Karar No
K. 2026/262
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

43. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO:2022/1276

KARAR NO: 2026/262

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ:İSTANBUL ANADOLU 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ:28/04/2022

NUMARASI:2021/88 Esas - 2022/308 Karar

DAVA: Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (İtirazın İptali)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 19/02/2026

Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davalı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalının davacı bankanın müşterisi olduğunu, davalı ve eşinin 12.06.2012 tarihinde davacı banka inönü şubesine gelerek ortak vadeli hesap açmak istediklerini, eşi ...'ın bankamız nezdinde bulunan ...-... no'lu hesabındaki bakiyenin ortak hesaba yatırılması için sözlü talimat verdiğini, Davalı ve eşline 12.06.2012 tarihinde ...-... no'lu teselsüllü ortak hesap açıldığını ve eşi ...'ın ...-... no'lu hesabındaki 300.000.00TL'nin ortak hesaba aktarıldığını, ortak hesaba ilişkin defterin her ikini de verildiğini, ...'ın ...-... no'lu hesabındaki 20.076.87TL'de talimatsız olarak 13.06.2012 tarihinde ...-... no'lu ortak hesaba aktarıldığını, toplam 320.076.87TL'nin ortak hesaba aktarıldığını, 21.06.2012 tarihinde davalı tarafça verilen talimata istinaden 315.490.46TL'nin davalıya ait ...-... no'lu hesaba aktarılarak ortak hesabın kapatıldığını, Sonrasında eşlerin boşanma aşamasına geldiği, ortak hesaptan gerçekleştirilen çekim işleminin bilgisi dahilinde olmadığı iddiası ile davacı banka aleyhine İstanbul 25.İcra Müdürlüğü .... Sayılı dosyasından İlamsız takip yapıldığını, takibe itiraz edilmesi üzerine itirazın iptali davası açıldığını istanbul 8.ATM.2014/1039E.dosyası ile davalının eşi tarafından itirazın iptali davası açıldığını, talebimiz üzerine davanın ...'a ihbar edildiğini, davalının 320.000.00TL'nin kendisine ait olduğunu, paranın ortak hesaba aktarılması konusunda eşinin bilgisi olduğunu, parayı başka işlerinde kullanmak üzere çektiğini, İstanbul 8.ATM.2014/1039E. 2016/901.K.sayılı 01.12.2016 tarihli kararıyla ...'ın ...-... no'lu hesabında kalan 20.076.87TL'nin davalının eşine ait olduğu ve talimatsız şekilde gönderildiği gerekçesiyle takibin devamına karar verildiğini ve karar İstanbul BAM 16.HD, 2017/2248E. 2019/1929K.sayılı 30.09.2019 tarihli kararıyla onartarak kesinleştiği ve bankamızca 21.10.2019 tarihinde icra müdürlüğüne 54.512.00TL ödendiğini, banka zararına dönüşen tutarın tazmini amacıyla davalı aleyhinde istanbul Anadolu 25.icra Müdürlüğü ....sayılı dosyasından ilamsız takip yapıldığını, ancak davalı tarafından itiraz edildiğini, bu nedenlerle, itirazın iptalini, asıl alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı ile eşinin evlilik birliğinin devam ettiği 12.06.2012 tarihinde ortak irade beyanları ile teselsüllü hesap açtırdıklarını, tarafların ortak hesap sözleşmesini imzaladıklarını ve eşinin hesabından ortak hesaba 300.00.00TL virman yapıldığını, aynı gün davalının eşine 5.000.00TL nakit ödeme yaptığını 13.06.2012 tarihinde de eşinin hesabında kalan bakiye 20.076.87TL'nin ortak hesaba virman yapıldığını, bu hesap kapatılarak 315.490.46TL'nin davalı tarafından verilen talimatla şahsi hesabına aktarıldığını, yazılı bir talimat olmaksızın davacının şahsi hesabından ortak hesaba para aktarılması bankacılık usul ve tekniklerine uygun olmadığını, buna göre davalı bankanın 13.06.2012 tarihli 20.076.87TL'lik virman işleminden dolayı davacı yana atfı kabil bir kusur da olmaksızın davacıya karşı sorumlu olduğunun kabulü gerektiğini, İstanbul 8.ATM.nin kararında, bankanın 20,076.87TL'lik transfere ilişkin savunmasında "...'ın sözlü talimatı olduğu" şeklinde olduğu, Mahkemenin gerekçeli kararında 20.076.87TL'nİn bir gün sonra yazılı bir talimat olmaksızın ...'ın şahsi hesabından ortak hesaba para aktarılmasının bankacılık usul ve tekniklerine uygun bulunmaması, yani davacı bankanın kusurlu davranması sebebiyle banka aleyhine hüküm kurulduğu oysa işbu davada sözlü talimattan bahsedilmemekte, davalının kendisine ait olmayan bir parayı hesabına transfer ettiğinin iddia edildiğini, bu nedenlerle, davanın usulden reddine, aksi kanaatte ise esastan reddini, haksız takip nedeniyle davacı aleyhine %20'den az olmamak kaydıyla kötü niyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, "Davalı banka, banka ve kredi kuruluşlarının objektif özen yükümü çerçevesinde, davalı ... ise rücuya konu davadaki davacının talep ettiği parayı hesabına aktaran olması nedeniyle dava dışı ...'a karşı müteselsilen sorumludurlar. İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesinde yapılan yargılamada 20.076,87 TLnin dava dışı ...'a ait olduğu ve bankanın talimatsız işlem yapmaması gerektiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. 20.076,87 TL bedelin dava dışı ...'a ait olduğu mahkeme kararıyla sabit olup eldeki dosyamızda davalı olarak yer alan ...'ın kendisine ait olmayan para üzerinde tasarrufta bulunduğu görülmekle davalı sebepsiz zenginleşmiştir. İstanbul Bam 13. Hukuk Dairesinin 2019/1904E-2021/1287 K. Sayılı ilamında da belirtildiği üzere dürcu edilebilecek tutarın kapsamı yalnızca 20.076,87 TL olmayıp bunun yanında hükmün kesinleşmesine kadar işleyecek faiz, avukatlık ücreti, yargılama gideri, icra dosyasına ödenen giderler, icra dosyasına ödenen avukatlık ücreti kalmeleri bir bütün olarak rücuen talep edilebilecektir.

Davacı tarafından sunulan ödeme belgesinin ,rücuya konu İstanbul 25. İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyasına ait tahsilat makbuzu olduğu ve bu bedelin 54.512,00 TL olduğu görülmekle eldeki dosyaya konu takipte talep edilebilir asıl alacağın 54.512,00 TL olduğu görülmüştür.Her ne kadar takip talebinde işlemiş faiz talebi ticari faiz olarak hesaplanıp takibe konulmuşsa da davacının takip talebinde talebinin yasal faiz olduğu görülmekle işlemiş faiz miktarı ödeme tarihinden takip tarihine dek asıl alacak üzerinden yasal faiz olarak hesaplanmış ve bu miktarın 1.612,96 TL olduğu görülerek talep edilebilir işlemiş faiz tutarının 1.612,96 TL olduğu kanaatine varılmıştır. Asıl alacak miktarının yani davacı tarafından yapılan ödemenin likit ve belirlenebilir olduğu görülmekle icra inkar tazminatına hükmedilmiştir. Belirtilen gerekçeler ışığında davanın kısmen kabulüne, ..." karar verilmiştir.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; kararın usul yönünden hukuka aykırı olduğunu, mahkemenin 28.04.2022 tarihli gerekçeli kararında 10.12.2021 tarihli bilirkişi kök raporu ile 24.02.2022 tarihli bilirkişi ek raporuna karşı yapmış oldukları itirazlarının değerlendirilmemiş olup hukuka aykırı düzenlenmiş bilirkişi raporlarına itibar edilerek karar oluşturulduğunu, dosya 09.11.2021 tarihli ara karar neticesinde uyuşmazlık noktasının tespiti ve rapor tanzimi için "aynı" bilirkişiye tevdi edildiğini, bilirkişi raporunda yetki sınırını aşan değerlendirmelerde bulunduğunu, kanun hükmü de dikkate alındığında bankacı bilirkişinin söz konusu kök raporunun tarafsızlıktan uzak ve usulüne aykırı oluşturulduğunu, davanın dava şartları olmaksızın ikame edildiğini, mahkemenin istinafa konu davayı reddetmesi gerekirken esas yönünden inceleme yapmasının hatalı olduğunu, söz konusu sözleşmenin "ortak hesapların işleyişi" bölümünün 2.1 maddesinde açılan ortak hesabın teselsüllü olduğu, hesap sahiplerinden birinin tek başına ortak hesap üzerinde tasarrufta bulunabileceklerini, hesap sahiplerinden her birinin, diğer hesap sahibinin ortak hesabı tek başına kullanmasından doğacak sonuçlardan sorumlu olmayı önceden kabul ve taahhüt ettiği yer aldığını, ortak hesap sözleşmesinin 6.1 maddesi ile hesap sahiplerinden herhangi birinin ortak hesap ile ilişiğini kesmek istemesi halinde bankanın ortak hesabı kapatacağı da düzenlendiğini, davalının eski eşi ve diğer ortak hesap sahibi, davalı ile akdettikleri ortak hesap sözleşmesi öncesinde "sözlü" olarak ...-... numaralı şahsi hesabındaki bakiye 300.000 TL'nin açacakları ortak hesaba aktarılmasını talep ettiğini, davacı banka, dava dışı ...'ın şifai talebi doğrultusunda hesaptaki bakiyeyi ortak hesaba aktardığını, ortak hesabın açılmasından sonraki gün 13.06.2012 tarihinde yine dava dışı eski eş şahsi hesabındaki 20.076,87 TL'yi ...-... numaralı "teselsüllü ortak hesaba" aktardığını, dava dışı eş, aynı gün ortak hesaptan 5.000 TL para çektiğini, davalı, 21.06.2012 tarihinde ortak hesaptaki paranın ...-... numaralı şahsi hesabına aktarılmasını ve ortak hesabın kapatılmasını davacı bankadan yazılı olarak talep etmiş olup davacı banka talep yönünde işlem yapmış ve ortak hesaptaki bakiyeyi davalının şahsi hesabına aktardığını, dava dışı eş, davalı ile boşanma davasında olduğunu, hesabından çekilip ortak hesaba aktarılan paranın bilgisi dahilinde olmadığını belirtmiş ve davacı banka aleyhine .... Sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlattığını, davacı bankanın sebepsiz zenginleşme saiki ile hareket etmekte kötü niyetli olarak takibe giriştiğini, davalının ortak hesaptaki paranın tamamı üzerinde tasarrufta bulunma hakkının varlığı ve söz konusu 20.076,87 TL virmanın hesap sahiplerinden herhangi birinin ancak "yazılı" talimatı ile ortak hesaba aktarılabileceği ve dolayısıyla bu usule uyulmayarak bankanın objektif özen yükümlülüğüne aykırı davrandığını, davacı banka, kesinleşmiş bir mahkeme kararına rağmen kendi kusuruyla hareket edip davalının eski eşi olan ortak hesap sahibi ...'a ödemeye mahkum edildiği miktar için sorumluluktan kurtulmak istediğini, davacı banka, sadace şifai talimat doğrultusunda para transferi gerçekleştirip kusurlu davranışı ile sorumlu olduğu tutarı ödemek mecburiyetinden kurtulamayacağını, para transferi evlilik birliği içerisinde gerçeklemiş olup davalının transfere ilişkin tasarrufunda kötü niyetli olduğu kabul edilemeyeceğini, kök raporuna karşı itirazda, taraflı ve eksik inceleme yapan bilirkişiye dosyanın ek rapor alınmak için yeniden gönderilmesinin hatalı olduğunu beyanla, ilk derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.

GEREKÇE

Dava, sebepsiz zenginleşmeye dayalı alacağın tahsili istemiyle başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali davasıdır.İstinafa gelen uyuşmazlık temelde, davalının sebepsiz zenginleşip zenginleşmediği noktasındadır.Davacı takip alacaklısı tarafından, davalı takip borçlusu hakkında, İstanbul Anadolu 25. İcra Müdürlüğünün ... sayılı takip dosyasında, "İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi'nin 30/09/2019 T. 2017/2248 E.-2019/1929 K. sayılı ilamına istinaden İstanbul 25. İcra Dairesi .... sayılı dosyasına yapılan 21.10.2019 tarihli ödemenin rücuen iadesi" sebebine dayalı olarak 54.512,00 TL asıl alacağın, 2.914,12 TL işlemiş faiziyle birlikte tahsili istemiyle 18/02/2020 tarihli takip talebi ile ilamsız icra takibi başlatılmış, takip borçlusunun itirazı üzerine takip durmuştur.Davacı tarafça, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu(İİK)'nun 67. maddesi uyarınca itirazın iptaline karar verilmesi istemiyle eldeki dava açılmıştır.Davalının eski eşi ... tarafından ... Bankasına açılan davada İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesinin 01/12/2016 Tarih ve 2014/1039 E. - 2016/901 K. Sayılı kararı ile, davacının(...) şahsi hesabı olan ... nolu vadesiz mevduat hesabından daha sonra 13/06/2012 tarihinde hesapta kalan bakiye olan 20.076,87-TL nin eşi ile birlikte açtırdıkları ... nolu vadeli hesaba virman yolu ile aktarılıp ilk hesabın kapatıldığı, virman yapılan bu tutar ve hesaba tahakkuk eden faizlerle birlikte ortak hesabın ulaştığı tutar olan 315.490,46-TL nin hesabın diğer ortağı olan ... tarafından verilen yazılı talimatla bu şahsa ait aynı bankada mevcut ...-... nolu şahsi hesabına aktarılmak suretiyle ortak hesabın kapatıldığı, ortak hesabın açılıp hesap cüzdanı da verildikten bir gün sonra, yazılı bir talimat olmaksızın davacının şahsi hesabında kalan 20.076,87-TL'nin ortak hesaba aktarılmasının bankacılık usul ve tekniklerine uygun bulunmadığı, buna göre davalı bankanın 13/06/2012 tarihli 20.076,87-TL lik virman işleminden dolayı ve davacı yana atfı kabil bir kusur da olmaksızın davacıya karşı sorumlu olduğu kabul edilerek, davalının İstanbul 25. İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı takip dosyasına vaki itirazının 20.076,87 TL asıl alacak üzerinden ve ayrıca takip tarihine kadar işlemiş 1.823,42 TL faiz alacağı olmak üzere toplam 21.900,29 TL üzerinden iptali ile, takibin sadece asıl alacağın takip tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte devamına karar verilmiştir.

Bu karara karşı yapılan istinaf başvurusu sonucunda İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesinin 2017/2248 esas, 2019/1929 karar sayılı ve 30/09/2019 günlü kararlarıyla istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmesi ile karar kesinleşmiştir.Kesinleşen karar sonrasında davacı banka tarafından İstanbul 25. İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyasına 21/10/2019 tarihli tahsilat makbuzu ile 54.512,00 TL ödemiştir.Davacı bankanın yukarıda anılan kesinleşen mahkeme kararına göre hatalı işlemi sonucu ortak hesaba aktardığı ve sonrasında davalı tarafından ortak hesaptan davalının şahsi hesabına aktarılan 20.076,87 TL üzerinde davalının herhangi bir şekilde hak sahibi olmaması nedeniyle bu tutar kadar davalının, mudiye ödemede bulunan davacı banka aleyhine sebepsiz zenginleştiğinin kabulü gerekir. Davalı, temerrütün sebepsiz zenginleşme tarihi itibariyle gerçekleşmesi nedeniyle temerrüt faizinden sorumlu olduğu gibi, ortak hesaba gelen ancak esasen dava dışı ...'ya ait olan 20.076,87 TL üzerinde tasarrufta bulunması nedeniyle dava dışı ...'ya karşı davalının da sorumluluğunun bulunması nedeniyle onun yaptığı icra takibi masraf ve harç ve vekalet ücreti gibi icra takibine ilişkin tutarlardan da sorumludur. Bu nedenle davacı banka tarafından icra dairesine ödenen miktar itibariyle davalı sorumlu olup, ilk derece mahkemesince davanın hükümde yazılı olduğu gibi kısmen kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.HMK'nın 355. maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine karar vermek gerekmiştir. KARAR:Yukarıda ayrıntısı ile açıklanan nedenlerle;

1.Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,

2.Davalı tarafından başvuru sırasında peşin olarak yatırılan 1.039,17 TL harcın, alınması gerekli olan 3.833,89 TL harçtan mahsubu ile bakiye 2.794,72 TL istinaf karar harcının davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,

3.Davalı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,

4.Karardan sonra davacı yan gider avansından karşılanan 52,00 TL posta masrafının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1)a maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.19/02/2026

Karar Etiketleri
REDDİNE YARGITAYKARARI
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog