Esas No
E. 2023/632
Karar No
K. 2026/110
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO: 2023/632 Esas
KARAR NO: 2026/110
DAVA: Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 27/09/2023
KARAR TARİHİ: 17/02/2026

Mahkememizde görülen Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasında;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin bilgisayar programlama ve geliştirme faaliyetleri ile iştigal ettiğini, bu alandaki faaliyetler arasında öğrencilere sınavlara hazırlık döneminde yardımcı olan ''...'' uygulaması ile yine sınavlara giren öğrencilerin sınav sonuçlarına göre hangi lise veya üniversiteye gidebileceklerini gösteren, kullanıcılar arasında yapılan tercihlere göre kaçıncı sırada yer aldıklarını belirten ''...'' programını geliştirdiğini, müvekkili şirketin geliştirmiş olduğu isimli uygulamanın, öğrencilerin ... ve ... başta olmak üzere çeşitli sınavlara hazırlık döneminde daha verimli olmalarını hedefleyen bir uygulama olduğunu, bu uygulama ile öğrencilerin yapılacaklar listesi oluşturma, hedef soru sayısı belirleme, çözülen soru sayılarının takibi, deneme sonuçlarının takibi, okunan kitapların takibi, puan hesaplama ve benzeri işlemlerinin gerçekleştirildiğini, . ayrıca uygulamanın ''...'' kısmından da sınavlarda alınan puanlara göre kullanıcıların gidebilecekleri okulların listesinin de sunulduğunu, davalının ise ''...'' isimli uygulaması da benzer şekilde sınavlara hazırlanan öğrencilere yönelik olarak yapılmış bir uygulama olduğunu ancak davalı tarafın gerek sosyal medya üzerinden gerekse de online mağazalarda kendi uygulamasının tanıtımında ''...'', ''Türkiye'nin ... yayında'', ''...: ...'' şeklinde üstünlük ve teklik belirten ifadeler kullandığını, davalı tarafın yaptığı bu tarz sloganlar ile bahsi geçen uygulamanın hangi anlamda en iyi olduğu anlaşılamamakla birlikte alanında en iyi izleniminin yaratılması sebebiyle müvekkili şirket başta olmak üzere piyasadaki diğer uygulama geliştiricileri kullanıcılar karşısında ikinci konuma iten, yanıltıcı, diğer uygulama geliştiricilere zarar verici ya da zarar tehlikesine düşürücü bir etkiye neden olduğunu, davalı tarafın bu sloganlarla iddia ettiği üstünlük özelliğinin gerçekliğini yansıtacak herhangi bir ölçüt veya bir değerlendirme sonucunun ise mevcut olmadığını, bu iddiaların doğru ve gerçek verilere dayanmadığını, müvekkili şirketin bu tür uygulamayı davalı şirketten daha önce geliştirerek kullanıma sunduğunu, dolayısıyla davalı tarafın müvekkili şirkete karşı haksız rekabette bulunduğunu belirterek; davanın kabulü ile haksız rekabetinin tespiti ve men'ine, şimdilik 1.000,00-TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren yasal faizi ile tahsiline, manevi tazminat olarak 20.000,00-TL'nin dava tarihinden itibaren yasal faizi ile tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin geliştirdiği özgün nitelikteki eğitim uygulamasının tescili için 21.08.2019 tarihinde Türk Patent ve Marka Kurumuna başvuruda bulunduğunu, ardından usulüne uygun yürütülen prosedür neticesinde 15.01.2020 tarihinde 2019/... tescil numarası ile markanın 09, 35 ve 42 sınıflarında tesciline karar verildiğini, marka tescil sürecinde herhangi bir itiraz ile de karşılaşılmadığını, ... halihazırda ..., ..., ... ... ortamlarında uygulama olarak ve web ortamında da kullanıma sunulduğunu, müvekkilinin birçok yayınevinin kaynaklarına online ulaşım sağlama, sabit ve makul fiyat ile öğrencilerine kaliteli içerikler sunma bunun yanında geliştirilmiş yapay zeka kullanımı ile öğrencilerin sorunlarına hızlı ve teknolojik çözümler üretme gibi birçok alanda faaliyet gösterdiğini, uygulamanın başarısının kullanıcılar tarafından kanıtlandığını, davacının müvekkilinin taklit ettiği iddialarının marka tescil tarihleri gözetildiğinde yerinde olmadığının görüleceğini, müvekkili şirketin tescil tarihinin davacı şirketin tescil tarihinden önce olduğunu, müvekkili şirketin haksız rekabeti teşkil edecek hiçbir faaliyetinin bulunmadığını belirterek; haksız ve hukuki mesnetten yoksun davanın reddi ile yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı yana tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.

Mahkememizce bilirkişi raporu alınmış dosya arasına konulmuştur. Dava: Haksız Rekabetten Kaynaklanan Tazminat İstemine İlişkindir. Somut uyuşmazlık; davalı tarafça haksız rekabet teşkil eden eylemler neticesinde davacı tarafın maddi-manevi zarara uğradığı gerekçesiyle ikame edilen davaya ilişkin olduğu anlaşılmıştır. 6102 sayılı TTK'nun 54. maddesinde belirtildiği üzere, haksız rekabete ilişkin hükümlerin amacı, bütün katılanların menfaatine, dürüst ve bozulmamış rekabetin sağlanmasıdır. Rakipler arasında veya tedarik edenlerle müşteriler arasındaki ilişkileri etkileyen aldatıcı veya dürüstlük kuralına diğer şekillerdeki aykırı davranışlar ile ticari uygulamalar haksız ve hukuka aykırıdır. Kanunda dürüstlük kuralına aykırı davranışlar ve ticari uygulamalar başlığı altında haksız rekabet hallerinin örnek mahiyetinde belirtilmiştir.

Haksız rekabetin varlığı halinde haksız rekabet sebebiyle müşterileri, kredisi, mesleki itibarı, ticari faaliyetleri veya diğer ekonomik menfaatleri zarar gören veya böyle bir tehlikeyle karşılaşabilecek olan kimse fiilin haksız olup olmadığının tespitini, haksız rekabetin men’ini talep edebileceği gibi kusur varsa zarar ve zıyanın tazminini ve 6098 sayılı TBK'nın 58. maddesinde öngörülen şartların varlığı halinde manevi tazminat verilmesini, isteyebilir. Davacı lehine maddi tazminat olarak hakim, haksız rekabet sonucunda davalının elde etmesi mümkün görülen menfaatin karşılığına da karar verebilir.

Maddi tazminat talebinin kabul edilebilmesi için öncelikle davacının istediği zararı kanıtlaması gerekir. Asıl olan, davalının haksız rekabeti ile davacının aktifinde azalma olduğunun iddia ve ispat edilmesidir. Haksız rekabette davacının maddi tazminat istemine konu ettiği zararı, davalının elde ettiği kar miktarı olmayıp, davalının haksız rekabeti nedeniyle davacının elde etmekten mahrum kaldığı kar miktarıdır. Bu zarar, kural olarak tarafların ticari defterleri ve diğer kanıtlarıyla beraber bilirkişi incelemesiyle tespit edilir. Bu şekilde bir tespit yapılamaz veya davacının kazanç kaybına uğramadığı anlaşılsa bile haksız rekabetin varlığında hakim TTK'nın 56-e maddesine göre uygun miktarda bir tazminatı belirler. Maddi tazminat hesaplanırken salt dava konusu iş ve haksız rekabet yarattığı iddia olunan eylem nedeniyle davalıların elde etmesi mümkün görülen menfaatin hesaplanması gerekir. Haksız rekabet eylemlerinin varlığı halinde meydana gelen zararlar çoğunlukla ekonomik geleceğin sarılsılması nedeniyle uğranılan zararlar olduğundan işin niteliği gereği zararın hemen eylemin akabinde gerçekleşmesi gerekmez.(Yargıtay 11.HD'nin 19.08.2018 tarih ve 2016/14307 E. - 2018/5469 Karar sayılı ilamı) Keza aynı şekilde koşulları varsa da, manevi tazminata da hükmedilir.

Somut olayda, davacının talebinin TTK'nun 54 ve 55. Maddeleri uyarınca haksız rekabetin tespiti ile maddi-manevi tazminat talebine ilişkin olduğu, tüm dosya kapsamı ve mahkemece alınan bilirkişi heyet raporu doğrultusunda davalıların haksız rekabet niteliği taşıyan eylemlerde bulundukları rapor içeriğiyle belirlenmiştir. Davalıya ait “...” adlı uygulamanın, sosyal medya platformları (... açıklamaları ve web arşivleri (...) üzerinde yapılan teknik analizleri sonucunda; “ “Türkiye'nin ...”, “Türkiye'nin ...” ve benzeri ifadelerle çeşitli tarihlerde (özellikle 2020-2023 arası dönemlerde) reklam ve tanıtım içeriklerinde süperlatif (üstünlük belirten) söylemlere yer verildiği , “Bu tür beyanların, nesnel ölçütlere dayalı bir karşılaştırmadan ziyade, tüketici algısında “en iyi", “ilk ve tek” şeklinde subjektif bir üstünlük intibası oluşturduğu gözlemlenmiş olduğu, bu tür ifadelerin teknik olarak:

a)Arama motoru sıralamalarında öne çıkma,

b)Sosyal medya algoritmaları tarafından daha geniş kitlelere ulaşma,

c)Mobil mağaza kullanıcı deneyimini etkileme (...'da öne çıkma) gibi kullanıcı davranışlarını yönlendirme etkisi bulunduğu,

d)Bu etkinin doğrudan rekabet avantajı sağlamak amacıyla kullanıldığı değerlendirilmiştir.

Ayrıca, davacıya ait "©..." adlı ... hesabında yer alan “...” başlıklı “19 Haziran 2019" tarihli paylaşımın, davalının paylaşımlarından daha önce yapıldığı teknik olarak tespit edildiği, davalının kullandığı belirlenen "...", “...", "Türkiye'nin ...” şeklindeki ifadelerin haksız rekabet oluşturduğu tespit edilmiştir.

Dosya kapsamında, davacının kişilik haklarına bir saldırının bulunmadığı sabit olduğundan, manevi tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.

Maddi tazminat talebi yönünden ise; ...'ne ait yurt içi satış rakamının 2023 yılında 410.000,00-TL olarak gerçekleştiği ve bir önceki yıla göre (2022) %51,76 oranında 440.000,00-TL tutarında azaldığı, yurt içi satış rakamının 2024 yılında 0-TL olarak gerçekleştiği ve bir önceki yıla göre (2023) % 100,00 oranında 410.000,00-TL tutarında azaldığı, dava konusu uyuşmazlık ile davacı yanın ciro kaybının %100 oranda düşüşü ile birlikte, şirketin "0" satış yapma durumuna gelmesiyle birlikte aktif faaliyetini sonlandırdığının anlaşılması gerektiği, bunun haksız rekabet teşkil eden eylemler neticesinde gerçekleştiğinin ispat edilemediği gibi zarar miktarı da ispat edilememiş olup, davacının maddi zararına ilişkin haksız rekabet teşkil eden eylemler sebebiyle zarara uğradığını ispatlayamadığı anlaşılmakla bu yönden de talebin reddine karar verilmiştir.

Belirtilen açıklamalar ışığında aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;

Davalının fiillerinin TTK 54/2 mad. Kapsamında haksız rekabet oluşturduğunun tespiti ile önlenmesine,

Davacı tarafından davalılar aleyhine maddi ve manevi istemlerinin reddine, Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesi uyarınca alınması gereken 732,00-TL harcın peşin yatırılan 1.024,66-TL harçtan mahsubu ile bakiye 292,66-TL harcın talep halinde davacıya iadesine, 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-13 maddesinin "...Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen ve taraflarca karşılanan arabuluculuk ücreti, yargılama giderlerinden sayılır..." hükmü gereği 3.120,00-TL arabuluculuk ücretinin red ve kabul durumu nazara alınarak 1.560,00-TL'sinin davalıdan kalan 1.560,00-TL'sinin ise davacıdan alınarak hazineye gelir kaydedilmesine, Maddi tazminat talebi yönünden, karar tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık ücret tarifesi gereğince hesaplanan 40.000,00-TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, Manevi tazminat talebi yönünden, karar tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık ücret tarifesi gereğince 20.000,00-TL nispi vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, Davacı yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık ücret tarifesi gereğince hesaplanan 45.000,00-TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

Davacı tarafından 24.237,50-TL bilirkişi, tebligat ve müzekkere gideri olmak üzere yapılan yargılama giderinin red ve kabul durumu nazara alınarak 12.118,75-TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye masrafın davacı üzerinde bırakılmasına, Yatırılan ve bakiye kalan gider avansının kararın kesinleşmesi sonrası talep halinde yatıran taraflara iadesine,

Mahkememizin bu kararına karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde, Mahkememize ve Mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine dilekçe verilmek suretiyle İstanbul BAM ilgili Hukuk Dairesince incelenmek üzere istinaf yoluna başvuru hakkı bulunduğuna dair verilen karar, hazır olan taraf vekillerinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 17/02/2026 Katip ...

(e-imzalıdır)

Hakim ...

(e-imzalıdır)

Karar Etiketleri
YARGITAYKARARI
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog