8. Ceza Dairesi 2025/7211 E. , 2025/10634 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
Sanık ... hakkında kamu görevini usulsüz üstlenme suçundan kurulan hükmün 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 286/2-a maddesi uyarınca temyizinin mümkün olmadığı belirlenmiştir.
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle; Sanık ... müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94. maddesiyle değişik 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 299/1. maddesi gereği takdiren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ
A. İlk Derece Mahkemesi Kararı ...
22.Ağır Ceza Mahkemesinin, 20.02.2025 tarihli ve 2023/709 Esas, 2025/78 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında sayı ve nitelik bakımından vahim olan silah veya mermileri satın alınması taşınması bulundurulması suçundan, 6136 sayılı Kanun'un 13/2., 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 52/2-4, 53, 63, 54/4. maddeleri uyarınca ayrı ayrı 6 yıl hapis ve 30.000 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı ...
Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesinin, 14.05.2025 tarihli ve 2025/1916 Esas, 2025/1463 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik sanıklar müdafilerinin ve sanık ...'in istinaf başvurusunun 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Sanıklar Müdafileri ve Sanık ...'in Temyiz İstemleri
1.Sanık ...'nun temyiz istemi
Samimi ikrar ve pişmanlığını dile getirmesine rağmen takdiri indirim uygulanmadığı, ele geçen silahlardan 6136 sayılı Kanun'un 13/1. maddesi kapsamındaki silah kendisine ait olup savunmasının aksinin ispatı için parmak izi incelemesi yapılması gerektiği halde bu konuda gerekli incelemenin yapılmadığı, atılı suçun maddi ve manevi unsurlarının oluşmadığı, aleyhinde her türlü şüpheden uzak kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı, neticeten silah ve emvaller üzerinde parmak izi incelemesi yaptırılarak hakkında 6136 sayılı Kanun'un 13/1. maddesinin ve Türk Ceza Kanunu'nun 62. maddesi ve diğer lehe hükümlerin uygulanması gerektiğine,
2.Sanık ... müdafiinin temyiz istemi Mağdurun beyanlarının çelişkili olduğu, her türlü şüpheden uzak kesin ve inandırıcı delil bulunmadığından sanığın beraatine karar verilmesi gerektiğine,
3.Sanık ... müdafinin temyiz istemi
Sanıklar hakkında ayrı ayrı lehe ve aleyhe delil değerlendirmesi yapılmadan toptan bir şekilde cezalandırılma yoluna gidildiği, alt sınırdan uzaklaşılmasının gerekçesinin kararda açıklanmadığı, atılı suçun unsurlarının oluşmadığı, sanığın soruşturma ve kovuşturma aşamasında ele geçen silah ya da diğer suç eşyalarının kime ait olduğunu bilmediği ve tek silahın kendisine ait olduğunu beyan ettiği için 6136 sayılı Kanun'un 13/1. maddesinin uygulanmasının gerektiği, sanığın atılı suçu işlediğine dair her türlü kuşkudan uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı, sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
1.Sanık ... hakkında kamu görevini usulsüz üstlenme suçundan kurulan hüküm yönünden yapılan incelemede; 5271 sayılı Kanun un 286/2-a maddesinde yer verilen; “İlk derece mahkemelerinde verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adli para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları"nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile 5271 sayılı Kanun'un 286/3. maddesinde belirtilen suçlar ve aynı Kanun'un 296/1. maddesinin ilgili bölümünde yer alan “...temyiz edilemeyecek bir hüküm temyiz edilmiş [ise] hükmü temyiz olunan bölge adliye veya ilk derece mahkemesi bir karar ile temyiz istemini reddeder.” şeklindeki hüküm birlikte değerlendirildiğinde sanık müdafinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298/1.maddesi uyarınca reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
2.Sanıklar hakkında sayı ve nitelik bakımından vahim olan silah veya mermileri satın alınması taşınması bulundurulması suçundan kurulan hükümler yönünden yapılan incelemede;
Dava dosyası kapsamına göre; sanıkların birlikte yakalandıkları .... Mahallesi .... Sokak No: .... /... sayılı adreste yapılan arama neticesinde; .... ibaresi bulunan siyah renkli ruhsatsız silah, bu tabancaya ait şarjör ve ... mm fişek, ....... mm ..... ibareli bulunan siyah renkli ruhsatsız silah, bu tabancaya ait şarjör ve 10 ade... mm fişek, .... ibareli kutu içerisinde 16 adet ... mm fişek, 3 adet ...ibareli fişek ve 1 adet ... mm fişek, ... ibareli kulu içerisinde 22 adet ... mm fişek ele geçirildiği, uzmanlık raporuna göre tabancalardan birinin vahim mahiyetli olduğu iddiasına ilişkin olarak;
Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanaatin dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, hükme esas alınan olay tutanağı, tanık beyanları, kriminal rapor ve adli raporların yeterli olduğu, eyleme uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği, yargılama sonucunda oluşan kanaat ve takdire göre ceza yaptırımının yasal bağlamda ve gerekçesi gösterilerek belirlendiği, dosya kapsamında eksik incelemenin bulunmadığı, 5237 sayılı Kanun'un cezanın belirlenmesi başlıklı 61/1. maddesinde belirtilen kriterler ile aynı Kanun'un 3/1. maddesinde ifade edilen cezada orantılılık ilkesi nazara alındığında temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesinin ve dosya kapsamıyla örtüşen gerekçelerle takdiri indirim hükmünün uygulama dışı bırakılmasının isabetli olduğu anlaşıldığından, sanıklar müdafilerinin ve sanık ...'in temyiz sebeplerinin incelenmesinde hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
III. KARAR
1.Sanık ... hakkında kamu görevini usulsüz üstlenme suçundan kurulan hüküm yönünden, 5271 sayılı Kanun un 286/2-a maddesinde yer verilen; “İlk derece mahkemelerinde verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adli para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları"nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile 5271 sayılı Kanun'un 286/3. maddesinde belirtilen suçlar ve aynı Kanun'un 296/1. maddesinin ilgili bölümünde yer alan “...temyiz edilemeyecek bir hüküm temyiz edilmiş [ise] hükmü temyiz olunan bölge adliye veya ilk derece mahkemesi bir karar ile temyiz istemini reddeder.” şeklindeki hüküm birlikte değerlendirildiğinde sanık müdafinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298/1.maddesi uyarınca, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
2.Sanıklar hakkında sayı ve nitelik bakımından vahim olan silah veya mermileri satın alınması taşınması bulundurulması suçundan kurulan hükümler yönünden;
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle ... Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesinin, 14.05.2025 tarihli ve 2025/1916 Esas, 2025/1463 Karar sayılı kararında sanıklar müdafileri ve sanık ... tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden, aynı Kanun’un 302/1. maddesi uyarınca Tebliğname’ye uygun olarak oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,
Hükmolunan ceza miktarı ve tutuklulukta geçirilen süre dikkate alınarak sanıklar müdafilerinin tahliye talebinin REDDİNE,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca ... 22. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise ... Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 15.12.2025 tarihinde karar verildi.