11. Hukuk Dairesi 2025/2515 E. , 2025/7381 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin "...” markasını gerek yayıncılık, gerekse eğitim ve öğretim hizmetleri alanında kullanarak bu sektörlerde tanınan bir marka haline getirdiğini, davalı gerçek kişinin 2019/124116 sayılı "..." ibareli başvurusuna yaptıkları itirazlarının TÜRKPATENT Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararı ile nihai olarak reddedildiğini, oysa dava konusu başvurunun "..." ibaresi nedeniyle müvekkilinin "..." ibareli markalarının serisi olarak algılanacağını, ayrıca müvekkilinin "..." ibaresinden oluşan 2014/... sayılı markasının da bulunduğunu, dava konusu başvurunun müvekkilinin markalarının tanınmışlığından haksız yarar sağlayacağını, davalı gerçek kişinin dava konusu ibareyi kullanımlarda "..." ibaresini ön plana çıkardığını ve başvurudaki diğer ibareleri kullanmadığını, bu hususun davalının kötüniyetinin açık bir tezahürü olduğunu ileri sürerek TÜRKPATENT YİDK'in... sayılı kararının iptali ile dava konusu başvurunun tescili halinde hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. 2.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin 2017 yılında "..." ismiyle bir youtube kanalı ve facebook öğretmen grubu açtığını, akabinde dava konusu marka tescil başvurusunda bulunduğunu, nitekim müvekkili yayınlarında "..." şeklinde sunum yapıldığını, ... ibaresinin de bu isim tamlamasının kısaltması olduğunu, müvekkiline ait marka ile davacıya ait markalar arasında iltibas tehlikesi oluşturacak derecede bir benzerlik bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiş, 20.03.2022 tarihli ıslah dilekçesi ile, davacıya ait "..." markasının 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (SMK) 25/7 ve 19/2 hükümleri uyarınca kullanılmadığına ilişkin def'i ileri sürerek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacıya ait 2014/... sayılı "..." ibareli markanın kullanılmadığına ilişkin ıslah ile def'inin ileri sürüldüğü, davacı vekilinin 2014/...sayılı ... markasının kullanım ispatı iddiasına ilişkin olarak evrak, katalog ve ürün örnekleri sunduğu, bu delillerin, davacıya ait 2014/... sayılı markanın tescilli olduğu 16... . sınıftaki mal ve hizmetlerden hiçbiri bakımından markasal kullanım içermediği, dosyada mevcut faturalara göre, davacının dava dışı üçünü kişiden üzerinde "..." ibaresi mevcut okul giysilerini satın alarak öğrencilerine dağıttığı, okul giysilerinin öğrencilere tedariki eyleminin, 16... . sınıfta yer alan mal veya hizmet sunumu olarak değerlendirilemeyeceği, davacının bu markayı, dava tarihinden önceki son 5 yıl içinde tescilli olduğu mal ve hizmetler üzerinde ciddi surette kullandığı iddiasını ispatlayamadığı, söz konusu markanın SMK'nın 25/7 hükmü uyarınca 6/1 hükmü bağlamında dava konusu markanın hükümsüzlüğüne mesnet olamayacağı, bu marka haricinde kalan sair itiraza/ hükümsüzlüğe mesnet markaları ile dava konusu markanın arasında görsel, işitsel ve kavramsal olarak iltibas tehlikesi oluşturacak derecede benzerlik bulunmadığı, davacıya ait "Şekil+..." ibareli marka ile işaret benzerliği taşımaması nedeniyle, SMK'nın 6/5 hükmü koşulunun gerçekleşmediği, davalı şahsın kötüniyetli olduğu iddiasının ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, Mahkeme kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, YİDK kararının iptali ve markanın hükümsüzlüğü istemlerine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. SONUÇ:
Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 09.12.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.