Esas No
E. 2024/281
Karar No
K. 2024/281
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ

Esas-Karar No: 2024/281 - 2026/460

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

K A R A R

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : ANKARA 3. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

TARİHİ : 06/04/2023

NUMARASI : 2022/408 E. - 2023/138 K.

DAVANIN KONUSU : Marka ile İlgili Kurum Kararının İptali

Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 06/04/2023 tarih ve 2022/408 E. - 2023/138 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı ... vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:

Davacı vekili, müvekkili şirketin 2015//28811, 2017/47052, 2018/42383, 2018/55945, 2019/02580, 2019/25166, 2019/32554, 2019/47872, 2019/47895, 2019/47912, 2019/47949, 2019/55897, 2019/56547, 2019/99358, 2020/106392, 2020/41447, 2020/41449, 2020/47081, 2020/61039, 2020/61043, 2020/61052 sayılı ve "...", "..." ibareli tanınmış markalarının sahibi olduğunu, davalının, bu markalar ile karıştırma ihtimali bulunacak derecede benzer nitelikteki "... ..." ibaresini marka olarak tescil ettirmek üzere davalı ...’e başvuruda bulunduğunu, 2020/121599 kod numarasını alan başvurunun, Resmi Marka Bülteninde ilanı üzerine müvekkili tarafından Markalar Dairesi Başkanlığına itirazda bulunulduğunu, ancak itirazın yerinde görülmeyerek reddedildiğini, bu kararın yeniden incelenmesi talebinin de nihai olarak Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu tarafından reddedildiğini, oysa, taraf markalarının ayırt edilemeyecek derecede benzer olduğunu, müvekkilinin herkes tarafından tanınan ve bilinen "..." ibareli markaya ek olarak "...", "... ...", "... ..." ve "..." esas unsurlu markalarının bulunduğunu, marka başvurusu her ne kadar kelime ve şekil unsurlarından oluşsa da şekil unsurunun markada öne çıkmadığını, şekil unsuru ilgili sektör bakımından jenerik hale geldiğinden markaların benzerliğine ilişkin değerlendirmede ele alınacak yegâne unsurun "..." ibaresi olduğunu, davalı şahsın müvekkilinin piyasadaki tanınmışlığından kötüniyetle yararlanmak istediğini, ortalama tüketiciler nezdinde marka başvurusunun müvekkilinin seri markalarından olduğu izlenimini yaratmaya çalıştığını, YİDK kararının iptal edilmemesi halinde SMK'nın 6/5. maddesi koşullarına sebebiyet verileceğini, dava konusu markanın tesadüfen seçilmediğini, davalının kötüniyetli olduğunu ileri sürerek, ... YİDK'nın 2022-M-9252 sayılı kararının iptali ile dava konusu 2020/121599 başvuru numaralı "... ..." ibareli markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı ... vekili, müvekkili kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Diğer davalı Şirket, davaya cevap vermemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, dava konusu markanın tescil edildiği malların/hizmetlerin tamamının, davacının marka işlem dosyasında dayanak yaptığı markaları ile aynı veya benzer olduğu; davacı markalarında asli unsur olarak yer alan "..." sözcüğünün Türkçe olup "..." fiilinin kök unsuru olduğu, dava konusu marka başvurusunda "..." eylemini talep etme durumuna ilişkin olan "..." sözcüğünün, aynı eyleme ilişkin olmaları nedeniyle birbiriyle ilişkilendirilebileceği; başvurudaki "..." sözcüğünün ise getirme eyleminin zamanına ilişkin olduğu için eylemi vurguladığı; davacı markalarında getirme eylemine konu olan unsurlar ile seri marka oluşturulduğu; başvuru markasında getirme eyleminin zamanının, davacı markalarında ise getirilen şeylerin ifade edilmesi getirilen şey ve zamanı arasında bağlantı kurulmasına sebep olabileceği, bu hususların tamamı dikkate alındığında karşılaştırma konusu markaların anlamsal olarak benzerlik içerdiği kanaatine varıldığı; taraf markalarının aynı veya benzer olduğu mallar/hizmetler için "..." ibaresinin herhangi bir tanımlayıcılık içermedeği, bu nedenle de ayırt ediciliğinin zayıf olduğundan söz edilemeyeceği kanaatine varıldığı; "..." eyleminin çeşitli çekimlenmiş halleri nedeniyle ".../..." sözcükleri, ilgili tüketicide eylem ve eylemin talep edilmesi ile ilgisi nedeniyle ilişkilendirilebileceği, başvuru markasındaki "..." ibaresinin getirme eyleminin zamanına vurgu yapması karşısında markaların bir şeyin getirilmesi ve o şeyin getirileceği zamana işaret edilmesi nedeniyle eylem-zaman ile ilgili bir algı oluşturmasının mümkün olduğunun değerlendirildiği; ilgili tüketici kitlesinin dava konusu markayı, davacının yenilenmiş bir markası veya ilave hizmet eklenmiş bir versiyonu olarak algılaması söz konusu olabileceği, bunun sonucu olarak da markaların veya marka sahiplerinin birbiri ile idari/ekonomik bir bağlantı içinde olduğunun düşünülebileceği, dolayısıyla karşılaştırma konusu markaların birbiri ile ilişkilendirilme ihtimali dâhil karıştırılma ihtimalinin bulunduğu; somut olayda dava konusu marka başvurusunun tesciline karar verilen hizmetlerin tamamı için davacı markalarının ulaştığı tanınmışlık düzeyinden haksız yarar sağlayabileceği, markanın itibarına zarar verebileceği veya ayırt edici karakterini zedeleyebileceği kanaatine ulaşıldığı; davalı şirket marka başvurusunun kötü niyetli olduğuna ilişkin somut veri bulunmadığı gerekçesiyle, davanın kabulüne, YİDK'nın 2022-M-9252 sayılı kararının iptaline karar verilmiştir.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde, tarafların markaları arasında SMK'nın 6/1. maddesi anlamında benzerlik bulunmadığını, markadaki konusu ve kullanılışı gözönüne alındığında, genel görünümü doğrudan doğruya değiştiren baskın ve ayırt edici logo, şekil ve renk unsurlarının gözardı edilemeyeceğini, başvuruda ibarenin bütünsel olarak geri planda olduğunu, tanınmışlığa ve SMK'nın 6/5. maddesindeki şartların gerçekleştiğine dair dosyaya delil sunulmadığını, bu konudaki kararın gerekçesiz olduğunu, hangi delillerin bu şartların oluşturduğunu düşündüğünün kararda gerekçelendirilmediğini ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

GEREKÇE

Dava, marka ile ilgili kurum kararının iptali istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.

Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, dava konusu başvuru ile davacının mesnet markaları arasında SMK'nın 6/1. maddesi anlamında ilişkilendirilme ihtimali de dahil karıştırılma ihtimalinin bulunduğu, zira, taraf markaları aynı hizmetlerde kullanılacak olup, markaların esas unsuru olan "..." ve "..." ibarelerinin aynı "..." kökünden türetildiği, markalar arasındaki anlamsal benzerliğin başvurunun davacının mesnet markalarını çağrıştırmasına sebebiyet vereceği ve ilgili tüketici kitlesinin dava konusu markayı davacının yenilenmiş bir markası gibi algılamasına veya taraflar arasında idari veya ekonomik bir bağlantı olduğunu düşünmesine sebebiyet verebileceği; nitekim, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 10.01.2023 tarih ve 2022/4205 E.-2024/133 K. sayılı ilamında "..." ibaresinin davacının mesnet markalarıyla benzer bulunduğu; öte yandan, davacının mesnet markası tanınmışlık seviyesine ulaştığından, aynı kökten türetilen markanın aynı hizmetlerde kullanılmasının SMK'nın 6/5. maddesindeki koşulların oluşmasına da sebebiyet verebileceği anlaşılmakla, davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;

1.Davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,

2.Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 732,00-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davalı ... tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 269,85-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 462,15-TL'nin davalı ... tahsili ile Hazineye irat kaydına,

3.İstinaf aşamasında davalı ... tarafından yapılan yargılama giderlerinin uhdesinde bırakılmasına,

4.İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 27/02/2026 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH: 12/03/2026

Başkan

Üye

Üye

Katip

Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.

Karar Etiketleri
REDDİNE YARGITAYKARARI
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog