T.C.
İSTANBUL
14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekilinin Mahkemeye sunmuş olduğu dava dilekçesini özetle; müvekkili ile davalının eskiden beri tanıdık olup beraberce ticari faaliyetler yürüttüğünü ve zamanla aralarında ticari bir güven ilişkisi oluştuğunu, müvekkilinin bu zamana kadar beraberce yaptıkları işlerde bir husumet doğmamış olduğundan davalının iyi niyetine her zaman güvendiğini, müvekkilinin kendisine güvendiğinden araç satın almak istediğini davalıya bildirdiğini, davalının bulduğu ve müvekkiline ilettiği ... marka aracı müvekkilinin beğendiğini ve satın almak istediğini bildirdiğini, davalıyla müvekkilinin bu konuda mutabık kaldıklarını ve aralarında böylece borç ilişkisi kurulduğunu, müvekkilinin davalıya aracı satın alması için teminat olarak çek keşide ederek teslim ettiğini, vade tarihi olarak 28/02/2026 tarihinin kararlaştırıldığını, ne var ki davalının müvekkilini aylarca oyaladığını, kendisine satın almayı vaat ettiği aracın satın alım işlerini başlatmadığını ve müvekkiline bu konuda herhangi bir bilgi vermediğini, davalının borç ilişkisindeki edimini hiç ya da gereği gibi yerine getirmediğinden, keşide ederek davalıya teslim edilen çeki davalının kötü niyetli şekilde kullanmaması veya üçüncü kişilerin eline geçmemesi adına çekin bedelsizliğini talep ettiklerini, bu nedenlerle davanın kabulü ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkememizin 20/02/2026 tarihli muhtırasında, davacıya TTK. m. 5/A ve 5235 sayılı Kanunun 18/A maddesi gereğince arabuluculuk son tutanağının muhtıranın tebliğinden itibaren bir haftalık kesin süre içerisinde ibraz edilmesi, aksi halde davanın dava şartı yokluğundan usulden reddedileceği husunun ihtar edildiği ve muhtıranın 04/03/2026 tarihinde davacı vekiline tebliğ edildiği fakat kesin süre içerisinde arabuluculuk son tutanağının Mahkememize sunulmadığı görülmüştür. Dava, ticari ilişki nedeniyle düzenlenen çek yönünden borçlu bulunulmadığı ve çekin bedelsizliği tespiti yönlerinden menfi tespit istemine ilişkindir.
Yasal dayanakları ortaya konularak yapılan bu açıklamalardan sonra somut olaya gelindiğinde, 7445 sayılı Kanunun 31. md. ile değişik TTK 5/a md.'ne göre 01/09/2023 tarihinden itibaren açılan ve konusu bir miktar paraya ilişkin olan menfi tespit davalarında zorunlu Arabuluculuk dava şartına tabii olduğu anlaşılmakla, dava tarihinden önce veya dosyanın mahkememize görevsizlik kararı sonucu tevzi edilmesinden önceki aşamada tutulan/tutulması gereken Arabuluculuk Son Tutanağının TTK 5/a ve 5235 sayılı Kanunun 18/A maddesi gereğince davacı tarafın arabuluculuk dava şartını yerine getirmediği anlaşıldığından 6100 sayılı yasanın 114/2 ve ttk'nın 5/a maddesi gereğince arabuluculuk dava şartı yokluğu nedeni ile davanın usulden reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
1.Davanın 6102 sayılı yasanın 5/A maddesi ile 6325 sayılı yasanın 18/A-2. maddesi delaletiyle 6100 sayılı yasanın 114/2 ve 115/2. maddeleri gereğince dava şartı yokluğu nedeniyle usulden REDDİNE,
2.Alınması gereken maktu 732,00-TL karar harcının, peşin alınan 17.077,50-TL'den düşümü ile kalan 16.345,50-TL'nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
3.Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
4.Tarafların gider avansından artan bakiyesinin karar kesinleştiğinde ve talep halinde taraflara iadesine, Dair, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süresi içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu kabil olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.17/03/2026 Katip ...
(e-imzalıdır)
Hakim ...
(e-imzalıdır)