T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ... Esas - ...
T.C.
KONYA
. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
KARARIN
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili 12/04/2025 tarihli dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin, Konya’da klima malzeme ve diğer tüm malzeme satım işi yaptığını, davalı ile yapmış olduğu satışı sonrasında cari hesap ekstresine göre müvekkili ile davalı arasında devam eden bir ticari ilişki bulunduğunu, müvekkili tarafından davalıya kesilen faturalardan 303.000,02 TL’sinin davalı tarafından ödenmediğini, buna istinaden, davalı aleyhine Konya .İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı dosyası ile ödenmeyen faturalara ilişkin 303.000,02 TL’nin tahsili amacı ile icra takibine girildiğini, davalı borçlunun icra dosyasına itiraz ettiğini, davalının itirazında haksız olduğunu, davalı tarafın faturaya herhangi bir itirazda bulunmadığını, buna rağmen aleyhine yapılan icra takibine itiraz etmesinin iyi niyetli olmadığını, davalı borçlunun faize yönelik yaptığı itirazların hiçbir hukuki dayanağı olmadığını, müvekkilinin asıl alacağa temerrüt tarihinden itibaren temerrüt faizi isteme hakkı olduğunu bu nedenle faizin borçlunun borcunu ödeyeceği tarihten itibaren hesaplanması gerektiğini, zorunlu olması ve anlaşma iradesi ile arabuluculuk yoluna başvuru yapıldığını ancak ancak anlaşma sağlanamadığını belirterek davalının haksız itirazının iptal edilerek Konya .İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı dosyasındaki itirazın iptali ile takibin devamına, alacaklarının tahsiline, alacağın likit olması ve davalının itirazının kötü niyetli oluşu da dikkate alınarak davalının alacağın %20’sinden az olmamak üzere icra inkâr tazminatı ödemeye mahkûm edilmesine, icra dosyasındaki nispi harcın iş bu davadaki harçtan mahsup edilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini vekaleten talep ve dava etmiştir.
Davalı şirket vekili 05/05/2025 tarihli cevap dilekçesinde özetle; müvekkili ile davacı arasında müvekkilinin işletmekte olduğu katı atık yakma tesisi için york 55000 BTU ınverter kanal tipi klima iç ünite ve dış ünite (3 adet) temin edilip yerinde montajı yapılması ve aynı zamanda sistemin devreye alınarak çalışıyor hale getirilmesi hususunda anlaşıldığını, bu doğrultuda da davacı tarafından müvekkili şirkete teklif formları düzenlendiğini ancak edimler yerine getirilmeden davacı tarafça müvekkiline 23.12.2024 tarih ... numaralı fatura tanzim edildiğini ancak davacı tarafından edimler yerine getirilmediğini, davacı yüklenmiş olduğu edimleri yerine getirmeden fatura tanzim etmesinin ardından, müvekkil şirket tarafından söz konusu faturaya karşılık 28.12.2024 tarih ... numaralı iade fatura düzenlenerek gönderildiğini, davacı tarafından haksız şekilde anlaşma gereği yüklenmiş olduğu edimler yerine getirilmeden fatura tanzim edilerek ücret talep edildiğini ve sonucunda müvekkilin icra takibiyle karşı karşıya kaldığını, davacı tarafından tanzim edilen fatura Konya .Noterliği 04/01/2025 tarih ... yevmiye numaralı ihtar ile birlikte iadesi yapıldığını, davacı tarafından yüklenilen edimler yerine getirilmeden söz konusu fatura dayanak gösterilerek muaccel bir alacak olmadan icra takibi yapılması üzerine yapılan icra takibine itiraz edildiğini, davacı kötü niyetli olduğunu belirterek davacı tarafından açılan davanın reddine, davacının aleyhine %20 az olmamak üzere kötüniyet tazminatına/icra inkar hükmedilmesine, mahkeme masrafı ve ücreti vekaletin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Dilekçeler aşaması tamamlanmış, taraflara duruşma gününü bildirir davetiye tebliğ edilerek duruşma açılmıştır. Dosyamız kapsamında delillerin toplanması amacıyla Konya .İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra takip dosyası dosyamız arasına alınmış ve incelenmiştir. Tarafların ticari defterleri üzerinde inceleme yapmak ve rapor tanzim etmek için dosya bilirkişiye tevdi edilmiş, bilirkişi tarafından düzenlenen 29/09/2025 tarihli rapor ile,
Davacının 2024-2025 yılları ticari defterlerinden uyuşmazlık konusu faturanın davacı ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, davacı BA ve BS formlarında uyuşmazlık konusu faturaya ilişkin bildirim yapılmadığı, nedeninin ise 2021/Temmuz döneminden itibaren elektronik ortamda düzenlenen faturaların taraflar tarafından bildirim yapılmasının kaldırıldığı, gelir idaresi tarafından resen bildirildiği, davacı ticari defter kayıtlarına göre, davacı ile davalı arasında cari hesap ilişkisinin olduğu, davacının ticari defter kayıtlarına göre, davacı ile davalı arasındaki ticari ilişkinin 02.10.2024 tarihinde başladığı ve 23.12.2024 tarihinde sona erdiği, dava konusu faturaya ilişkin herhangi bir ödeme yapılmadığı, dava konusu faturaya ilişkin davalı tarafından davacı adına düzenlenen 28.12.2024 tarihli 303.000,02 TL’lik iade faturasına ilişkin davacı ticari defterlerinde herhangi bir kayıt olmadığı, davacının ticari defter kayıtlarına göre, davacının davalıdan takip tarihi (02.01.2025) itibariyle 305.953,80 TL, dava tarihi itibariyle davacının davalıdan 303.000,20 TL asıl alacağı olduğu hususlarının tespit edildiği,
Davalının 2024-2025 yılları ticari defterlerinden uyuşmazlık konusu faturanın kayıtlı olduğu, faturaların kaşesiz ve imzasız olduğu için açık mı kapalı faturamı tespitinin yapılamadığı, uyuşmazlık konusu faturaların Ba ve BS formunda bildirimi yapılmadığı, nedeninin ise 2021/Temmuz döneminden itibaren elektronik ortamda düzenlenen faturaların taraflar tarafından bildirim yapılmasının kaldırıldığı, gelir idaresi tarafından resen bildirildiği, davalı ticari defter kayıtların göre taraflar arasında cari ilişkinin olduğu, davalı ticari defter kayıtlarına göre davalı ile davacı arasındaki ticari ilişkinin 02.10.2024 tarihinde başladığı ve 28.12.2024 tarihinde sona erdiği, davalı ticari defter kayıtlarında uyuşmazlık konusu faturaya ilişkin kısmı veya herhangi bir ödeme olmadığı, davalı ticari defter kayıtlarında uyuşmazlık konusu faturanın tamamının iade edildiğine dair kayıt olduğu, ilgili iade faturasının rapor ekinde sunulduğu, davalının ticari defter kayıtlarına göre, davacının davalıdan takip tarihi (02.01.20259 itibariyle 2.953,60 TL asıl alacağı olduğu, 25.02.2025 tarihinde 2.953,60 TL davalı tarafından davacıya ödendiği, dava tarihi itibariyle ise davalının davacıya borcu olmadığı, tarafların ticari defterlerinin uyuşmazlık konusu faturanın iadesine ilişkin kaydın dışında bir birini teyit ettiği, tarafların ticari defter kayıtlarında bir birini teyit etmeyen kaydın ise davalı tarafından davacı adına düzenlenen 28.12.2024 tarihli 303.000,02 TL lik iade faturasına ilişkin kayıttan kaynaklandığı, ilgili iade faturasının davalı ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, davacı ticari defterlerinde kayıtlı olmadığından kaynaklandığı, ilgili iade faturasına ilişkin takdirin yüce mahkemenizde olduğu, davacının ticari defter kayıtlarına göre iade faturası kayıt edilmediği için davacının davalıdan takip tarihi itibariyle 305.953,80 TL asıl alacağı olduğu, dava tarihi itibariyle 303.000,20 TL asıl alacağı olduğu, davalının ticari defter kayıtların göre, iade faturası kayıt edildiği için, davacının davalıdan takip tarihi itibariyle 2.953,60 TL asıl alacağı olduğu, dava tarihi itibariyle 0,00 TL asıl alacağı olduğu hususlarının tespit edildiği anlaşılmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, itirazın iptali isteminden ibarettir.
Davaya konu, Konya .İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra takibinin 303.000,02 TL toplam alacak üzerinden başlatıldığı, takip dayanağı olarak faturaların gösterildiği, itiraz üzerine takibin durdurulmasına karar verildiği ve itirazın hükümden düşürülmesi için eldeki itirazın iptali davasının açıldığı anlaşılmıştır. Taraflar arasındaki ihtilaf; taraflar arasında ticari ilişki bulunup bulunmadığı, davacının davalıya icra takibine konu faturada belirtilen malları teslim edip etmediği, davacının alacaklı olup olmadığı alacaklı ise takip tarihi itibariyle miktarının ne kadar olduğu hususlarından ibarettir.
İtirazın iptali davası; 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun (İİK) 67 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. Buna göre itirazın iptali davasında; i) İlamsız takip yapılmış olması, ii) Borçlunun bu takibe itiraz etmesi, iii) İtirazın alacaklıya (davacıya) tebliğinden itibaren alacaklının, bir yıl içinde mahkemeye başvurmuş olması yasal koşullarının gerçekleşmesi gerekir.
Takip alacaklısı tarafından ödeme emrine süresi içinde itiraz etmiş olan takip borçlusuna karşı açılan itirazın iptali davasının konusu, icra takibine konu edilen alacaklar olup, davanın amacı itirazla duran takibin devamını sağlamaktır. Bu dava, yargılama usulü bakımından genel hükümlere tabidir. Davalı borçlunun icra dosyasında ileri sürdüğü itirazlar dışındaki itirazlarını da bu dava içinde ancak cevap süresi içinde ileri sürmesi olanaklıdır. Eğer cevap süresi içinde davalı/borçlu diğer itirazlarını ileri sürmezse mahkeme bunları kendiliğinden göz önüne alamaz, takibe itiraz edilirken bildirilen sebeplerle sınırlı araştırma yapmak durumunda kalır. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 17.09.2019 tarihli ve ... E., ... K.; 25.11.2020 tarihli ve ... E., ... K. sayılı ilamları)
Dava, yargılama usulü bakımından genel hükümlere tabi olduğundan; ispat külfeti normal bir alacak davasındaki ile aynıdır. Ancak her iki dava ispat yöntemleri ve hukukî sonuçları bakımından farklılıklar göstermektedir. Bu bağlamda belirtmek gerekirse;
HMK’nın 190. maddesi gereğince ispat yükü, kanunda özel düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukukî sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Bu genel kuralın dışında bazı hâllerde ispat yükü yer değiştirerek davalı tarafa geçer. Bu hâllerden birisi davalının ödeme savunmasında bulunmasıdır. Davacı ya da davalı iddiasını ya da savunmasını HMK’da belirtilen hükümlere göre ispat etmelidir. Buna göre yapılacak yargılama sonunda mahkemece verilecek karar ya davanın kabulü ya da reddine yönelik olacak; davanın kabulü hâlinde takibin devamı hükmünü de içerecektir.
Bu kapsamda itirazın iptali davası; icra takibine sıkı sıkıya bağlı, itiraz üzerine duran icra takibinin devam edebilmesini sağlayan ve takip hukuku içinde olmakla birlikte, maddi hukuk ilişkisinin incelenerek uyuşmazlığı kesin hükümle sonuçlandıran bir davadır. Davanın takibe bağlılığı alacağın miktarı bakımından söz konusu olduğu gibi alacağın kaynağı bakımından da geçerlidir. (Yargıtay HGK'nın 22/11/2022 gün ve (... E K sayılı ilamı)
Eldeki davada, uyuşmazlığın her iki tarafı tacir olup, uyuşmazlık konusu iş her iki tarafın da ticarî işletmesi ile ilgilidir. Bu nedenle fatura ve faturaların delil olma niteliği üzerinde de durmakta yarar vardır. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nda (TTK) fatura tanımlanmamıştır. Vergi Usul Kanunu’nun (VUK) 229. maddesinde "Fatura, satılan emtia veya yapılan iş karşılığında müşterinin borçlandığı meblağı göstermek üzere emtiayı satan veya işi yapan tüccar tarafından müşteriye verilen ticari vesikadır" hükmünü haizdir. Bu hüküm çerçevesinde, 24.12.2003 tarihli ve 25326 Sayılı Resmî Gazetede yayımlanan Yargıtay İçtihatları Birleştirme Genel Kurulunun 27.06.2003 tarihli ve ... E., ... K. sayılı kararında fatura; “Ticari satışlarda satıcı tarafından alıcıya verilen ve satılan malın miktarını, vasıflarını, ölçüsünü, fiyatını ve sair hususları veya ifa edilmiş hizmetleri gösteren hesap pusulası olup, ticari belge niteliğindedir” şeklinde tanımlanmıştır. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 21. maddesine göre; fatura düzenlenmesi için öncelikle taraflar arasında akdi bir ilişkinin bulunması gerekir. Madde hükmüne göre faturanın bir alacağın mevcudiyetine delil teşkil etmesi, karşı tarafa tebliğinden itibaren sekiz gün içinde hiçbir itiraza uğramamış olması koşuluna bağlıdır. Bunun için de öncelikle taraflar arasındaki sözleşme ilişkisinin varlığının kanıtlanmış olması gerekir. Sözleşme ilişkisinin inkâr edilmesi durumunda öncelikle akdi ilişkinin ispat edilmesi gerekmektedir. Tek başına fatura düzenlenmesi akdi ilişkinin varlığını ispat etmeye yeterli değilse de, satıcı tarafından gönderilen faturanın alıcı tarafından ticarî defterlerine kaydedilmesi, faturaya konu hizmetin sunulduğuna karine teşkil eder. (Ems: Yargıtay HGK'nın 22/11/2022 gün ve ... E K sayılı ilamı)
Karinenin varlığı hâlinde, karineye dayanan taraf sadece karinenin temelini ispatla yükümlüdür. Kesin kanunî karineler dışında, karşı taraf karinenin aksini ispat edebilir. Karine söz konusu olduğunda, karine ile kabul edilen durumun aksini ispat etmek gerekir. (Yargıtay HGK'nın ... E ... K sayılı ilamı)
Tarafların tacir olmaları nedeniyle ticari defter ve belgeler üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiş, taraf defterlerinde bu kapsamda yapılan inceleme neticesinde düzenlenen 29/09/2025 tarihli bilirkişi raporu ile davacı tarafa ait ticari defter ve belgelerin usulüne uygun olarak tutulduğu, dava konusu faturaların defterde kayıtlı olduğu, davalının takip tarihi itibarıyla 303.000,20 TL borçlu olduğu, davalı tarafından kesilen iade faturasının davacı defterlerinde kayıtlı olmadığı tespit edilmiştir.
Davalı tarafın defterlerinde yapılan incelemede de davaya konu faturaların kayıtlı olduğu, kayıtlı olan faturaların bedellerinin ödendiğine ilişkin herhangi bir ödeme belgesinin veya ödeme kaydının olmadığı, davalının iade faturası kestiği tespit edilmiştir.
Bu durumda davalı taraf faturaları defterine işleyerek malı teslim aldığını kabul etmiş ancak iade faturası keserek malları iade ettiğini savunmuştur. İade faturası davacı defterinde kayıtlı olmadığından davalının bu iddiasını ispat etmesi gerekmektedir.
Uyuşmazlık konusu miktar dikkate alınarak davalının tanık dinletme talebi ret edilmiş ve davalıya bu iddiasını ispat etmesi için yemin deliline dayanıp dayanmayacağı konusunda beyanda bulunmak üzere süre verilmiş ancak davalı tarafça yemin deliline dayanılmamıştır. Bu durumda davalı malları iade ettiğini ispat edemediğinden davacının davasının kabulüne karar vermek gerekmiştir.
Davacı tarafın feri nitelikteki tazminat istemleri yönünden yapılan değerlendirmede; takibe itirazın olsa haksız olması ve alacağın likit olması nedeniyle hükmedilen alacağın % 20'si oranında davacı lehine tazminata hükmetmek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
1.Davanın KABULÜ İLE; davalının Konya .İcra Müdürlüğünün ... Esas nolu dosyasında yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin aynen devamına
2.Asıl alacağının %20'si olan 60.600,00 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınıp davacıya verilmesine,
3.Alınması gereken 20.697,93 TL karar ve ilam harcından, peşin alınan 3.659,49 TL harcın mahsubu ile bakiye 17.038,44 TL eksik harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
4.Arabuluculuk görüşmelerinden dolayı Hazine tarafından (suçüstü ödeneğinden) yapılan 4.600 TL. yargılama giderinin, davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, bu amaçla 492 s. Harçlar Kanunu'nun 28/a maddesi gereğince harç tahsil müzekkeresi yazılmasına,
5.Davacı tarafından yapılan 4.274,89 TL harç gideri ve 7.077,90 TL yargılama gideri olmak üzere toplam 11.352,79 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
6.Davacı taraf, kendini vekille temsil ettiğinden, A.A.Ü.T'ne göre tayin ve taktir olunan 48.480,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
6.Davacı ve davalı tarafından yatırılan gider avansından arta kalan kısmının 6100 sayılı HMK 333.maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde taraflara İADESİNE,
Dair ; davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 6100 s. HMK'nın 345. maddesi gereğince ( 2 ) hafta içerisinde, ilgili BAM Hukuk Dairesi Başkanlığına sunulmak üzere Mahkememize verilecek dilekçe ile istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.22/01/2026
Katip Hakim