Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA

11. Hukuk Dairesi         2025/6179 E.  ,  2025/7270 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ: ... Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2023/602 Esas, 2023/573 Karar
HÜKÜM: Direnme

Bölge Adliye Mahkemesinin direnme kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

KARAR

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasında bayilik sözleşmesi akdedildiğini, davalı şirket yetkilisinin 14.10.2014 tarihinde müvekkiline yaptığı ziyaret sırasında gerçekleşen olaylar sebebiyle taraflar arasındaki sözleşmeyi 15.10.2014 tarihli fesihname ile tek taraflı olarak feshettiğini, anılan feshin haksız olduğunu, zira taraflar arasında davalının borçlarının tasfiye ve tediyesi için yapılan görüşmeler neticesinde mutabakat sağlanarak 26.09.2014 tarihli protokolün akdedildiğini, davalının anılan protokoldeki yükümlülüklerini ihlâli nedeniyle müvekkilince 02.10.2014 tarihli ihtarnamenin keşide edilerek borçların ödenmesinin istendiğini, bu hususta yapılan görüşme sırasında davalı şirket yetkilisinin suç teşkil eden eylemlerde bulunduğunu, bu sebeple taraflar arasındaki bayilik sözleşmesinin haklı nedenlerle feshedildiğini, feshin haklı olması gözetildiğinde sözleşmede öngörülen cezai şartlar ile kâr mahrumiyetine dair alacakların ödenmesi gerektiğini ileri sürerek fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla bayilik sözleşmesi ek protokolün 3.2. maddesi gereğince 10.000,00 USD karşılığı şimdilik 22.245,00 TL’nin yıllık %36 oranındaki akdi faiziyle, yine aynı ek protokolün 3.6. maddesi kapsamında alım taahhüdüne aykırılık nedeniyle cezai şarttan şimdilik 10.000,00 USD karşılığı 22.245,00 TL’nin yıllık %36 oranındaki akdi faiziyle ve sözleşmenin fesih tarihine kadar davalının satacağı oto gazdan elde edilecek kazançtan mahrum kalması nedeniyle şimdilik 10.000,00 TL kâr mahrumiyeti alacağının 29.10.2014 tarihinden yıllık %36 oranındaki akdi faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının talep edebileceği herhangi bir kâr kaybı ve cezai şart bedeli bulunmadığını, satış taahhüdü ihlâli nedeniyle cezai şart talebinin mümkün olmadığını, sözleşme süresi içerisinde herhangi bir çekince yahut ihtarnamenin müvekkiline karşı ileri sürülmediğini, davalı şirket yetkilisinin davacı şirket merkezindeki görüşme sırasında şirket merkezinden ayrılmasına izin verilmediğini, tarafların karşılıklı olarak şikâyetçi olduklarını, müvekkilinin bayilik sözleşmesini haklı nedenlerle feshettiğini, davacı şirket yetkilisinin oğlunun polis karakol bahçesinde müvekkiline saldırdığını, bu durumda müvekkilinin ticari ilişkisini devam ettirmesinin beklenemeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir.

III. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI

Bölge Adliye Mahkemesince,somut olayda davacının talep edebileceği cezai şart tutarının indirilmiş hâliyle 50.000,00 USD olarak belirlendiği, bu sebeple eldeki davada talep edilen 10.000,00 USD’lik kısımdan indirim yapılarak karar verilemeyeceği, zira davacının talep konusu dışında kalan kısımdan feragatine yahut kısmî davaya konu talebini belirlerken cezai şarttan yapılması muhtemel indirimi dışladığına dair açık bir beyanı bulunmadığı, her bir ek dava bakımından talep edilen miktarın belirli bir kısmına indirim uygulanacağından indirim uygulanan kısım bakımından açılan ek davaların da kısmen reddedileceği, bu durumun hiçbir hukuki açıklaması bulunmadığı gibi usul ekonomisine de aykırı olduğu gerekçesiyle eski hükümde direnilmesine, bu çerçevede davanın kâr kaybı ve sözleşmenin feshi nedeniyle cezai şart alacağı yönünden kabulüne, satış taahhüdüne ilişkin cezai şart yönünden reddine, sözleşmenin feshi nedeniyle 10.000,00 USD karşılığı 22.245,00 TL cezai şartın 29.10.2014 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, kâr mahrumiyeti alacağı yönünden 10.000,00 TL’nin 29.10.2014 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm, davalı vekilince temyiz edilmiştir.

IV. TEMYİZ

1.Hukuk Genel Kuruluna Gönderme Kararı 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 373/5 hükmü gereğince Dairemizce yapılan incelemede, Daire kararının yerinde olduğu belirtilerek temyiz incelemesi yapılmak üzere dosyanın Hukuk Genel Kuruluna gönderilmesine karar verilmiştir.

2.Hukuk Genel Kurulu Kararı

Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 10.09.2025 tarihli ve 2024/11-49 E., 2025/508 K. sayılı ilâmı ile kısmî davada alacağın tamamının dava konusu edileceği ancak bir kısmının talep edilebileceği gibi bu sayede alacağın tamamı bakımından verilecek tespit kararı, sonrasında aynı alacak için açılacak ek dava bakımından kesin hüküm oluşturarak hem usul ekonomisi ilkesi hem de hukuki güvenlik ilkesine uygun kararların verilmesine hizmet edeceği, bu itibarla davacı tarafça talep edilebilecek cezai şart miktarının belirlenmesi bağlamında; aradaki sözleşme ve eki protokole göre talep şartlarını haiz olduğu belirlenen 100.000 USD cezai şarttan 6769 sayılı Türk Borçlar Kanunu'un (TBK) 182/3. maddesi kapsamında yapılması gerekli olduğu değerlendirilen %50 oranındaki takdiri indirimin kısmen talep edilen 10.000 USD üzerinden değil alacağın tamamı olan 100.000 USD üzerinden yapılarak6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 26. maddesi kapsamında bir karar verilmesi gerekçesi ile direnme kararı yerinde bulunduğundan bozma nedeni dikkate alındığında karara yönelik diğer temyiz itirazlarının incelenmesi için dosyanın Dairemize gönderilmesine karar verilmiştir.

3.Hukuk Genel Kurulu Sonrası İnceleme

A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, akaryakıt bayilik sözleşmesinin feshi nedeniyle cezai şart ve kâr mahrumiyeti talebine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe

Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda (direnme kararında), dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi HMK'nın 369/1 hükmü ve 371. maddesinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesinin direnme kararınınYargıtay Hukuk Genel Kurulunun 10.09.2025 tarihli ve 2024/11-49 E., 2025/508 K. sayılı ilâmı ile direnme kararı yerinde bulunduğu, ancak Dairemizin 21.12.2022 tarihli ve 2021/5034 Esas ve 2022/9292 Karar sayılı ilamında davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine karar verilmiş olmasına göre davalı vekilinin temyiz isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.

V. SONUÇ:

Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen direnme kararının HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 03.12.2025 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.

Karar Etiketleri
ONANMASINA YARGITAYKARARI
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog