Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA

9. Hukuk Dairesi         2025/9136 E.  ,  2026/151 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2024/354 E., 2025/2082 K.
DAVA TARİHİ: 28.06.2021

İLK DERECE MAHKEMESİ: Samsun 4. İş Mahkemesi

SAYISI: 2021/170 E., 2023/372 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı Şirket nezdinde, aylık asgari ücret ve prim karşılığı çalıştığını, davalı ile "Temsil sözleşmesi" adı altında sözleşme imzalandığını, bu sözleşme kapsamında davacının görevlendirildiği hasar dosyaları için yapılan harcamaların ayda bir düzenlenen mutabakat ekstrelerini, ekstre ile aynı sayfada bulunan senet metni ile birlikte imzalayarak davalı Şirkete posta yolu ile ilettiğini, senet metninde alacaklı, vade, düzenleme tarihi, düzenleme yeri, miktar bölümlerinin boş olduğunu, anılan prosedürü yerine getirmeyen işçinin işten çıkartılmakla tehdit edildiğini, davacının 19.12.2017 tarihinde işe başladığını, 01.04.2020 tarihinde herhangi bir sebep belirtilmeksizin sigorta kayıtlarında işten ayrılışının yapıldığını, sigortasız olarak 12.01.2021 tarihine kadar çalışmaya devam ettiğini, davalı Şirketin müvekkilinin açığa imzasını kötüye kullandığını ve mutabakat ekstrelerinden birinde bulunan boş senedi gerçeğe aykırı doldurarak icra takibi başlattığını, senedin gerçeğe aykırı ve sahte olarak oluşturulduğunu, asgari ücret ve prim karşılığı çalışan davacının davalı işverene 277.613,00 TL borçlu olmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, senetteki tahrifatın açıkça belli olduğunu ileri sürerek davacının dava konusu 277.613,00 TL bedelli, 28.08.2020 vade ve 30.03.2020 düzenleme tarihli, lehdarı davalı, keşidecisi davacı olan senet bakımından davacının borçlu olmadığının tespitine, dava konusu senede dayanarak davacının aleyhine açılan İstanbul 8. İcra Müdürlüğünün 2021/13309 sayılı icra takibinin iptaline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; davaya konu senedin işçi işveren ilişkisinden kaynaklanmadığını, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4. maddesi uyarınca kambiyo senetlerine dayalı menfi tespit davalarında uyuşmazlığın çözümünde görevli mahkemenin asliye ticaret mahkemesi olup iş Mahkemelerinin işbu davaya bakmakla görevli olmadığını, görevli mahkemede açılmamış olması sebebiyle işbu davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, 2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun 72/son hükmünde "menfi tespit ve istirdat davaları, takibi yapan icra dairesinin bulunduğu yer mahkemesinde açılabileceği gibi, davalının yerleşim yeri mahkemesinde de açılabilir.” denildiğini, davaya konu icra takibinin İstanbul Adliyesinde açılmış olup müvekkili Şirket adresinin ise Şanlıurfa olduğunu, Samsun iş mahkemelerinin davaya bakmakla yetkili olmadığını, davanın yetkisiz mahkemede açılmış olması sebebiyle dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, ayrıca zamanaşımı def'inde bulunduklarını, esasa ilişkin olarak öncelikle davaya konu senedin işçi işveren ilişkisinden kaynaklanmadığını, taraflar arasındaki ilişkiden kaynaklandığını, davacı tarafından dava dilekçesinde yazılan iddiaların hayatın olağan akışına aykırı olup taraflar arasında işçi işveren ilişkisi mevcut ise de işveren tarafından her ay davacı işçiye boş senet imzalatılmış olduğu iddiasının asılsız olduğunu, davacının işbu iddiasını yazılı delille ispatlaması gerektiğini, taraflar arasında düzenlenen senedin işçi işveren ilişkisinden kaynaklı olmak zorunda olmadığını, kambiyo senetlerinde sebepten soyutluk ilkesi bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı ve davalının iddialarının değerlendirilmesi kapsamında işyeri kayıtlarında inceleme yapılabilmesi için dosya bilirkişiye tevdi edilmiş olup gerek bilirkişi tarafından defterlerin tarafına sunulması istenilmiş gerekse kesin süre verilerek defterlerin ibrazı veya bilirkişi incelemesine açılmasına ilişkin ihtarda bulunulmuş ise de davalı tarafın defter ve kayıtlarda inceleme yaptırılmasına elverişli olacak hiçbir kaydı ibraz etmediği ve incelemeye esas olacak şekilde bilirkişiye de açık hâle getirmediği, dosyadaki tüm tanık beyanlarına göre davacının yapmış olduğu işlemlerde işverene teminat senedi şeklinde senet düzenleyip verdiği, takibe konu işbu senedin de verilen ihtarlar gereği dosyanın mevcut hâliyle değerlendirilmesi neticesinde tanık beyanları ile sabit olduğu üzere teminat senedi olduğu, davacının almış olduğu yüksek avans gereği borçlu olduğu hususuna ilişkin delil bulunmadığı gerekçesiyle senedin teminat senedi olduğunun kabulü ile davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dinlenen tanıkların çalışanlardan yapılan işlemler karşılığında teminat amacıyla senetler alındığını, davacının da yaptığı işlemlerde teminat senedi imzalayıp verdiğini beyan ettikleri, davalının takibe konu senedin hangi hukuki ilişkiden kaynaklandığını açıklayamadığı, 277.613,00 TL tutarında avans verilmesi iddiasına yönelik bir delil de sunulmadığı, buna göre İlk Derece Mahkemesince verilen kararın isabetli olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

Davalı vekili temyiz dilekçesinde;

1.Kambiyo senetlerinde soyutluk ilkesinin geçerli olduğunu,

2.Senedin teminat senedi olduğunu davacının ispatlaması gerektiğini, senede karşı senetle ispat kuralı bulunduğunu, davacının imzaya itiraz etmediğini,

3.Asliye ticaret mahkemesinin görevli ve yetkili olduğunu,

4.Senedin işçi işveren ilişkisinden kaynaklanmadığını ileri sürmüştür.

B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davacının 28.08.2020 vade ve 30.03.2020 düzenleme tarihli 277.613,00 TL bedelli senet nedeniyle davalıya borçlu olmadığının tespitine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

14.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Karar Etiketleri
ONANMASINA ISTINAFHUKUK
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog