TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
BURSA
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
GEREKÇELİ KARARIN
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde Davalı Şirket ile hizmet sözleşmesine dayalı bir ticari ilişkisi olduğunu, taraflar arasındaki hizmet sözleşmesi uyarınca davalı şirket'in geçici süre için davacı Şirket'in iş yerinde kendi işçilerini çalıştırması nedeniyle davalı Şirketin, ... mevzuatları gereğince İlgili ... Müdürlüğüne bildirimde bulunduğunu ve davacı Şirket'in ... Sicil Numarası altında sigorta dosyası açılmış ve bu vesileyle davalı Şirket, davacı şirket'in "alt işveren"i sıfatına haiz olduğunu, davacı şirket'in 5510 sayılı Kanun'dan doğan işverenin yükümlülükleri kapsamında davalı şirket ile müteselsil sorumlu sayıldıkları ve davalı şirket'in ...'ya borcunun bulunmasından dolayı davacı şirket'in Kanunda öngörülen teşviklerden yararlanabilmek adına davalı'nın borçlarını ödeyip ödemelere ilişkin rücu etmek amacıyla davalı Şirket aleyhine icra takibi başlattığını ve bu nedenle davalı şirket'in davacı şirket'e karşı borçlu olduğunu, davalı Şirket'in yalnızca borcunu ödememek amacıyla itiraz ettiğini, itirazını haklı göstereceği hiçbir gerekçe ve delil niteliğinde bir belge de sunmadığını davalı şirket'in itirazının iptaline ve takibin devamına, kötü niyetle yapılmış itiraz nedeniyle %20'den az olmamak şartıyla icra inkar tazminatına hükmedilmesine, Yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı taraf üzerine bırakılmasına, karar verilmesini talep etmiştir. Davalıya usulüne uygun tebligata rağmen davaya delil ve cevap bildirmemiştir. SMMM Bilirkişisi raporunda özetle; '' Rapor içeriğinde ayrıntılarıyla açıklandığı üzere yapılan inceleme, tespit ve değerlendirme neticesinde;
Davacı tarafın, 2024 Yılına ait (E-defter) Yevmiye ve Kebir defterleri ve kayıtları incelendiğinde;
a)Davacı ticari defterlerinin 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanununa göre usulüne uygun tutulup tutulmadığı açılış-kapanış tastiklerinin yapılıp yapılmadığı:Davacı tarafın 2024 yılına ait, 1 Sıra Nolu Elektronik Defter Genel Tebliği gereği ibraz edilen Ticari Defterleri E-Defter olarak kayıt altına alındığı, 2 Sıra Nolu Elektronik Defter Genel tebliği 3. Maddesi gereği ise Yevmiye ve Kebir defteri beratlarını süresi içerisinde ... Başkanlığı sistemine yüklendiği, b) Defter kayıtlarının birbirini doğrulayıp doğrulmadığı, sahibi lehine delil olma özelliği taşıyıp taşımadığı:Ticari defterlerini ibraz eden davacı tarafın ticari kayıtları ile incelenen ticari defterlerinin birbirini doğruladığı tespit edilmiştir. Sahibi lehine delil olma özelliğini taşımaktadır.c) Özellikle dava konusu uyuşmazlığa ilişkin olarak dava konusu faturaların taraflarca ticari defterlerde kayıtlı olup olmadığı, faturaların açık mı yoksa kapalı fatura mı olduğu: Dava konusu faturaların davacının ticari defterlerinde kayıtlı olduğu,Davacının (E-defter) Yevmiye ve Kebir defterleri incelendiğinde, 2024 yılında muavin dökümde yer alan her hareketin yasal defterlerde de mevcut olduğu,Dava dosyasına sunulan davacı tarafından düzenlenen faturaların türünün E-Fatura olduğu,Davacı tarafından kayıtlara alınan ve alacak-borç konusu tutarları oluşturan faturalar ile ilgili olarak, davalı tarafından yapılan E-Fatura RED-İtiraz-iade edildiğine dair dava dosyasında bir belge mevcut değildir.Faturaların E-Belge olması, muhatabına potal üzerinden elektronik olarak gönderilmesi, davacı taraf defterlerinde işleniş(borçlandırıcı-alacaklandırıcı kayıtlar) şekli sebebiyle faturaların Açık Fatura niteliğinde olduğu kanaatine varılmıştır.d) Dava konusu faturaların bedelinin tamamen veya kısmen ödenmesine ilişkin olarak tarafların defter ve belgelerinde kayıt ve/veya belge bulunup bulunmadığı ve nihai olarak dava takip tarihi itibari ile taraflar arasındaki alacak-borç durumu:Faturaların davacının ticari defterlerinde yer aldığı ve dosyaya ibraz edildiği, faturaların E fatura niteliğinde olduğu, tüm faturaların Açık Fatura olduğu, davalıdan alınan hizmet faturalarının banka havalesi ile ödendiği, dosyaya sunulduğu ve kayıtlarda yer aldığı,Dava konusu olan, davacının davalı adına ... müdürlüğüne yaptığı idari para cezaları ve ... primlerine ilişkin yaptığı ödemelerin Davacı tarafın ticari defterlerine kanuni süresi içerisinde kaydedildiği, ödeme dekontlarının dosyaya sunulduğu görülmüştür.Sonuç olarak Davacı tarafın ticari defterlerine göre, icra takip tarihi itibariyle, davacının davalıdan cari hesap ve ... müdürlüğüne yaptığı ödemeler karşılığı 129.788,16 TL alacağının mevcut olduğue) Davacı tarafından ...
4.Genel İcra Dairesi 2024/... Esas sayılı dosyası ile 129.788,16 TL Asıl Alacak üzerinden takip başlatıldığı görülmüştür. Ödeme emri incelendiğinde davacının işlemiş faiz talebinin mevcut olmadığı görülmüştür.'' şeklinde görüş bildirmiştir. ...
4.Genel İcra Dairesinin 2024/... esas sayılı dosyasının dosyamız arasına alındığı görüldü. Delillerin değerlendirilmesi ve gerekçe:
Dava itirazın iptali ve icra inkar tazminatı talepli davadır.Davacı dilekçeler aşamasında ki beyanları ile, davalı ile aralarında ticari ilişki olup bu kapsamda ki hizmet alım nedeniyle ödenmesi gereken ... prim borçlarının davalı tarafından ödenmediği, ... kapsamında muhatabın kendisi olsa da sözleşme gereği yükümlülüğün davalıda olması nedeniyle prim borçlarını ödediği bu nedenle fazla ödenen giderlere ilişkin keşide edilen faturaların ödenmemesi kaynaklı başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali ile icra inkar tazminatı talep etmekle, davalı tarafça süresinde cevap dilekçesi verilmeyerek HMK m.128 hükmü gereği iddiaların inkar edildiği anlaşılmaktadır.Taraflar arasında ki çekişmeli vakıaların, ...
4.Genel İcra Müdürlüğü'nün 2024/... sayılı takip dosyasından kaynaklı hesap ilişkisi nedeniyle aralarında alacak ilişkisi bulunup bulunmadığı hususlarında toplanmakta olup, itirazın iptali davaları İİK m.67/1 hükmü gereği genel hükümlere tabi olup bu bakımdan TMK m.6 ve HMK m.190 gereği ispat yükü davacı takip alacaklısı üzerinde bulunmakla, ispat şekli bakımından ise alacağın miktarı göz önüne alındığından HMK m.200 hükmü gereği senetle ispat kuralına tabi olmakla, şartları var ise HMK m.222 gereği tarafların ticari defterlerinin incelenmesi suretiyle iddialar ispatlanabilecektir.İtirazın iptaline konu ...
4.Genel İcra Müdürlüğü'nün 2024/... sayılı takip dosyasının incelenmesi neticesinde, takibin tarafları ve konusunun eldeki dava ile aynı olduğu, takibin usulüne uygun başlatılarak böylelikle davacının eldeki davayı açmakla hukuki yararı olduğu, takibe yapılan itirazın içeriği, tebliği ve tarihi bakımından davanın hak düşürücü süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.Tahkikat aşamasında, dava dilekçesi ekinde dayandığı hizmet alım sözleşmesi gereği prim ödeme borçlarının taraflar arasında ki sözleşme de davalı üzerinde bulunduğu, ...'dan celbedelin belgelerde davacı tarafından ödeme yapıldığı, davacı tarafından da delil listesinde dayanılması göz önüne alınarak tarafların ticari defterlerinin incelenmesine karar verilmiş olup davalının defterini ibraz etmediği bu bakımdan HMK m.222/3 gereği ibraz etmemenin sonuçlarına katlanması gerektiği görülmüş olup, davacının yapılan incelemede defterleri süresinde sunup defterleri usulüne uygun olarak tuttuğu, takip konusu faturaları defterlerine işlediği bu bakımdan anılan yasal düzenlemeler gereği iddialarını ispat etmiş olmakla her ne kadar davalı vekili 12/03/2026 tarihli duruşmada ...'ya yapılan ödem içeriği ile ilgili beyanda bulunsa da savunmanın değiştirilmesi ve genişletilmesi yasağı kapsamında olduğu gözetilerek takip konusu ana para alacağı kadar davalıdan alacaklı olduğu anlaşılmıştır.Davalı takip alacaklısının icra takibinde yaptığı faize itiraz bakımından, tarafların ticari ünvanları da göz önüne alınarak tacir oldukları bu bakımdan TTK m.8 gereği faiz oranını serbestçe belirleyebilecekleri TBK m.88 gereği faizin yürürlükteki mevzuat hükümlerine göre belirleneceği bu bakımdan taraflar arasında faizin belirlendiğine ilişkin ispata yarar herhangi bir delilin sunulmadığı, bu bakımdan yürürlükte ki mevzuat olan 3095 sayılı yasanın 2/2 maddesi gereği belirlenen ticari temerrüt faizini geçmemek şartıyla faiz talep edilebileceği ancak icra takibinde adi kanuni faiz talep edildiği bu bakımdan faize itirazın yerinde olmadığı görülmüştür.
İcra inkar tazminatı bakımından, davalı borçlunun itirazlarının incelenmesi hususunda taraflar arasında ki sözleşme ilişkisi ve ticari defterlerin incelenmesi neticesinde alacağın likit olduğu görülmekle İİK m.67/2 hükmü gereği icra inkar tazminatı talebinin kabulüne karar verilip, ana para alacağı bakımından davacının iddiasını ispatlaması ve faiz bakımından takibin doğru olması sebebiyle hükmün kabul olarak kurulduğu göz önüne alınarak kabul edilen miktar olan ana para alacağı üzerinden yargılama giderlerinden davalının tamamen sorumluğuna karar verilerek aşağıda ki şekilde hüküm kurulmuştur.
1.Davanın KABULÜ ile; ... 4. Genel İcra Müdürlüğü'nün 2024/... sayılı takip dosyasına davalı borçlu tarafından yapılan itirazın iptali ile takibin aynen devamına,
2.Davacının icra inkar tazminatı talebinin kabulü ile takip konusu alacağın taktiren %20'si olan 25.957,63 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3.Harçlar Yasası gereğince alınması gerekli 8.865,83 TL harçtan başlangıçta alınan 1.567,52 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 7.298,31 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
4.Davacı tarafça yapılan 1.567,52 TL peşin harç, 427,60 TL başvuru harcı, 6.130,00 TL yargılama gideri olmak üzere toplam 8.125,12 TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
5.Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen 45.000,00 TL maktu vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
6.Dava şartı arabuluculuk kapsamında hazine tarafından ödenen 3.600,00 TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, Kesinleşme süreci tamamlana kadar masraf avanslarının kullanılabileceği nazara alınarak kararın kesinleşmesinden sonra yazı işlerince yapılacak hesaba göre artan avansların yatıran tarafa iadesine, Dair, davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren HMKnın 341. Ve 345. Maddeleri gereğince 2 haftalık yasal süre içinde ... Bölge Adliye Mahkemesine ... olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı 12/03/2026
Katip
(e-imzalıdır)
Hakim
(e-imzalıdır)