Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA

8. Hukuk Dairesi         2024/1458 E.  ,  2025/6833 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

SAYISI: 2022/20 E., 2023/63 K.

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı, davalılar Orman İdaresi vekili ve Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikler yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R

Davacı ... Asliye Hukuk Mahkemesine sunduğu dava dilekçesinde; ... ili ... ilçesi ... köyü ... mezrası dahilinde ekli krokide hudutları ve sınırlandırılması yapılan 6 parça taşınmazın 20 yıldan fazla zilyet ve tasarrufunda bulunduğunu, doğu ve kuzey sahibi senet, güney ... , batı ... ; doğu ve güney sahibi senet, kuzeyi ... , batı ... ; kuzey ve batı sahibi senet, doğu dere, güney ... ; doğu dere, batı ..., güney ve kuzey sahibi senet; doğu dere, batı ... Yap, güney ve kuzey sahibi senet, doğu dere, batı ... ; güney sahibi senet, kuzey ..., doğu dere, güney, kuzey ve batı sahibi senet olan taşınmazların üzerinde Hazine, Orman İdaresi, köy tüzel kişiliği ve üçüncü şahısların hakkının olmadığını, yasanın tescil açısında aradığı şartların lehine oluştuğunu belirterek, taşınmazların adına tapuya tesciline karar verilmesini talep etmiş; yargılama sırasında 2009 yılında kadastro çalışmaları yapılması sebebiyle dava dosyası Kadastro Mahkemesine devredilmiştir.

İlk Derece (Kadastro) Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda 11.01.2019 tarihli ve 2009/201 Esas, 2019/8 Karar sayılı kararla verilen, davanın kabulüne ve ... ili ... ilçesi ... köyünde ... 1 26... ve 1 28... parsellerin ... oğlu ... (TC Kimlik No:...) adına tapuya tesciline dair hüküm, davalı Hazine vekilinin temyizi üzerine Dairemizin 07.09.2022 tarihli ve 2021/8865 Esas, 2022/6805 Karar sayılı ilamıyla; "... öncelikle Orman İdaresinin davaya dahil edilmesi, taraf teşkili sağlandığında savunma ve delillerinin sorulup saptanması, bildirildiği taktirde delillerinin toplanması, daha sonra yöreye ait en eski tarihli dahil memleket haritası ve hava fotoğraflarının tamamı ile varsa amenajman planı ve komşu parsellere ait kadastro tutanaklarının, tutanaklar kesinleşmiş ise tapu kayıt örnekleri ve tapu kayıtları mahkeme kararı sonucu oluşmuş ise mahkeme karar örneklerinin ilgili yerlerden getirtilip dosya ikmal edildikten sonra mahallinde, yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan, aynı köyde ve komşu köylerde ikamet eden şahıslar arasından seçilecek ayrı ayrı üçer kişilik yerel bilirkişi kurulu ve taraf tanıkları ile önceki bilirkişiler dışında halen Tarım ve Orman Bakanlığı ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman orman mühendisleri arasından seçilecek bir orman mühendisi bilirkişisi, bir ziraat mühendisi bilirkişisi, bir fen elemanı, bir jeoloji mühendisi bilirkişisi ile bir jeodezi ve fotogrametri mühendisi bilirkişisinin katılımıyla yeniden keşif yapılması ve bu keşifte, getirtilen belgelerin çekişmeli taşınmazlarla birlikte çevre araziye de uygulanmak suretiyle taşınmazların öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiğinin belirlenmesi; taşınmazların 3116, 47 85... sayılı Kanunlar karşısındaki durumlarının saptanması; zilyetlikle veya hukuki değeri kalmamış olan tapu kayıtlarıyla ormandan yer kazanılamayacağının, öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yok edilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğunun düşünülmesi; toprak yapısı, bitki örtüsü ve çevresinin incelenmesi; hakim gözetiminde, taşınmazların dört yönden renkli fotoğraflarının çektirilip onaylanarak dosyaya eklenmesi; yukarıda değinilen diğer belgelerin fen, jeodezi ve fotogrametri ile uzman orman bilirkişiler eliyle yerine uygulattırılıp, orijinal-renkli (renkli fotokopi) hava fotoğrafları ve memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de hava fotoğrafları ve memleket haritası ölçeğine (Net-Cad veya benzeri programlar kullanılarak) denetime elverişli olacak şekilde çevrildikten sonra komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine aplike edilmek suretiyle çekişmeli taşınmazın, çevre parsellerle birlikte memleket haritası ve hava fotoğrafları üzerinde gösterilmesinin istenilmesi; taşınmazların gerçek eğimlerinin klizimetre aletiyle ölçülerek memleket haritalarındaki münhanilerden (yükseklik eğrilerinden) de faydalanılmak suretiyle belirlenmesi; hava fotoğraflarının stereoskop aletiyle üç boyutlu incelemesi yapılarak, temyize konu taşınmazların nitelikleri ve kullanım durumları ile tasarruf sınırlarınının belirgin olarak görünüp görünmediğinin tespit edilmesi; taşınmazların üzerindeki bitki örtüsünün cinsi, yaşı, dağılımı, kapalılık oranı ile taşınmazların imar-ihyaya konu olup olmadıklarını, olmuş iseler imar-ihyaya en erken ne zaman başlanıldığını ve imar-ihyanın hangi tarihte tamamlandığını, taşınmazların ekonomik amacına uygun olarak tarım arazisi niteliğiyle zilyetliğine ne zaman başlanıldığını ve dava konusu taşınmazların 6831 sayılı Orman Kanunu'nun 17/2. maddesinde belirtilen orman içi açıklık vasfında olup olmadığını belirten müşterek imzalı, tereddüte mahal bırakmayacak şekilde, yalnız büro incelemesine değil, uygulamaya ve araştırmaya dayalı, bilirkişilerin onayını taşıyan krokili bilimsel verileri bulunan yeterli ve dosyadaki belgeler ile karşılaştırıldığında denetime elverişli rapor alınması; ayrıca dinlenecek yerel bilirkişi ve tanıklardan, taşınmazların öncesinin ne olduğu, kim veya kimler tarafından, hangi tarihten beri ve ne şekilde kullanıldığı, imar-ihya gerektiren yerlerden olup olmadığı, böyle yerlerden ise imar-ihyaya konu edilip edilmediği ve edilmiş ise imar-ihyasının hangi tarihte tamamlandığı hususlarının etraflıca sorulup maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılması, komşu parsellerin tutanak ve dayanaklarının uygulanması; çekişmeli taşınmazları sınır olarak nasıl nitelendirdiklerinin araştırılması; yerel bilirkişiler ve tanıkların sözleri arasında doğabilecek çelişkilerin gerektiğinde yüzleştirme yapılarak giderilmeye çalışılması; ziraatçi bilirkişiden taşınmazların evveliyatını, toprak yapısını, niteliğini ve zilyetlikle mülk edinilebilecek yerlerden olup olmadığını, komşu taşınmazlarla karşılaştırmalı şekilde açıklayan, bilimsel esaslara ve somut verilere dayalı, ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınması; jeolog bilirkişiden çekişmeli taşınmazların sınırındaki dere yatağında kalıp kalmadıkları, derenin aktif dere yatağı olup olmadığı, yatak değiştirip değiştirmediği, aktif olma özelliğini kaybetmiş ise tam olarak hangi tarihte kaybettiğine ilişkin duraksamaya yer vermeyecek şekilde rapor düzenlemesinin istenilmesi; fen bilirkişisinden ise, keşfi takibe ve denetlemeye olanak verir rapor ve kroki alınması; tanık ve yerel bilirkişi ifadelerinin bilimsel esaslara ve maddi bulgulara dayanılarak hazırlanan söz konusu bilirkişi raporlarıyla denetlenmesi; 3402 sayılı Kanun'un 14. maddesi uyarınca, adına tescil kararı verilecek kişi ya da kişiler ile diğer mirasçılar ve onların miras bırakanları adına aynı çalışma alanı içerisinde kayıtsız ve belgesizden başkaca taşınmaz mal tespit ya da tescil edilip edilmediği tapu müdürlüğü ve ilgili kadastro müdürlüğü ile hukuk mahkemeleri yazı işleri müdürlüğünden sorulup, aynı Kanun'un 03.07.2005 tarihli ve 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu ile değiştirilen 14/2. maddesi hükmü gözetilerek sulu ve susuz olarak kazanılmış toprak miktarı belirlenip, Kanunun getirdiği sınırlamanın aşılıp aşılmadığının saptanması ve toplanacak tüm kanıtlar birlikte değerlendirilip ulaşılacak sonuca göre bir hüküm kurulması ..." gereğine değinilerek bozulmuştur.

İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda; "... mahalli bilirkişi, tespit bilirkişi ve davacı tanığının ortak ve uyumlu beyanlarında dava konusu parsellerin davacı ... tarafından 1960'lı yıllardan beri, 50-60 yıldır ekilip biçilmek sureti ile zilyetlik edildiği, 1 28... parsel üzerinde bulunan evin davacıya ait olduğu beyanları, orman bilirkişi raporunda eski tarihli hava fotoğrafı, memleket haritasının çakıştırılması sonucu dava konusu parsellerin orman sayılmayan yerlerden olduğu yönündeki raporu ve ziraat bilirkişinin dava konusu parsellerin mutlak sulu tarım arazisi olduğuna ilişkin raporu bütün olarak değerlendirildiğinde davacının dava konusu parsellerde zilyetliği olduğuna dair mahkemede vicdani kanaat oluştuğu, parseller üzerinde muhtelif sayıda ve ziraat bilirkişi raporunda belirtilen yaşlarda meyve ağacı bulunduğu, 1 28... parsel üzerindeki evin davacıya ait olduğunun mahalli, tespit bilirkişileri ve tanık beyanı ile sabit olduğu, zilyetliğin mutlak koşulu olan dava tarihinden önce 20 yıl boyunca aralıksız, fasılasız zemini ekonomik amacına uygun olarak kullanma koşulunun gerçekleştiği ..." gerekçesiyle, davanın kabulüne ve ... ili ... ilçesi ... köyünde ... 1 26... ve 1 28... parsellerin davacı ... adına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davalılar Orman İdaresi vekili ve Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.

1.Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, hükmüne uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozma ilamına uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de bulunmadığına göre, davalı ... İdaresi vekili ve davalı Hazine vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2.Ancak; 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 1. Maddesi uyarınca kadastro hakimi doğru, infazı kabil ve sicil oluşturmaya elverişli hüküm kurmak zorundadır.

İlk Derece Mahkemesince, dava konusu taşınmazların davacı adına tesciline karar verildiği halde, hükümde taşınmazların yüzölçümünün belirtilmemiş olması ve 1 26... parsel sayılı taşınmazın yüzölçümünün 3.803,30 metrekare olması gerekirken kadastro tutanağında maddi hataya dayalı olarak 3.083,30 metrekare olarak yazılması ve ayrıca eldeki davanın, evveliyatı itibari ile 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 713/1 ve 3402 sayılı Kanun'un 14... . maddelerine dayalı olarak açılan tapusuz taşınmazın tescili isteğine ilişkin olduğu ve bu tür davalarda Hazine ve ilgili kamu tüzel kişilikleri yasal hasım durumunda bulunduğundan vekalet ücreti de dahil hiçbir yargılama giderinden sorumlu tutulamayacakları gözetilmeden aleyhlerine yargılama giderine hükmedilmesi isabetsiz olup bozmayı gerektirmekte ise de, bu yanlışlıkların düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 6100 sayılı Kanun'un geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan 1086 sayılı Kanun'un 438. maddesinin yedinci fıkrası hükmü uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı ... İdaresi vekili ve davalı Hazine vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE,

Davalı ... İdaresi vekili ve davalı Hazine vekilinin temyiz itirazlarının, yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının (1) numaralı bendine ".... 1 26... parsel (3803, 30... ) ve 1 28... parsel (10.454, 28... ) ..." ibarelerinin ve bendin sonuna da "12.10.2023 tarihli fen bilirkişi raporunun kararın ekinden sayılmasına" cümlesinin yazılmasına; (4) ve (5) numaralı bentlerin hüküm yerinden çıkartılarak yerine (4) numaralı bent olarak, "Davanın niteliği gereği davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına" ve (5) numaralı bent olarak; "Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 269,85 TL harçtan davacı tarafından peşin yatırılan 15,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 254,25 TL harcın davanın niteliği gereği davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına" cümlelerinin yazılmasına ve hükmün bu şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 19.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Karar Etiketleri
ONANMASINA YARGITAYKARARI
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog