu ve davanın açılmasına sebebiyet verdiği dikkate alınarak arabuluculuk ücretinin davalı sigorta şirketinden tahsiline karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1.Açılan davanın feragat sebebiyle REDDİNE,

2.Dosyanın tefrik sonucu oluşması nedeniyle alınamayan ancak 492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince karar tarihi itibarıyla alınması gereken 615,40-TL karar ve ilam harcının davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, bu hususun tahsilde tekerrür teşkil etmemesi amacıyla mahkememizi...Esas sayılı dosyasında göz önünde bulundurulmasına,

3.Tefrik sonucu oluşturulan dosyada oluşacak yargılama giderlerinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına, bu hususun tahsilde tekerrür teşkil etmemesi amacıyla mahkememizin... Esas sayılı dosyasında göz önünde bulundurulmasına,

4.Taraf vekillerinin karşı taraftan vekalet ücreti talepleri olmadığını beyan ettikleri göz önünde bulundurularak, taraf vekilleri lehine vekalet ücreti takdirine yer ve gerek olmadığına,

5.Davalı davanın açılmasına sebebiyet verdiğinden 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-14. maddesi gereğince ileride haksız çıkacak taraftan tahsil olunmak üzere Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.600,00-TL zorunlu arabuluculuk yargılama giderinin davalı... Anonim Şirketinden tahsili ile Hazineye irat kaydına,

Dair, tarafların yokluklarında, dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 345. maddesi gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık kesin süre içerisinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer ya da başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile başvurmak ve istinaf harç ve masraflarını karşılamak koşulu ile İzmir Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yasa yolu açık olmak üzere karar verildi. 05/08/2025 Katip ...

(e-imzalıdır)

Hakim...

(e-imzalıdır)

Karar Etiketleri
REDDİNE YARGITAYKARARI
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog