T.C.
İSTANBUL
14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili ihtiyati haciz talepli dilekçesi ile; Davalı şirket, müvekkilinden jeneratör ve aksesuarları aldığını, bunun karşılığında davalıya 2 adet fatura kesildiğini, müvekkilinin, davalı şirkete ilk olarak 22.10.2024 tarihli Fatura No: ... 12.000 Euro bedelli Jenaratör sattığını, ikinci fatura ise 15.11.2024 tarihli Fatura No:... 9.600 Euro bedelli Aksesuar sattığını, davalı şirkete bu ürünler teslim edildiğini ve kendisine de fatura kesildiğini, fatura içeriğine davalı tarafından itiraz edilmemiş fakat ödeme işlemi de süresi içerisinde davalı tarafından yapılmadığını, davalı şirket sahibi ile telefon üzerinden kendisi ile görüşüldüğünü, her defasında ödeme yapacağını söylediğini, borcunu ödemediğini, bunun üzerine davalı şirket hakkında .... İcra Dairesi’ nin 2024/... E. sayılı dosyası kapsamında takibe geçildiğini, davalı tarafın borca itiraz ettiğini, açıklanan ve Mahkemenizce re’ sen dikkate alınacak tüm nedenlerle: davanın kabulüne, davalı şirket adına kayıtlı banka hesaplarına, taşınır ve taşınmazlarına teminatsız veya teminat karşılığında, tedbir niteliğinde ihtiyati haciz konulmasına, ....İcra Dairesi 2024/... Esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptaline ve takibin devamına, asıl alacağın %20’ sinden aşağı olmamak üzere, davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı taraf üzerine bırakılmasını saygılarımızla arz ve talep etmiştir.
Davalının iddia ve savunma vermediği görülmüştür. Dava, faturadan kaynaklanan alacağın tahsiline yönelik icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
Vergi Usul Kanunu hükümlerine göre fatura emtia veya yapılan iş karşılığında müşterinin borçlandığı meblağı göstermek üzere emtiayı satan veya işi yapan tüccar tarafından müşteriye verilen ticari vesikadır (229. md.). Fatura malın teslimi veya hizmetin yapıldığı tarihten itibaren azami "yedi gün" içinde düzenlenir. Bu süre içerisinde düzenlenmeyen faturalar hiç düzenlenmemiş sayılır (231/5. md.). 6102 sayılı TTK'da da fatura konusunda hükümler vardır. Ticari işletmesi bağlamında bir mal satmış, üretmiş, bir iş görmüş veya bir menfaat sağlamış olan tacirden, diğer taraf, kendisine bir fatura verilmesini ve bedeli ödenmiş ise bunun da faturada gösterilmesini isteyebilir.” (6102 Sayılı TTK 21/1) Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır (6102 Sayılı TTK 21/2).
Faturanın onu teslim alan kişiyi borç altına sokabilmesi için taraflar arasında borç doğurucu bir ilişkinin varlığı ve faturanın da bu ilişki nedeniyle düzenlenmiş olması gerekir. Borç münasebeti olmaksızın düzenlenen ve muhatap tarafından her nasılsa teslim alınan faturaya sekiz günde itiraz edilmemiş olması onu borç altına sokmaz. Ancak TTK 21/2 maddesi uyarınca , faturalara 8 gün içerisinde itiraz edilmediği takdirde faturadaki gösterilen bu bedeli kabul edilmiş sayılır.
Faturanın tebliği şekle bağlı değildir, yazılı veya sözlü herhangi bir şekilde yapılabilir. Muhatap hazır ise kendisine elden verilmesi, değil ise herhangi bir şekilde gönderilmesi mümkündür. Ancak, uyuşmazlık halinde ispat kolaylığı açısından, fatura tebliğinin noter aracılığıyla ya da imza karşılığı elden tebliğ yolu ile ya da telgraf, teleks yolu ile veya PTT aracılığıyla ya da faks çekilmesi yahut güvenli elektronik imza ile elektronik posta gönderilmesi şeklinde yapılması uygundur.
Faturaların borçluya tebliğ edilip edilmediği, itiraza uğrayıp uğramadığı belirlenmeli, faturaların tebliğ edilmiş ve 8 günlük itiraz süresi içerisinde itiraz edilmemiş olduğunun tespiti halinde faturaların içeriğinin sözleşmeye uygun olduğunun alacaklı tarafça kanıtlanmış olduğu ve sadece fatura içeriğinin kesinleştiği, bunun aksinin yani faturaların içeriğinin sözleşmeye uygun olmadığının ve kesinleşmediğinin kanıt yükünün bu kez borçluya geçtiği kabul edilmelidir.
Faturanın delil olması ile ticari defterlerin delil olması birbirinden farklıdır. 6102 sayılı TTK'nın 21/2. maddeye göre faturaya itiraz edilmemiş ise içeriği kesinleşir ise de akdî ilişkinin yazılı delillerle ispatı gerekir. Fatura ticari defterlere kayıt edilmiş ise artık faturanın delil olmasıyla ilgili bu maddeye değil ticari defterlerin delil olmasıyla ilgili TTK'nın 222. maddeye bakmak gerekir. Bu nedenle ticari defterlere kaydedilmiş fatura akdi ilişkinin varlığını da kanıtlar. Faturayı teslim aldıktan sonra süresi içinde itiraz ve iade etmeyerek ticari defterlerine kaydeden kimse, bu faturanın mal veya hizmet aldığı için geçerli bir sözleşme ilişkisine göre düzenlendiğini kabul etmiş sayılır ve fatura nedeniyle mal veya hizmet almadığını, bu faturadan dolayı borçlu olmadığını yazılı veya kesin delillerle ispatlaması gerekir. Faturalarda belirtilen mal veya hizmetin davalı alıcıya teslim edildiği iddiasını davacı ispatla yükümlüdür. Fatura içeriğindeki mal veya hizmetin davalıya teslimi dayanak belgelerle kanıtlanmadığı sürece ticari defterler tek başına malın teslim edildiğini ispata yeterli değildir. Bu açıklamalar ışığında davacının sunmuş olduğu tüm deliller dosya içerisine alınmış, icra dosyası getirtilerek incelenmiş, tüm deliller toplandıktan sonra alanında uzman mali bilirkişiden rapor alınmıştır. ... İcra Müdürlüğü'nün 2024/... Esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde, davacının davalı aleyhine 12.000,00-Euro asıl alacak, 9.600,00-Euro işlemiş faiz olmak üzere toplam 21.600,00-Euro ilamsız icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin borçluya 16.12/2024 tarihinde tebliğ edildiği, borçlu vekilinin 18/12/2024 tarihinde süresi içerisinde itiraz ettiği görülmüştür.Bilirkişinin düzenlediği 21/08/2025 tarihli 5 sayfadan ibaret raporunda özetle; Taraf Defterlerinin Usulüne Uygun Tutulup Tutulmadığı, Onayların Bulunup Bulunulmadığı, Yönünden Değerlendirme; Davacı şirket 2024 yılı ticari defterlerini ibraz ettiği tutulması ve ibrazı zorunlu olan 2024 yılı envanter defteri ibraz edilmediği, davacının İbraz edilen diğer ticari defterleri kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş olduğu, açılış ve kapanış tasdikleri yaptırıldığı ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olduğu görülmüş olup, mevcut tespitlere göre davacının ibraz edilen ticari defterlerinin delil olarak değerlendirilmesi hakkında nihai karar sayın mahkemenin takdirinde olduğu,
Davalı taraf ise ticari defterleri ile ticari defterler kayıtlarına esas teşkil eden davalı taraf adına tanzim edilmiş olan tüm faturalar ile davacıya yapılan ödemelere ait bilgi ve belgeler ile davacıya ait cari hesap bilgileri ibraz etmediği, bu nedenle davalı tarafa ait ticari defterlerde davacıya ait borç ve alacak tutarının doğruluğu ve gerçekliği hakkında somut değerlendirme yapılamadığı, Faturaların Taraf Defterlerinde Yer Alıp Almadığı Yönünden Değerlendirme; Davacının ibraz edilen ticari defterlerinde, icra ve dava konusu yapılan faturaların davacının ticari defterinde usulüne uygun olarak kayıtlı olduğu ve takip tarihi itibariyle icra ve dava konusu yapılan faturaların bakiye tutarından dolayı davalıdan 21.600,00.-EUR (791.850,00.-TL) alacağı olduğu tespit edildiği,
Davalı taraf ise ticari defterleri ibraz edilmediğinden faturaların davalı ticari defterlerinde yer alıp almadığı yönünden inceleme tespit ve değerlendirme yapılamadığı,
Faturanın Davalıya Tebliğ Edilip Edilmediği, Fatura İçeriği Hizmet Veya Malın Davalı Tarafça Alınıp Alınmadığı, Dava dosyasına ibraz edilen bilgi ve belgelere göre dava ve icra konusu yapılan faturaların davalıya tebliğ edilmesi davacı tarafından ispata muhtaç olduğu; zira fatura içeriği malların davalı tarafça alınması konusu dava dosyasına ibraz edilen bilgi ve belgelere göre davacı tarafından ispata muhtaç olduğu değerlendirildiği, Takip Tarihi İtibariyle Davacının Alacağının Bulunup Bulunmadığı Var İse Miktarının Tespiti Yönünden Değerlendirme; Dava dosyasına ve tarafımıza ibraz edilen bilgi ve belgelere göre davacının; ....icra dairesinin 2024/... E dosya numarası ile davalı aleyhine yaptığı icra takip talebinin ispata muhtaç olduğu, değerlendirildiği, sonuç ve kanaatine varılmıştır. Bilirkişinin düzenlediği 02/12/2025 tarihli 4 sayfadan ibaret ek raporunda özetle; Kök raporda ifade edilen görüş ve tespitlerinin aynen devam ettiğinin değerlendirilmiş olduğu görüş ve kanaatine varılmıştır.
Davacı vekili Mahkememize sunmuş olduğu 03/02/2026 tarihli ıslah dilekçesinde özetle; Dava dilekçesi ile daha önce sunulmuş olan delil listesini, HMK m.176-181 uyarınca kısmen ıslah ettiklerini, kısmi ıslah dilekçesinin davalı tarafa tebliği ile birlikte gerekli görülürse tekrardan davalı tarafın ticari defterlerinin dosyaya sunulmasının istenilmesini, aksi halde mevcut delil durumuna göre karar verileceğinin davalıya ihtar edilmesini talep ettiklerini, arz ve izah edilen tüm bu nedenlerle; ıslah dilekçesinin kabulüne, Davalı şirketin ticari defter ve kayıtlarını (yevmiye defteri, defteri kebir, envanter defteri, yardımcı defterler ve ilgili kayıtlar) mahkemeye ibraz etmesi için HMK m.220 uyarınca kesin süre verilmesine, Davalıya, belirtilen süre içinde ticari defterlerini ibraz etmemesi halinde mevcut delil durumuna göre karar verileceğinin ihtar edilmesine, Davalının defterleri ibraz etmesi halinde, bu defterlerin usulüne uygunluğu, iç tutarlılığı ve uyuşmazlık konusundaki kayıtları yönünden bilirkişi incelemesi yapılmasına, tüm yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini arz ve talep etmiştir.
Yasal dayanakları ortaya konularak yapılan bu açıklamalardan sonra somut olaya gelindiğinde; davacı tarafından jenaratör ve aksesuarlarının satışından kaynaklanan alacağının tahsilinin talep edildiği, mahkememizce tarafların ticari defter ve kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yapıldığı, davalının ticari defter ve kayıtlarını sunmadığı, davacının ticari defter ve kayıtlarının incelendiği, davacının ticari defterlerini usulüne uygun tutulduğu, faturaların ticari defterlerinde kayıtlı bulunduğu, ancak yukarıda ayrıntılı açıklandığı üzere faturanın defterlere kayıtlı olmasının alacağın varlığına tek başına ispata yeterli olmadığı, , ispat yükünün davacıda olduğu, malın teslimini ispatlaması gerektiği, davacının defterlerinde ve dosya içerisinde faturaya konu malın teslimine ilişkin belge bulunmadığı, davacı tarafından sunulan resimler ve seyahat raporu isimli belgenin malın teslimi ispata yeterli olmadığı, davalının imzasını içerir sevk irsaliyesi veya benzeri belgenin bulunmadığı, davacının ıslah talebi yönünden; 6100 sayılı HMK'nın 176 ve devamı maddelerinde ıslah müessesine göre taraflardan her biri, yapmış olduğu usul işlemlerini kısmen ya da tamamen ıslah edebilir ise de maddi hukuka ilişkin iddiaların kanıtlanması için başlangıçta karşı tarafın ticari defter ve kayıtlarına dayanılmamışken karşı tarafın davayı takip etmediğini gördükten sonra HMK 220/3 maddesinin uygulanılmasının talep edilmesi HMK 182. Maddesinde düzenleme bulan ıslahın kötüniyetli düşüncelerle yapıldığı kanaatine varılarak davacının ıslah talebine itibar edilmemiş sonuç olarak ispatlanamayan davanın reddine karar vermek gerekmiştir.
1.Davanın reddine,
2.732,00-TL karar harcının peşin alınan 9.627,41TL den düşümü ile kalan 8.895,41-TL nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
3.Tarafların zorunlu arabuluculuk sürecinde anlaşmamaları nedeniyle 6325 sayılı Kanunun 18/A-13-14 maddesi uyarınca zorunlu arabuluculuk gideri olan 4.600,00-TL'nin davacıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydına,
4.Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
5.Davacının gider avansından artan bakiyesinin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, Dair, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık yasal süresi içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. Katip ... Hakim ...
(e-imzalıdır)