Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA

5. Hukuk Dairesi         2024/11020 E.  ,  2025/7736 K.

"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 39. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2023/415 Esas, 2024/1305 Karar
DAVA TARİHİ: 30.11.2020
KARAR: Esastan ret

İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 11. Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI: 2020/673 Esas, 2022/794 Karar

Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı idareler vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA

Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; İstanbul ili, ..., Mahallesi 1 26... parsel sayılı taşınmazın ... Sokak ve ....Sokağı kısmına yol ve tretuvar yapımı nedeniyle el atıldığını ve imar planında kısmen yol alanı, kısmen ilköğretim tesis alanında kalan taşınmaza kamulaştırmasız el atılması nedeniyle belirlenecek taşınmaz bedelinin davalı idarelerden tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; belirsiz alacak davası ya da kısmi dava açılmasında hukukî yarar bulunmadığını, idari yargının görevli olduğunu, davanın husumetten reddi gerektiğini ileri sürerek davanın reddini talep etmiştir.

2.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; taşınmaza idarece el atılmadığını, davanın idare mahkemesinin görevinde olduğunu, davanın husumetten reddi gerektiğini ileri sürerek davanın reddini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulüne, taşınmaz bedelinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı idarelerden alınarak davacılara verilmesine, bedeline hükmedilen davacı payının tapusunun iptali ile yol olarak terkinine, davalı idare ile Hazine adına tesciline karar verilmiştir. IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idareler vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri

1.Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; gerekçeli kararda davanın kısmen kabulüne karar verilmesine rağmen idareleri lehine vekâlet ücretine hükmedilmediğini, davanın husumetten reddi gerektiğini, davacının belirsiz alacak davası açmasında hukukî yararı bulunmadığından davanın usulden reddi gerektiğini, dava konusu taşınmaza fiilen el atılmasa da hiçbir uzlaşma başvurusu yapılmadığını, uzlaşma dava şartının yerine getirilmediğini, talep edilen bedelin ve faizin kabul edilemeyeceğini, bilirkişi raporunun hatalı olduğunu, belirlenen bedelin yüksek olduğunu ileri sürmüştür.

2.Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; fen bilirkişi raporunda tapu alanı ile hesap alanı uyuşmadığından ek rapor alınması gerektiğini, davanın husumetten reddi gerektiğini, emsallerin uygun olmadığını, belirlenen bedelin yüksek olduğunu ileri sürmüştür.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile kamulaştırmasız el atılan arsa niteliğindeki taşınmaza, mahallinde yapılan keşif sonucu emsal karşılaştırması yapılarak değer biçen, usul ve kanuna uygun olarak düzenlenen bilirkişi raporuna göre el atma bedelinin davalı idarelerden sorumlu oldukları alanlara göre tahsiline karar verilmesi doğru olduğu gibi husumetin doğru yöneltildiği, taşınmazın bilirkişi raporunda belirlenen niteliğine göre belirlenen bedelin uygun olduğu, Anayasa Mahkemesinin 28.07.2022 tarihli kararı ile 30.11.2023 tarihli ve 2023/101 Esas, 2023/207 Karar sayılı iptal kararı da gözetilerek kamulaştırmasız el atma bedelinin kısmen reddi durumunda gerçek karşılık ve hakkaniyet ilkeleri gereği davalı idare lehine vekâlet ücreti takdir edilmemesinin hukuka uygun olduğu, hükmün infazında tereddüt uyandıran hususlar mahallinde her zaman düzeltilebilecek nitelikte olup böylece mahkeme kararında usul ve esas bakımından hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, davalı idareler vekillerinin yerinde görülmeyen istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ...

vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri Davalı ...

vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe

1.Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, davacılar tapu maliki ile davalı idareler arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmazın değerinin biçilmesi ve bedelinin sorumlu idareden tahsili istemine ilişkindir.

2.Değerlendirme

1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı ... vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.

3.Arsa niteliğindeki dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsalin üstün ve eksik yönleri belirlenip kıyaslaması yapılarak değer biçilmesinde yöntem itibarıyla bir isabetsizlik görülmemiştir.

4.3194 sayılı İmar Kanunu’nun 18 inci maddesine 04.07.2019 tarihinde 7181 sayılı Kanun’un 9 uncu maddesi ile eklenen Ek fıkra uyarınca; ''Belediye veya valiliğin; parselasyon planlarını, imar planlarının kesinleşme tarihinden itibaren beş yıl içinde yapması ve onaylaması esastır. Parselasyon planı yapmamaları sebebiyle doğacak her türlü kamulaştırma iş ve işlemlerinden belediyeler veya valilikler sorumludur.'' hükmü getirilmiştir.

5.Bu açıklama doğrultusunda somut olayın incelenmesi neticesinde; dava konusu taşınmazın 20.11.2009, 25.03.2011, 21.04.2017 tarihli 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planı ile ''Kısmen ilköğretim tesis alanı, kısmen yol alanı'' olarak ayrıldığı ve taşınmazda herhangi bir imar uygulaması yapılmadığı ve taşınmazın kadastral parsel niteliğini koruduğu anlaşılmıştır.

6.Bu itibarla; dava konusu taşınmazın ilköğretim alanı olarak planlanan bölümü bakımından kamulaştırma yetki ve sorumluluğunun ...Belediye Başkanlığına ait olduğu gözetilmeden, bu kısmın bedelinin davalı ... Bakanlığından tahsiline karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle;

1.Davalı ... vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine,

2.Davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

3.İlk Derece Mahkemesi kararının sair hususlar incelenmeksizin BOZULMASINA,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,15.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Karar Etiketleri
BOZULMASINA ISTINAFHUKUK
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog