Esas No
E. 2025/663
Karar No
K. 2026/142
Karar Tarihi
Karar Sonucu
KABULÜNE

T.C.

İSTANBUL

15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO: 2025/663 Esas
KARAR NO: 2026/142
DAVA: Ticari Şirket (maddi Tazminat)
DAVA TARİHİ: 16/10/2016
KARAR TARİHİ: 19/02/2026

Mahkememizde görülen davanın yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

DAVA /Davacı vekili dava dilekçesinde ve özetle; Müvekkilinin 2013 yılında aynı zamanda öz yeğeni olan davalı ile birlikte ... ... Tic. Ve San. Hizmetleri San. Ltd. Şti.'ni kurduğunu,

Müvekkilinin %30, davalının%70 şirket payına sahip olduğunu, davalının ayrıca şirket müdürü olduğunu, şirketleri hukukunun ortak karar alma prensibine davalının hiçbir zaman riayet etmediğini, tek yetkili ve hak sahibi olarak kendisini gördüğünü, karar mekanizmasını sürekli tek başına kullandığını,müvekkilinin şirketin müdürü ve ortağı olan öz yeğenine karşı duyduğu güven nedeniyle bu iç işleyişe uzunca bir süre ses çıkarmadığını, ancak aradan geçen zaman içerisinde müvekkilinin maalesef kandırıldığını gördüğünü, müvekkilini şirketten uzaklaştırmaya çalıştığını, davalının 03.06.2016 tarihinde şirketin tek sahibi olma arzusuu beyan edere, şirkette bulunan davacı hisselerini kendisine devretmesini istediğini,hisse değeri karşılığı olarak 50.000 TL. ödemeye hazır olduğunu söylediğini, müvekkilinin bu teklifi kabul etmediğini, bunun üzerine davalının müvekkilini şirketten kovduğunu, bu olay üzerine müvekkilinin 1 hafta şirkete gitmediğini, gittiğinde ise masasında kişisel eşyalarının olmadığını gördüğünü, bilgisayarını aradığında ise davalının eşi tarafından tartaklanarak dışarı atıldığını, bu durum üzerine Cumhuriyet Başsavcılığına şikayette bulunduğunu,

Dava konusu şirketin piyasada tanınan ve diğer işlerinin yanında ayrıca "Samsung" marka cep telefonlarının teknik servisi ve bayisi olduğunu, şirketin karlılık oranının bir hayli yüksek olduğunu, şuana kadar tek kuruş kar payı ödenmediğini, şirketin kazançlarının davalı ortak tarafından gizlenmeye çalışıldığını, müvekkilinin kısa bir zaman önce davalı ortağın alt bilgisayar programları kullanarak gerçek karı ticari defterlere yansıtmadığını, gerçek olmayan masrafların gider olarak bilançolara işlendiğini öğrendiğini,

TTK uyarınca limited şirket müdürleri, kanundan ve esas sözleşmeden doğan yükümlülüklerini kasıt ve/veya kusurlarıyla ihlal ettikleri takdirde hem şirkete hem pay sahiplerine hem de şirket alacaklılarına karşı verdikleri zarardan sorumlu olduklarını, bu durum karşısında davalının kusurlu olması bir yana bizzat kasten haksız ve hukuka aykırı fiilleri karşısında, müvekkilinin alacaklarına kavuşabilmek ve şirkete ait aktiflerin, kazançların iadesi için bu davayı açmak zorunda kaldığını belirterek; Fazlaya ilişkin dava talep ve alacak hakları saklı tutularak şimdilik ... ... Tic. Ve San. Hizmetleri San. Ltd. Şti ne ve müvekkiline uğranmış olan zararlar nedeniyle ileride artırmak üzere 10.000 TL. maddi tazminatın ödenmesine Sayın mahkeme tarafından şirkete kayyım atanmasına Davalıya ait taşınmazlar ile araçların üzerine devrinin önlenmesi ve davalının diğer tasarruf işlemleri yapma yetkisinin kaldırılması yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesine Şu ana dek hiç bir zaman müvekkiline ödenmeyen ortaklık kar paylarının hissesi oranında ve ticari faiziyle birlikte müvekkiline ödenmesini Yargılama giderlerinin ve ücreti vekaletin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Mahkememizce verilen 27/04/2017 tarihli celse ara kararı üzerine davacı vekili 21/09/2017 havale tarihli dilekçe ile maddi tazminat taleplerinin dayanağını; şirketin 2013 yılında kuruluşundan bu yana davacıya kar payı yada ücret ödenmediğini,2015 yılında ... bankasından çektiği 30.000 TL bireysel krediyi, ablasının adına kayıtlı ... plakalı kendisine ait aracı satarak 25.000 TL bedelini,Mersin deki evini satarak 130.000 TL bedelini, şirkete verdiğini, ayrıca şirketin ... bankasında bulunan hesabına dönem dönem yüklü miktarda para gönderdiğini, bu paralar ile şirketin personel kira elektrik vs giderlerinin karşılandığını,şirketin zarar etmesi nedeniyle kar dağıtımı yapılmadığını, yatırdığı paranın karını alamadığını, şirketin kuruluşunda KOSGEB kredisi alabilmek için şirketin %51 hissesini davalının eşi ... a verildiğini, daha sonra onun bu hisseyi karşılıksız olarak davalıya devir ettiğini müvekkilinin karşı tarafın telkinleri nedeniyle %30 hisseye razı olduğunu açıklamıştır. CEVAP /Davalı vekili cevap dilekçesinde ve özetle; Huzurdaki davanın şirkete yöneltilmesi gerektiğini,davanın husumet yokluğu nedeniyle reddi gerektiğini, ayrıca davalı ... un şahsına yönelik davada Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olduğunu

Müvekkili tarafından şirket müdürlüğünün yasalar çerçevesinde yürütüldüğünü, bu güne kadar kanunlara aykırı hiçbir karar alma ve uygulamanın olmadığını, davacının bugüne kadar yönetim kurulu ve genel kurul toplantılarında alınan kararlara muhalefet etmediğini, davacı tarafından yönetim ve karar alma işlemlerinin usulsüz olduğunun ileri sürülmesine rağmen ,bu usulsüz kararların açıklanmadığını, müvekkilinin davacının hissesini 50.000 TL.'ye zorla almaya çalıştığı iddiasının gerçek dışı olduğunu, davacı tarafından her ne kadar 10.000 TL. maddi tazminat talebinde bulunulmuş ise de, bu tazminatın hangi sebeplerden dolayı talep edildiği, maddi zararın sebebi ve varlığının belirtilmediğini,

Şirketin ana sözleşmesinin 11. Maddesinde kar payı dağıtımı ile ilgili olarak açık hüküm bulunduğunu, bu madde mucibince alınmış bir karar olmadığını, davacının hangi yılın kar payını ve ne miktarda talep ettiğinin böyle bir genel kurul kararı olup olmadığının, davacının kar payı dağıtımı için genel kurulda görüşülmesi için teklif verip vermediğinin belirtilmediğini, kaldı ki şirket bilançoları incelendiğinde dağıtımı yapılacak bir karın da olmadığını,davacının kişisel harcamaları için şirketten yüklü miktarda borç aldığını, kar payı talebi için somut bir bedelin belirlenip nispi harç yatırılması gerektiğini,bunun dava ön şartı olduğunu, şartları oluşmayan maddi tazminat talebinin reddine, şirket ortaklık kar payı yönünden bu yönden alınmış bir kurul kararı ve şirkete yada genel kurula iletilmiş bir davacı talebi olmadığından ortaklık kar payı alacağı talebinin reddine, yargılama giderleri ve ücreti vekaletin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE

Dava limited şirket ortağının TTK 553 vd maddeleri gereğince şirket yöneticisine karşı açtığı maddi tazminat talebine ilişkindir. Dosya içine bildirilen deliller toplanmıştır.

Davacının bildirdiği , İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 2016/... soruşturma sayılı dosyası celp edilmiş, Beyoğlu 16 Noterliğinin 27/06/2016 tarihli ve 20385 sayılı ihtarnamesi , ticaret sicil gazetesi, davalı şirketin ... Bankası ve ... Bankası nda bulunan hesap özetleri , şirketin vergi dairesi kayıtları,takbis uyap sorgusu,uyap araç sorgusu alınmıştır.

Davalının bildirdiği, ... Noterliğinin 18/07/2016 tarih ... yevmiye sayılı ihtarnamesi, banka dekontları, şirketin İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü dosyası, bu dosya içinde bulunan ortaklar kurulu kararları, şirket ana sözleşmesi, alınmıştır. ... ATM nin 2018/...-... sayılı dosyası ve bu dosyada alınan bilirkişi raporu ile ... ATM nin ... esas sayılı kayyım atama dava dosyası kararı alınmıştır.

Davacı tarafın 14/11/2018 tarihli dilekçesi üzerine dava dışı şirket üzerine kayıtlı ... plakalı aracın üçüncü kişilere devir ve temlikinin önlenmesi çin 21/11/2018 tarihli ihtiyati tedbir kararı verilmiştir.Ancak davacı tarafça teminat yatırılmadığından tedbirin kendiliğinden kalktığı ve ihtiyati tedbir kararının yazılmadığı görülmüştür.

Mahkememizce dava dışı ... Tic. Ve San. Ltd Şti'nin 2014-2015-2016 yıllarına ait ticaret defter ve kayıtları üzerinde inceleme yapılarak davacının davalı şirket müdürü olarak ... tarafından şirketin zarara uğratıldığı, gerçek olmayan masrafların bilançolara işlendiği, kar payının şirket ortaklarına ödenmediği ve var ise şirket zararının tespiti bakımından bilirkişiler Prof . ... ve bağımsız denetçi mali müşavir ...'ın 17/10/2018 havale tarihli bilirkişi raporu ve 04.06.2020 tarihli ek raporu alınmış, alınan raporda sektör bilirkişisininde heyete katılması açıklandığından, üçlü bilirkişiden oluşan 2. Heyet raporuna gidilmiştir. Dava dışı şirketin defter ve kayıtları ibraz davalı tarafça edilmediğinden inceleme yapılamamış, davalı şirket çoğunluk pay ortağı ve müdürü ...’un yöneticiliği nedeni ile TTK 553 ve 554. Maddeleri gereğince dava dışı şirkete ve davacı azınlık pay sahibi şirket ortağı ...’a doğrudan zarar verip vermediğinin vermiş ise miktarının tespiti konusunda bilirkişiler SMM ... ,Sektör bilirkişisi ... ve Endüstri Yük. Müh....'ün 18/05/2021 havale tarihli heyet bilirkişi raporu alınmıştır. Somut olayda; 6102 sy TTK nun 553.maddesi "Kurucular, yönetim kurulu üyeleri, yöneticiler ve tasfiye memurları, kanundan ve esas sözleşmeden doğan yükümlülüklerini kusurlarıyla ihlal ettikleri takdirde, (…) hem şirkete hem pay sahiplerine hem de şirket alacaklılarına karşı verdikleri zarardan sorumludurlar. Kanundan veya esas sözleşmeden doğan bir görevi veya yetkiyi, kanuna dayanarak, başkasına devreden organlar veya kişiler, bu görev ve yetkileri devralan kişilerin seçiminde makul derecede özen göstermediklerinin ispat edilmesi hâli hariç, bu kişilerin fiil ve kararlarından sorumlu olmazlar. Hiç kimse kontrolü dışında kalan, kanuna veya esas sözleşmeye aykırılıklar veya yolsuzluklar sebebiyle sorumlu tutulamaz; bu sorumlu olmama durumu gözetim ve özen yükümü gerekçe gösterilerek geçersiz kılınamaz."

Dava dışı ... Tic. Ve San. Ltd Şti nin İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü ve gazetesi kayıtlarına göre; merkezi Şişli/İstanbul olarak 03/06/2013 tarihinde kurulduğu Kuruluştaki ortaklarının 500 pay ve 25.000 TL sermaye ile 255 pay 12.750 TL ile ... 150 pay 7.500 TL ile ... 95 pay 4.750 TL ile ... olduğu

Şirket ortağı ... un ana sözleşme 8.madde ile 10 yıl süreyle müdür olarak seçildiği 26/12/2013 tarihinde yapılan ortaklar kurulu toplantısında ... un aynı tarihli ... Noterliğinin ... yevmiye hisse devir sözleşmesinin onaylandığı ve 255 payın ...a devir edildiği ticaret sicil gazetesinin 07/01/2014 tarihli ilanından tespit edilmiştir.Buna göre şirkette pay durumu 350 pay 17.500 TL ile ... 150 pay 7.500 TL ile ... Haline gelmiştir.Şirketin en son genel kurulu 08/08/2017 tarihinde yapılmış, davacı ... bu toplantıya katılmamış sermaye artırım kararı alınarak

4.000 pay ve 200.000 TL sermaye ile

3.850 pay 192.500 TL ile ... 150 pay 7.500 TL ile ... olarak ilan edilmiştir. Bu esas sözleşme ve genel kurul kararına göre; Davacı ... dava dışı ... Tic. Ve San. Ltd Şti nin ortağı olup TTK 644 yollamasıyla TTK 553 maddesi gereğince davacı sıfatı ve taraf ehliyeti vardır. Davalı ... da dava dışı ... Hizmetleri Tic. Ve San. Ltd Şti nin kurucu ortağı ve 10 yıl süreyle müdürü/yöneticisi olup TTK 644 yollamasıyla TTK 553 maddesi gereğince davalı sıfatı ve taraf ehliyeti vardır.Davalının görev ve husumet itirazı 21/12/2017 tarihli ara kararı ile reddedilmiştir. 6102 sy TTK nun 626 maddesi- (1) Müdürler ve yönetimle görevli kişiler, görevlerini tüm özeni göstererek yerine getirmek ve şirketin menfaatlerini, dürüstlük kuralı çerçevesinde, gözetmekle yükümlüdürler. 202 ilâ 205 inci madde hükümleri saklıdır. (2) Şirket sözleşmesinde aksi öngörülmemiş veya diğer tüm ortaklar yazılı olarak izin vermemişse, müdürler şirketle rekabet oluşturan bir faaliyette bulunamazlar. Şirket sözleşmesi ortakların onayı yerine ortaklar genel kurulunun onay kararını öngörebilir. (3) Müdürler de ortaklar için öngörülmüş bulunan bağlılık borcuna tabidir.şeklindedir.

Limited şirket müdürleri aleyhine açılacak sorumluluk davasının hukuki niteliği kanunundan doğan sorumluluktur. Çünkü, TTK m.626 ve TTK 644 yollamasıyla TTK 553 maddelerinde sorumluluk davası ayrıntılı olarak düzenlenmiştir. Ticaret Kanununda boşluk olması halinde de, vekâlet akdi hakkındaki Borçlar Kanunu hükümleri uygulanmalıdır. Sorumluluğun Şartları;

1.Kusurlu Hareket;

TTK 553 gereğince müdürlerin sorumluluğu kusurdan doğan sorumluluktur. Bu nedenle, müdürün sorumlu olabilmesi için, kendisine kast veya ihmal şeklinde beliren bir kusurun izafe edilebilmesi gerekir. İhmalin mevcut olup olmadığını tespit etmek için TTK m. 626 ya bakmak gerekir. Bu maddeye göre, Müdürler de ortaklar için öngörülmüş bulunan bağlılık borcuna tabidir.Yargıtay 11.HD. 13.6.1974 trh ve 1974/1913e -1974/1990 k sayılı kararına göre; TBK hükümleri gereğince şirket işlerini idare eden müdür, tıpkı vekil gibi sorumlu olur

2.Zarar; İdarecilerin kusurlu hareket etmeleri sebebiyle ortada bir zarar ve ziyan da bulunmalıdır. Zarar, zarara uğrayan bakımından şirketin, pay sahiplerinin ve alacaklıların zararı olmak üzere üçe ayrılabilir. Şirketin Zararı Zarar, esas itibariyle şirkete verilmiştir ve bu zararın tazmin edilmesi sorumluluk davasının konusunu teşkil eder. Şirket hem fiili zararını hem de mahrum kaldığı karın tazmini isteyebilir. Pay Sahipleri ve Alacaklıların Doğrudan Uğradıkları Zararlar; Doğrudan doğruya zarar, müdürlerin fiilleri sonucunda ortakların veya alacaklıların şirketin zararından bağımsız olarak gördükleri zararlardır. Bu fiillerin ayrıca şirketi de zarara sokmuş olup olmadığını önem taşımaz. Pay Sahiplerinin veya Alacaklıların Dolayısıyla Uğradıkları Zararlar; Pay sahiplerinin veya alacaklıların şirketin zararı sonucu uğramış oldukları zararlardır. Esas itibariyle zarar şirkete verilmiş olmasına rağmen, şirketin zararı pay sahiplerine ve alacaklarına yansıyacaktır13. Örneğin şirket mal varlığında meydana gelen azalma nedeniyle pay sahibinin alacağı kâr payı düşecek, alacaklılar da alacaklarını alamaz hale geleceklerdir.

3.İlliyet Bağı Sorumluluğun doğabilmesi için kusurlu hareketle zarar arasında illiyet bağının varlığı şarttır.Şirket adına yapılmış bir işlemin yöneticilerin şahsi menfaatlerine yönelik olması, fiktif kâr dağıtılması gibi olaylarda, zararla fiil arasında illiyet bağının tespiti zor değildir. Somut olayda;

Davacı ... davalı şirket müdürü ... un şirket müdürü olması nedeniyle şirkete ve şirket ortağı olarak şahsına( 21/09/2017 havale tarihli dilekçe21/09/2017 havale tarihli dilekçesinde açıkladığı şekilde verdiği paralar ve şirketin zarar edip kar dağıtmaması nedeniyle) maddi zarar verdiğini iddia etmiş, bu zarar miktarı olarak şimdilik 10.000 TL nin ödenmesini istemiştir.

Bilirkişi ...ve Prof Dr ... ın düzenlediği 17/10/2018 tarihli raporda ( 02/04/2018 mahkememiz duruşma salonunda şirket defterleri üzerinde yapılan inceleme sonucu düzenlenen rapor); şirketin özkaynaklarının sürekli negatif olduğu, usulüne uygun düzenlenmiş bilançoya göre sağlanmış kar bulunması gerektiği, özkaynakların sürekli negatif olması sonucu şirketin sermaye artırım kararı aldığı, davacının rüçhan hakkını kullanmadığı, davalı şirket ortağı/müdürünün rüçhan hakkını kullanarak artırılan sermayeyi şirkete vermeyi taahhüt ettiğini, davalı şirket ortağı ve müdürünün şirketi kötü yönettiğine ilişkin somut belge ve delil sunulmadığı açıklanmıştır. Davacı da 21/09/2017 havale tarihli dilekçesinde; maddi tazminat taleplerinin dayanağını; şirketin 2013 yılında kuruluşundan bu yana şirketin ayakta kalması için verdiği paralar olarak açıklamıştır. Bu beyanda şirketin özkaynaklarının sürekli negatif olduğunu teyit etmektedir.

Sonuç olarak şirket gelirleri ve şirket ortakları tarafından yapılan maddi katkılar, özkaynak ilaveleri ancak şirketin kira, malzeme, işçi ücretleri vs giderlerini karşılamış, şirketin dağıtılacak karı tespit edilememiştir. Şirket özkaynaklarının sürekli negatif olup, borca batık durumda bulunduğu mahkememiz dosyasında alınan iki bilirkişi raporu ve ... ATM nin 2018/... esas sayılı dosyasında alınan bilirkişi raporu ile tespit edilmiştir.

Şirketin zarar ettiği belirlenmiştir. Bu zarardan (özsermayenin sürekli negatif olup, şirketin borca batık bulunmasından ) şirket müdürü davalı ... un TTK 626 ve 553 gereğince sorumlu olduğunu gösterir kusurlu hareket ( eylem/fiil) ve zarar ile kusurlu hareket arasında illiyet bağı bulunduğu ise davacı tarafça ispat edilememiştir. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 2016/... soruşturma sayılı dosyasının incelenmesinde; mahkememiz dosyası sonucunun beklendiği, dosyada toplanan beyan ve belgelerde yapılmış maddi bir tespit olmadığı anlaşılmıştır. İspat edilemeyen iddialara dayanan davacı maddi tazminat taleplerinin reddine dair 07/10/2021/ tarih ve ... sayılı karar verilmiştir.

Mahkememizce verilen karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş; İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12 Hukuk Dairesi 2023/2084 Esas 2024/1266 karar sayılı ilamı ile davacı tarafın istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermiştir. Davacının ... Tic. Ve San. Ltd Şti ne yönetim kayyımı atanması ve kar payının ödenmesi isteminin ancak şirkete karşı açtığı dava ile istenebileceği, mahkememiz dosyasında ise şirkete yöneltilmiş bir dava bulunmadığı sabit olmakla davacının bu istemleri de reddedilmiştir.

Davacı vekili tarafından karar temyiz edilmiş Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 17/06/2025 tarih ve 2024/6630 Esas 2025/4185 Karar sayılı ilamıyla "B. Değerlendirme ve Gerekçe

1.Davacının kâr payının tahsili istemi yönünden; doğrudan zarar niteliğindeki sermaye payına uygun kâr payı ödemesine ilişkin talebin muhatabının davacının ortağı olduğu şirket olması gerekirken, davalı yöneticiye dava yöneltilmiştir. Kâr payı alacağından dolayı açılan davanın şirket yerine davalı yöneticiye yöneltilmesi isabetli olmayıp, bu dava yönünden pasif husumet yokluğu nedeniyle davanın reddine karar vermek gerekirken, davanın esasına girilerek reddine karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.

2.Davacının davalı yöneticinin sorumluluğuna dayalı tazminat istemi yönünden; davacı, dava dilekçesinde delil olarak banka hesap hareketlerine dayanmasını müteakip, 08.02.2021 havale tarihli dilekçesiyle banka hesap ekstrelerinin bilirkişiler tarafından detaylı olarak incelenmesini talep etmiş, 10.06.2021 tarihli bilirkişi raporuna itiraz dilekçesinde ise, davalı yöneticinin zarara sebebiyet verdiğini iddia ettiği eylemleri somutlaştırmıştır. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) .... maddesi kapsamında taraflar, kendilerinin veya karşı tarafın delil olarak dayandıkları ve ellerinde bulunan tüm belgeleri mahkemeye ibraz etmek zorundadırlar. Anılan Kanun'un 222/1 hükmü gereğince mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir.

HMK'nın 220/3 hükmünde belgeyi ibraz etmesine karar verilen taraf, kendisine verilen sürede belgeyi ibraz etmez ve aynı sürede, delilleriyle birlikte ibraz etmemesi hakkında kabul edilebilir bir mazeret göstermez ya da belgenin elinde bulunduğunu inkâr eder ve teklif edilen yemini kabul veya icra etmezse, mahkeme, duruma göre belgenin içeriği konusunda diğer tarafın beyanını kabul edebilir.

Somut olayda, her ne kadar İlk Derece Mahkemesince bilirkişilere yerinde inceleme yetkisi verilerek rapor alınmış, ara karar kapsamında bilirkişilerce inceleme yapılıp rapor sunulmuş ve raporda davalı şirket yetkilisinin ticari defterleri incelemeye ibraz etmekten kaçındığı belirtilerek şirketin ticari defter ve belgeleri üzerinde bilirkişi incelemesi yapılamamış ise de, şirketin ticari defter ve kayıtlarının da davacının delil listesine göre ve davanın mahiyeti itibariyle incelenmesi gerektiğinden, davalıya ticari defter ve kayıtların ibrazı için HMK'nın 220/3 hükmü uyarınca bu maddede belirtilen husus ihtar edilerek kesin mehil verilmesi, süresi içerisinde defter kayıtlarının ibraz edilmesi halinde davacının iddiaları bakımından şirket defterlerinin, davacının somutlaştırdığı banka hesap hareketleriyle karşılaştırmalı şekilde bilirkişiye incelettirilerek, aksi halde sunulan banka hesap hareketleri de değerlendirilerek rapor alınması, gerektiğinde davalının isticvabına başvurularak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeyle yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.

VI. SONUÇ:

Yukarda (1) ve (2) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozularak kaldırılmasına " karar verilmiştir. Dava dosyası mahkememizin 2025/663 esasına kayıt edilmiştir.

Yargıtay bozma ilamında açıklanan "1.Davacının kâr payının tahsili istemi yönünden; doğrudan zarar niteliğindeki sermaye payına uygun kâr payı ödemesine ilişkin talebin muhatabının davacının ortağı olduğu şirket olması gerekirken, davalı yöneticiye dava yöneltilmiştir. Kâr payı alacağından dolayı açılan davanın şirket yerine davalı yöneticiye yöneltilmesi isabetli olmayıp, bu dava yönünden pasif husumet yokluğu nedeniyle davanın reddine karar vermek gerekirken, davanın esasına girilerek reddine karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir."

Davacının kar payı alacağı isteminde ; Davacı karpayı alacağı yanında TTK 553 md gereğince davalı yöneticiden maddi tazminat talebinde bulunmaktadır.Dava dosyasında şirkete karşı açılmış bir dava yoktur. Tarafların ortak olduğu şirketin borca batık olduğu belirlendiğinden, kar payı dağıtılmamasının her hangi bir aykırılık teşkil etmediği gibi ,kar payı ödenmesi talepli davanın muhatabı da şirket olacaktır.Mahkememizce davalı yönünden açılmış davada , davalının sorumlu olmayacağı belirlenmekle talebin davalı yönünden reddinde bir eksiklik yoktur.

Yargıtay bozma ilamında açıklanan "2.Davacının davalı yöneticinin sorumluluğuna dayalı tazminat istemi yönünden; davacı, dava dilekçesinde delil olarak banka hesap hareketlerine dayanmasını müteakip, 08.02.2021 havale tarihli dilekçesiyle banka hesap ekstrelerinin bilirkişiler tarafından detaylı olarak incelenmesini talep etmiş, 10.06.2021 tarihli bilirkişi raporuna itiraz dilekçesinde ise, davalı yöneticinin zarara sebebiyet verdiğini iddia ettiği eylemleri somutlaştırmıştır." duruma göre;

Davacı vekiline HMK 31 maddesi ve HMK 119/1-ğ maddesi gereğince davalı şirket müdürünün sorumluluk ve tazminatını gerektirir somut eylemlerini açıklayıcı dilekçe ve beyanda bulunması için süre verilmiş, davacı vekili 23/12/2023 tarihli beyan dilekçesinde Yargıtay ilamında açıklanan 08/02/2021 havale tarihli dilekçesi ve 10/06/2021 tarihli dilekçesindeki eylemleri bildirmemiştir.

Davacı vekili dava dosyasına sunduğu 18/12/2025 tarihli ( 25/12/2025 havale tarihli ) dilekçe ile dava dosyasında bulunan 21/09/2017 tarihli dilekçesindeki açıklamaları tekrar etmiştir. Yargıtay bozma ilamında açıklanan ve davacının istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü banka hesap hareketleri, dava tarihi olan 16/10/2016 tarihinden sonraki dönemlere ilişkin olup, eldeki dava açısından delil teşkil etmeyecektir.

Sonuç olarak İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12 Hukuk Dairesi 2023/2084 Esas 2024/1266 karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere; Davalının dava dışı limited şirketin ana sözleşmesinin 8. maddesine göre 03/06/2013 tarihinden itibaren 10 yıl boyunca temsile yetkili müdürü olarak belirlendiği ve dava tarihi olan 18/10/2016 tarihi itibariyle müdür olduğu belirlenmiştir. 17/10/2018 tarihli bilirkişi heyeti raporunda, dava dışı şirketin 2013, 2014, 2015 ve 2016 yıllarına ilişkin ticari defter ve kayıtları incelenmiş, 25.000-TL sermayeli şirketin 4 yıllık bilançolarında sırasıyla özkaynağının (-)184.994,34-TL, (-)145.019,12-TL, (-)137.188,34-TL ve (-)74.344,80-TL olduğu yani sermayesini yitirerek borca batık olduğu tespit edilmiştir.

Gerekçeli kararda dayanılan .... ATM'nin 2018/... esas ve 2018/... karar sayılı dosyasındaki bilirkişi raporunda da, şirketin özkaynaklarının negatif ve borca batık olduğunun belirlendiği ifade edilmiştir.

Söz konusu dosyanın incelenmesinde, davacının eldeki davanın davacıyla aynı kişi, davalının ... Elektronik ... Ltd. Şti., talebin sermayenin 25.000-TL'den 200.000-TL'ye artırılmasına ilişkin 08/08/2017 tarihli olağanüstü genel kurulunda alınmış 3 nolu kararın yoklukla malul olduğunun tespiti olduğu ve 27/12/2018 tarihinde davanın kabulüne karar verildiği, gerekçeli kararın taraflara tebliğ edildiği ve istinaf edilmediği belirlenmiştir.

Dosyada alınan bilirkişi raporları ,diğer dava dosyasında yapılan tespitlerle birlikte değerlendirildiğinde, eldeki davada yapılmış olan bilirkişi incelemesinin iddia ve savunma kapsamında denetime elverişli ve hüküm kurmaya yeterli olduğu anlaşılmıştır. Bilirkişilerce tarafların ortak olduğu şirketin borca batık olduğu belirlendiğinden, kar payı dağıtılmamasının her hangi bir aykırılık teşkil etmediği gibi ,kar payı ödenmesi talepli davanın muhatabı da şirket olacaktır. Davacının istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü banka hesap hareketleri, dava tarihi olan 16/10/2016 tarihinden sonraki dönemlere ilişkin olduğundan, eldeki dava açısından delil teşkil etmeyecektir. Bu nedenle, ikinci bilirkişi heyetinin eksik incelemeye dayalı olduğu iddiası da sonuca etkili bir husus değildir. Ayrıca davacı, davalının eylem ve işlemleriyle hem şirkete hem de ortağa zarar verdiğini ileri sürerek tazminat talebinde bulunmuştur. Ne var ki davacı bu iddiasını somutlaştırarak davalının hangi eylem-işlemleri sebebiyle şirkete ve kendisine zarar verdiğini yargılama aşamasında belirtmemiştir.

Davacı vekili 21/09/2017 havale tarihli dilekçesi ve Yargıtay bozma ilamından sonra sunduğu 18/12/2025 tarihli ( 25/12/2025 havale tarihli ) dilekçesinde; maddi tazminat taleplerinin dayanağını; şirketin 2013 yılında kuruluşundan bu yana şirketin ayakta kalması için verdiği paralar olarak açıklamıştır.Ancak şirket ortaklarının verdiği bu paralar ve özkaynak ilaveleri ile şirketin kira, malzeme, işçi ücretleri vs giderleri ancak karşılanmış, şirketin dağıtılacak karı oluşmamıştır. Şirket özkaynaklarının sürekli negatif olup, borca batık durumda bulunduğu mahkememiz dosyasında alınan iki bilirkişi raporu ve ... ATM nin 2018/... esas sayılı dosyasında alınan bilirkişi raporu ile tespit edilmiştir.

Şirketin zarar ettiği belirlenmiştir. Salt şirketin borca batık olması da her zaman yöneticinin sorumlu tutulmasına gerekçe edilemez.Davacı önce iddia yükünü yerine getirdikten sonra mahkemece iddianın doğruluğu hakkında araştırma yapabilir. Davalı şirket müdürünün hangi eylemleriyle şirketi zarara uğrattığı somut biçimde açıklanmadığından , ticari defterlerde inceleme yapılarak da bir sonuca varılamaz . Bu zarardan (özsermayenin sürekli negatif olup, şirketin borca batık bulunmasından ) şirket müdürü davalı ... un TTK 626 ve 553 gereğince sorumlu olduğunu gösterir kusurlu hareket ( eylem/fiil) ve zarar ile kusurlu hareket arasında illiyet bağı bulunduğu ise davacı tarafça ispat edilememiştir. Açıklanan nedenlerle,Mahkememizin 07/10/2021 tarih ve ... sayılı kararında direnilmesine, Sabit olmayan davada Davacının tüm taleplerinin reddine karar verilmiş aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur . Yukarıda açıklanan nedenlerle; H Ü K Ü M /

1.Mahkememizin 07/10/2021 tarih ve ... sayılı kararında direnilmesine Sabit olmayan davada Davacının tüm taleplerinin reddine

2.Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Kanunu Genel Tebliği gereğince hesap olunan 732,00-TL karar ve ilam harcının davacı tarafından peşin yatırılan 170,78-TL harçtan mahsubu ile eksik kalan 561,22-TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,

3.Davalı vekili lehine karar tarihindeki avukatlık asgari ücret tarifesi üzerinden hesap olunan 45.000,00 TL maktu vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,

4.Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, davalı tarafından yapılan 50,00 TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine

5.HMK 333. md. Uyarınca taraflarca yatırılan ve bakiye kalan gider avansının kararın kesinleşmesi sonrası talebi halinde yatıran taraflara iadesine,

Davacı vekilin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde Yargıtayda temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 19/02/2026 Başkan ...

(e-imzalıdır)

Üye ...

(e-imzalıdır)

Üye ...

(e-imzalıdır)

Katip ...

(e-imzalıdır)

Karar Etiketleri
KABULÜNE YARGITAYKARARI
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog