Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA

11. Hukuk Dairesi         2025/2386 E.  ,  2025/7373 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2023/994 Esas, 2025/331 Karar

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

KARAR

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; uzun yıllardır internet üzerinden ... satış işi ile iştigal eden müvekkilinin Türk Patent ve Marka Kurumu (TÜRKPATENT) nezdinde tescilli 2014/... "..." ve 2018/... "..." markalarının bulunduğunu, davalı şirketin ticaret unvanını 15.06.2021 tarihinde "... ... Yayınları" olarak değiştirdiğini ve ... internet adresinde faaliyet göstermeye başladığını, davalı şirketin "... ..." ibaresini müvekkilinin tescilli markası kapsamındaki mal ve hizmetlerde müvekkilinin izni olmaksızın kendi mal ve hizmetlerinde kullandığını, bu durumun tüketici nezdinde karıştırılmaya sebebiyet verdiğini, davalıya marka hakkının ihlaline ilişkin kullanımlara son verilmesine dair ihtarname gönderildiğini, ancak olumsuz cevap verildiğini, şu aşamada zeneditions.com markasının kullanıma bir itirazları olmadığını, ancak davalının ısrarla zeneditions.com markasının müvekkili markasından ayırt edici olduğunu savunarak "... ..." ibaresinin kullanımına dair bir açıklama yapmaktan kaçındığını, davalı kullanımlarının haksız rekabete de sebebiyet verdiğini ileri sürerek müvekkilinin markadan doğan haklarına tecavüzün tespitine ve önlenmesine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkili şirketin 2018 yılında kurulduğunu, faaliyetlerini "... ..." markası ile sürdürdüğünü, markalarda yer alan "..." kelimesinin genel bir ibare olduğunu, kimsenin tekeline verilemeyeceğini, "... ..." ibaresinin müvekkilin markası olmayıp, ticaret ünvanının esaslı unsuru olduğunu ve bu hususa dayanarak bir kullanımı bulunduğunu, davacı markasına yönelik herhangi bir tecavüzün söz konusu olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı adına TÜRKPATENT nezdinde tescilli 2014/... “...” ve 2018/... “... sizin için ... taşıyoruz” ibareli markaların 41. ve 16. sınıflarda yer alan - kararda sayılı- emtialarda tescilli bulundukları, davalı şirketin iş konusunun 58.11.01 nace kodu kapsamında ... yayımı (broşür,risale, ansiklopedi vb. dahil, çocuk kitaplarının, ders kitaplarının ve yardımcı ders kitaplarının yayınlanması hariç) olduğu, davalıya ait ... internet sitesinde, ... satış, yayın, basım, okuyucuya ulaştırma gibi hizmetlerin verildiği, dolayısıyla davalının, davacı ile aynı faaliyet alanında 16... . sınıf kapsamında üretim yaptığı ve hizmet verdiği, markaların birbiri ile doğrudan rekabet ilişkisi içerisinde oldukları, benzer tüketici gruplarına hitap ettikleri, davalının “... ...” ibareli ticaret unvanı değişiklik tarihinin, davacının “...” ibareli markalarının kullanımından ve tescil tarihinden sonra olduğu, davacı markalarının bir bütün olarak “...” esas ibaresinden oluştuğu, davalının ticaret unvanında ve ... internet sitesinde yer alan markasal kullanımlarda “... ...” ibaresine davacının markasının (...) tam tersi şekilde yer verildiği, davalının ticaret unvanı ve internet sitesinde yer alan “... ...” ibareleri birebir davacı markaları ve logosu ile aynı olmamakla birlikte davalının kendisini “... ... yayınları” olarak tanıttığı ve bir bütün itibari ile bakıldığında “...” ve “... ...” ibarelerinin benzerlik teşkil ettiği, “...” kelimesinin her iki taraf markalarında da ortak ve hakim unsur olması, bu ibarenin karşılaştırılan mallar açısından ayırt ediciliğinin bulunması, bütünsel algılarda taraf markalarının birbirlerinden yeterince uzaklaşmamaları, sonraki markada yeterli ek ayırt edici unsur bulunmaması gibi hususlar neticesinde, markaların birebir aynı/aynı tür emtialarda ilgili tüketici grubu nezdinde karıştırılma ihtimaline yol açabilecek bir benzerlik taşıdıkları, ilgili tüketiciler nezdinde birbirlerinin devamı/serisi gibi algılanması sonucunu doğurabileceği, davacının tescilli markaları ile davalının ticaret unvanı ve davalının internet sitesinde yer alan ticaret unvanına dayalı markasal kullanımlar karşılaştırıldığında bütünü itibari ile bakıldığında bıraktıkları görsel etki ve ortalama tüketici zihninde yarattıkları imaj bakımından benzer oldukları ve kavramsal benzerlik taşıdıkları, ortalama tüketici nezdinde seri marka imajı yaratabileceği, dolayısı ile marka hakkına tecavüz koşullarının somut olay bakımından gerçekleştiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm, davalı vekilince istinaf edilmiştir.

IV. İSTİNAF

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının ... şeklindeki alan adında ... ..., ... ... ibareli kullanımların davacının markalarının tescilli olduğu 16. ve 41. sınıf kapsamında olduğu, davacının 2014/ ... numaralı "..." markası ile ... numaralı "... sizin için ... taşıyoruz şekil" ibareli tescilli markası bulunduğu, davacının www.... ibareli alan adının 07.11.2009 tarihinde tahsis edildiği, davalının "..." unsurlu tescilli marka kaydı olmadığı, davalının ticaret unvanın 15.06.2021 tarihli unvan değişikliği ile tescil edildiği, davalının kullanımının unvansal kullanım niteliğinde değil markasal kullanım olduğu, ortalama tüketici nezdinde karışıklığa sebebiyet vereceği, davalının savunmasına konu "... ..." ibaresinin de savunmaya göre 2018 tarihinde kullanılmaya başlandığı, davacının markasının bu tarihten de önce olduğu, ... ibaresinin tescil sınıfı itibarı ile tanımlayıcı ibare olduğundan söz edilemeyeceği gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davalı vekilince temyiz edilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, marka hakkına tecavüzün tespiti ve men'i talebine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe

Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.

VI. SONUÇ:

Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 08.12.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.

Karar Etiketleri
ONANMASINA ISTINAFHUKUK
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog