6. Hukuk Dairesi 2025/118 E. , 2025/4225 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 53. Hukuk Dairesi
İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
Bölge Adliye Mahkemesi kararı asıl ve birleşen 2020/652 E. sayılı davada davacı-birleşen 2020/68 E. sayılı davada davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.
I. DAVA
1.Asıl ve birleşen 2020/652 E. sayılı davada davacı yüklenici vekili dava dilekçesinde; taraflar arasında davalıya ait 110 ada ve 6 ve 7 parselde kayıtlı gayrimenkul üzerinde sözleşmede belirlenen işlerin müvekkili tarafından yapılması için anlaştıklarını, yapılan işlerin karşılığı olan bedeller için davalı tarafa fatura kesilerek gönderildiğini ve davalı tarafından işbu faturalara yasal süresi içerisinde itiraz edilmediğini, müvekkilinin sözleşme konusu işleri tamamlayarak davalıya teslim ettiğini, davalının talepleri üzerine ilave işler de yaptığını, sözleşme konusu işin bedelinin bir kısmının davalı tarafça ödendiğini, bakiye bedel ile ilave işler bedelinin ödenmediğini, bunların tahsili için başlattıkları icra takiplerine davalı tarafça haksız olarak itiraz edildiğini ileri sürerek asıl ve birleşen 2020/652 E. sayılı dosyada itirazın iptali ile icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
2.Birleşen 2020/68 E. sayılı davada davacı iş sahibi vekili dava dilekçesinde; sözleşme kapsamında davalı tarafından düzenlenen toplamda 8.337.880,00 TL bedelli üç adet fatura bedelinden mahsup edilmek üzere müvekkilince 7.100.000,00 TL borç ödemesi yapıldığını, ancak davalının edimini süresinde tam ve eksiksiz ifa etmediğinden bakiye ödemenin yapılmadığını, yüklenicinin sözleşme konusu işi eksik ve ayıplı yaptığını sözleşmeye aykırı imalat yapıldığını ileri sürerek sözleşmeye aykırılığın giderilmesi bedellerinin mahsubu sonunda fazla ödemelerinin yükleniciden tahsilini, sözleşmeye aykırılıkların giderilmesinin mümkün olmaması halinde ise terditli olarak sözleşmenin geçmişe etkili feshi ile davalıya haksız ödendiği tespit olunan fatura bedellerinden şimdilik 5.000,00 TL'nin davalı yükleniciden tahsilini, sözleşmede öngörülen cezai şartın davalıdan tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Asıl ve birleşen 2020/652 E. sayılı davada davalı vekili cevap dilekçesinde; taraflar arasında sadece davacı tarafından davalıya gönderilen teklif formlarının bulunduğunu, işin davacı tarafça tam ve eksiksiz olarak ifa edildiği ve eserin iş sahibi tarafından kabul edildiğine dair taraflar arasında mutabakatlarının bulunmadığını, davacının işin tam olarak ifa edildiğini ve usulüne göre teslim edildiğini delillendirmediğini, yapılan işin fenni olur alamadığını, müvekkilinin zararına sebebiyet verildiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Birleşen 2020/68 E. sayılı davada davalı vekili cevap dilekçesinde; anlaşma gereği müvekkili tarafından yapılan işler karşılığında düzenlenen faturalara davacının itiraz etmediğini, müvekkiline yapılan işler için anlaşma bedelinden mahsup edilmek üzere 7.000.000,00 TL borç ödemesi yapılmış olduğunu, müvekkilinin sözleşme gereği edimlerini tam ve eksiksiz olarak ifa ederek davalı tarafa teslim etmiş olduğunu, davacı tarafından talep edilen ek işlerin de müvekkil tarafından yapıldığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ... Belediyesi ... ve ... Müdürlüğü'nün 19.11.2020 tarihli yazısında mezkur 110 ada ve 12 parsel (eski 6 ve 7 parsel ) sayılı taşınmaz üzerindeki yapının kaçak olduğu, ruhsat ve izin almadan yapıldığı, 1/5000 ölçekli nazım imar planında tarımsal alanda kaldığı ve yapı ruhsatı alınmadan yapıldığından herhangi bir tadilat ruhsatı da alamayacağının belirtildiği,
1.Asıl ve birleşen 2020/652 E. sayılı dava yönünden; taraflar arasındaki teklif formunda davacı yüklenicinin proje yapıp tasdik ettireceği, yapı ve iskan ruhsatı alacağı yönünde bir madde olmadığı, bu konuda bir bilginin, taraflar arasında bir yazışmanın ve onaylı bir projenin bulunmadığı, işverenin yükleniciye verdiği vekaletin çok geniş içerikli genel amaçlı olduğu, daha çok da arsa ve tapu işleri ile parsel terkin ve tevhidi amaçlı olduğunun anlaşıldığı, davaya konu 1 10... ve 7 no'lu parsellerin de tevhid edilerek 110 ada, 12 no'lu parsel olduğu, ayrıca teklif bedel içerisinde proje yapım ve onayı, yapı ve iskân ruhsatı alınacağına dair bir bedel de olmadığı, parsellerin imar durumunun alınmasının, yapı ruhsatı ve iskân ruhsatının alınması gibi resmi işlerin parsel maliki olan davalı işverenin uhdesinde olduğu, davalı işverenin tapuda kendi parsellerinin tarla vasfında olduğunu bilmesi gerektiği, ayrıca tarla vasıflı parsellerine su dolum istasyonu yaptırmak istemesi, inşaatın yapılması ve sonrasında farklı tarihlerde hakedişler halinde yükleniciye toplam 7.100.000,00 TL ödeme yapmış olması da göz önüne alındığında, ruhsatsız yapı yapılmasından haberdar olduğunun ve kabulünde olduğunun anlaşıldığı, davacı yüklenicinin parselin imar durumu ve yapı ruhsatlarının alınmamasında bir sorumluluğu olmayacağı, davalı tarafından davacının kesmiş olduğu faturalara süresinde bir itirazda bulunulmadığı, taraflar arasındaki sözleşmenin adi bir sözleşme olduğu, sözleşmeye göre ruhsatın kim tarafından alınacağının belli olmadığı, halen binanın yıkılmadığı ve ek işlerin yapıldığı, mevcut imalatın da davalının işine yaradığı gerekçesiyle asıl ve birleşen 2020/652 E. sayılı davanın kısmen kabulüne,
2.Birleşen 2020/68 E. sayılı dava yönünden; davacı tarafından davalıya aralarındaki teklif formu gereğince 7.100.000,00 TL ödeme yapıldığı, eksik işten kaynaklı olarak davacının davalıya ihbarda bulunduğunun tespit edilemediği, dosya kapsamında asıl ve birleşen diğer dosya ile ilgili olarak yapılan incelemelerde de anlaşıldığı üzere davacı tarafından davalıya fazla ödeme yapılmadığı, davacının davalıya borçlu olduğu gerekçesiyle tüm taleplerin ayrı ayrı reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına;
1.Asıl ve birleşen 2020/652 E. sayılı dava yönünden; ilgili belediyeden gelen yazıya göre davaya konu inşaatın yapıldığı, taşınmazın 1/5000 ölçekli nazım imar planında tarımsal niteliği korunacak alanda kaldığı, yapının ruhsat alınmaksızın kaçak ve izinsiz yapıldığı, yapı ruhsat alınmadan kaçak yapıldığından ve inşaatın yapıldığı taşınmaz imar planına göre tarımsal niteliği korunacak alanda kaldığından ruhsat alınmasının da mümkün olmadığı, Yargıtay'ın istikrarlı kararlarında belirtildiği üzere inşaatın yıkılması gerektiğinden yüklenicinin edimini yerine getirmesi olanağı bulunmadığından ve davaya konu yapının da ekonomik değeri bulunmadığından yüklenicinin sözleşme kapsamında iş bedeli talep etmesine olanak bulunmadığı, taraflar arasındaki sözleşmenin yerine getirilmesi imar mevzuatı nedeniyle objektif olarak imkansız olduğundan sözleşmenin de geçerli olmadığı, geçersiz sözleşmeye dayalı olarak tarafların talepte bulunamayacağı, tarafların geçersiz sözleşmeye göre verdiklerini sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre geri isteyebilecekleri, buna göre davacı yüklenicinin sözleşmeye dayalı olarak iş ve ilave iş bedeli talep edemeyeceği gerekçesiyle asıl ve birleşen 2020/652 E. sayılı davaların reddine,
2.Birleşen 2020/68 E. sayılı dava yönünden; sözleşme konusu inşaatın yapılması imar mevzuatına göre mümkün olmadığından taraflar arasındaki sözleşme geçersiz olup, geçersiz sözleşmeye dayalı olarak ayıp ve eksik bedeli ile sözleşmede öngörülen cezai şartın talep edilemeyeceği, mahkemece birleşen davacının terditli diğer talebi olan sözleşmenin geçmişe etkili feshi ve sebepsiz zenginleşme hükümleri doğrultusunda ödenen bedelin iadesi isteminin değerlendirilerek sözleşme konusunun objektif imkânsızlık nedeniyle geçerli olmadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile sözleşmenin geçersiz olduğunun tespitine, taleple bağlı kalınarak davacının ödemiş olduğu 5.000,00 TL bedelin sebepsiz zenginleşme hükümleri kapsamında ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Asıl ve birleşen 2020/652 E. sayılı davada davacı-birleşen 2020/68 E. sayılı davada davalı vekili temyiz dilekçesinde; müvekkili yüklenici ile karşı taraf arasında ruhsat alımına dair vekil tayin edileceği veya ruhsat alımı konusunda müvekkilin yetkili olduğuna dair bir madde bulunmadığını, ruhsat alınmasının tek muhatabının iş sahibi olduğunu, bir kimsenin maliki olduğu taşınmazın vasfını bilmemesinin mümkün olmadığını, müvekkili yüklenicinin eser inşa edeceği taşınmazın tapu durumunu bilmediğini, kendisine ruhsat alınmasına ilişkin bir yetki, görev ve/veya vekalet verilmediğini, ruhsat alınamaması sebebi ile müvekkilin yaptığı işlerin bedelini talep edemeyeceğine kanaat getirilmesinin de hukuka aykırı olduğunu, ruhsat alınamamış olmasının sorumlusunun iş sahibi karşı taraf olduğunu, iş sahibinin kendi kusuru ile sebep olduğu imkansızlık sebebi ile hak talep edemeyeceğini beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, asıl ve birleşen 2020/652 E. sayılı davada, eser sözleşmesinden kaynaklı bakiye iş bedeli ile ilave iş bedeli alacağının tahsili için yapılan icra takibine vaki itirazın iptali, birleşen 2020/68 E. sayılı davada ise sözleşmeye aykırı ve eksik yapılan işler bedelinin mahsubu ile fazla yapılan ödemenin tahsili, terditli olarak sözleşmenin geçmişe etkili feshi ile davalıya haksız olarak ödenen fatura bedellerinin tahsili istemine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve 6098 sayılı TBK'nın 472/3. maddesi kapsamında yüklenicinin genel ihbar yükümlülüğünü yerine getirdiğini iddia ve ispat edemediğinden doğacak sonuçlardan sorumlu olacağının anlaşılmasına göre usul ve kanuna uygun olup asıl ve birleşen 2020/652 E. sayılı davada davacı-birleşen 2020/68 E. sayılı davada davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1. maddesi hükmü uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
08.12.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.